Yazı Detayı
24 Nisan 2020 - Cuma 14:06
 
Hz. OSMAN(r.a) KİMDİR?
Eyüphan KAYA
mail.haber111@gmail.com
 
 
Osman Bin Affan (r.a)
Peygamberimizin üçüncü halifesi, hayâ ve edep numunesi Hz. Osman, hayatta iken cennetle müjdelenen bahtiyarlardan biriydi. Hz. Ebû Bekir, ilk defa eski samimi dostlarını ziyaret ederek hak dini onlara anlatmaya başlamıştı. Bu dost¬larından biri de Hz. Osman’dı. Hz. Osman yaradılıştan halim selim, iyi ahlaklı ve dürüst bir şahsiyetti. İslam’ı kabule müsait bir mizaca sahipti. Hz. Ebû Bekir’i dikkatle dinledi ve anlattıklarına büyük bir alaka duydu. Sonra da birlikte Re¬sû¬lul¬lah’ın huzuruna gittiler.
Peygamberimiz (a.s.m.), Hz. Osman’a:
“Allah’ın ihsanı olan cennete rağbet et. Ben sana ve bütün insanlara hidayet rehberi olarak gönderildim. Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur.” dedi. Kur’ân-ı Kerim okudu.
Hz. Osman İlahî kelamın cazibesine kapıldı. Hemen Kelime-i Şehadet getire¬rek Müslüman oldu. Hz. Osman, daha sonraları bu hissiyatını şöyle dile geti¬rir:
“Re¬sû¬lul¬lah’ın lisanından duyduğum o ilk sözler, o kadar saf ve sade, o kadar tesirli idi ki, âdeta Kelime-i Şehadet ihtiyarsız olarak dudaklarımdan dökülüverdi.”
Hz. Osman, İslam’la şereflendiği sırada 34 yaşında idi. Genç, nüfuzlu bir tüc¬cardı. Hâli vakti yerinde bir kimseydi. Müslüman olduğunu öğrenen amcası Hakem bin Ebi’l-As öfkesinden çıldıracak gibi olmuştu. Osman’ı bir direğe bağladı ve:
“Bu dini terk etmedikçe sana hiç yiyecek vermeyeceğim!” dedi. Fakat ölüm pahasına da olsa, onun dininden dönmeyeceğini anlayan diğer akraba¬sı  araya girerek serbest bıraktırdılar.
…..
İslamiyet gelmeden önce Ebû Leheb’in oğlu Utbe, Peygamberimizin kızı Rukiyye ile evliydi. Utbe, Peygamberimizin yeni bir dini tebliğ ettiğini öğre-nince gelip Peygamber Efendimize (a.s.m.) hitaben:
“Senin kızını da, tebliğ et¬tiğin dini de istemiyorum!” demiş ve Hz. Rukiyye’yi boşamıştı. Bunun üzerine Hz. Osman, Rukiyye’ye talip olmuş ve onunla evlenmişti.
Müşriklerin zulmünden dolayı Habeşistan’a hicret eden 15 kişilik kafile ara-sında Hz. Osman ve Rukiyye de bulunuyordu. Re¬sû¬lul¬lah (a.s.m.), Hz. Os-man’ın herkesten önce yola çıktığını duyunca şöyle buyurdu:
“Onların dostu ve hâkimi Allah’tır. Osman, Lût’tan (a.s.) sonra ailesiyle bir¬likte ilk hicret eden kimsedir.
Hz. Osman, bir müddet Habeşistan’da kaldıktan sonra tekrar hanımıyla birlik¬te Mekke’ye döndü. Daha sonra da oradan Medine’ye hicret etti.
……
Hz. Osman’ın en bariz vasfı, edep ve hayâsı idi. Hz. Âişe’nin rivayetine göre, bir gün Re¬sû¬lul¬lah, üzerine bir örtü çekmiş olduğu hâlde istirahat ediyordu. O sırada Hz. Ebû Bekir kapıya geldi, içeri girmek için izin istedi. Re¬sû¬lul¬lah tav¬rında bir değişiklik yap¬madan içeri girmesine izin verdi. Sonra soracağını sorup gitti. Daha sonra Hz. Ömer geldi, ona da aynı şekilde hâlini değiştirmeden izin verdi. Ondan sonra Hz. Osman, huzura girmek için izin istedi. Bu defa Re¬sû¬lul¬lah hemen doğruldu, toparlandı.
