Yazı Detayı
06 Mart 2021 - Cumartesi 22:27
 
Bor Madeninden Nasıl Daha Fazla İstifade Ederiz
Dr. Vehbi KARA
 
 

Allah, Türkiye’ye çok değerli yeraltı ve yerüstü zenginlikler vermiştir. Fakat bunları kullanmakta çok acemice hareket ettiğimiz için güçlü bir ekonomik kalkınmayı gerçekleştiremiyoruz. Elbette her 8 ila 10 yılda bir ABD ve Batı devletlerinin kışkırtmaları sonucunda gerçekleştirilen askeri darbeler, ekonomimizin güçlenmesine engel olmaktadır.

Ecdadımız Osmanlı devleti gibi ekonomik olarak büyüyebilmek hatta dünyanın en güçlü devletlerinden birisi olmamız için her şey hazırdır. Fakat devletçi anlayış ve bunun sonucunda ortaya çıkan gelir dağılımının bozukluğu gelişmemizin önündeki en önemli engellerden bir tanesidir.

Devlet kaynaklarını “Yağma Hasan’ın böreği” şeklinde gören ve haksız kazanç elde eden insanların yol açtığı bu gayri ahlaki anlayış var olduğu sürece işimiz bir hayli güçtür. Fakat yapılan yanlışları düzeltmek ve başarılı olmamamız için hiçbir neden yoktur. Yeter ki; bu makalede bahsetmiş olduğum bazı temel ilkeleri iyice anlayıp hayata geçirelim. Allah’ın izni ile Osmanlı Devletinin ulaşmış olduğu zirveye bizlerde kolaylıkla ulaşabiliriz.

Endüstri ilişkileri, kayıtdışı ekonomi, mülkiyet sistemi ve kalkınma konusunda çok sayıda çalışmam var. Bunların bir kısmını kitaplaştırma imkânım da oldu. Umarım devlet büyüklerimiz bu çalışmalarımdan ve bu makaleden istifade ederek gerekli çalışmaları yaparlar.

Batı dünyasının ekonomik olarak gelişmesinde serbest piyasa düzeninin çok önemli bir rolü olmuştur. İslam dininin 14 asır önce hayata geçirdiği özel mülkiyet uygulamalarını hayata geçiren Batı Avrupa ve ABD gibi ülkeler, acımasızca uyguladıkları sömürgecilik sayesinde dünyanın en büyük ekonomilerini meydana getirmişlerdir. Örneğin bir ABD cep telefonu şirketinin tek başına meydana getirdiği iş hacmi; ülkemizin gayrisafi milli hâsılasını geçebilmiştir.

Bu meseleyi bir çok makalemde işleyip geniş izahlar yaptığım için bu makalede daha fazla üzerinde durmayacağım. Lakin ekonomik gelişme için çıkmaza girdiğimiz en önemli konunun “devletçilik” anlayışı olduğunun bir daha altını çizmek istiyorum.

Allah’ın bu İslam kahramanı milletimize sunduğu petrol kadar değerli bir maden olan bor üzerinde durmak gerekiyor. Bu konuda değerli Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. İlker Çandır beyefendiye bazı sorular sordum. Bor madeni hakkında bilmediğim bir çok hususu öğrendim. Bu hususları makale sınırları içine sığdırmak güç olsa da elimden geldiği kadar özetleyerek arz etmek istiyorum.

Bor minerali, denizde de bulunabilmektedir. Fakat maden yatağı şeklinde bulunduğu yerlerin başında Batı Anadolu toprakları yer almaktadır. Bor Arama ve etüt çalışmaları sonucunda ülkemizde yeni maden yatakları bulunmuştur. 550 Metre kalınlığinda çok net cevher sahalarına sahip durumdayız. Bu devasa ölçülerde bir bir kalınlık olup dünyada bulunan en önemli yataklardır.

Sadece bir maden yatağının dahi büyüklüğünü anlayabilmek için ABD’nin bütün keşfedilmiş rezervlerinden daha büyük olduğunu söylemek yeterli olacaktır. 2003 Yılında yapılan bir sunumda 600 senelik dünya bor ihtiyacını tek başıyla karşılayabilen bir ülke olduğumuz ifade edilmiştir. Güncellenen yeni bilgiler ve rezervler sonucunda dünyadaki “ticari bor” miktarının 90’ından daha fazlasına sahip olduğumuz gerçeğini bilmek gerekiyor.

