Yazı Detayı
13 Ocak 2020 - Pazartesi 17:27
 
FİKİR CÜCELİĞİ
Mehmet Nuri BİNGÖL
 
 
Üzülmeden ve endişe duymadan edemiyorum.
Boşuna denilmemiş, “Bir asır sonrasını düşünen, insan yetiştirsin… “ diye. Nesil yetiştirmenin en “mücerreb” yolunun da genç kuşaklara okuma zevk ve alışkanlığı kazandırmaktan geçtiğini hangi akıl sahibi inkâr edebilir?

Son yapılan bir ankette, öğretmenlerin bile yüzde 40’ının yılda bir kitap okuduğu, yüzde 8’inin hiç kitap okumadığı bir zeminde, kime ne alışkanlığı verilebilir endişesi içide olmamak mümkün mü? Herşeye rağmen  “ikra” emrinin gereğini yaptırmaktan başka bir yol bulamıyorum. Türkiye nüfusuna nispetle toplam gazete tirajının 3.500.000 olduğu da hesaplanırsa, şimdiye kadar kaç adım yolun alındığı anlaşılmış olur elbet.

Geçenlerde bir dost, “dostluğun iktiza ettiği” tavır gereği sohpet esnasında merakla sormuştu:

“Yeni bir projen ya da kitap çalışman var mıydı?”

“Var sayılmaz!” diye cevapladıktan sonra düşündüm. Bu, biraz da hakikata ters bir cevap olmamış mıydı? Çünkü uğraştığım bir kaç müsvedde bulunuyordu; o halde cevabım neden öyle olmuştu?

Biraz “al ver” edince anladım ki, cevabım vakıanın çok uzağında da değildi. Karşılığın asıl saiki, belki de bir “aksulamelin” getirdiği bir asabilikti; ama gerisindeki fikri aralamadan edemedim gene de. Cümlemi açmalı, gerisini getirmeliydim.

“- Okuyan olmadıktan sonra, yazmak bana ‘abesle iştigal’ gibi geliyor.”

Sohbet zemini sadece iki kişiden ibaret değildi elbet; bir diğer kadim dost da söyleneni izah için kollarını sıvadı:

“- Hani bir veliye rica etmişler; sizin oralarda talebe varsa bize gönderiverin diye… Hazret gülümsemiş ; ‘ Talebe yok da’ demiş; ‘mürşit pek bol. İsterseniz talebe değil de, mürşit yollayalım.”

Vaziyetimiz ve “hal-i alem” biraz da ona benziyor.

***
Halk arasında istihfaf için sık sık kullanılan “Üstad” kelimesinin ayağa düşürülmesinin dinamiği ne peki? (Hakikilerini tenzih ediyoruz elbet.Bilhassa Dar-ı Beka’ya irtihal edenleri…) Yukarıda anlatılan anektoddaki mânadan elbet. Hani anlatılır:

“Medrese”ye yeni başlayan, bir iki dersteki “ezberlerin” tesiriyle kendini alim zanneden üç-beş öğrenci, bir mevzuda anlaşamayınca başlamışlar ağız dalaşına; bir patırtı, bir gürültü gırla gidiyor.

Bu kargaşayı işiten “ Müderris Efendi” hepsini birden çağırtıp bu “nizaın” sebebini soruyor. Kavgacı talebelerin en irisi, kendini onların “temsilcisi” yerine koyarak, bilgiç bilgiç cevap veriyor:

“İlmi bir mevzuda, biz alimler ittifaka düştük de!” deyince, hocaları genişleyen bir tebessümle karşılıyor söyleneni ve;
“- Yaa!.. Öyle mi?” diyebiliyor sadece. Ne desin?

Hadise, bu günümüze ne çok benziyor!

***
Günümüzün en büyük meselelerinden biri – bence- budur; bilmediğini bilmeyen, ama her mevzuda ahkam kesip, bu “ahkam”ları dinlemeyenlere cephe almak; söylediği kopkoyu cehalet eseri “yalan”a başkasından önce, ilk başta kendisi inanan aydın taslaklarıyla çevrili olmak.

Herkes yazar, herkes alim, herkes mürşit, herkes mütefekkir. Ama dinleyen de yok, aslını faslını arayan da, konuştuğu ya da inandığı mevzuda okuyan da. Bilhassa sonuncusuna ne gerek azizim; “itimad” ettiği biri konuşuyor ya, okuyup da –hazret- kafasını mı karıştıracak? Halbuki ne rahattır “Gözlerimi kaparım, vazifemi yaparım.” demek.

