Yazı Detayı
13 Ağustos 2020 - Perşembe 13:08
 
Bir aşkın, bir tutkunun ardından giden bir ömür/ 2
Bilal Dursun YILMAZ
admin
 
 

Röportaj: Bilal Dursun Yılmaz

Araştırmacı yazar Ömer Özcan’la gerçekleştirdiğimiz söyleşinin geçen hafta ilk bölümünü yayımlandık ve siz okurlarımızdan hayli ilgi gördü. Bu hafta ikinci bölümünü yayımlayacağımız söyleşide aşağıdaki sorulara cevaplar aradık…

Özcan; Risâle-i Nurlar’dan ve Bedîüzzaman’dan nasıl etkilendi, bu dairedeki ilk terbiyesini nerede ve kimlerden aldı, hatıra biriktirme sevdası nasıl başladı ve gelişti, Risâle-i Nurlar’dan ve Bedîüzzaman’dan elinde ne türden hatıralar bulunmaktadır? gibi sorularımıza Ömer Özcan’dan hayli ilginç cevaplar aldık…

 

Risâle-i Nurların ve Bedîüzzaman’ın büyüklüğüne sizi iknâ eden şeyler neler oldu?

Metin Kutusu: Ömer Özcan üniversiteyi okurken Ankara Emek mahallesindeki Risâle-i Nur medresesinde 1971 yılında beraber kaldığı arkadaşlarıyla…
Soldan arka sıradakiler: İlhan Tavalı, Abdullah Altıner, Ömer Özcan, Ahmet Alper, Bekir Aksoy
Soldan ön sıradakiler: Ümit Doğay Arınç, Ahmet Gül, Eşref Özyaçlı, Sebahattin Elçi
RİSALE-İ NUR’UN AKÂİDÎ DELİLLERİ VE BEDİÜZZAMAN’IN HAYATI BENİ ÇOK ETKİLEDİ

Bu çok kapsamlı cevabı olan bir soru… İlk başta şunu söyleyeyim: Önceden de belirttiğim gibi arayış içindeydim. Vesvese içindeydim. Günahlar içinde olsam da ahireti düşünüyordum. Çünkü insanın fıtratı böyle… Mevcut imanımın üzerine yeni halkalar, yeni müdellel hüccetler eklenmesi, şeksiz ve şüphesiz bir şekilde Allah'ın varlığı ve birliği, ahiretin bir tabloyu seyreder gibi izah ve ispatı… Peygamber (asv) efendimizin en son hak Peygamber olduğu, Kur’an’ın Allah kelamı olduğu ve bilhassa kaderle ilgili akılları karıştıran soruların net ve aklı ikna edici bir tarzda cevaplandırılması Risâle-i Nur’un, benim üzerinde bıraktığı en keskin ve net tesirlerdir.

Bir de Üstad Bediüzzaman Said Nursi’nin ihlâsı, düşmanını bile hayretler içinde bırakan sarsılmayan imanı, en amansız hücumlara, düşmanlara karşı hiçbir zaman boyun eğmeden dimdik durabilmesi, davasını Anadolu’ya bir daha sökülemeyecek şekilde perçinlemesi, iktisadı, tevazuu, ilmi, şefkati ve daha sayamayacağım kadar çok hasleti beni çok derinden etkiledi ve hayran bıraktı. Onun için insanlar Risâle-i Nur'la beraber Bediüzzaman hazretlerinin hayatını iyi okumalılar ki, Risâle-i Nur'u daha iyi anlayabilsinler.

Gençliğinizden beri biriktirdiğiniz hatıraları "bir gün neşrederim" düşüncesiyle mi topladınız yoksa bir baktınız ki çok şey birikmiş bunları umumun istifadesine mal edeyim düşüncesi mi böyle bir çabayı doğurdu?

