Yazı Detayı
27 Haziran 2020 - Cumartesi 07:12
 
İnsanlarla Dalga Geçiyorlar
Dr. Vehbi KARA
 
 

Dünya üzerinde uydurma Korona salgını adıyla büyük bir testten geçirildik. Fakat daha çekeceğimiz var anlaşılan; çünkü “ikinci dalga” ve “üçüncü dalga” salgın denilerek resmen insanoğlu ile dalga geçiyorlar.

İnsanlığın yaşadığı bu acı deneyin mahiyetini anlamak için ölüm gerçeğini anlamak gerekiyor. Medya araçları ile öylesine yoğun bir beyin yıkama olayı gerçekleştiriliyor ki bunun dışında kalmak gerçekten güç bir iştir.

Yüzyıllarca önce gerçekleşen “kara ölüm” denilen veba gibi bir salgın hastalıkla karşı karşıya olduğumuz sözleri; aldatmacadan başka bir şey değildir. Ortaçağda yaşanan bu hastalık sonrasında Avrupa nüfusunun yaklaşık üçte biri ölmüştü. Fakat Korona virüsü nedeni ile ölen insan sayısı son 6 aylık rakamlara göre sadece 300 bin dir.

Bu rakam ile Korona’dan dolayı ölüm oranının 26 binde bir olduğu anlaşılmaktadır ki ortada salgın hastalığı olduğuna dair bir rakam yoktur. Eğer veba gibi insanlar arasında 3 milyar kişi bu hastalıktan ölseydi işte o zaman ben de panik olup hastalıktan korunmanın çarelerini aramaya başlardım.

Veya 1918 yılında yaşanmış olan İspanyol nezlesi ki; 50 milyondan fazla insan hayatını kaybetmişti. Bunun yarısı kadar bile ölüm olayı olsa yine “korkulacak bir şey var” diyebilirdim. Fakat açıklanan rakamlar son derece düşüktür. Ortada Veba veya İspanyol Gribi benzeri bir salgın yoktur. Korona denilen hastalık; her yıl en az iki defa yakalandığımız nezle virüsünden başka bir şey değildir.

İnsanlık üzerinde oynanan oyunu anlamak için bu salgın paniğini karikatürize ederek boyutlarını göstermeye çalışalım:

Dünya sağlık örgütü ve tıp çalışanlarının konuşmalarına bakınca insan şöyle bir aldatmacanın içine yuvarlanıyor. Efendim; bu doktorlar var ya! Aslında ölüme de çare buldular. Lakin bazı hastalıklar var; Korona Virüsü gibi. İşte bunun gibi hastalıkların üstesinden gelmek biraz zaman alıyor. İlaç, aşı vesaire bunları da geliştirdikten sonra ortada ölüm vesaire hiçbir şey kalmayacak!

Lafonten veya bizim 1001 gece masalları gibi çocukları kandırıyorlar sanki. Bütün insanları gaflet uykusuna yatırmışlar ölüm korkusu paniği ile her türlü kandırmaca yapılıyor. O halde bizde insanları bu masalların verdiği uykudan uyandırmaya çalışalım:

Evet, önce matematik konuşsun. Son bir yılda yaklaşık 50 milyon insan ölmüştür. Dünyada tutulan istatistiki kayıtlara göre ise son 24 saat içinde 150 bin kişi öldü. İstanbul hududu içinde Mezarlıklar Müdürlüğünün kayıtlarına göre her gün toplam 300 mezar kazılıyor. Keza İzmit Büyükşehir belediyesi sınırlarında da 30 mezar kazılmış ve buraya vefat eden insanlar defnedilmiştir.

Sakın! Bu rakamları uydurma Korona salgını sonrasında meydana gelmiş zannetmeyin. Bu rakamlar salgından öncede böyleydi; şimdi de aynıdır. Sadece şu rakamlar dahi nasıl bir aldatmaca içine sokulduğumuzu gösteriyor. Dedim ya! gören de diyecek ki ölüme çare bulunmuş. Az kaldı! bu Korona’ya da çare bulunacak. Biraz dişinizi sıkın. Hastalığa yakalanmayın ha!

