Yazı Detayı
08 Ocak 2020 - Çarşamba 12:58
 
Bütün hesapların üstünde bir hesap vardır
Akif BEDİR
mail.haber111@gmail.com
 
 

Katil Amerika, Suriye iç savaşının en önemli figürlerinden, Suriye’de katledilen binlerce masumun sorumlusu, Ortadoğu’da Şii yayılmacılığının başaktörü ve Sünni dünyayla kavgalı bir başka katili, Kasım Süleymani’yi öldürdü.

Bölgedeki acı ve gözyaşında imzası olan büyük bir pislikten İslam âlemi kurtuldu. Ortadoğu’da ABD emperyalizminin işgal ettiği topraklarda hep hayat bulan, Şii yayılmacılığını ABD’nin denetim ve gözetiminde gerçekleştiren İran şimdi intikam naraları atıyor.

Bölgede ABD’nin gizli ve kullanmaya müsait müttefiki olup, onun işgal ettiği topraklarda fitne tohumları ekmeyi, Sünni kanı dökmeyi şiar edinmiş olan İran, Irak’taki olaylarla ABD’nin ayağına basınca tokadı yedi.

İki gizli ortak arasındaki gerilim bu kez çok ciddi. Savaş naraları atılıyor, intikam yeminleri ediliyor. Tarihinde İslam düşmanlarıyla hiçbir savaşı olmayan, bütün gücünü Müslüman milletlere karşı kullanmış olan Persler bu defa bu cesareti gösterebilecek mi?

Bu kadar vaveyladan sonra İran sessiz kalır da cevap vermezse dünyanın gözünde hiçleşir. Yok, Süleymani’nin kanını yerde komam der de saldırıyla cevap verirse savaş başlar.

İran kana kan deyip Ortadoğu bataklığında birçok askeri üssü olan ABD tesislerine saldırabilir. Ya da nükleer silahlarla İsrail’e saldırarak ABD’nin canını en fazla ağrıtacak noktaya dokunabilir. Karşılığı ağır olur, İran’ın parçalara bölünmesine kadar gidebilir. Bu da iki Azerbaycan’ın birleşmesi anlamına gelir ki fena da olmaz.

İsrail büyük zarar görür, ABD de Ortadoğu bataklığında debelenir ki İran’dan Vietnam kadar kolay kurtulamaz, hasar çok daha beter olur. Dualarımız ve temennimiz de budur. 

Uzun vadede gerçek hedef ise Türkiye’dir. Türkiye’nin durdurulması, kuşatılması ve diz çöktürülmesidir.

Amaç Türkiye’yi çevrelemektir. Çünkü Türkiye çembere alındığı zaman Ortadoğu ve Akdeniz istedikleri gibi at koşturacakları alan olur.

Türkiye, ABD’nin, dolayısıyla Batı ittifakının direktiflerini takmayacağını, kendi çıkarları doğrultusunda hareket edip kendi kaderini kendisinin çizip, bağımsız stratejiler izleyeceğini açıkça ilan edince, Batı Türkiye’yi öncelikli ve gizli hedef hâline getirdi.

ABD’nin kucağına oturan Suudiler ile ABD’nin kollarında can bulan İran arasında suni bir Sünnî-Şiî çatışması ile Ortadoğu’yu işgal etmek ve sonrasında da Sünnî omurganın lideri olan Türkiye’yi, bölgenin tarihinin yapılmasında yeniden kilit rol oynamaya kalkışmaktan alıkoymak gizli hedeftir. 

Türkiye'yi içeride ekonomik/siyasi istikrarsızlıkla, dışarıda terörle meşgul etmek ABD’nin izlediği stratejidir. Böylece ABD, Türkiye’nin bölgede nüfuzunu sınırlandırmak ve İsrail’i rahatsız etme yeteneğini azaltmayı amaçlamaktadır.

Doğu Akdeniz’deki kuşatmayı tek hamleyle bozarak önemli stratejik adımlar atan, Libya’da oluşturulan emperyalist ortaklığa kafa tutup asker gönderen, ülkemin menfaati gereği yüzünü doğuya da Batıya da dönebilen, yerli ve milli kavramlarıyla Haçlı Batının zihnini istila eden Türkiye’nin derin nefesler almaya çalıştığı bir zaman diliminde oluşturulan bu karmaşa büyük olaylara gebe görünüyor.

Ortadoğu coğrafyasının mezhepsel ve etnik fay hatlarıyla dolu tehlikeli zemininde Türkiye’nin beklenmedik bir şekilde inisiyatifi ele geçirmesi, oyunlarını bozması ABD’nin de, diğer emperyalistlerin asıl derdi, tasası, korkusu oldu.

Türkiye’yi, doğal olarak kirli ittifaklarının önünde en büyük engel gören Emperyalist güçlerin İslam coğrafyasında kendi çıkarlarını korumaktan başka bir dertleri yoktur.

Eski CIA Şefi Graham Fuller, 2010 yılında çıkan “İslamsız Dünya” kitabında Vehhabilerle ortak çalıştıklarını, Şiileri kullandıklarını açıkça söylüyor. Sünniliği ise küresel hedefleri önündeki tek engel olarak gösteriyor ve “Sünni iktidarların yıkılması Sünniliğin kalesi olan Türkiye’nin yıkılması ile mümkündür” diyor.   

Ruhları ve emelleri kokuşmuş Vahşi Batının hevesini kursağında bırakmak için şimdiye kadar olduğu gibi itidali elden bırakmadan hem İran’a, hem ABD’ye hem de Amerika’nın ağzından çıkacak işareti bekleyen emperyalist ortaklara sabır tavsiyeleriyle sabırlı ve tedbirli olmalıyız.