HİZMET İNSANI HATALARDAN, GÜNAHLARDAN KORUYOR

Önce şunu belirteyim:

Tahdis-i nimet için söylüyorum; 1967’den itibaren -bütün hatalarıma rağmen- hayatımız Risâle-i Nur yolu ile Kur’an’a ve imana hizmet içinde geçmiştir. Bu hizmet, Dersane-i Nuriyelerde talebe ve sair kardeşlerimizle, cemaatle beraber müştereken oluyordu. Derslere gitmediğim günler sayılabilecek kadar azdır, şükrediyorum. Yoksa kendimi muhafaza edemezdim. Hizmet insanı hatalardan, günahlardan koruyor.

Bunları şunun için söylüyorum: Ömer Özcan deyince, ekser insanların aklına, sekiz ciltlik Ağabeyler Anlatıyor kitaplarının hazırlanması için koşuşturan bir adam akla geliyor… Hâlbuki yaptığımız Bediüzzaman ve Risâle-i Nur araştırmaları, asıl hizmetlerimizin yanında ikinci derecede kalır. Şunu demek istiyorum: Asıl kısım sürdürülemeseydi, ikinci kısım da olmazdı.

Arşiv tutmak ise benim için bir hastalık, ama şikâyet edilemeyecek kadar güzel bir hastalık… Kaydetmek, muhafaza etmek fıtratıma Fâtır-ı Hakîm tarafından konulmuş.  Sizi güldüreyim: Yıllar önce ayağım kırılmıştı, alçıya alındı. Alçı açılırken her zamanki gibi fotoğraf makinesi yanımda… Operasyonu kaydetmek istiyorum. Düğmeye basınca bir ışık parladı ki, kan ter içinde çalışan doktorun ödü koptu… Yanlışlıkla makinenin flaşını açık bırakmışım… Her şeyi kaydetme hastalığı böyle bir şey işte…

Metin Kutusu: Risâle-i Nur Külliyatı el yazması kitaplar, bazıları Üstad'tan tashihli ve Denizli hapsi gazisi

ARŞİVİMDE HZ. ÜSTAD HAYATTA İKEN BASILMIŞ, YAZILMIŞ ESERLERİN TAMAMI VAR

Uhdemdeki mevcut arşiv meselesi iki dalda gelişti bizde:

Birincisi: Üstadımız Bediüzzaman Hazretlerini görmüş olanlar ile Risâle-i Nur'da adı geçen ulaşabildiğim ağabey ve ablalarımızın hatıralarını derlemek toplamak; onlarla buluşup konuşup yazılı, sesli veya video şeklinde kaydetmektir.

Arşiv merakının ikinci dalı veya meyvesi ise şudur:

Üstad Said Nursi Hazretleri hayatta iken elle yazılmış, teksir edilmiş, matbaalarda tâb edilmiş Risâle-i Nur eserlerinin biriktirilmesidir. Mesela arşivimde Hz. Üstad zamanında matbaalarda tâb edilmiş büyük /küçük bütün eserler mevcut. Bunun yanı sıra teksir edilmiş bütün eserler ile el yazması ki bunların bazıları Üstadımızdan tashihli ve 1943 Denizli hapishanesi gazisi olan risalelerdir. Tahminen 200 adet kitap var arşivimde.

KENDİM, AİLEM VE ÇOCUKLARIM İÇİN HATIRA OLSUN DİYE KAYIT TUTUYORDUM

Sualiniz Ağabeyler Anlatıyor adlı 8 ciltlik seri kitaplarım hakkındadır.

Bu araştırmalara başlarken bunları neşredeyim, topluma mal olsun şeklinde bir düşüncem yoktu doğrusu. Kendim, ailem ve çocuklarım için hatıra olsun diye kaydetmeye başlamıştım. Bir de şunu söyleyeyim: Ben şanslıydım… 1968-69 döneminde Ankara'ya üniversiteye gittiğimde medresede/dersanede kalmaya başladım hemen. Üstadımızın en yakın hizmetkâr ve varislerinden Bayram Yüksel Ağabey o zaman Ankara’daydı, yani onun nezaretinde medresede kalmış olduk biz. Bu dört buçuk yıl kadar devam etti. Sonra Zonguldak'ta bir buçuk sene daha dershanede kalıp, altı buçuk sene dershane hayatımız oldu. Asıl şansım; Ankara'da iken Bayram Ağabey orada olduğu için, çok sayıda kadim ağabey Ankara'ya geliyor, onları misafir ediyorduk. Bu misafirlerle tanışma, mülakat yapma imkânı oluyordu o zaman.