Hâlbuki Ayette geçtiği gibi ölüm gerçeği değişmez; “sen de öleceksin, onlarda ölecekler”. İşte resmen bu şekilde Kuran’dan yüz çevirerek; aldatılıyoruz…

Şu soruları hiç kendinize sordunuz mu? Düşünebiliyor musunuz, Müslümanları Cuma namazından alıkoymak için başka hangi yol denenseydi başarılı olurdu? Veya dünyanın en güçlü kişisi cemaatle namaz kılınmayacak dese; kim bunu uygulayabilirdi?

Fakat insanın en zayıf taraflarından birisi hastalıktır. Hastalık bahanesi ile hepimizi hekimlerin karşısında köle ve tutsak yapıyorlar. Şunu yapacaksın, bunu içeceksin, evinden çıkmayacaksın diyerek her türlü naneyi yediriyorlar.

Peki, sen nasıl oluyor da bütün insanların düştüğü bu tuzağa düşmüyorsun? Diye bir soru aklınıza gelebilir. Cevabı basittir. Çünkü ben devamlı olarak Kuran ve tefsirlerini okuyarak kainatın Yaratıcısı olan Rabbimin ezeli kelamını anlamaya çalışıyorum. Siyasetçilerin ve tıp uzmanlarının sözleri, bana ikinci ve üçüncü derecede etki yapıyor.

Bazı insanlar diyebilir ki; ne malum senin yanılmadığın? Cevabım yine kolay. Rakamlar değişmedi ki. Geçen yıl ölüm olayları ne kadar ise bu yıl da aynı. Ortada “salgın hastalığı var bu nedenle ölüm olayları yüz kat arttı” diye bir istatistiki kayıt yok.

Sağlık Bakanımız eksik olmasın her gün rakamlar yayınlıyor. Şu kadar kişi hastalığa yakalandı, şu kadar kişi öldü diye… İyi de bu rakamlar yıllar önce de neredeyse aynı idi. Üst solunum enfeksiyonu nedeni ile ölenler de bu kadardı zaten. Ortada anormal bir artış yok ki…

Fakat müthiş bir “ölüm korkusu paniği” var. Bu telaş içinde insanlar kafasını kaldırıp gerçekleri göremiyor. Yahu! Korona olmasa da hepimiz bir gün muhakkak öleceğiz. Bunun için genç veya yaşlı olmak fark etmez. Ecel kapıya dayandığı an hiçbir güç buna engel olamaz. Dünya sağlık örgütü de en bilgili doktor da; çaresizdir.

Eğer Azrail kapıya dayanmamış ise bu sefer insanı hiçbir güç öldüremez. Çünkü hayatı veren de Allah’tır alan da…

O halde medya araçlarında yayınlanan propaganda yayınlarını bir tarafa bırakıp asıl gerçeklerle yüzleşmeye bakalım. Erkek gibi ölümün yüzüne bakıp bize hangi mesajı veriyor bunu anlamaya çalışalım…

Bu korku ve dehşetin temel kaynağı; hastalıkların bazen ölüme vesile olmasıdır. Hâlbuki ölüm öyle zannedildiği gibi dehşetli ve korkunç değildir. Eğer ölümün hikmeti anlaşılırsa bunun bir yok oluş değil bilakis sonsuz bir hayata açılan bir pencere olduğu gerçeği idrak edilebilecektir.

Bu konuda hayale, hüzüne kapılmadan ölüm hakikatine gerçekçi bir bakış açısı ile bakmak gereklidir. Öncelikle şu husus bilinmeli ve iman edilmelidir ki; “Ecel birdir değişmez”. Bazen ağır hastaların başında ağlayanlar ve sıhhatleri yerinde olanların öldüğü ve o ağır hastaların şifa bulup yaşadığı görülmüştür. O halde hastalık kapıya geldiğinde veya bizzat vücudumuzda etki etmeye başladığında telaş edip titremeye gerek yoktur.

Diyelim ki olan oldu ve ölüm başa geldi. Azrail meleği, ruhumuzu muhafaza etmek üzere kabz eyledi. Yine, telaş etmeye gerek yoktur. Çünkü ölüm, öyle göründüğü gibi dehşetli değildir.

Çünkü her konuda rehberimiz olan Kur’an-ı Kerim’in verdiği mesaja göre ölüm; Allah’a inananlar için ölüm hayat vazifesinden bir çeşit terhis edilmek, imtihan olan dünya meydanındaki talim, eğitim olan Allah’a ibadetin sona ermesidir. Namaz, oruç gibi vazifeler ölümle birlikte sona erecek nimet ve mükafat verilmeye başlayacaktır.

