Yazı Detayı
26 Şubat 2020 - Çarşamba 09:34
 
Gidişat nereye?
Akif BEDİR
mail.haber111@gmail.com
 
 

Dünyada insanlığın gidişatı kontrolsüz ve sağlıksız...

Sadece tüketim çılgınlığı peşinde koşan, makam ve paraya tapan, egolarının pençesinde kıvranan, medya, sanal dünya, film, futbol gibi neredeyse hayatın bütün alanlarını şekillendiren bütün mecralarda, hız, haz ve ayartı peşinde koşturup duyarlıklarını yitirmiş, insanlığın sorunlarına yabancılaşmış, düşünme melekeleri dumura uğramış, sorumluluk bilinci sıfırlanmış insanlar kümesi haline geldi bütün dünya milletleri.

Kendi nefsani arzularına, kendi çıkar, menfaat ve şehvetine tapan insanlar topluluğu...

Yalanlara, sahtekârlıklara inanmayı bir inanç haline getirip, yalanın kutsallaştırılmasına, zihnen fikren sahtekârlığa yönelmesine sebep olabilen, ölümlerin, zulümlerin gerçek olduğu bir dünyada yaşayan ve sessizliğiyle memnuniyetini ikrar eden insanlar.

Müslüman milletler ve bizler farklı mıyız?

Kocaman bir hayır…

Dönüştürüldük, taşıdığımız değerlerimizin hepsini bir yerlerde bıraktık, maddi ve manevi kirlenme yolunda o kadar azimle çalıştık ki kardeşlik, yardımlaşma, kanaatkârlık, tevazu, fedakârlık, diğergâmlık gibi bizi var eden değerlerimiz yok olurken sessizliğimizi bozmuyoruz.

Şahsiyetimizi ve kalbimizi kirleterek, karakterlerimizi, yaşantımızı, işimizi, akrabalık ilişkilerimizi, toplumsal ilişkilerimizi ve insanlığımızı lekeleyerek kendimizi geliştirdik, yeniledik, sözde medenileştik.

Erdemimiz yok oldu, dürüst davranmamaya, dürüst konuşmamaya, dürüst yaşamamaya, dürüst üretmemeye, dürüst iş yapmamaya başladık.

Ülke menfaatleri, ülke gerçekleri, dostluklar, kardeşlikler makam için, para için, şan şöhret için ayaklar altına alınıp çiğnenir oldu.

Utanç tablosu, çığırtkanlık, çirkinlik sıradanlaştı, bizleşti…

Gönlümüzü, soframızı, kapımızı kapalı tutar olduk. İnsanların acılarını ve sancılarını, sevinçlerini ve sürurlarını paylaşmaz, iyi günde de kötü günde de, yanlarında olur gibi yapar olduk.

Gayri Müslim milletler dünyanın oyun ve eğlencesinin peşinden koşarlarken Müslüman milletler de onların peşinden koşar oldu.

 Öldürülen masumlar, annesiz babasız kalan çocuklar, vatansız kalan insanlar, namusu kirletilen kadınlar, kıyıya vuran cesetler, soğuktan donarak ölen bebekler, açlıktan ölen insanlar Müslümanım diyen insanlar için küçük bir teferruat mesabesinde kaldı.

Düşünmüyoruz, akletmiyoruz, ibret almıyoruz.

Çin’den yayılan küçücük bir Virüs bütün dünyanın kalbini hoplatmaya başladı.

Suudi Arabistan’ı çekirge sürüleri istila etti. Çekirgelerle hiçbir yöntemle başa çıkılamıyor ve yeşillik adına önlerine gelen ne varsa kurutup gidiyorlar.

Karadeniz Bölgesi’nde fındık başta olmak üzere 300’den fazla ürüne zarar veren kahverengi kokarca diye bilinen zararlı böcek hızla yayılmaya devam ediyor.

Ve depremler…

Allah biz ibret alalım diye bu tür olaylar meydana getirirken, hangimiz bu hadiseden kendisine ders çıkarıyor?

İslam coğrafyasına bomba yağarken, günahsız masum çocuklar can verirken kalbimiz burkulmuyor.

Afrika’da çocuklar açlıktan can verirken sessiz durup, oralara el uzatmıyoruz.

Attığı her adımda menfaatini düşünen, yarının endişesiyle zulme karşı sessiz duran ve sürekli kıvıran, renksiz, karaktersiz ve kişiliksiz insanlar olduk.

Bir genç, kızla metrobüste öpüşürken, yolculardan duyarlı biri rahatsız olduğunu söylüyor. Ahlaksızlık boyutlarını aşan gençler “burası Suudi Arabistan değil” diye edepsizce cevap veriyor. 

Metrobüsteki yolcular da trene bakar gibi sessiz sedasız olayı seyrediyor. İşte bizim hali pür melalimiz.

Yolun ortasında Galatasaray bayrağı üzerine secde eden bir ahlaksız utanmadan bu halini de sosyal medyada resmediyor.

Ayetlerde anlatılan Lut kavminin rezilliği aleni bir şekilde ülkemizde yaşanıyor fakat umursamıyoruz.

Hepsinin üzerine isimleri yazılmış taşların yağmur misali yağdığını ve o taşın değmesiyle beraber sapkınları taşa çevirdiğini, üstelik üzerinden bin yıllar geçmiş olmasına rağmen taşa dönmüş bir neslin biz görüp akıllanalım diye kaybolmayıp gözlerimizin önünde durduğunu bildiğimiz halde, sessiz kalmaya devam ediyoruz.