Bunun üzerine Hz. Âişe:
“Ey Allah’ın Resûl’ü!” dedi, “Ebû Bekir ve Ömer için toparlanmadığınız hâlde, neden Osman gelince hâlinizi değiştirdiniz?”
Allah Resûlü şöyle cevap verdi:
“Çünkü Osman çok hayâlı birisidir. Kendisinden meleklerin bile hayâ ettiği bir kimseden ben hayâ etmeyeyim mi?!”
Ebû Mûse’l-Eş’arî anlatıyor:
Re¬sû¬lul¬lah ile birlikte bir eve gelmiştik. Bana:
“Kapıda dur ve kimseyi izinsiz içeri alma!” buyurdu.
Biraz sonra Ebû Bekir çıkageldi.
“Ey Allah’ın Resûl’ü!” dedim, “Gelen, Ebû Bekir’dir.” Buyurdu ki:
“İçeri al ve kendisini cennetle müjdele.”
Sonra Ömer geldi. Ona da aynı şeyi söylememi emretti.
Daha sonra Osman geldi. Onun için şöyle buyurdu:
“İçeri al ve onu da başına gelecek belalardan dolayı cennetle müjdele!” buyurdu. Böylece, Hz. Osman’ın hem cennetle müjdelenenlerden, hem de ilerde başına pek çok musibet gelecek birisi olduğunu ifade etmiş oldu.
Hz. Osman, bütün arzusuna rağmen Bedir Savaşı’na katılamamıştı. Zira ha¬nımı Hz. Rukiyye ağır hasta idi. Peygamber Efendimiz mazeretini kabul ettiği hâlde, o, kalbinde Bedir’e iştirak edememenin üzüntüsünü hissediyordu. Hz. Rukiyye yakalandığı hastalıktan kurtulamadı, vefat etti. Bedir’de Müslümanla¬rın zaferi Hz. Osman’ın bu derin üzüntüsünü sevince çevirdi.
Re¬sû¬lul¬lah (a.s.m.), Bedir’den döndükten sonra Hz. Osman’a bir müjde daha verdi:
“Sen Bedir’e katılmadığın hâlde bir şehit ecri aldın.”
Daha sonra Peygamberimiz, diğer kızı Ümmü Gülsüm’ü de Hz. Osman’a nikâhladı. Bundan sonra Hz. Osman “iki nur sahibi” manasında “Zinnûreyn” la¬kabıyla anıldı.
Ümmü Gülsüm’ün vefatından sonra da Peygamberimiz, “Eğer 40 tane kı-zım olsaydı, onları birer birer Osman’la evlendirirdim!” buyurarak, hayâ timsali olan damadını teselli etti.
Uhud Gazası’na katılan Hz. Osman (r.a.), orada Peygamberimizin (a.s.m.) vefat haberinin yayılması üzerine duyduğu üzüntüyü zaman zaman hatırlar ve o sırada çektiği ıstırabın şiddetini dile getirirdi.
Hicret’in 4. yılında yapılan Zâtürrikâ Gazvesi’nde Peygamberimiz, kendisini Medine’de vekil olarak bırakmıştı. Bundan sonra yapılan bütün gazalara katılan Hz. Osman, Hudeybiye Sulhü sırasında da Resûl-i Ekrem Efendimiz tarafından Kureyş’e elçi olarak gönderilmişti. Hz. Osman, Mekke’ye gidip, geliş maksatla¬rının sadece umre haccı yapmak olduğunu anlattıysa da, müşrikler direnmeye devam ediyor, şöyle diyorlardı:
“Git, seni gönderene söyle. O hiçbir zaman Mekke’ye girip Kâbe’yi tavaf edemeyecek! Ama sen Kâbe’yi tavaf etmek istersen, edebilirsin.”
Hz. Osman ise onlara şöyle cevap vermişti:
“Ben Re¬sû¬lul¬lah olmaksızın Kâbe’yi tavaf etmem!”
Kureyşliler, Hz. Os¬man’ın bu sözünden çok rahatsız oldular ve bir müddet kendisini göz hapsinde tuttular.
Müşriklerin sözleri boşa çıkacak ve Re¬sû¬lul¬lah çok kısa bir zaman sonra gele¬rek Kâbe’yi tavaf edecekti.