Geçenlerde M. Nuri Yardım dostum, bir yazısında, “ Okuma özürlüyüz.” diyordu. Yazarın cümlesini sadece dış manası ile anlamıyorum. Okuduğumuzu da, aslında okumuyor;  sadece harflerini seyrediyoruz. Edebiyat hocamın güzel bir sözü vardı: “Konuştuğunuzu kulağınız duysun demişler. Ben de diyorum ki, yazdığınızı da gözünüz görsün!” Bir ekleme yapmak lazım yalnız. “Okuduğunuzu da aklınız fehmetsin!”

Netice şu: Fikir cüceliğinin anayasasını delmek, -çok alimin dediği gibi- bilmediğini bilmek, anlamadığı halde anlıyormuş gibi yapmamak, okuduğunu da “gazete gibi” harflerine hayran hayran bakmamak; en mühimi de manevi hayatla alakalı eserlerin metnini anlamadan, sadece sevap kazanmak niyetiyle okumamaktır. (Metni okunarak sevap kazanılan tek eser, Kur’an-ı Kerim’dir Hadis metinleridir. Eğer bir İslam külliyatında Ayet metinleri varsa, bilvesile o eseri, halis bir niyetle ve tefekkür ederek  okumak da sevabı mucip olur.)
 
Mehmet Nuri BİNGÖL 
 
Etiketler: FİKİR, CÜCELİĞİ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
01 Temmuz 2020
" DİN EDEBTİR" ( HAD DİNİ BİLMEK...)
28 Haziran 2020
İHLAS, HAL-İ ALEM SİYASETİ VE " SİYASET-İ İSLAMİYE"
26 Haziran 2020
GAZETECİ BİR DOSTLA SOHBET-2
24 Haziran 2020
GAZETECİ BİR DOSTLA MUSAHABE YAHUT MUHASEBE…
23 Haziran 2020
"HAKİKİ MEŞVERET"
21 Haziran 2020
İT, "TÜREVİ" CHP'NİN HALİ PÜR-MELALİ VE TİR TİR TİTREMEK!
19 Haziran 2020
" HEYYİ HEY!!!"
17 Haziran 2020
AĞABEYİM ( İktibas)
14 Haziran 2020
Said Molla, Şeyh Said ve Molla Said (Bediüzzaman) BİR mi?..
11 Haziran 2020
AYASOFYA FETHİ VE ZİNCİRLER...
09 Haziran 2020
VER ELİNİ TÜRKMENELİ ( yayını bekliyor) ROMANIMDAN BİR BÖLÜM
07 Haziran 2020
Bir Portre: Prof. Dr. Mehmet Kaplan
05 Haziran 2020
SÜNNET İTİKADINDA MEHDİ (AS)
01 Haziran 2020
VEHBİ'NİN KERRAKESİ
24 Mayıs 2020
BAY-RAM DÜŞÜNCELERİ...
16 Mayıs 2020
VER ELİNİ TÜRKMENELİ ( yayını bekliyor) ROMANIMDAN BİR BÖLÜM
11 Mayıs 2020
Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
05 Mayıs 2020
SURİYE yahut "DİYAR-I ŞAM"
29 Nisan 2020
CORONA SÜRECİNDE İSLAM
27 Nisan 2020
FARİZA DENECEK KADAR AZİM VE EHEM MESELE
25 Nisan 2020
HER ZAMANIN PAKRADUNI'Sİ
19 Nisan 2020
AYA SOPHİA MI, MAHZUN MABED Mİ!( YAHUT FATİH'İN BEDDUASINDAN NE KURTULUŞ NE ZAMAN?)
13 Nisan 2020
EVDE MAHPUSKEN BAHAR
28 Mart 2020
NEFSİ YENMEK VE KORONAYI YENMEK. HANGİSİ ZOR?
19 Mart 2020
SAİT MOLLA MOLLA SAİD FARKI
08 Mart 2020
"Nâbî'yi Nabi Eden Hüsn-ü Nazar..."
08 Mart 2020
NE ÇEKTİKSE KAMAL'LARDAN...
03 Mart 2020
VATANI SEVMEK...