Ateşten fay hattının harekete geçmesini tetikleyecek her durumdan uzak durulmalıdır. Şeytanın rehberliğinde hak aranmayacağını hiç aklımızdan çıkarmamalıyız.

ABD’nin yapabileceği bir hinliği ve cinliği önlemek için yapılması gereken ilk şey 1951’den beri Türkiye karşıtı projelerin planlandığı yer olan İncirlik üssü kuşatılıp her türlü kontrol askerimiz tarafından yapılmalıdır.

İncirlik’ten kalkacak bir füze bizi İran ile kahpe bir oyunun içine sokup karşı karşıya getirir. Yerkürenin büyük şeytanı ABD’nin hiçbir sözüne güvenilmeyeceği gerçeğinden hareketle tedbirler alınmalı ve bu ateşten uzak durulmalıdır.

 
Etiketler: Bütün, hesapların, üstünde, bir, hesap, vardır,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
08 Nisan 2020
Musibeti hayra çevirebilmek
01 Nisan 2020
Koronadan daha tehlikelisi
25 Mart 2020
Kıssadan hisse
12 Mart 2020
Oyun içinde oyun
11 Mart 2020
Kara virüs
08 Mart 2020
Çılgın Türkler
26 Şubat 2020
Gidişat nereye?
19 Şubat 2020
Sevgisiz ve sevimsiz gündeme isyan
12 Şubat 2020
Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz, şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde
05 Şubat 2020
Uşaklık ve yavşaklık aynı bedende buluştu
29 Ocak 2020
Tabiat lisanıyla uyarı
22 Ocak 2020
Gölgesiyle savaşan DON KİŞOT
15 Ocak 2020
Orta oyunu
01 Ocak 2020
Neyi, niçin kutluyoruz?
25 Aralık 2019
Maaşlı köle mi, maaşsız kraliçe mi?
19 Aralık 2019
Herkes işine bakacak
11 Aralık 2019
Gök bayrak yere düşmez, düşmeyecektir
04 Aralık 2019
Artık çok mu oluyoruz?
27 Kasım 2019
Kara mizah
21 Kasım 2019
Bu şarkı burada bitmez…
13 Kasım 2019
Kızımın seçtikleri
06 Kasım 2019
Örtülü bir Haçlı savaşı
30 Ekim 2019
Çünkü biz Türk’üz
23 Ekim 2019
Türkiye’nin höstü
16 Ekim 2019
Mıntıka temizliği
09 Ekim 2019
İnsanlık senden nefret ediyor
05 Ekim 2019
Dünya beşten büyük mü?
02 Ekim 2019
Dünya beşten büyük mü?
25 Eylül 2019
Trump’ın “favori diktatörü” zor durumda
18 Eylül 2019
Benim sadık yarım kara topraktır
11 Eylül 2019
Yanık yürekler, kanı ve kanlı siyaseti yenecektir
04 Eylül 2019
Türkiye’nin yeni bir AK Parti’ye ihtiyacı var
28 Ağustos 2019
Sömürüye hayır…
21 Ağustos 2019
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovamayacaksınız
14 Ağustos 2019
Ders olsun
07 Ağustos 2019
Değişmezseniz değiştirilirsiniz
31 Temmuz 2019
Erbakan’ın ilk icraatı
24 Temmuz 2019
Gönül, dava, millet adamı
17 Temmuz 2019
Enerji ve kan sarmalı
13 Temmuz 2019
15 Temmuz’u anarken
03 Temmuz 2019
Önce kendi kapını temizleyeceksin
26 Haziran 2019
Biz nerede yanlış yaptık
20 Haziran 2019
Ayakta ölmek diz üstü yaşamaktan iyidir
10 Haziran 2019
Haydi, vatanseverler göreve
08 Haziran 2019
SANA YAZDIM.
22 Mayıs 2019
Hayır bildiğiniz şeyler şer, şer bildiğiniz şeyler hayır olabilir
15 Mayıs 2019
Neyi, niçin bekliyoruz?
08 Mayıs 2019
Gazze’de insanlık ölüyor
01 Mayıs 2019
Bindik bir alâmete, gidiyoruz kıyamete
24 Nisan 2019
Şimdi birlik beraberlik, kardeşlik, kucaklaşma zamanı
17 Nisan 2019
AKİF BEDİR
10 Nisan 2019
Ah gençlik ah
04 Nisan 2019
Son söz milletin
28 Mart 2019
Şimdi tam zamanı
20 Mart 2019
Sabredin…
13 Mart 2019
Bu kadar da olmaz
06 Mart 2019
Yanlış hesap milletten döner
27 Şubat 2019
Bir varmış bir yokmuş
20 Şubat 2019
Oyun içinde oyun
13 Şubat 2019
Gayret bizden yardım Allah’tan
06 Şubat 2019
Mesele demokratik değerler değil, YAĞMA
30 Ocak 2019
Şeytanın yeni oyunu
23 Ocak 2019
Çamura gönül tohumu atmak
16 Ocak 2019
Bak şu konuşana
09 Ocak 2019
Ülke muhalefetini arıyor
02 Ocak 2019
Yılbaşında neyi kutladık
26 Aralık 2018
Bak şu konuşana…
19 Aralık 2018
Yeni bir parti ihtiyaç mı?
12 Aralık 2018
Etme bulma dünyası
05 Aralık 2018
Sokaktaki insan ne istiyor?
28 Kasım 2018
Alperen manifestosu
21 Kasım 2018
Veyl olsun…
14 Kasım 2018
Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?
07 Kasım 2018
Neler oluyor bize?
31 Ekim 2018
Millet soruyor, sorguluyor artık
Haber Yazılımı