Bor’un maden yatağı olarak bulunması dünya üzerinde nadir görülen bir durumdur. Örneğin Bolivya-Şili civarındaki And dağlarında da bor çıkar. Fakat burada uzun dereler içinde su ile çamur yapılarak binlerce metre uzaklıktan deniz seviyesine getirilmektedir. Çamurun içinde 11’lik bor cevheri (B2O3) elde edilerek; fabrika veya gemiler içinde üretilmektedir. Bu ülkelerin bizimle ekonomik olarak yarış içine girmeleri imkânsızdır. Allah’ın maden yatağı şeklinde istifademize sunduğu bu nimeti unutmamamız gerekiyor.

Bor madenini işleten dünyanın en önemli kuruluşu İngiliz Kraliyet ailesine ait bir Kanada firması olup ismi RioTinto’dur. Endüstriyel tuzlarda dünyanın bu en büyük firması ile yarışıyoruz. Bu firma Türkiye’de de değişik isimlerde faaliyetini sürdürmektedir. US Borax firması ise ABD menşeli bir firma olup bu boraks konusunda Türkiye’den daha etkin ve güçlü bir şekilde üretim yapmaktadır.

Dünyadaki kıymetli mineral borsaları Londra’dadır. Bu nedenle bor ve türevi maddelerin fiyatı bu ülkelerde belirlenmektedir. Bu nedenle ticari olarak değerlendirilmesi için bor borsasının Türkiye’de kurulması gerekiyor. Bu konuda hükümetin yapması gereken çok sayıda ev ödevi var. Şu ana kadar yapılan çalışmaların yetersiz kaldığını söylemekte yarar görüyorum.

Bor madeni ve türevleri arasında fiyat olarak büyük farklar bulunmaktadır. Mesela bir kg penta hidrobor yaklaşık 1800 dolar civarındadır. Fakat roket ve füze sanayinde kullanılan bor türevleri borakstan elde edilmektedir. Sodyumlu ticari bor adını da verebileceğimiz boraks madeninden elde edilebilen bor türevinin 100 gramı ise binlerce dolar etmektedir. İşin ilginç tarafı ise boraks dünyada sadece kamuya ait Eti Maden şirketinin Eskişehir Kırka ilçesinde çıkarılıp üretilmektedir.

1960’larda ABD Hava ve Deniz Kuvvetlerince ortaklaşa yürütülen ve geliştirilen yakıtlar, yaklaşık aynı tarihlerde üretilen XB-70 Valkyrie bombardıman uçağı ve SR-71 Blackbird süpersonik casus uçaklarında kullanılmıştır. Pentaboran ve Etilboran olarak isimlendirilen Bor katkılı yakıtlar kullanılarak uçakların hem hızları hem de uçuş mesafeleri arttırılmıştır.

1980’li yıllarda ise bu sefer radarda görülmeyen F-117 “Stealth Fighter” bombardıman uçağı ile Tomahawk füzelerinde de Bor katkılı yakıtlar kullanılmıştır ve halen de geliştirilmeye çalışılmaktadır.

Sovyetler Birliği zamanında Sputnik I ve II projeleri çerçevesinde yakıt üretiminde kullanılan Bor’un Türkiye kaynaklı olduğunun anlaşılması üzerine, gözler Türk Borlarına çevrilmiş, SSCB’nin Avrupa üzerinden Türk Borlarını almasının önüne geçilmeye çalışılmıştır. Türkiye’den ihraç edilen Bor cevherlerini taşıyan gemiler ve yükleri, Çanakkale Boğazı’nı geçip uluslararası sulara girer girmez ABD donanması tarafından durdurulup, kontrol edilmeye başlanmıştır.

1958-1961 yılları aralığındaki süreçte ABD ve NATO tarafından Bor, “Stratejik Maden” olarak değerlendirilerek pazarlanması kontrol altına alınmış, “COCOM” olarak bilinen tedbirler kapsamında Sosyalist Blok’a Bor ihracatı yasaklanmıştır.

Avrupa Uzay Ajansı da (ESA) Bor ve Bor’lu yakıtlar üzerine çalışma yapan bir başka kurumdur. ESA geliştirdiği üç tip Borlu yakıtı Avrupa Patent Ofisi’ne tescil ettirerek patentini almıştır. Günümüzde Arianne roketlerinde de Bor içeren yakıtlar kullanılmaktadır. Bu roketler Türksat uydularını da uzaya taşımışlardır.

