Yazı Detayı
13 Mart 2019 - Çarşamba 09:32
 
Bu kadar da olmaz
Akif BEDİR
mail.haber111@gmail.com
 
 

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu bu kadar da olmaz denilen açıklamalara imza atmaya devam ediyor.

Karamollaoğlu, başörtüsü hakkında “İslam’ın kendisi değil, sadece bir simge” diyerek FETÖ elebaşı Gülen'in yaptığı skandal açıklamaların benzerini yaparak adeta başörtüsü olmasa da olur mesajı verdi.

Millete, milli ve manevi değerlerine, örfüne, âdetine kısaca milli olan her şeye düşman olan; vatan, bayrak, mukaddesat düşmanlarıyla aynı safta yer alması yetmedi şimdide dini değerlerimize dil uzatmaya başladı.

Saadet Partisi’nin zillet ittifakı ile yaptığı gizli ittifak kurbanın celladına âşık olma hali gibi bir sendroma dönüştü.

Var oluş sebebiyle, geçmişiyle, ilkeleriyle, inandıklarıyla, savunduklarıyla ters düşmek pahasına özne olmayı bırakıp nesne olmaya çoktan razı olmuş bir parti konumuna düştü Saadet Partisi.

Karamollaoğlu,  ilkelere, davaya, teşkilata, amaç ve hedeflere bağlılık yerine kişisel hırs ve düşmanlık doğrultusunda eyleme, yani “siyasal hastalığa” yakalanmış.

Karamollaoğlu’nun dünyasında “kardeşlik” diye bir mefhum kalmamış. Onun kardeşliği menfaatlerin kesiştiği noktada son bulmuş.

Karamollaoğlu’nun gülistanını çirkinlikler, düşmanlıklar kaplamış; çıkar hesapları, hırs ve kinler zincirlemiş ellerini, ayaklarını.

AK Parti’yi karalamak, kendilerinin ak olduğunu göstermek için hamasetle, duygu patlamalarıyla, öfkeyle yanlış üstüne yanlış yapıyorlar.

Örnek mi?

Daha önce Erbakan Ödülleri programında 28 Şubat darbe sürecinde başörtüsü ve İmam Hatip düşmanlığının baş aktörü olan ve yıllarca Müslümanlara kin kusan, darbecilerle işbirliği yapan Uğur Dündar ve Ruşen Çakır’ı törene çağırarak AK Parti karşıtlığı üzerinden siyaset yaparak Erbakan hocanın kemikleri sızlatıp, rencide ettiler.

Türkiye karşıtı güç odaklarının safına savrulup, yerli piyonların rotasında yol almaya başlayan Karamollaoğlu, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekâtı’na ilişkin ABD ve İsrail'den yapılan açıklamalara karşı üç maymunu oynarken, “Umarım TSK Afrin’de sivilleri katletmez!” hezeyanında bulunmuştu.

Karamollaoğlu, Yahudi kıpasıyla İsrail’de ağlama duvarı önünde dua ederken Yahudi dindaşlarıyla hatıra fotoğrafı çeken ilk ve tek Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ’a sahip çıkmıştı.

Sivas’ta yapımı devam eden hızlı trenin hizmet olmadığını, göçü hızlandıracağını söyleyerek komik olmaya çalışmıştı Karamollaoğlu.

Karamollaoğlu’nun “Madımak’ta pencereleri açmadıkları için öldüler”, “IMF’ten para alsaydık daha iyi olurduk” sözleri siyasi saçmalıklar literatüründeki yerini almıştı.

Karamollaoğlu, AK Partiye ittifak kapısını kapatırken, CHP ile kol kola, omuz omuza aynı safta buluşup, ortak bir strateji izliyor, FETÖ ile aynı dili kullanıyor, İP ve HDP ile flörte tam gaz devam ediyor.

Karamollaoğlu’nun yıllarca başörtüsü yasağının, imam hatip okullarının önündeki engellerin ve İslami camiaya yapılan zulümlerin arkasında saf tutan CHP ile ittifak yapma kararı kendini inkârdır, siyasal ufkun kaybolması demektir.

Kendi siyasal varlığına düşman olan, 28 Şubat zihniyetini parti politikası olarak benimseyen ve yer yer devam ettiren bir parti ile ittifak yapılması, post-modern darbe sürecinde İslami kesime reva görülen zulmün siyasi aktörü konumundaki aktörlerle birlikte hareket edilmesi yerli ve milli olma vasfının kaybolması demektir.

Erbakan’ın vefatı ile liderini kaybeden Saadet önce pusulasını kaybetti sonra da rotasını şaşırdı.

Tayyip Erdoğan karşıtlığı, nefreti yüzünden benim ezanım okunurken it gibi uluyan fahişelerle, namertlerle aynı safta bulunmayı zillet kabul etmeyen…

Benim oyum kürdistana diyen CHP’li bunaklarla kol kola girmeyi ar saymayan…

15 Temmuz şehitlerine değil, FETÖ'cü alçaklara sahip çıkarak var oluş sebebini inkâr eden Karamollaoğlu akıl tutulması yaşamaktadır.  

Karamollaoğlu’nun ayarlarını, Erdoğan nefreti bozdu.

Erdoğan ve millet karşıtı bir söylem ile kendi rüştünü ispat etmeye çalışıyor. Salt nefret ve kine odaklanmış, kendine ve kimliğine yabancı bu gidişKaramollaoğlu açısından hayra alamet değil.

FOX TV ana haber spikeri Fatih Portakal, Saadet Partisi ile Karamollaoğlu’nun propagandasını yapıyor ise bu işte bir yanlışlık var demektir.

Düne kadar Saadet Partisinin ismini ağzına almayan sahibinin sesi kamuoyu araştırma şirketleri şimdi Saadet Partisini, Karamollaoğlu’nu öve öve bitiremiyorlarsa bu işte bir bit yeniği var demektir.

Şimdi aynı anket firmaları neden Saadet Partisi, Karamollaoğlu aşkıyla yanıp tutuşuyorlar?

Saadet Partililer... Zillet İttifakı adı altında birleşen “dört benzemez” ile niçin kol kalasınız, niçin aynı saftasınız düşünün bakalım.

 
Etiketler: Bu, kadar, da, olmaz,
Yorumlar
Haber Yazılımı