Yazı Detayı
13 Temmuz 2019 - Cumartesi 10:29
 
15 Temmuz’u anarken
Akif BEDİR
mail.haber111@gmail.com
 
 

Hak ile batılın, iman ile küfrün, doğru ile yanlışın, mü’min ile haininin, zalim ile mazlumun, ahlaklı ile arivistin, terörist ile vatanseverin, işgalci ile masumun, cani ile şehidin mücadelesi olan 15 Temmuz’un üçüncü seneyi devriyesini yine aynı coşkun yürekle yaşıyor ve kutluyoruz.

 

15 Temmuz, “örgütcell” bir yapılanmanın, “derin bir çete”nin “dost-modern” darbe girişimiydi.

 

15 Temmuz, bir vatan hainliğiydi, bir ihanetti, bir alçaklıktı.

 

15 Temmuz, Türkiye’nin zincirlerini kırıp inkişafın heyecanını yaşamaması, dirilmemesi uşaklığa, sömürülmeye, boyun bükmeye devamını sağlamak için yapılan alçakça bir kalkışmanın adıydı.

 

15 Temmuz, İsrail’in varlık ve güvenliğine karşı bir tehdit oluşturmayacak, Hristiyan dünyası ile teolojik ve siyasi bir çatışmaya girmeyecek, batı uygarlığına karşı bir tehdit ve batıya karşı ekonomik, siyasi, kültürel anlamda rakip olmayacak bir Türkiye isteyen satılmışların oyunuydu.

 

15 Temmuz, Türkiye’nin milli çıkarlarını zedelemek ve Türkiye’yi dünyada zor durumda bırakmak için dış güçlerin emrinde “ajanlık” faaliyeti yürüten millet düşmanlarının darbe girişimiydi.

 

15 Temmuz, devletin en hassas güvenlik konularının izlenerek görüşmelerin kamuoyuna servis edilmesi, Türkiye’nin ulusal güvenliğine yönelik alçakça bir saldırıydı, vatana ihanetti.

 

15 Temmuz, Türkiye’nin geleceğiyle, istikbaliyle, istiklaliyle ve aziz milletimizin huzuruyla oynamaya yeltenenlerin alçaklığıydı.

 

15 Temmuz, egemenliğimize ve bütünlüğümüze yönelen ciddi saldırılara karşı Çanakkale ruhu ile devlete, millete ve onun bekasına sahip çıkıldığı gündü. 15 Temmuz, siyaset üstü bir mücadeleydi, devletin varlık mücadelesiydi.

 

15 Temmuz, bin yıldır bu topraklarda yaşayan farklı dil, din ve kültür özelliklerine sahip insanların muazzez bir medeniyet kurmasını sağlayan sahih İslâm anlayışının omurgasını, özünü ve ruhunu yok sayan nevzuhur oluşuma karşı yapılan bir mücadeleydi.

 

Tarihi irdelerken bize düşen de yalnızca kronolojik bilgileri hafızalarımızda zapt etmek değil tarihin izdüşümlerinde mihenk taşı olan abide şahsiyetleri de bihakkın tanımaktır.

 

Tarihte iz bırakan olayları ve kahramanlarını irdelerken günümüz meseleleriyle ve şahsiyetleriyle mukayese etme hem geçmişi daha iyi anlama hem de bugüne daha iyi sahip olma imkânını bize sunar.

 

Milletin hükümete verdiği “yönetim” yetkisini gasp etmeye çalışan paralel yapı denilen habis şebeke aklı, vicdanı, insafı yok sayarak, her türlü hukuksuzluğu mubah görerek ele geçirdiği yargı-emniyet gücüyle Türkiye’yi yeni baştan dizayn etmek istiyordu.

 

Yıllardır hoşgörü, sevgi, dostluk, kardeşlik, barış balonu şişirenler, kendileri gibi düşünmeyen kim varsa “Selam terör örgütü” başlığı altında fişleyip takibe almışlardı. Pensilvanya’nın kulakları bir ahtapot gibi sarmıştı ülkemizi.

 

Gönül dili diyerek incitmekten, kırmaktan, hassasiyetten dem vuranlar Mavi Marmara katliamı, İsrail’le ilişkiler, MİT krizi, Mısır’daki darbe, çözüm süreci ve Gezi kalkışmasında, yavaş yavaş işledikleri muhalif duruşu, 15 Temmuz’da açık açık iktidarla savaşa dönüştürdüler.

 

Tüm sistemi ve ülkeyi takip altına alarak, tehdit edip fişleyerek ve arşivleyerek kendince çok sofistike bir vesayet rejimi kurma hayaliyle planlar yaparak insanlık onuruna, demokrasiye, milli iradeye ihanet ediyorlardı.

 

O kadar gözü dönmüş, o kadar şehvete kapılmış, o kadar kin ve nefretle kendisinden geçmiş bir ruh halleri vardı ki, bırakın hakikatin uçup gitmesini, büyük bir zulüm ve haksızlıkla yıllardır yol arkadaşlığı yaptıkları, üzerlerinde emeği olan insanlara “vefa” duygusunu yok sayarak meydan okuyorlardı.

 

Suçlamaların içinde vicdan da vefa duygusu da yoktu. Ticaret, hizmet, maneviyat ve maddiyat birbirine girmişti.