Hz. Osman’ın göz hapsinde tutuluşu, Müslümanlara “şehit edildiği” şeklinde ulaştı. Bu¬nun üzerine galeyana gelen Müslümanlar savaştan başka çare görmüyorlardı. Heyecan son safhasındaydı. İlahî vahiy “Re¬sû-lul¬lah’a biat yapılması” şeklinde tecelli etti. Bü¬tün Müslümanlar, Re¬sû¬lul-lah’a itaat edeceklerine, Al¬lah ve Resûlü yolunda canlarını feda edinceye kadar savaşacaklarına söz verdi¬ler. Re¬sû¬lul¬lah bir eliyle kendisi için, diğer eliyle de Hz. Osman için biat alıyor¬du. Bu biat, İslam tarihine “Rıdvan Biatı” olarak geçti.
Müşrikler bunu haber alınca endişeye kapıldılar ve Hz. Osman’ı serbest bı-raktılar. Bir müddet sonra Hz. Osman’ın çıkıp gelmesi Müslümanları çok sevin¬dirdi. Kendisine, “Her hâlde Kâbeyi tavaf etmişsindir” dediler. Hz. Osman’ın cevabı ise şu idi:
“Allah’a yemin ederim ki, Mekke’de bir yıl kalsaydım ve Re¬sû¬lul¬lah da Hu-dey¬bi¬ye’de bulunsaydı, o Kâbe’yi tavaf etmedikçe, ben yine tek başıma tavaf et¬mezdim.”
Hz. Osman daha sonra yapılan Hayber Gazası’na, Mekke’nin Fethi’ne ve Hevazin Harbi’ne iştirak etti. Huneyn Gazası’nda, etten bir kale gibi Re¬sû-lul¬lah’ı ko¬ruyan ve müdafaa edenler arasında Hz. Osman da (r.a.) vardı.
Hz. Osman, Tebük Gazvesi’nde 1000 dinar para, 50 at ve 100 adet deve yardı¬mında bulundu. Peygamberimiz onun bu cömertliği karşısında:
“Bundan sonra yapacağı hataların hiçbirisi Osman’a zarar vermez.” buyurarak onu müjdele¬di.
Hz. Osman, zenginliğin şükrünü eda etmek için muhtaçlara bol bol ikramda bulunur, fakat kendisi gayet mütevazi yaşardı.
Medine’de kıtlık olduğu bir sırada Hz. Osman, Şam’dan 100 deve yükü buğ¬day getirtmişti. Sahabe-i Kirâm, satın almak için yanına koştular. Ancak o:
“Siz¬den daha iyi alıcım var. Sizden daha fazla kâr veren var.” dedi. Sahabiler bunu Hz. Ebû Bekir’e bildirip üzüldüklerini ifade ettiler. Hz. Ebû Bekir, Hz. Osman’ı herkesten iyi tanıdığı için onlara şöyle dedi:
“O, Re¬sû¬lul¬lah’ın damadı olmakla şeref kazanmıştır. Cennette de onun arkada¬şıdır. Siz onun sözünü yanlış anlamışsınızdır. Buyurun, beraber gidelim ve du¬rumu kendisinden öğrenelim.”
Hz. Osman’ın yanına vardıklarında Hz. Ebû Bekir:
“Ey Osman, sahabiler sözlerine üzülmüşler. Ne dersin? Meselenin aslı nedir?”
Hz. Osman şöyle cevap verdi:
“Ey Re¬sû¬lul¬lah’ın halifesi! Onlardan daha iyi alıcı olan biri, 1’e 700 veriyor. Biz de buğdayı 1’e 700 verene sattık.”
Hz. Osman bu sözleriyle, kervandaki malını Allah yolunda sadaka olarak verdiğini ifade ediyordu.
Nitekim az sonra 100 deve yükü buğdayı Medine’de bulunan fakir sahabilere karşılık¬sız olarak dağıtıverdi. Hz. Ebû Bekir buna çok sevindi ve Hz. Os¬man’ı alnından öptü.
Hz. Osman, bir defasında Re¬sû¬lul¬lah’ın evinde yiyecek kalmadığını haber almıştı. Derhâl semiz bir koyun, bir miktar un ve yağ alarak Hz. Âişe’nin kal¬dığı eve götürdü ve şöyle dedi:
“Ey müminlerin annesi! Re¬sû¬lul¬lah’ın bunu diğer hanımları arasında pay-laştıra¬ca¬ğı¬nı sanıyorum. Asla yapmasın. Çünkü ben onlara da bunların aynı¬sını göndereceğim.”
Peygamberimiz (a.s.m.) eve gelip durumu öğrenince:
“Yâ Rabbi! Osman’ın geçmiş, gelecek, açık ve gizli bütün günahlarını bağışla!” diye dua etti.
