Yazı Detayı
19 Nisan 2020 - Pazar 15:48
 
AYA SOPHİA MI, MAHZUN MABED Mİ!( YAHUT FATİH'İN BEDDUASINDAN NE KURTULUŞ NE ZAMAN?)
Mehmet Nuri BİNGÖL
 
 
 Ayasofya; orijinal adıyla “Aya Sophia”...
   Binaya ilk kurulduğunda bu nam verilmiş. En meşhur manası “Kutsal Bilgelik” ya da “Kudsi Marifet”…
   Bizans İmparatoru I. Jüstinyen tarafından MS 532 – 537 yılları arasında İstanbul’un tarihi yarımadasındaki eski şehir merkezine inşa ettirilmiş.  Bazilika  planlı bir patrik katedrali  olan Ayasofya, 1453 yılında İstanbul’un “ İslambol” ya da “gülzar” olmasından  sonra, Fatih Sultan Mehmet tarafından camiye, hakiki mabet ya da “asliyetine” çevrilmiştir. 1935 yılından beri ezana hasret şekilde ve “mahzun”ca, vakfiyedeki Fatih'in maksadı dışındaki kullanım için yaptığı bedduaya denk gelecek biçimde   müze hizmeti  veriyor.
   1453’de kilise camiye dönüştürüldükten sonra Osmanlı sultanı Fatih Sultan Mehmet’in gösterdiği hoşgorü ve dini hassasiyete bakın ki  mozaiklerinden insan figürleri ihtiva edenleri tahrip edilmemiş, etmeyenleri  ise olduğu gibi bırakılmıştır.  Fetih günü şükür namazı camiin içinde değil, bahçesinde kılınmıştır.
   Mozaikler  yalnızca ince bir sıvayla kaplanmış ve yüzyıllarca sıva altında kalan mozaikler bu sayede fıtri  ve sun’i  tahribattan kurtulabilmiştir.
   Cami asliyetinden çıkarılıp müzeye inkılap ettirilirken  sıvaların bir kısmı kaldırılmış, mozaikler yine açığa  çıkarılmıştır. Günümüzde görülen Ayasofya binası aslında aynı yere üçüncü defa  inşa edilen kilise olduğundan Üçüncü Ayasofya olarak da bilinir. İlk iki kilise isyanlar sırasında yıkılmıştır. Döneminin en geniş kubbesi olan Ayasofya’nın merkezî kubbesi, Bizans döneminde birçok kez yıkılmış, Mimar Sinan’ın binaya istinat duvarlarını eklemesinden itibaren hiç çökmemiştir.
   Ecdadın harika vefasına bakın ki Latin’ler yani Papalık’ın idare ettiği ordular “Ayasofya”yı  iki defa yakıp yıkarken , “Selimiye”nin mimarı Sinan ise “istinad duvarları”nı ilave ederek üçüncü binanın da “zaman sel dolapları”nın darbesiyle yıkılmasına mani olmuştur.
   “Ayasofya”nın bina edilişindeki niyet de şuydu. Kâbe, Arap yarımadasında Mekke’nin medar-ı fahri idi. Bütün Ortadoğu için mühim  bir ziyaret mekânı olup, Araplara itibar ve ekonomik fayda  kazandırıyordu.
   Fiziki yapı olarak en büyük mabed ise Hz. Süleyman’ın (as) inşa ettirdiği İsrailoğullarının kutsal mabedi (Mescid-i Aksa)...  Doğu Roma İmparatoru Justinianus, hem Doğu Roma İmparatorluğunun güç ve ihtişamını, hem de Hıristiyanlığın diğer dinlere karşı -güya- üstünlüğünü gösterebilmek maksadıyla, Hz. Meryem’e hediye edilmek üzere, Hz. Süleyman’ın mabedinden daha büyük bir mabed yaptırmaya karar verir.
Bu gaye ile  üçüncü defa , Ayasofya’nın inşaatına 532 de başlanır ve  537 yılında tamamlanır. İnşaatı tamamlandığında Ayasofya, fiziki yapı olarak dünyanın en büyük ve en ihtişamlı mabedi olur. Açılış merasiminde Mesih’i memnun ettiklerine inanan halk çılgınca sevinç gösterileri yaparken, İmparator ortaya koyduğu bu muhteşem eserden olabildiğince gururludur. Adeta saltanatının Süleyman Peygamberin saltanatından bile güçlü ve ihtişamlı olduğunu haykırarak ; “Ey Süleyman seni geçtim!” diye bağırmıştır. Aslında, belki de istikbalde ki ümmeti Muhammed(ASM)a karşı kibrini dilendiriyordu bilmeden.
