Yazı Detayı
10 Nisan 2019 - Çarşamba 10:44
 
Ah gençlik ah
Akif BEDİR
mail.haber111@gmail.com
 
 

            Öncesiyle sonrasıyla bitmeyen dedikodu kazanı olan seçimin puslu havasından çıkıp bu hafta daha hassas bir yaramızdan bahsetmek istiyorum. 

 

Günümüzde birçok değer yargısı değişti ve ahlaki erozyon hızla devam etmekte. Gençlik bozuk ve çirkin kaynakların, birbirine tamamen ters kültürlerin, hatta düşman medeniyetlerin korkunç tuzaklarıyla çepeçevre kuşatılmış durumda.

 

Yabancı kültürün ve sistemin kuşatması ve cenderesi gençlerimizi yoğun bir baskı ve etki ile kendi inanç ve kültürüne sırt çevirmesi yönünde sürekli yönlendirmekte, gerekli psikolojik şartları hazırlamaktadır. Gençlik çağın gereği, toplumsal bir savrulmanın, adaletsizliklerin, değer bilmezliklerin rüzgârıyla kuşatılmış,  kalabalıklar arasında yalnız, teknolojinin getirdiği lüks ve kolaylıklar içinde rahatsızdır.

 

Çağımızın gençliği çok kısır ve argodan müteşekkil bir kelime kadrosu ile konuşmakta, son derece ukala, vurdumduymaz, davranışlarının sınırlarını iyi tespit edemeyen, münasebetlerinde gayrı ciddi, konuşma, şaka yapma ve eğlenme konusunda önceki nesillerden farklı bir görünüm arz etmektedirler.

 

Çağımızın gençliği, heyecanlarını süfli emeller peşinde geçirip çıkmazlar içinde çırpınmakta, çoğu maddi ve manevi tatminden yoksun, aşkını yitirmiş, ilim ve irfandan yeterince nasiplenememiş, streslerle boğuşup gerçek güzelliklerin farkında olmayan bir ruh halindedirler.

 

Bu stresleri sigara, içki, kumar ve uyuşturucu gibi zararlı alışkanlıklar, satanizm gibi sapık yollarla tatmin arayışı ve zina, hırsızlık, yalan, hile, aldatma ve iftira gibi dinin haram kıldığı bütün kötü davranışlarla atmaya çalışan ve fakat bu yolla da sadece stres vitesleri yükselerek felaketlere giden bir bezginler güruhu haline gelmektedir.

 

Merhum Nurettin Topçu’nun ifadesiyle “Gencimizin ruhu sarsıntı içindedir. Gençler, spor, siyaset ve kazançtan ibaret üçüzlü hayat maddeciliğine daha beşikten başlayarak meftûn yetiştirilmektedir.”

 

Her türlü kötülüğün temelinde inançsızlık vardır. Özellikle ahiret bilincinden uzaklaşan insanlar, daha kolay kötülük yapabilmekte ve günah işlemektedirler. Manevi boşluk sebebiyle inançsız nesiller bunalıma düşmekte, ruhsal çöküntüye mâruz kalmaktadırlar.

 

Dini inancın zayıfladığı, ahlâki bir çözülme ve çöküntünün arttığı, her şeyin maddi değerle ölçüldüğü toplumlarda gençlik azgın bir hırs ve büyük bir tutku içerisinde dünyaya yönelmekte ve geleceğin problemli insanlarını oluşturmaktadırlar.

 

Dinden, dinin kurallarından kaçan bir toplumda huzur ve refah olmaz. Dini eğitimden yoksun olarak yetişen gençler, manevi buhran içine düşmekte ve ruhlarında oluşan o boşluğu, günümüzde birçok gencin yaptığı gibi sapık akımlara kapılarak doldurmaya çalışmaktadırlar. Zina, fuhuş, hırsızlık, kapkaç, anarşi ve terör gibi toplumun düzenini alt üst eden yanlış hareketler içinde kolayca yer alabilmelerinin temel sebebi bu boşluktur. 

 

Dünyevileşmenin gün geçtikçe arttığı, gençliğin insanlığa faydalı olabilecek hedefler yerine zevk peşinde koşmaya başladığı ve sadece tatmin arayışına girdiği toplumlarda aile birliği ve toplum sağlığı tehdit altındadır. Dünyevileşen günümüz gençliği, nefsini tatmin için her türlü yola başvurmaktadır. Haramlarla iç içe bir yaşam, zevk ve sefa toplum sağlığını tehdit eder bir boyuta ulaşmıştır.

 

Evlilik yerine, birlikte yaşama, gece kulüpleri, aileden kopan gençlerin serüvenleri, giyim tarzları, çıplak pozlar, erotik ve müstehcen içerikli yayınlar ve teşhircilik gençlerin ahlaki ve manevi değerleri üzerinde olumsuz etki yapmakta, gençler bu alanlara yönlendirilmekte ve mahvolmuş, geleceği karanlık kuyular içinde olan bir toplum oluşturmaktadır.

 

Toplumumuzun muzdarip olduğu nice sıkıntıların temelinde Kur’an ve sünnetten uzaklaşmamız yatmaktadır. Genç dinini genel kültür boyutunda değil, gidilen yol, hayat tarzı açısından bilmelidir. Gençlerimizi güzel ahlakla tezyin etmemiz onlara vereceğimiz en büyük sermayedir.

 

Gençler, bir milletin geleceğini şekillendirmektedirler. Geleceğinin aydınlık olmasını isteyen milletler, gençlerini iyi yetiştirmek zorundadır.

 

Gençleri Allah Resulü’ nün istediği doğrultuda eğitir, Allah’ın emirleri doğrultusunda çalıştırırsak, insanlık için yararlı işler yapma imkânı hazırlamış oluruz. Allah’ı ve Peygamberini seven, dini duyarlılığı bulunan gençler yalan, gıybet, iftira, hile, aldatma, içki, kumar, uyuşturucu, fuhuş ve hırsızlık gibi haramlardan, kötü söz ve benzeri davranışlardan uzak dururlar. Gençlerini iyi yetiştiren milletlerin geleceği daima aydınlık olmuştur.

 

Mümin nerede bir yanlışlık varsa kendini ondan mesul tutmalı ve çareler aramalıdır. Geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin rehberi olmak, çizeceğimiz yoldan yürümelerini sağlayıp, hakkı ve hakikati öğrenmelerini sağlamak bizlerin vazifesidir.

 
Etiketler: Ah, gençlik, ah,
Yorumlar
Haber Yazılımı