Uçak ve havacılık endüstrisinde de Bor kullanımı giderek artmaktadır. Aerodinamikteki gelişmeler, yüksek hızlı kanat uygulamaları, yüksek sıcaklığa dayanıklı gövde, düşük ağırlık, yüksek kapasite ve benzeri uygulamalar üzerinde yürütülen tasarım ve geliştirme çalışmaları kompozit malzeme kullanımını oldukça yaygınlaştırmıştır.

Havacılık endüstrisinde üretilen araçlarda kullanılan malzemenin büyük bir bölümünü Bor’lu kompozit malzemeler oluşturmaktadır. Plastiklerde Bor’lu lifler, Alüminyum ve Titanyum'un 6 katı kadar sertlik ve yoğunluk oranına sahiptir. Yüksek sıcaklığa dayanıklılığı, esnekliği, hafifliği, güç ve üretim kolaylığı ile birleştirmektedir. Bu özellikleri sebebiyle jet motorlarının kompresör bıçaklarında, uçakların kanatçıklarında ve dümenlerinde kullanılmaktadır.

Radarlarda görünmezliği sağlamak amacıyla geliştirilen uçaklarda da bor türevleri kullanılmaktadır. B-2 Spirit, F-117 Stealth Fighter, F-22 Raptor ve F-35 Joint Strike Fighter uçakları ile F-15 Eagle, F-14 Tomcat, B-1 Lancer, B-52 Stratofortress, U-2 Dragon Lady ve SR-71 Blackbird savaş uçakları, Tomahawk füzeleri, Blackhawk serisi helikopterler ve Fransız Mirage uçakları ile Airbus ve Boeing yolcu uçaklarında da yapı elemanları ağırlıklı olarak Bor katkılı kompozit malzemelerden yapılmaktadır.

Bor bileşiklerinin kullanılması, Titanyum'la karşılaştırıldığında F-14, F-15 ve B-1 uçaklarının ağırlığını 91 kg azaltmaktadır. Uzay mekiklerinde ise 137 kg'a kadar ağırlık tasarrufu sağlanabilmektedir. Öte yandan, Rusya’da geliştirdiği uçaklar ve uzay araçlarında Bor içeren materyalden yüksek oranda yararlanmaktadır.

Yarı mamül bor ürünleri, dünya pazarını elde tutan ünlü markalara 60 yıldır satılmaktadır. Bu firmaların taleplerine uygun olarak boyutları küçültülüp gramajları özel formüllerle şekillendirilmektedir. Örneğin deterjan ve yeni çıkan bulaşık temizleme markası Boron ürünlerini Tekirdağ’da bir temizlik firması üretmektedir.

Bu örneklerden de görüldüğü üzere mevcut bor madenlerimizin tamamında üretip hafriyat taşıma işlemlerini taşeron müteahhit firmalar yapmaktadır. Keza bor madeninin çıkarılması taşınması, kırılıp-boyutlandırılması, değişik çaplarda öğütülmesi tamamen özel şirketler aracılığıyla ve özel sektörün taleplerine uygun olarak yapılmaktadır.

Mevcut bor madenlerimizin 98 i yurtdışına ham olarak değil yarı-mamul istenen kimyasal olarak verilmektedir. Çok az bir miktarı ise ham olarak yerli cam sanayi, üniversitelere verilmektedir. Bunun içine Eskişehir-Kırka daki Bor ARGE laboratuarlarında geliştirme amaçlı kullanılan borlar dâhildir.

İşte kritik olan süreç bu noktadadır. Önemli olan husus “ham üründen nasıl uç ürene çıkarız?” sorusuna verilecek cevaptır. Bor ürünlerinin markalaştırarak nasıl ekonomiye kazandırılması ise ancak özel sektörün dinamizmi ile gerçekleştirilebilir.

Eğer stratejik öneme sahip bor madeni ile ilgili bazı tedbirler alınması gerekiyorsa ABD örneğinden yararlanarak ülkemize uygun yöntemleri geliştirebiliriz. Günümüzde ABD de silah ve cephaneler özel sektör eliyle üretilir. Fakat iş satış sürecine gelince eğer ulusal güvenlik sorunu var ise Senato ve Başkan devreye girerek kısıtlamalar uygulayabilmektedir.

