Yazı Detayı
11 Ağustos 2020 - Salı 12:58
 
BEŞERİN TELAHUK-U EFKÂR İLE BİNLERCE YILDA GELEBİLDİĞİ TEKNOLOJİK NOKTA, BİR TEK ELEKTRON İLE KARŞILAŞTIRILSA, ÇOK İLKEL BİR SEVİYEDE KALIR...
Murat FİDAN
 
 
Aziz dostlar!

Şu alttaki resimde aynı hizada ay ve güneşi iki ağaç arasında birkaç dakika görüntüleyebilmek için 62 gün boyunca 16 kamera ile en doğru zamanı kollayarak bu kareyi yakalamaya çalışmışlar...

Şimdi sıkı durun! Allah'u teala, sadece bir insan vücudunda yaklaşık yüz trilyon hücre yaratmış, her bir hücrenin içinde on katirilyon atom. Bu atomların içinde bulunan ve çekirdek etrafında hiç enerjileri tükenmeden saniyede bir milyar  tur atan elektronlar, öyle bir intizam içinde dönüyorlar ki, milimetrenin trilyonda bir küçüklüğü içindeki alanda kentrilyonlarcası muhteşem bir hızla yörüngelerinden sapmadan, biribirine çarpmadan, enerjileri tükenmeden, muhteşem ve hassas bir aralıkta hareket ettiriliyorlar.. Beşeri teknolojinin ve bilim adamlarının akıl hafsalasının daha da tam tanımlayamamış ve anlaşılamamış hakikatlerinden sadece  kentrilyonlarcasından biri...

Sonuç olarak demek ki, sadece bir insan vücudunda yüz trilyon × on katirilyon atom =?  çıkan rakamı siz hesaplayın, kısacası trilyonlarca hücre katirilyonlarca atom ve  bu atomların içinde olan kentrilyonlarca elektronlar, pozitronlar, leptonlar, protonlar, nötronlar, kuarklar ve bilimin daha keşfedemediği mikro alemde Allahu tealanın had ve hesaba gelmeyen emrindeki nice nice daha varlıkları şu kitab-ı Kebiri kainatta vazifesini ifa ediyor çalıştırılıyor ve hizmet ettiriliyor.

Peki kainattaki tüm atomlar ve yukarıda bir kısmını saydığımız atom altı parçacıkların toplam sayısı ne kadar sizce?
=10 üzeri n... Sonsuz...Allahu Ekber.

Sonsuz kez Sultan-ı Kainatı takdis ve sena ederiz ki; o her türlü noksan sıfattan münezzehtir. O, kudret ve ilminde şu kainatı çevirmek ve idare etmek, ona bir elektronu hareket ettirmek kadar kolaydır. Bu sonsuz intizamı görüpte Allah’ı görmeyenler, koca güneşi inkar edip, karanlığa yelken açanlardır.

Asrın İmamı Bediüzzaman Said Nursi (r.a.) hazretlerinin şu sözleriyle konuyu bağlamak istiyoruz:

“Öyle de şu kâinat nihayetsiz hakîm, alîm, kadîr bir sâni' ister. Çünki şu muhteşem kâinat öyle bir saraydır ki: Ay, Güneş lâmbaları; yıldızlar, mumları; zaman, bir ip, bir şerittir ki, o Sâni'-i Zülcelal her sene bir başka âlemi ona takıp, gösteriyor. O taktığı âlemin içinde üçyüzaltmış tarzda muntazam suretlerini tecdid ediyor. Kemal-i intizamla ve hikmetle değiştiriyor. Yeryüzünü bir sofra-i nimet yapmış ki, her bahar mevsiminde, üçyüzbin enva'-ı masnuatıyla tezyin ediyor. Hadd ü hesaba gelmez enva'-ı ihsanatıyla dolduruyor. Öyle bir tarzda ki, nihayet ihtilat içinde ve karışmış oldukları halde, nihayet derecede imtiyaz ve farkla birbirlerinden ayrılıyor. Başka cihetleri buna kıyas et... Nasıl, böyle bir sarayın Sâni'inden gaflet edilebilir? “

Sözler - 60

Murat FİDAN
 
Etiketler: BEŞERİN, TELAHUK-U, EFKÂR, İLE, BİNLERCE, YILDA, GELEBİLDİĞİ, TEKNOLOJİK, NOKTA,, BİR, TEK, ELEKTRON, İLE, KARŞILAŞTIRILSA,, ÇOK, İLKEL, BİR, SEVİYEDE, KALIR...,
Yorumlar
Haber Yazılımı