   Ayasofyanın maziden sada getiren muhteşem binasını ilk gördüğümde  on üçündeydim ve –o zamanki yapısıyla- Ortaokulu yeni bitirmiş, yurtdışında bulunan ailemin yanına gitmek için Anadolu’nun masum sahasından İstanbul vahasına düşmüştüm: yanımda refakatçimle elbet , babamın bir küçüğü amcam…
   Yüreğimde bin bir hissin desteklediğ malumatla asıl seyrim ise bir başka Yaz günündeydi ve yanımda arkadaşım- kardeşim Müslüm.  Üniversite imtihanına Gaziantep’te girmiş, güzide  ülkemin çeşitli yerlerine uğrayıp oralardaki “nurani” mekan ve zatları ziyaretten sonra varmıştık Üstad’ın “ Dünya Cenneti şehir” buyurduğu mekana.
   Daha boğazın “suları kaynattığı”nı, Çamlıcada “göklerin derinliğinin yerde “olduğunu  bilmiyordum ama baş kısmında kufi yazıyla “besmele” levhasının bulunduğu – o vakitler; 12 eylül’de kaldırıldı galiba-  Boğaziçi Köprüsü’nden geçerken içimden geçenleri bugün gibi hatırlıyorum. “Keşke Üniversite’yi bu şehirde okusaydım.”
   Bu hissi bir de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesini hasretle seyrederken yaşadım. Müslüm’ü misafir kaldığımız  “Kimyacı”da bırakıp tarihi yarımadayı yine yaya olarak gezme düşüncesindeydim. Geçen gün yine böyle yaya dolaşırken Müslüm bayağı sızlanınca şakacıktan, biraz alınmıştım galiba.
   Evdeki Korona "tatilinde" yine aynı hasretle doldum ve " BU VESİLE DE VARKEN HALA NEDEN FATİH'İN BEDDUASINDAN SARFINAZAR EDİLİR!" sitemine gönül dünyanın kubbesine serpiştirin.
   Bilemem ki neden?
 
Mehmet Nuri BİNGÖL 
 
Etiketler: AYA, SOPHİA, MI,, MAHZUN, MABED, Mİ!(, YAHUT, FATİH'İN, BEDDUASINDAN, NE, KURTULUŞ, NE, ZAMAN?),
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Temmuz 2020
"İBİBİKLER ÖTTÜĞÜNDE ORDAYIM "
01 Temmuz 2020
" DİN EDEBTİR" ( HAD DİNİ BİLMEK...)
28 Haziran 2020
İHLAS, HAL-İ ALEM SİYASETİ VE " SİYASET-İ İSLAMİYE"
26 Haziran 2020
GAZETECİ BİR DOSTLA SOHBET-2
24 Haziran 2020
GAZETECİ BİR DOSTLA MUSAHABE YAHUT MUHASEBE…
23 Haziran 2020
"HAKİKİ MEŞVERET"
21 Haziran 2020
İT, "TÜREVİ" CHP'NİN HALİ PÜR-MELALİ VE TİR TİR TİTREMEK!
19 Haziran 2020
" HEYYİ HEY!!!"
17 Haziran 2020
AĞABEYİM ( İktibas)
14 Haziran 2020
Said Molla, Şeyh Said ve Molla Said (Bediüzzaman) BİR mi?..
11 Haziran 2020
AYASOFYA FETHİ VE ZİNCİRLER...
09 Haziran 2020
VER ELİNİ TÜRKMENELİ ( yayını bekliyor) ROMANIMDAN BİR BÖLÜM
07 Haziran 2020
Bir Portre: Prof. Dr. Mehmet Kaplan
05 Haziran 2020
SÜNNET İTİKADINDA MEHDİ (AS)
01 Haziran 2020
VEHBİ'NİN KERRAKESİ
24 Mayıs 2020
BAY-RAM DÜŞÜNCELERİ...
16 Mayıs 2020
VER ELİNİ TÜRKMENELİ ( yayını bekliyor) ROMANIMDAN BİR BÖLÜM
11 Mayıs 2020
Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
05 Mayıs 2020
SURİYE yahut "DİYAR-I ŞAM"
29 Nisan 2020
CORONA SÜRECİNDE İSLAM
27 Nisan 2020
FARİZA DENECEK KADAR AZİM VE EHEM MESELE
25 Nisan 2020
HER ZAMANIN PAKRADUNI'Sİ
13 Nisan 2020
EVDE MAHPUSKEN BAHAR
28 Mart 2020
NEFSİ YENMEK VE KORONAYI YENMEK. HANGİSİ ZOR?
19 Mart 2020
SAİT MOLLA MOLLA SAİD FARKI
08 Mart 2020
"Nâbî'yi Nabi Eden Hüsn-ü Nazar..."
08 Mart 2020
NE ÇEKTİKSE KAMAL'LARDAN...
03 Mart 2020
VATANI SEVMEK...