Diğer yandan ahirete göçmüş anne ve babamız gibi bütün sevdiklerimizle kavuşmak için bir vesiledir. Asli vatanımız olan ebedi saadet yeri olan Cennete bir davettir. Merhametlilerin en merhametlisi ve cömertlerin en cömerdi olan Allah’ın, kendi fazlından vereceği nimetlere kavuşmaktır. Madem ölümün gerçek manası imanlı insanlar için böyledir o halde bazen ölüme sebebiyet veren hastalıklara da bu şekilde bakmak gerekir.

Bazı dindar insanların ölümden korkması, ölümün dehşetinden değil; daha fazla hayır kazanacağım diye hayat vazifesinin sona erecek olmasından dolayıdır.

İşte imanlı olan insan için ölüm bir rahmet kapısı olduğu gibi maalesef Allah’a inanmayan ve Hazreti Muhammed Aleyhissalatü vesselama iman etmeyenler için de karanlıklı bir kuyu ve yok olmak gibi çok acı veren duygudan başka bir şey değildir.

İşte hastalıklara karşı şikâyet etmek yerine hastalığı ve ölümü yaratan Allah’a iman etmeli ve namaz ve oruç gibi ibadetlerimizle O’na el açmalıyız. Çünkü hastalık sayesinde insanın gözü açılır, hayatın gerçek yüzünü görmeye başlar. Ölümü hatırlar. O çok meftun olduğu makam, mevki ve para gibi geçici heveslere kapılmaz. Tam tersine eline verilmiş olan bu imkânları yerli yerinde ve Allah’ın rızasına uygun bir şekilde kullanmayı düşünür.

Kıssadan hisse bu olmak gerektir ki; ecel vakti belli değildir. Allah, insanı korku ile ümit arasında bulunmak, dünyasını ve sonsuz bir ömür olan ahretini kurtarmak için ölümün vaktini gizlemiştir. Ölüm; her an insanın kapısını çalabilir. Allah korusun bir gaflet anında bizi yakalar ise sonsuz hayatımızın mahvına dahi yol açabilir. Hâlbuki hastalıklar sayesinde gafil olmaktan kurtulur ahireti düşünebilir ve ona göre hazırlığımızı yapabiliriz.

Eğer hastalığın hikmetlerini tam olarak anlamak istiyor iseniz Bediüzzaman Said Nursi’nin “Hastalar Risalesi” kitabı, hastalığın hikmetini anlamaya yarayacak bir reçete gibidir. 25 adet ilacı olan bu eseri okuyarak hastalıkların anlamını idrak etmek mümkündür, vesselam…

Dr. Vehbi KARA 

 
 
