Yazı Detayı
10 Ocak 2021 - Pazar 12:17
 
Dinamik Popülizm Ve Statik STK’lar 1
Mücahit GÜLER
 
 

  GZT haber sitesinin yaklaşık 2 hafta önce hazırladıkları bir videoda 2020 yılında arama motorlarında gündeme giren isimleri açıkladılar. Bu videoyu izleyince dikkatimi cezbeden birkaç nokta oldu. Bu konuları sizlerle paylaşmak istedim. Bu videoyu izlerken dikkatimi çeken noktalardan biri gündeme giren kişilerin isimleri değil, sıfatlarıdır. Bu tarz olaylara bakışım şu şekildedir: “İsim sıfatın hakkını verdiğinde popüler olur, sıfatın erekleri yapılması gerektiği şekilde olursa ‘ismin’ bir kıymeti olur, aksi takdirde ismin bir önemi olmaz.” 

 

     Bu açıdan bakıldığında ismin temsil ettiği makamları/kurumları düşününce korkunç şeyler ile karşı karşıya olduğumuzu düşünüyorum. Gündeme giren konulara baktığımda en fazla siyasetin takip edildiğini fark ettim. Bunun ardından sırayla “eğlence ve yarışma programları, müzik, magazin, spor, sağlık ve din yer almaktadır. İlk sıralarda siyasilerin olmasının temel sebeplerinden biri ‘ülkenin geleceği’, diğeri ise, ‘ekonomik sıkıntılardan’ kurtulmak isteyen halkın hem çözüm beklentisinde olduğunu hem de çözüm arayışında olduğunu göstermektedir.

 

       İnsanların bir kısmı siyasi ve ekonomik sıkıntılardan, bir kısmı da hayatının anlam boşluğundan ve duygusal esaretten kurtulup içinde bulunduğu çaresizliğe çözüm bulmak ümidiyle “sûni yöntemler” kullanarak çözüm arayışına girmişlerdir. Bu çözüm arayışının ilk sırasında eğlence ve yarışma programları yer almaktadır. Bunların akabinde müzik, spor ve magazin gibi konular yer almaktadır. Sağlık konusunun popüler olmasının sebebi ise “covid-19” virüsü olduğunu düşünüyorum. Din konusuna ise ilerde değineceğim. 

 

      İnsanlar bu sûni yöntemler ile sıkıntılardan kısa süreli de olsa kurtularak rahatlamak istiyor. Gülmek ve eğlenmek mutluluk duygusunun dışa vurumudur. Fakat bunlar dozunda kullanılmadığında insanın “sorumluluklardan, sıkıntılardan ve zorluklardan” kurtulmak ümidiyle sarıldığı bir ‘çözüm kapısı’ olarak görülür. Bu çözüm arayışlarına sûni yöntemler olarak görmemizin sebebi bunların gerçek çözüm olmamasından kaynaklanmaktadır. Burada iki temel problem var. Bunlar;

 

1- Bu çözüm kapılarını kendimiz belirlemiyoruz. İzlediğimiz, aldığımız, yaptığımız şeylerin büyük çoğunluğunu ihtiyacımız olduğu için değil, “çoğunluk” yaptığı için yapıyoruz. 

2-  Çözüm kapısı olarak görülen şeylerin vahiy mahsulü olmadığı için bir vakit sonra sıradanlaşarak ‘insanı bunalttığını’ görüyoruz. 

 

      İnsan sıkıldıkça uğraş verdiği konuyu değiştirecektir. Sonuç itibariyle iki şey ön plana çıkmaktadır:

 

1- Gündemimizi ihtiyaçlarımıza göre değil, popüler olan konulara göre belirliyoruz.

2- Çözüm kapımız sûni olduğu için sıkıldıkça “ilgilendiğimiz konuları sürekli” değiştirmekteyiz.

 