27 Şubat 2020
“İSTİKLÂLDEN İSTİKBÂLE” DENEME ESERİYLE “EFENDİ BEY” ROMANI
21 Şubat 2020
Enbiya Şehri URFA ama Diyarbakır "Şehr-i Ashab"
20 Şubat 2020
HALİLULLAH (AS.) YA DA MENFAAT PUTUNU KIRMAK...
19 Şubat 2020
BALTANIN SAPI...
14 Şubat 2020
Maydanoz ve Limon
10 Şubat 2020
KEŞKE HAKLI ÇIKMASAYDIK...
10 Şubat 2020
FASL-I PAŞA
09 Şubat 2020
“Hikmet-i Kudsiye” ile Felsefe Hikmeti Münazarası
08 Şubat 2020
“Hikmet-i Kudsiye” ile Felsefe Hikmeti Münazarası
05 Şubat 2020
“SEYDA!”
29 Ocak 2020
HAVANDA SU DÖVENLER... ŞİMDİKİLER GİBİ!
22 Ocak 2020
Doğubayezıd Hâni
17 Ocak 2020
“Elif Öğretmen” ve Romancı Hüseyin Yılmaz
10 Ocak 2020
TARİH; GERÇEK AYNASI
03 Ocak 2020
Yol Açıcılar- Yol Kapatıcılar
28 Aralık 2019
İDİLHAN, İLHANLI VE EL-MEGİDDO OVASI!..
26 Aralık 2019
“Hakikatı Dışlamış Kimselerle Tevhidi Toplum İnşa Edilemez.”
24 Aralık 2019
" ERKEĞE KARI LİBASI YAKIŞMAZ" VEYA "KENDİ YÜRÜYÜŞÜNÜ TERK ETTİ..." MESELESİ...
24 Aralık 2019
" ERKEĞE KARI LİBASI YAKIŞMAZ" VEYA "KENDİ YÜRÜYÜŞÜNÜ TERK ETTİ..." MESELESİ...
21 Aralık 2019
AKASYA YAHUT AĞAÇ- 2
19 Aralık 2019
GÖBEKLİTEPE DİYE BİR YER
16 Aralık 2019
KİMLERE?
08 Aralık 2019
YOKUŞTA YÜRÜYENLER ( Bir Emek Hülasası)
05 Aralık 2019
"ŞURA-YI HAKİKİ" VEYA "MEŞVERET-İ ŞER'İYYE"
24 Kasım 2019
MEHDİ İTTİHAD-I İSLAM ORDULARININ BAŞKOMUTANI... ( BEDİÜZZAMAN- EL: 266)
18 Kasım 2019
Dünkü Ağaç, Bugünkü Fidan -1
10 Kasım 2019
MANEVİ “SEYYİDLİK”, RESULULAH(ASM)NİN DĀVASINA SAHİP ÇIKMAKTIR!
10 Kasım 2019
ABD EŞKİYASI " DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ”!
10 Kasım 2019
"ÜFÜRÜKTEN TEYYARE" KRİPTO VAZİFE
09 Kasım 2019
KISIR DÖNGÜ YAHUT "FASİT TEVİLAT"
17 Ekim 2019
SAVAŞ DEĞİL HAREKAT, İŞGAL DEĞİL FETİH!
17 Ekim 2019
AB "BARIŞ PINARI"NIN MANASINI TAM ANLAMIŞ...
17 Ekim 2019
31 MART “MEŞ’UM” VAKASI
17 Ekim 2019
HADİSLER KUR'AN'IN HAKİKİ TEFSİRİ, TERCÜMANIDIR
13 Ekim 2019
EDEBİYAT HAKKINDA BAZI NOTLAR
01 Ekim 2019
"… Bir gün de hesap” Dönünce Olacaklar Olur.
27 Eylül 2019
Hakikata Şahit Tarih; Ama Resmi Olmayanı ...
26 Eylül 2019
YOKUŞTU VE DÖNEMEÇLE SÜSLÜYDÜ YOLLAR
21 Eylül 2019
KİMİ "HATİAT"I TASHİH İÇİN "PALA" MI GEREK?...
18 Eylül 2019
İMAM ALİ ŞAMİL( ŞEYH ŞAMİL)
17 Eylül 2019
“FASL-I PAŞA”
16 Eylül 2019
Ha Çeçenya, Ha Suriye
13 Eylül 2019
Fetih Misyonu ve “Yakın Tutulan Düşman!”
12 Eylül 2019
"SİYASET-İ HAZIRA" GÜNLÜK POLİTİKA, "SİYASET-İ ALİYE" İSE İMANİ HİZMETTİR.
08 Eylül 2019
BİR BAŞKA ÇEŞME
07 Eylül 2019
Tahassür
29 Ağustos 2019
MALARZGİRT'TEKİ SIR VE HATIRLATTIKLARI
Haber Yazılımı