Kısaca söylemek gerekirse bor maden sahalarının da diğer madenlerde olduğu gibi özel sektör eliyle işletmesinin ülkemize daha çok gelir getirecektir. Çünkü devlet herhangi bir ticari malın üretiminde veya işletmesinde bulunmamalıdır. Bunu özel şirketler çok daha verimli bir şekilde yapar. Devlet sadece özel şirketlerin isteksiz olduğu yerlerde devreye girip üretim ve işletme yapmalıdır.

Devletin üretim yaparak halkın zengin olması mümkün değildir. Ekonomisi güçlü ve zengin bir devlet ve halkın olabilmesi için özel şirketlere kazanç sağlamasının yolu açılmalıdır. Özel şirketler ne kadar zengin ve güçlü olursa devlette almış olduğu gelir vergilerinin büyüklüğü oranında zengin ve güçlü olacaktır.

Dünyada neredeyse hiç örneği kalmamış olan merkezi planlama yani komünizm sistemi ile üretim artık iflas etmiştir. Komünist Çin bile artık özel sektöre gösterdiği kolaylıklar sayesinde büyüyerek güçlenmiştir.

Çin’i göz önümüze getirerek ibret almak zorundayız. Artık günümüzün en büyük kapitalist ülkelerinden biri Çin’dir. Şimdi kalkıp hala devletçi sistemi savunan kişileri kendilerini ciddi bir şekilde sorulamaya davet ediyorum. Keza Eti Maden şirketinin özelleştirilerek özel sektöre devredilmesini ve buradan sağlanacak gelir ve vergilerle ülkemizdeki gelir dağılımını düzeltecek tedbirlerin alınmasını yararlı görüyorum, vesselam…