      Bu açıdan bakıldığında sûni yöntemleri aynı zamanda ‘dinamik popülizm’ olarak adlandırabiliriz. Hangi video trend olduysa, hangi sanatçı popüler olduysa, hangi şarkı top 10 listesine girdiyse hemen oralara yöneliyoruz. Gündemdeki popüler konular değiştikçe bizim de popüler gündemimiz değişmektedir. Bu yönelim tarzımız aynı zamanda duygu kontrollerinde problem yaşadığımızı göstermektedir. Yaşadığımız olaylara mantık çerçevesinde cevap vermeyince çözümü kendimizi duygusala bağlamakta buluyoruz. Bunun yerine Victor E. Frankli’nin de dediği gibi ‘acıyı anlamlı’ hale getirmek gerekir. Başımıza gelen musibetler bazen ‘külli imtihandan’ dolayı bazen de ‘cüzi imtihandan’ dolayı gelir. Külli imtihan, Allah cc tarafından  ‘yükselmemiz için ya da günahlarımıza kefaret olması için’ gönderilen imtihanlardır. Cüz’i imtihanlar ise, arı kovanına çomak sokup başını zorla belaya sokan insan misali ‘kendisini ilgilendirmeyen her konuya müdahale ederek ‘kaldıramayacağı imtihanlara’ kendisini koymasıdır. İmtihanlara bu açıdan bakarak yaşanılan acıların ‘geçici’ olduğunu hatırlatmak için insana ahiret şuuru verilmesi gerekiyor. Ahiret şuuru yaşanılan acıları anlamlı hale getirir. Olaylara hikmet nazarıyla bakınca ya problem çözülür ya da problemdeki mesaj anlaşılır. Bu açıdan bakan insan artık acılarla değil, hikmetle ilgilenir. Konuyu burada bırakarak bir sonraki yazıda görüşmek ümidiyle Allah’a emanet olunuz. Rabbim, bizleri gereği gibi düşünen ve amel eden kullarından eylesin.

 Mücahit GÜLER

 
Etiketler: Dinamik, Popülizm, Ve, Statik, STK’lar, 1,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
19 Ocak 2021
Dinamik Popülizm Ve Statik STK’lar 2
02 Ocak 2021
Yüreğini ‘‘Mekke’’ Kılana, Allah ‘‘Medine’yi’’ Bedenine Yansıtır
27 Aralık 2020
Materyalist Bir Okuma mı? Rahmani Bir Okuma mı?
21 Aralık 2020
Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlamı ve Mâhiyeti
11 Aralık 2020
Prof. Mustafa Öztürk’ün Çıkmaz Sokağı-1         
06 Aralık 2020
Mustafa Öztürk’e Gösterilen Duygusal Tepkilerin Analizi
29 Kasım 2020
“Vefat”
25 Kasım 2020
“Ey Dipdiri Meyyit”
17 Kasım 2020
Mağaramız ve Kurtuluş Yolları
10 Kasım 2020
Diziler İnsanları Zehirliyor...
04 Kasım 2020
Sayın Ahmet Hakan Niyetiniz Nedir?
30 Ekim 2020
Eleştirel Düşünme Ahlakı 3
28 Ekim 2020
Mevlid Kandil’inin Önemi Ve Mesajı
18 Ekim 2020
Cübbeli’nin Platonik Derin Devlet Sevdası
16 Ekim 2020
İnsanlığı Mahkum Etmeyelim
15 Ekim 2020
Eleştirel Düşünme Ahlakı 4
08 Eylül 2020
‘‘Davranışlar Çatışmaz, Duygular Çatışır; Davranışlar Uyuşmaz, Duygular Uyuşur’’
31 Ağustos 2020
Eleştirel Düşünme Ahlakı 1
24 Ağustos 2020
Talip Hangi Sevgiye Talipsin?
22 Ağustos 2020
Birey Olmadan İnsan Olamayız...!
08 Ağustos 2020
Ağzımızdan Çıkan Her Söz İmtihanımız, Kırdığımız Her Kalp Odunumuz Olacak…!
30 Temmuz 2020
Bu Bayramda İsmail’lerimizden Hangisini Keseceğiz?
26 Temmuz 2020
“Koç’un Bildirisini Analiz Edelim”⠀
22 Temmuz 2020
Mesele cinsiyet meselesi değil, şahsiyet meselesidir…!
20 Temmuz 2020
Müminin Mesuliyeti
03 Temmuz 2020
Yerli ve Milli 3D Nesli Geliyor!
25 Haziran 2020
Hülya Avşar’a Birkaç Nasihat
13 Haziran 2020
İşlediğimiz Günahlar Kalbimizi Daraltıyor Mu?
09 Mayıs 2020
TALEP, TALİBİN AYNASIDIR
18 Nisan 2020
Musibetlerin Hikmetine Vasıl Olmak
30 Mart 2020
Din-Bilim İlişkisi
10 Mart 2020
"el-Hakim"in Hikmetsiz Yaşayan Kulları
24 Şubat 2020
KATEGORİ DIŞI MÜSLÜMANLIK…
04 Şubat 2020
Sorun Trump’ta değil, Müslümanlarda…
01 Şubat 2020
Allah'ın Kulunu Sevmesi...
Haber Yazılımı