Metin Kutusu: Re'fet Barutçu Ömer Özcan'a Kur'an öğretirken 1969 AnkaraYine tekrar edeyim; o sıralarda ben bunları bir gün neşrederim falan diye düşünmedim. İlk defa Refet Barutçu Ağabey ile başladı kayıtlarımız. Teyp kasetleri doldurdum Refet ağabeyden, ama ne yazık ki o kasetleri muhafaza edemedim, çoğu çürüdü gitti, iyi ki yazılı hale getirmişim o sıralarda...

 

 

 

Metin Kutusu:  Karikatür 1969-1973 Ank. Dersane kaldığımız. Fotoğraf makinem nerede hastalık karikatüre girmiş…

 
Etiketler: Bir, aşkın,, bir, tutkunun, ardından, giden, bir, ömür/, 2,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
03 Eylül 2020
İki güzel insana; Hasana ve Mahmut’a mektup
01 Eylül 2020
Bir aşkın, bir tutkunun ardından giden bir ömür/ 5
17 Ağustos 2020
Bir aşkın, bir tutkunun ardından giden bir ömür/ 3
12 Ağustos 2020
Bir aşkın, bir tutkunun ardından giden bir ömür…
04 Ağustos 2020
Bir aşkın, bir tutkunun ardından giden bir ömür…
23 Mayıs 2020
Akif Emre’nin ruhuna ithafen…
20 Mart 2020
Korona’ya mektup/2
17 Mart 2020
Korona’ya mektup
08 Mart 2020
Nikâh şahidim Altaylı’ya* mektup
02 Mart 2020
SELÇUK BAYRAKTAR ’A MEKTUP…
21 Şubat 2020
Kızıma mektuplar/1
20 Şubat 2020
Öğrencilerime, genç kardeşlerime mektuplar/1*
13 Şubat 2020
KARDEŞİME MEKTUPLAR/1
30 Kasım 2019
NASİHAT-İ NASİHAT …
22 Kasım 2019
Ömer, Kadın, Cinayet…
09 Kasım 2019
Fedâkârlığa farklı bir bakış
08 Kasım 2019
‘Hacım Sultan Belgeseli’ İzleyiciyle Buluştu
04 Kasım 2019
Orta Asya’da SSCB Duvarı Vardı, Ortadoğu’da İse Biz “Irkçı” Duvarlar Ördük
14 Ekim 2019
Algıyı yönetenler beni bile ele geçirmişler!
12 Ekim 2019
SANATIN KADRİNİ SANATÇI BİLİR: BİR “VAV” ÇEKMEK
10 Eylül 2019
Gönüllü Köleyim!
08 Eylül 2019
Çantadakiler-V
20 Ağustos 2019
ÇANTADAKİLER-2
03 Ağustos 2019
ÇANTADAKİLER-1
19 Temmuz 2019
Bizi Kim Kurtarabilir?
18 Temmuz 2019
BİZİ KİM KURTARABİLİR?
15 Temmuz 2019
Duygular Anlatılabilir mi?
12 Temmuz 2019
EŞCİNSEL HAREKETTEN YENİ KURULACAK PARTİLERE …
10 Temmuz 2019
YAŞADIKLARIMDAN ASLA PİŞMANLIK DUYMADIM, ÖFKEM YAŞAYAMADIKLARIMA
05 Temmuz 2019
KÜÇÜK AMA İŞLEVİ BÜYÜK
03 Temmuz 2019
AK PARTİ, GENÇLER VE GELECEK …
01 Temmuz 2019
MÜLAKAT
26 Haziran 2019
MÜZMİNLİĞİN KIRILIŞI
24 Haziran 2019
SUSKUNLUK SARMALINI KIRAN ADAM …
22 Haziran 2019
SİYEZ BULGURU VE DEĞİŞEN STATÜ GÖSTERGELERİ
Haber Yazılımı