 Dr. Vehbi KARA

 
Etiketler: Bor, Madeninden, Nasıl, Daha, Fazla, İstifade, Ederiz,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
13 Nisan 2021
Kur’an Ramazan Ayında Daha Çok Okunmalıdır
10 Nisan 2021
Allah’tan Başkasına Yalvarmamak Lazım
09 Nisan 2021
Kanal İstanbul ve İhanet Bildirisi
02 Nisan 2021
Koordinasyon sorunu kongreye gölge düşürdü
01 Nisan 2021
Aileyi Yok Eden Sapkınlık Sözleşmesinden Ayrıldık
31 Mart 2021
Denizcilik Zor Bir Meslektir
26 Mart 2021
Kanal İstanbul ve Boğazlardaki Egemenlik Haklarımızın Pekiştirilmesi
23 Mart 2021
Boğazlar Ecdadımızdan Kalan Mirastır
22 Mart 2021
Feto’nun Yediği Haltlar
16 Mart 2021
Kurtuluş Savaşı Yerine Milli Mücadele Demek Gerekiyor
12 Mart 2021
Rakıcılar ve Heykelciler Niçin Kanal İstanbul’u İstemez?
08 Mart 2021
İnsanın Büyük Yolculuğu ve Yapılan Eleştiriler
04 Mart 2021
Osman Özbek Başbakan’ın Şahsında Milletimize Küfretmiştir
27 Şubat 2021
Sabetaycı Kavgaları ve Yahudilerin Osmanlı Devletine Getirilmeleri
22 Şubat 2021
Askeri Darbeler ve Milli İstihbarat Teşkilatı
20 Şubat 2021
Tarikatların Güzelliği
18 Şubat 2021
İlahiyatçı Geçinen Teologlar ve Hadis İnkârcılığı
16 Şubat 2021
Sabetay Sevi'yi Tanımadan Tarihi Bilemeyiz
16 Şubat 2021
Eşcinsel Sapkınlık ile İlgili Ayetler
12 Şubat 2021
Hazır Arkasını Dönmüşken Bas Tekmeyi
07 Şubat 2021
Osmanlıyı Sevdiren Adam Yavuz Bahadıroğlu
05 Şubat 2021
Denizcilerin Korsanlarla İmtihanı
02 Şubat 2021
Bediüzzaman Said Nursi’nin Selanik Nutku
02 Şubat 2021
Bediüzzaman Said Nursi ve Abdülhamid İlişkisi
28 Ocak 2021
Altı Soruda İslamiyet
27 Ocak 2021
Platonik ABD Aşkı Ne Zaman Bitecek?
23 Ocak 2021
Beddua Etmek Yerine Dua Etmeli
22 Ocak 2021
Artık Yeni Şeyler Söylemek Lazım
20 Ocak 2021
Hükümet Cami ve Mescitlerimizi İhya Etmek Zorundadır
18 Ocak 2021
Ahmet Turan Alkan’a Tebrikler
15 Ocak 2021
ABD’nin Paralel Devlet Yapılanması
12 Ocak 2021
Gerçek Savaş Gazisi Bediüzzaman Said Nursi
12 Ocak 2021
Kurtuluş Doğruluktadır
08 Ocak 2021
Ehl-i Sünnete Karşı Yapılan Saldırılar
07 Ocak 2021
Kanal İstanbul Soru ve Cevapları
01 Ocak 2021
Kafkaslarda İslamiyet Yeniden Güçlenmeye Başlıyor
01 Ocak 2021
İnsana Ancak Çalıştığının Karşılığı Vardır
31 Aralık 2020
Meğer Özür Dilemek Ne Kadar Zormuş
27 Aralık 2020
Kanal İstanbul Niçin Gereklidir?
25 Aralık 2020
En Güzel Miras Kitaplar
22 Aralık 2020
ABD Açıkça Düşmanca Davranıyor
16 Aralık 2020
Bir Zamanlar Batı Çalışma Grubu Vardı
15 Aralık 2020
Bediüzzaman Eyalet Sistemine Karşıydı 
13 Aralık 2020
İnternet Nasıl Doğdu?
10 Aralık 2020
Süleyman Demirel Sağ Gösterip Sol Vurmuştur
08 Aralık 2020
Süleyman Göncü’den Yargı Reformuna Yönelik Önemli Açıklama
06 Aralık 2020
Namaz Kılmayı Teşvik Etmek Suç olur Mu?
04 Aralık 2020
Bahriyede 15 Yıl
01 Aralık 2020
İnsan Neden Diğer Canlılardan Üstündür?
28 Kasım 2020
ABD Propagandası Nasıl Gerçeğe Dönüşüyor?
28 Kasım 2020
Yeni Bakanımız Lütfı Elvan’a Tavsiyeler
23 Kasım 2020
Ülkenin Büyümesi için Devletin Küçülmesi Şarttır
17 Kasım 2020
Ne Mutlu 'Azınlıktanım' Diyene!
16 Kasım 2020
İlimlerin Şahı ve Padişahı
12 Kasım 2020