27 Şubat 2020
“İSTİKLÂLDEN İSTİKBÂLE” DENEME ESERİYLE “EFENDİ BEY” ROMANI
21 Şubat 2020
Enbiya Şehri URFA ama Diyarbakır "Şehr-i Ashab"
20 Şubat 2020
HALİLULLAH (AS.) YA DA MENFAAT PUTUNU KIRMAK...
19 Şubat 2020
BALTANIN SAPI...
14 Şubat 2020
Maydanoz ve Limon
10 Şubat 2020
KEŞKE HAKLI ÇIKMASAYDIK...
10 Şubat 2020
FASL-I PAŞA
09 Şubat 2020
“Hikmet-i Kudsiye” ile Felsefe Hikmeti Münazarası
08 Şubat 2020
“Hikmet-i Kudsiye” ile Felsefe Hikmeti Münazarası
05 Şubat 2020
“SEYDA!”
29 Ocak 2020
HAVANDA SU DÖVENLER... ŞİMDİKİLER GİBİ!
22 Ocak 2020
Doğubayezıd Hâni
17 Ocak 2020
“Elif Öğretmen” ve Romancı Hüseyin Yılmaz
13 Ocak 2020
FİKİR CÜCELİĞİ
10 Ocak 2020
TARİH; GERÇEK AYNASI
03 Ocak 2020
Yol Açıcılar- Yol Kapatıcılar
28 Aralık 2019
İDİLHAN, İLHANLI VE EL-MEGİDDO OVASI!..
26 Aralık 2019
“Hakikatı Dışlamış Kimselerle Tevhidi Toplum İnşa Edilemez.”
24 Aralık 2019
" ERKEĞE KARI LİBASI YAKIŞMAZ" VEYA "KENDİ YÜRÜYÜŞÜNÜ TERK ETTİ..." MESELESİ...
24 Aralık 2019
" ERKEĞE KARI LİBASI YAKIŞMAZ" VEYA "KENDİ YÜRÜYÜŞÜNÜ TERK ETTİ..." MESELESİ...
21 Aralık 2019
AKASYA YAHUT AĞAÇ- 2
19 Aralık 2019
GÖBEKLİTEPE DİYE BİR YER
16 Aralık 2019
KİMLERE?
08 Aralık 2019
YOKUŞTA YÜRÜYENLER ( Bir Emek Hülasası)
05 Aralık 2019
"ŞURA-YI HAKİKİ" VEYA "MEŞVERET-İ ŞER'İYYE"
24 Kasım 2019
MEHDİ İTTİHAD-I İSLAM ORDULARININ BAŞKOMUTANI... ( BEDİÜZZAMAN- EL: 266)
18 Kasım 2019
Dünkü Ağaç, Bugünkü Fidan -1
10 Kasım 2019
MANEVİ “SEYYİDLİK”, RESULULAH(ASM)NİN DĀVASINA SAHİP ÇIKMAKTIR!
10 Kasım 2019
ABD EŞKİYASI " DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ”!
10 Kasım 2019
"ÜFÜRÜKTEN TEYYARE" KRİPTO VAZİFE
09 Kasım 2019
KISIR DÖNGÜ YAHUT "FASİT TEVİLAT"
17 Ekim 2019
SAVAŞ DEĞİL HAREKAT, İŞGAL DEĞİL FETİH!
17 Ekim 2019
AB "BARIŞ PINARI"NIN MANASINI TAM ANLAMIŞ...
17 Ekim 2019
31 MART “MEŞ’UM” VAKASI
17 Ekim 2019
HADİSLER KUR'AN'IN HAKİKİ TEFSİRİ, TERCÜMANIDIR
13 Ekim 2019
EDEBİYAT HAKKINDA BAZI NOTLAR
01 Ekim 2019
"… Bir gün de hesap” Dönünce Olacaklar Olur.
27 Eylül 2019
Hakikata Şahit Tarih; Ama Resmi Olmayanı ...
26 Eylül 2019
YOKUŞTU VE DÖNEMEÇLE SÜSLÜYDÜ YOLLAR
21 Eylül 2019
KİMİ "HATİAT"I TASHİH İÇİN "PALA" MI GEREK?...
18 Eylül 2019
İMAM ALİ ŞAMİL( ŞEYH ŞAMİL)
17 Eylül 2019
“FASL-I PAŞA”
16 Eylül 2019
Ha Çeçenya, Ha Suriye
13 Eylül 2019
Fetih Misyonu ve “Yakın Tutulan Düşman!”
12 Eylül 2019
"SİYASET-İ HAZIRA" GÜNLÜK POLİTİKA, "SİYASET-İ ALİYE" İSE İMANİ HİZMETTİR.
08 Eylül 2019
BİR BAŞKA ÇEŞME
07 Eylül 2019
Tahassür
29 Ağustos 2019
MALARZGİRT'TEKİ SIR VE HATIRLATTIKLARI
Haber Yazılımı