Hz. Ali, Hz. Fatıma’yla evleneceği zaman, düğün masrafı yapmak için zır¬hını satılı¬ğa çıkartmıştı. Pazarda Hz. Osman’la karşılaştı. Hemen müjdeyi verdi. Sonra da me¬hir parası için zırhını satmak istediğini söyledi. Osman (r.a.) 480 dirheme zırhı satın aldı, parasını ödedi. Sonra Hz. Ali’ye döndü ve şöyle dedi:
“Yâ Ali, Allah yolunda hizmet etmen için bu zırhı sana düğün hediyesi olarak veriyorum. Bu zırh ancak senin gibi bir İslam kahramanına layıktır.”
Hz. Osman’ın en büyük hususiyetlerinden birisi de cömertliğiydi. Hz. Osman, servetini Allah yolunda harcamaktan çekinmezdi. Bir defasında Müslümanlar içecek su bulmakta sıkıntı çekiyorlardı. Rûme Kuyusu’nun suyundan başka tatlı su bulamıyorlardı. Bu kuyu ise bir Yahudi’ye aitti. Suyu Müslümanlara çok pahalı¬ya satıyordu. Bu durum Peygamberimizi (a.s.m.) çok üzüyordu. Sahabilerle be¬raber olduğu bir sırada:
“Rûme Kuyusu’nu kim satın alırsa, cennette de onun benzer bir kuyusu olacaktır.” buyurdu.
Hz. Osman da oradaydı. Hemen harekete geçti. Yahudi’yi buldu. Kuyuyu satın almak istediğini söyledi. Yahudi kuyunun tamamını satmaya yanaşmadı. Çok yüksek bir fiyata yarısını sattı. Hz. Osman sevinçle Peygamberimizin huzuruna çıktı. Kuyunun yarısını satın aldığını ve Müslümanlara vakfettiğini söyledi. Re¬sû¬lul¬lah (a.s.m.):
“Osman’ın hayrı ne güzel hayırdır!” buyurarak onu taltif etti. Hz. Osman bilahare kuyunun diğer yarısı¬nı da satın alarak tasadduk etti.
Hz. Ebû Bekir’in, halifeliği sırasında istişare ettiği ve görüşüne başvurduğu sahabi¬lerin başında Hz. Osman gelirdi.
Hz. Ebû Bekir ölüm döşeğinde iken, kendisinden sonra halife olacak zatın va¬sıf¬la¬rı¬nı Hz. Osman’a anlatıyordu. Hz. Osman da bunları kaydediyordu. Hz. Ebû Bekir, tarif ettiği zatın ismini anmadan bayılmıştı. Hz. Osman “vefat ettiği” zannıyla Hz. Ömer’in ismini yazdı.
Biraz sonra Hz. Ebû Bekir ayıldı, kimi yazdığını sordu. Hz. Osman, “Ruhunu teslim ettiğini sanmıştım. Tefrika çıkmasından korktuğum için Ömer bin Hattab’ı yazdım, ey müminlerin emîri!” dedi.
Hz. Ebû Bekir, onun bu hassasiyetine çok sevindi ve memnuniyetini şöyle di¬le getirdi:
“İslam’a ve Müslümanlara yaptığın bu iyiliğinden dolayı Allah seni hayırla mükâfatlandırsın! Şayet kendini de yazmış olsaydın, yine isabetli hareket etmiş olurdun.”
…….DEVAMI BİR SONRAKİ YAZIYA
 
Eyüphan KAYA 
 
Etiketler: Hz., OSMAN(r.a), KİMDİR?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Temmuz 2020
Bir Siyasi Partiye Yakıştırmadıklarım!
05 Temmuz 2020
Belediye Basın/Medya İlişkisi
04 Temmuz 2020
BELEDİYE İLE SİVİL TOPLUM ELELE
03 Temmuz 2020
Ayasofya Camimizi Açın Arkadaş!
01 Temmuz 2020
Reis 55 Saniyede Tarih Yazdı
29 Haziran 2020
Matiz Kimin idolü acaba?
28 Haziran 2020
Hoş Geldiniz Saygın Valim
26 Haziran 2020
MÜSLÜMANLARI RAHAT BIRAKIN!
14 Haziran 2020
Zina Fiili İşlemek İhanettir
11 Haziran 2020
Hala Model BM Meclisini Kuramadık
09 Haziran 2020
Başkanlık Sistemi Yarım İşliyor!
03 Haziran 2020
Din, Diyanet ve Diyanet Reis’i
01 Haziran 2020
Üçüncü Kalite Gavur mu Olduk?