Zafere Ramak Kala Yine Ateşkes
10 Kasım 2020
Bir Büyük Amiralin Hikâyesi
08 Kasım 2020
Uçaklar Savaş Gemileri Tanklar Demir Tabut Oldu
07 Kasım 2020
Savaş Stratejilerini Değiştiren Türk
31 Ekim 2020
Faiz ve Devletçilik Kıskacındaki Türkiye Ekonomisi
29 Ekim 2020
Hadisi Şeriflerin Önemi
28 Ekim 2020
Türk ve İslam Tarihinin En Büyük Bozgunu
26 Ekim 2020
Topyekün Eğitim Reformunda Yapılması Gerekenler
22 Ekim 2020
Zaman Tarikat Değil Reyting Zamanıdır
16 Ekim 2020
FETÖ’yü ve Deccali Tanıma Rehberi
15 Ekim 2020
Emekli İnkılapçı Subaylar Kadar Olamadık
15 Ekim 2020
Emekli İnkılapçı Subaylar Kadar Olamadık
13 Ekim 2020
Faiz Yerine Karzı Hasen Ne Güzeldir
10 Ekim 2020
Adalet Kavramı ve Türkiye Cumhuriyeti
06 Ekim 2020
Karabağ Harekatı Yarım Kalmasın
03 Ekim 2020
Dünyanın En Dalavereci Ülkesi
23 Eylül 2020
Darbeci Generaller Keyif Sürerken Mağdur Ettikleri Askerlerin Durumu
20 Eylül 2020
İntizam ve Terakkiden İstanbul Sözleşmesine Sosyal Değişim
17 Eylül 2020
Bediüzzaman’ın Mesleği Kardeşlik Üzerinedir
13 Eylül 2020
Materyalist Eğitim Bakanlığı Nasıl Milli Olur?
11 Eylül 2020
Avrupa Alimlerini Suçüstü Yakalayan Adam
09 Eylül 2020
Aileyi Yok Etmek Maksadıyla Ankara’da Kotarılan Kararlar
08 Eylül 2020
Modern Köleliğin Sonu Kitabı
04 Eylül 2020
Gıybet ve Arkadan Konuşma Hakkında
01 Eylül 2020
Halifelik Kurumu Nasıl Teşekkül Etmelidir?
31 Ağustos 2020
Meclis Uhdesindeki Halifelik Yeniden İhya Edilmelidir
28 Ağustos 2020
Bediüzzaman’ın Medresetüz Zehra Projesi
24 Ağustos 2020
İstanbul’umuzun Beyrut Gibi Olmaması İçin Kanal İstanbul Gereklidir
23 Ağustos 2020
Kayıt Dışı Ekonomi ve Çözümleri Kitabı
19 Ağustos 2020
Hani Avrupa Ayağa Kalkacaktı?
14 Ağustos 2020
Yalancının Mumu 51 Senedir Yanıyor
11 Ağustos 2020
Kadına Şiddet Şapka İle Başladı
08 Ağustos 2020
Fuat Sezgin’in Arapçanın Üstünlüğüne Dair Görüşleri
04 Ağustos 2020
Dinsizler Kuran’ın Tercümesini Niçin İstiyorlar?
03 Ağustos 2020
Necip Fazıl Kısakürek’i Farklı Gösteriyorlar
28 Temmuz 2020
Ölümü Unutmuş İnsanlara Bir İbret Dersi
19 Temmuz 2020
Böyle Anayasa Olmaz
17 Temmuz 2020
Feto’nun Dümen Suyuna Giren Dinsiz Olur
16 Temmuz 2020
Darbecilerinin Verdiği Kararların Hükümsüz Sayılması
12 Temmuz 2020
Ayasofya Kararı Sonrasında Neler Olacak?
09 Temmuz 2020
Kuran Nedir ve Tarifi Nasıldır?
07 Temmuz 2020
Faiz En Büyük Günahlardan Bir Tanesidir
04 Temmuz 2020
Kapitalizm Kadını Köle Olarak Kullanıyor
03 Temmuz 2020
Allah Selamet Versin
27 Haziran 2020
İnsanlarla Dalga Geçiyorlar
25 Haziran 2020
Ölen Ölür Kalan Sağlar Bizimdir Politikası
24 Haziran 2020
Sınıfsız Toplum İlkelliğin Temelidir
23 Haziran 2020
İnsanlar Hürriyeti Elde Etseler de Yine Abdullahtırlar
21 Haziran 2020
Bahriye’de 15 Yıl Kitabı
13 Haziran 2020
Hutbenin Arapça Okunmasının Hikmetleri
11 Haziran 2020
Hutbe Ne Zamandan Beri Türkçe Okunuyor?
10 Haziran 2020
Cuma Hutbesinin Tesirli Olması İçin
09 Haziran 2020
Feto’nun Derin İlişkiler Süreci
06 Haziran 2020
FETÖ Elebaşı Gülen’i Tanıyalım
12 Mayıs 2020
Korona Sonrası Dönemde İşsiz Kalmanın Sonuçları
08 Mayıs 2020
FETÖ Elebaşı Gülen’i Tanıyalım
04 Mayıs 2020