 

İlgili ilgisiz onlarca insanı dinleyen, kayıt tutan ve bunları nasıl kullandığını bilmediğimiz kendini devletin yerine koymaya çalışan terör örgütü, neovesayetçi paralel yapı devletin içinde bir ur gibi çoğalmaya gayret ederek, şantajlarla, komplolarla milletin iktidarına karşı intihar çırpınışlarına girişiyorlardı.

 

Ülkeyi kirli bir oyunda tutarak siyaseti yeniden şekillendirmek amacıyla tam anlamı ile bir “şantaj çetesi” gibi kitlelere yönelik bir zihin kontrolü ve sosyal disiplin tekniği uygulayarak siyaset, finans, medya, istihbarat hatta yardım kuruluşları dâhil, birçok alanda binlerce kişiyi dinlemişlerdi.

 

İnsanların hayatlarıyla oynayan, havuzda topladıkları tapelerle insanları tehdit eden, anahtar teslim devleti almak isteyen illegal paralel yapılanma eskiden silahla, tankla yapılan darbeyi 15 Temmuz öncesi dinleme ve şantajla yapmak istiyordu.

 

Türk milleti bütün bu oyunlara ve kuklalara 15 Temmuz’da dur dedi. Bunun hesabını hem bu dünyada verdiler, veriyorlar vebalini öteki dünyada çekeceklerdir.

 
Etiketler: 15, Temmuz’u, anarken,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
11 Aralık 2019
Gök bayrak yere düşmez, düşmeyecektir
04 Aralık 2019
Artık çok mu oluyoruz?
27 Kasım 2019
Kara mizah
21 Kasım 2019
Bu şarkı burada bitmez…
13 Kasım 2019
Kızımın seçtikleri
06 Kasım 2019
Örtülü bir Haçlı savaşı
30 Ekim 2019
Çünkü biz Türk’üz
23 Ekim 2019
Türkiye’nin höstü
16 Ekim 2019
Mıntıka temizliği
09 Ekim 2019
İnsanlık senden nefret ediyor
05 Ekim 2019
Dünya beşten büyük mü?
02 Ekim 2019
Dünya beşten büyük mü?
25 Eylül 2019
Trump’ın “favori diktatörü” zor durumda
18 Eylül 2019
Benim sadık yarım kara topraktır
11 Eylül 2019
Yanık yürekler, kanı ve kanlı siyaseti yenecektir
04 Eylül 2019
Türkiye’nin yeni bir AK Parti’ye ihtiyacı var
28 Ağustos 2019
Sömürüye hayır…
21 Ağustos 2019
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovamayacaksınız
14 Ağustos 2019
Ders olsun
07 Ağustos 2019
Değişmezseniz değiştirilirsiniz
31 Temmuz 2019
Erbakan’ın ilk icraatı
24 Temmuz 2019
Gönül, dava, millet adamı
17 Temmuz 2019
Enerji ve kan sarmalı
03 Temmuz 2019
Önce kendi kapını temizleyeceksin
26 Haziran 2019
Biz nerede yanlış yaptık
20 Haziran 2019
Ayakta ölmek diz üstü yaşamaktan iyidir
10 Haziran 2019
Haydi, vatanseverler göreve
08 Haziran 2019
SANA YAZDIM.
22 Mayıs 2019
Hayır bildiğiniz şeyler şer, şer bildiğiniz şeyler hayır olabilir
15 Mayıs 2019
Neyi, niçin bekliyoruz?
08 Mayıs 2019
Gazze’de insanlık ölüyor
01 Mayıs 2019
Bindik bir alâmete, gidiyoruz kıyamete
24 Nisan 2019
Şimdi birlik beraberlik, kardeşlik, kucaklaşma zamanı
17 Nisan 2019
AKİF BEDİR
10 Nisan 2019
Ah gençlik ah
04 Nisan 2019
Son söz milletin
28 Mart 2019
Şimdi tam zamanı
20 Mart 2019
Sabredin…
13 Mart 2019
Bu kadar da olmaz
06 Mart 2019
Yanlış hesap milletten döner
27 Şubat 2019
Bir varmış bir yokmuş
20 Şubat 2019
Oyun içinde oyun
13 Şubat 2019
Gayret bizden yardım Allah’tan
06 Şubat 2019
Mesele demokratik değerler değil, YAĞMA
30 Ocak 2019
Şeytanın yeni oyunu
23 Ocak 2019
Çamura gönül tohumu atmak
16 Ocak 2019
Bak şu konuşana
09 Ocak 2019
Ülke muhalefetini arıyor
02 Ocak 2019
Yılbaşında neyi kutladık
26 Aralık 2018
Bak şu konuşana…
19 Aralık 2018
Yeni bir parti ihtiyaç mı?
12 Aralık 2018
Etme bulma dünyası
05 Aralık 2018
Sokaktaki insan ne istiyor?
28 Kasım 2018
Alperen manifestosu
21 Kasım 2018
Veyl olsun…
14 Kasım 2018
Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?
07 Kasım 2018
Neler oluyor bize?
31 Ekim 2018
Millet soruyor, sorguluyor artık
Haber Yazılımı