Müslüman, şuursuzca girmiş olduğu bu yalan dünyadan, tapmış olduğu putlardan kendisini soyutlayıp, gerçek dünyaya dönemez ise, Allah kendi oluşturduğu putlara tapan bizleri de helâk edecektir.

Peki, bizler hâlâ ibret alıp niçin düşünmüyoruz?

Gördüğümüz yanlışları elimizle, dilimizle düzeltmeye çalışmazsak, insanları uyarmaz ve doğru olana çağırmazsak, öylesi bir şey başımıza geldiğinde, kıldığımız namazların, tuttuğumuz oruçların hatta ibadetle geçirdiğimiz gecelerin bizi kurtarmayacağını akletmiyoruz.

Yüce Rabbimiz bize “Dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlencedir” diyor.

Hemen ardından “Elbette ki ahiret yurdu Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha hayırlıdır” diye uyarıyor.

Ve sonra da soruyor:“Hala akıllanmayacak mısınız?”

 
Etiketler: Gidişat, nereye?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
25 Mart 2020
Kıssadan hisse
12 Mart 2020
Oyun içinde oyun
11 Mart 2020
Kara virüs
08 Mart 2020
Çılgın Türkler
19 Şubat 2020
Sevgisiz ve sevimsiz gündeme isyan
12 Şubat 2020
Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz, şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde
05 Şubat 2020
Uşaklık ve yavşaklık aynı bedende buluştu
29 Ocak 2020
Tabiat lisanıyla uyarı
22 Ocak 2020
Gölgesiyle savaşan DON KİŞOT
15 Ocak 2020
Orta oyunu
08 Ocak 2020
Bütün hesapların üstünde bir hesap vardır
01 Ocak 2020
Neyi, niçin kutluyoruz?
25 Aralık 2019
Maaşlı köle mi, maaşsız kraliçe mi?
19 Aralık 2019
Herkes işine bakacak
11 Aralık 2019
Gök bayrak yere düşmez, düşmeyecektir
04 Aralık 2019
Artık çok mu oluyoruz?
27 Kasım 2019
Kara mizah
21 Kasım 2019
Bu şarkı burada bitmez…
13 Kasım 2019
Kızımın seçtikleri
06 Kasım 2019
Örtülü bir Haçlı savaşı
30 Ekim 2019
Çünkü biz Türk’üz
23 Ekim 2019
Türkiye’nin höstü
16 Ekim 2019
Mıntıka temizliği
09 Ekim 2019
İnsanlık senden nefret ediyor
05 Ekim 2019
Dünya beşten büyük mü?
02 Ekim 2019
Dünya beşten büyük mü?
25 Eylül 2019
Trump’ın “favori diktatörü” zor durumda
18 Eylül 2019
Benim sadık yarım kara topraktır
11 Eylül 2019
Yanık yürekler, kanı ve kanlı siyaseti yenecektir
04 Eylül 2019
Türkiye’nin yeni bir AK Parti’ye ihtiyacı var
28 Ağustos 2019
Sömürüye hayır…
21 Ağustos 2019
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovamayacaksınız
14 Ağustos 2019
Ders olsun
07 Ağustos 2019
Değişmezseniz değiştirilirsiniz
31 Temmuz 2019
Erbakan’ın ilk icraatı
24 Temmuz 2019
Gönül, dava, millet adamı
17 Temmuz 2019
Enerji ve kan sarmalı
13 Temmuz 2019
15 Temmuz’u anarken
03 Temmuz 2019
Önce kendi kapını temizleyeceksin
26 Haziran 2019
Biz nerede yanlış yaptık
20 Haziran 2019
Ayakta ölmek diz üstü yaşamaktan iyidir
10 Haziran 2019
Haydi, vatanseverler göreve
08 Haziran 2019
SANA YAZDIM.
22 Mayıs 2019
Hayır bildiğiniz şeyler şer, şer bildiğiniz şeyler hayır olabilir
15 Mayıs 2019
Neyi, niçin bekliyoruz?
08 Mayıs 2019
Gazze’de insanlık ölüyor
01 Mayıs 2019
Bindik bir alâmete, gidiyoruz kıyamete
24 Nisan 2019
Şimdi birlik beraberlik, kardeşlik, kucaklaşma zamanı
17 Nisan 2019
AKİF BEDİR
10 Nisan 2019
Ah gençlik ah
04 Nisan 2019
Son söz milletin
28 Mart 2019
Şimdi tam zamanı
20 Mart 2019
Sabredin…
13 Mart 2019
Bu kadar da olmaz
06 Mart 2019
Yanlış hesap milletten döner
27 Şubat 2019
Bir varmış bir yokmuş
20 Şubat 2019
Oyun içinde oyun
13 Şubat 2019
Gayret bizden yardım Allah’tan
06 Şubat 2019
Mesele demokratik değerler değil, YAĞMA
30 Ocak 2019
Şeytanın yeni oyunu
23 Ocak 2019
Çamura gönül tohumu atmak
16 Ocak 2019
Bak şu konuşana
09 Ocak 2019
Ülke muhalefetini arıyor
02 Ocak 2019
Yılbaşında neyi kutladık
26 Aralık 2018
Bak şu konuşana…
19 Aralık 2018
Yeni bir parti ihtiyaç mı?
12 Aralık 2018
Etme bulma dünyası
05 Aralık 2018
Sokaktaki insan ne istiyor?
28 Kasım 2018
Alperen manifestosu
21 Kasım 2018
Veyl olsun…
14 Kasım 2018
Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?
07 Kasım 2018
Neler oluyor bize?
31 Ekim 2018
Millet soruyor, sorguluyor artık
Haber Yazılımı