Modern Köleliğin Sonu
03 Mayıs 2020
CAMİDE DANS VAR
30 Nisan 2020
Lut Kavminin Sapkınları Hala Yaşıyor
28 Nisan 2020
İNSAN DÜNYAYA NEDEN GÖNDERİLMİŞ
26 Nisan 2020
Libya’da Yedi Düvel ile Savaşıyoruz
21 Nisan 2020
Alkollü İçki Serbest Sigara Haram
18 Nisan 2020
Korona Sonrası Dönem ve Yeni Bir Dünya Gerçeği
17 Nisan 2020
Bediüzzaman Said Nursi’nin Memuriyet Hizmeti
12 Nisan 2020
Özel Mülkiyet ve Hürriyet Devri
09 Nisan 2020
19 Mayıs 1915’te Çanakkale’de Neler Oldu?
31 Mart 2020
Uzaktan Kumanda İle Çalışma Şekilleri
30 Mart 2020
Çalışma İlişkilerinde Yeni Dönem
26 Mart 2020
Korona Virüsünün Hatırlattığı İnsanın Büyük Yolculuğu
25 Mart 2020
Miraç Mucizesinin Hediyeleri Nelerdir?
22 Mart 2020
Cevşen Duasını Bir de Okuyanlardan Dinleyin
19 Mart 2020
Cuma Namazı Hür İnsanlar İçin Farzdır
17 Mart 2020
Hastalıkların Hikmeti Hakkında
12 Mart 2020
Tunus’a Silah İhracatı
10 Mart 2020
Rusya’nın da Karizması Çizildi
08 Mart 2020
Kem Söz Sahibine Aittir
08 Mart 2020
Şia ve Vahhabi Kıskacında Kalan Müslümanlar
29 Şubat 2020
TOPLU VURDUKÇA YÜREKLER ONU TOP SİNDİREMEZ
27 Şubat 2020
Rusya’nın Boğazını Sıkma Zamanı Geldi
24 Şubat 2020
Kızıl Elma Değil Misak-ı Milli Esastır
20 Şubat 2020
Asker Ülkeyi Savunmak ve Savaşmak İçin Beslenir
15 Şubat 2020
Bir Tek Sigara Kaldı
14 Şubat 2020
Türk Tokadının Sesi Tahran’dan Duyulmalıdır
11 Şubat 2020
Atanmışlar Seçilmişlere Karşı Asker Gibi Selam Durmalıdır
09 Şubat 2020
SURİYE VE FİLİSTİN'İN GELECEĞİ
06 Şubat 2020
İki Dünyada Hesap Veremezsiniz
04 Şubat 2020
İDLİB OPERASYONU BAŞLAMAK ÜZERE
01 Şubat 2020
DEPREM VİRÜS VE HİKMETLERİ
30 Ocak 2020
Deccal Aldatıcı Demektir
27 Ocak 2020
Mehdi İnkârcıları Bilsinler Ki
25 Ocak 2020
Kadınların İş Hayatı İçin Zorlanmasına Gerek Yoktur
23 Ocak 2020
İslam Ülkeleri Ortak Savunma Araçları Üretimi
21 Ocak 2020
MİLLETİMİZİ SİNSİCE FAİZE ALIŞTIRIYORLAR
18 Ocak 2020
İRAN YALAN CUMHURİYETİ
16 Ocak 2020
Yalancılık ve FETÖ İlişkisi
13 Ocak 2020
Haydut ABD Muavenet’imizi Vurmuştu
11 Ocak 2020
ADNAN TANRİVERDİ PAŞA'YA NİÇİN SALDIRIYORLAR?
07 Ocak 2020
ASKER VATAN MENFAATİ UĞRUNA ÖLMEK İÇİN VARDIR.
04 Ocak 2020
Keşifler Çağının Öncüsü Müslüman Amiral Zheng He
02 Ocak 2020
Abdülhamid Han’ın Konya Suyolu ve Köprüsü Projesi
31 Aralık 2019
PARİS ELÇİSİ YİRMİSEKİZ MEHME T ÇELEBİ ’NİN KANAL RAPORU
28 Aralık 2019
SOKULLU ’NUN YAPAMADIĞI STALİN'İN BAŞARDIĞI SUYOLU
26 Aralık 2019
Batılılar Müslümanları Nasıl Aldatıyor?
24 Aralık 2019
Menemen Hürriyeti Boğma Operasyonudur
21 Aralık 2019
HOCAM, BEN DE O SÜRÜ'NÜN BİR NEFERİYİM.
21 Aralık 2019
ALKOL VE KADINA ŞİDDET
19 Aralık 2019
İslam Ülkeleri Arasında Savunma İşbirliği Neden İstenmiyor?
18 Aralık 2019
Barış Pınarı Harekâtı ve Geleceğe Yansımaları
14 Aralık 2019
Dünyanın En Tehlikeli Suyollarından Bir Tanesi İstanbul Boğazı’dır
06 Aralık 2019
BATIDA VE TÜRKİYE'DE KADINA ŞİDDET
30 Kasım 2019
BATIDA VE TÜRKİYE ’DE KADINA ŞİDDET
30 Kasım 2019
İCTİHAD KAPISI AÇIK MIDIR?
26 Kasım 2019
Darbeci General Büyükanıt’a Hakkımızı Helal Etmiyoruz
22 Kasım 2019
Deniz Harp Okulunda Değişenler ve Değişmeyenler
Haber Yazılımı