26 Mayıs 2020
Eksisiyle Artısıyla Ramazan Pişkin bizimdir
22 Mayıs 2020
Uluslararası Kudüs Konferansından notlar
21 Mayıs 2020
Gelişi de hoş, gidişi de hoş Ramazan
21 Mayıs 2020
HAYIRLI OLSUN SAYIN VALİM
17 Mayıs 2020
HZ.OSMAN VE HİLAFET
14 Mayıs 2020
Sorunun Etrafında Dönerseniz Dengeniz Bozulur
13 Mayıs 2020
KÖY AKADEMİLERİNİ AÇIN ARKADAŞ!
11 Mayıs 2020
KARAR GAZETESİNE YAKIŞMADI!
10 Mayıs 2020
KAYA: AİLESİZ VATAN İÇİ ÇÜRÜK CEVİZE BENZER.
10 Mayıs 2020
KUR’ANI KERİM’DEN ÖĞÜTLER DEVAM EDİYOR
08 Mayıs 2020
KUR’AN-I KERİM’DEN ÖĞÜTLER
06 Mayıs 2020
Macaristan Parlamentosunu Tebrik Ediyorum
04 Mayıs 2020
BAĞLAR KIZILAY'DAN HABER VAR.
03 Mayıs 2020
VEY VALİYO,VEY VALİYO!
03 Mayıs 2020
Yılın Hutbesi İlan Ediyorum
30 Nisan 2020
İstanbul Sözleşmesi ile Dünyaya Zulüm Ediyor!
29 Nisan 2020
Namuslu Vatandaşın Namuslu Devleti Olur!
27 Nisan 2020
İMDAT REİS’İM, NAMUS ELDEN GİDİYOR!
27 Nisan 2020
Güneydoğu Bölge Başkanı: Ülkemize, Ailemize, Diyanet Reis’imize sahip çıkalım dedi.
25 Nisan 2020
Bu Ne Perhiz, Bu Ne Lahana Turşusu!
22 Nisan 2020
HER GÜNÜ HAYIR, HER GÜNÜ FIRSAT
21 Nisan 2020
Dualarla Açılan Meclisi Arıyorum!
17 Nisan 2020
İstanbul Sözleşmesi Erkeği Rezil ediyor!
16 Nisan 2020
Ey Müminler Fırsat Ayı Ramazan Geliyor
12 Nisan 2020
Üsve-i Heseniyi Kaybettik!
09 Nisan 2020
MESK BÖLGE BAŞKANI KAYA: BİZ İMAMLARIMIZDAN RAZIYIZ ALLAH DA ONLARDAN RAZI OLSUN HER FIRSATTA DİN GÖREVLİLERİMİZE SALDIRIYORLAR
25 Mart 2020
Şimdi İman Etme Zamanı!
25 Mart 2020
DÜNYAYA HUZUR GELECEK
21 Mart 2020
Bir Gün Aniden Gitmek var!
18 Mart 2020
Corona Virüs bir musibettir
16 Mart 2020
Ne Mutlu Müslüman Olana
16 Mart 2020
Vatandaşımı Yardıma Muhtaç Etme, Ey Devlet!
16 Mart 2020
İSTİKLAM MARŞININ TAMAMI BİZİMDİR
12 Mart 2020
Diyarbakır’da Muhtar Saati
09 Mart 2020
Mele Mustafa Adına Yakışır Bir Mücadele Verdi
08 Mart 2020
Bir Gencimiz Daha Vefat Etti
08 Mart 2020
Halifelik, 3 Mart 1924 tarihinde kaldırıldı
03 Mart 2020
Namussuzluk kabul edilebilir mi?
01 Mart 2020
ELİNİ EMEKLİDEN ÇEK SÖZCÜ!
29 Şubat 2020
Kaya: 28 Şubat İslam’a karşı yapılan bir darbedir.
28 Şubat 2020
Kaya:Darbelerin yegane kaynağı 1924 Anayasasıdır, dedi.
27 Şubat 2020
KAFALARINI KOPARIN!
27 Şubat 2020
EMEKLİYE DOKUNMAYIN, YANARSINIZ!
24 Şubat 2020
Obudsman:Dilekçe Verin, Beyler! Dedi.
20 Şubat 2020
Ombudsman, Milletin Adamıdır
17 Şubat 2020
İnsanı Önemse, Mutlu ol!
13 Şubat 2020
TBMM’yi Göreve Davet Ediyorum!
08 Şubat 2020
BAŞDANIŞMANLARIN DİYARBAKIR ÇIKARMASI
05 Şubat 2020
Ak Parti Genel Merkezine Sesleniyorum!
02 Şubat 2020
YÜCE ALLAH'IN İNSANLIĞA SON UYARISI
29 Ocak 2020
ABD+İSRAİL FİLİSTİN’TEN KÜÇÜKTÜR
28 Ocak 2020
Zelzele ve Hikmeti
27 Ocak 2020
Mutlu Yuva Derneği Faaliyetlerini Paylaştı.
25 Ocak 2020
Emeklileri Eve Hapsetmeyin!
19 Ocak 2020
Hepimiz Birer Birol Şahin Olmalıyız
18 Ocak 2020
HAYDİ SİYASET AKADEMİSİNE
16 Ocak 2020
YENİ SİSTEM/DEVLETTEN BEKLENTİLERİM (ikinci makale)
15 Ocak 2020
YENİ SİSTEM/DEVLETTEN BEKLENTİLERİM
07 Ocak 2020
DDA’YA YAKIŞIYOR MU?
07 Ocak 2020
Başkan vekilimiz Güzeloğlu’nu tebrik ediyorum
05 Ocak 2020
ALLAH SÖYLETİYOR ARKADAŞ
31 Aralık 2019
ETRAFINIZDA KİMLER VAR REİS ’İM
30 Aralık 2019
Roboski(Uludere) Cinayeti Unutulamaz!
27 Aralık 2019
KUR'AN'DAKİ “ON EMİR” İÇİN BAŞÜSTÜNE DİYORUM
24 Aralık 2019
İslam Dünyası Selamlaşıyor
24 Aralık 2019
BARIŞI YENİDEN KONUŞMAK
18 Aralık 2019
VATAN PARTİSİYMİŞ, HAYDİ ORDAN!
14 Aralık 2019
Olmadı Bakan bey, Olmadı!
10 Aralık 2019
DİYARBAKIR STÖ’LERİ FİKİR ÜRETİYOR.
08 Aralık 2019
DİYARBAKIR STK’LARI: “İSTANBUL SÖZLEŞMESİ FESH EDİLMELİDİR” DEDİ.
06 Aralık 2019
VALİ GÜZELOĞLU BU ŞEHRE LAZIM
17 Kasım 2019
ARA TATİLİMİZ HAYIRLI OLSUN.
14 Kasım 2019
Hayatımızın Sigortası; İhtiyarlar
10 Kasım 2019
Ruhu Kürt, Yaşam Dili Türk Olmak
30 Ekim 2019
Cumhuriyet Bayramı Milli midir?
22 Ekim 2019
Şimdi Dua Zamanı
19 Ekim 2019
Çanakkale içinde vurdular beni
15 Ekim 2019
Bakan Zehra Zümrüt Selçuk’a soruyorum!
02 Ekim 2019
17.BAKANLIĞI İSTİYORUM
29 Eylül 2019
Devlet Bahçeli’ye Sesleniyorum
10 Eylül 2019
YENİ BİR YIL, YENİ BİR FISAT
24 Ağustos 2019
MALAZGİRT ZAFERİNDEN BEKLENTİM VAR!
27 Temmuz 2019
KADEM ANADOLU KADININI TANIYOR MU ?
24 Haziran 2019
REİS ’İN BİLMESİ LAZIM!
23 Haziran 2019
BM KALKINMA MECLİSLERİ
21 Haziran 2019
AH ŞU İSTANBUL SEÇİMLERİ
13 Haziran 2019
SİVİL TolTOPLUM VE BİREY
08 Haziran 2019
Sitemizin Editörü Kürt Yazar, İnsan Hakları Aktivisti Eyüphan Kaya İle 23 Haziran İstanbul seçimi üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi.
02 Haziran 2019
BİR BAYRAM İSTİYORUM
26 Mart 2019
Yeni Zelanda Dünyaya İnsanlık dersi verdi
16 Mart 2019
ELDE NE KALDI?
12 Mart 2019
SAKIN HA!
11 Mart 2019
DÜŞMAN AİLEMİZE GÖZ DİKMİŞ!
08 Mart 2019
REİS ’İM BU ŞEHRE SAHİP ÇIK!
04 Mart 2019
HAYATIN ODAĞI KADINDIR
27 Şubat 2019
Nice Sisiler geldi geçti!
14 Şubat 2019
EVLİLER GÜNÜ NİYE YOK?
05 Şubat 2019
SUR SAKİNLERİNDEN HELALLİK DİLİYORUM
Haber Yazılımı