Etiketler: İnsanlarla, Dalga, Geçiyorlar,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
23 Ocak 2021
Beddua Etmek Yerine Dua Etmeli
22 Ocak 2021
Artık Yeni Şeyler Söylemek Lazım
20 Ocak 2021
Hükümet Cami ve Mescitlerimizi İhya Etmek Zorundadır
18 Ocak 2021
Ahmet Turan Alkan’a Tebrikler
15 Ocak 2021
ABD’nin Paralel Devlet Yapılanması
12 Ocak 2021
Gerçek Savaş Gazisi Bediüzzaman Said Nursi
12 Ocak 2021
Kurtuluş Doğruluktadır
08 Ocak 2021
Ehl-i Sünnete Karşı Yapılan Saldırılar
07 Ocak 2021
Kanal İstanbul Soru ve Cevapları
01 Ocak 2021
Kafkaslarda İslamiyet Yeniden Güçlenmeye Başlıyor
01 Ocak 2021
İnsana Ancak Çalıştığının Karşılığı Vardır
31 Aralık 2020
Meğer Özür Dilemek Ne Kadar Zormuş
27 Aralık 2020
Kanal İstanbul Niçin Gereklidir?
25 Aralık 2020
En Güzel Miras Kitaplar
22 Aralık 2020
ABD Açıkça Düşmanca Davranıyor
16 Aralık 2020
Bir Zamanlar Batı Çalışma Grubu Vardı
15 Aralık 2020
Bediüzzaman Eyalet Sistemine Karşıydı 
13 Aralık 2020
İnternet Nasıl Doğdu?
10 Aralık 2020
Süleyman Demirel Sağ Gösterip Sol Vurmuştur
08 Aralık 2020
Süleyman Göncü’den Yargı Reformuna Yönelik Önemli Açıklama
06 Aralık 2020
Namaz Kılmayı Teşvik Etmek Suç olur Mu?
04 Aralık 2020
Bahriyede 15 Yıl
01 Aralık 2020
İnsan Neden Diğer Canlılardan Üstündür?
28 Kasım 2020
ABD Propagandası Nasıl Gerçeğe Dönüşüyor?
28 Kasım 2020
Yeni Bakanımız Lütfı Elvan’a Tavsiyeler
23 Kasım 2020
Ülkenin Büyümesi için Devletin Küçülmesi Şarttır
17 Kasım 2020
Ne Mutlu 'Azınlıktanım' Diyene!
16 Kasım 2020
İlimlerin Şahı ve Padişahı
12 Kasım 2020
Zafere Ramak Kala Yine Ateşkes
10 Kasım 2020
Bir Büyük Amiralin Hikâyesi
08 Kasım 2020
Uçaklar Savaş Gemileri Tanklar Demir Tabut Oldu
07 Kasım 2020
Savaş Stratejilerini Değiştiren Türk
31 Ekim 2020
Faiz ve Devletçilik Kıskacındaki Türkiye Ekonomisi
29 Ekim 2020
Hadisi Şeriflerin Önemi
28 Ekim 2020
Türk ve İslam Tarihinin En Büyük Bozgunu
26 Ekim 2020
Topyekün Eğitim Reformunda Yapılması Gerekenler
22 Ekim 2020
Zaman Tarikat Değil Reyting Zamanıdır
16 Ekim 2020
FETÖ’yü ve Deccali Tanıma Rehberi
15 Ekim 2020
Emekli İnkılapçı Subaylar Kadar Olamadık
15 Ekim 2020
Emekli İnkılapçı Subaylar Kadar Olamadık
13 Ekim 2020
Faiz Yerine Karzı Hasen Ne Güzeldir
10 Ekim 2020
Adalet Kavramı ve Türkiye Cumhuriyeti
06 Ekim 2020
Karabağ Harekatı Yarım Kalmasın
03 Ekim 2020
Dünyanın En Dalavereci Ülkesi
23 Eylül 2020
Darbeci Generaller Keyif Sürerken Mağdur Ettikleri Askerlerin Durumu
20 Eylül 2020
İntizam ve Terakkiden İstanbul Sözleşmesine Sosyal Değişim
17 Eylül 2020
Bediüzzaman’ın Mesleği Kardeşlik Üzerinedir
13 Eylül 2020
Materyalist Eğitim Bakanlığı Nasıl Milli Olur?
11 Eylül 2020
Avrupa Alimlerini Suçüstü Yakalayan Adam
09 Eylül 2020
Aileyi Yok Etmek Maksadıyla Ankara’da Kotarılan Kararlar
08 Eylül 2020
Modern Köleliğin Sonu Kitabı
04 Eylül 2020
Gıybet ve Arkadan Konuşma Hakkında
01 Eylül 2020
Halifelik Kurumu Nasıl Teşekkül Etmelidir?
31 Ağustos 2020
Meclis Uhdesindeki Halifelik Yeniden İhya Edilmelidir
28 Ağustos 2020
Bediüzzaman’ın Medresetüz Zehra Projesi
24 Ağustos 2020
İstanbul’umuzun Beyrut Gibi Olmaması İçin Kanal İstanbul Gereklidir
23 Ağustos 2020
Kayıt Dışı Ekonomi ve Çözümleri Kitabı
19 Ağustos 2020
Hani Avrupa Ayağa Kalkacaktı?
14 Ağustos 2020
Yalancının Mumu 51 Senedir Yanıyor
11 Ağustos 2020
Kadına Şiddet Şapka İle Başladı
08 Ağustos 2020
Fuat Sezgin’in Arapçanın Üstünlüğüne Dair Görüşleri
04 Ağustos 2020
Dinsizler Kuran’ın Tercümesini Niçin İstiyorlar?
03 Ağustos 2020
Necip Fazıl Kısakürek’i Farklı Gösteriyorlar
28 Temmuz 2020
Ölümü Unutmuş İnsanlara Bir İbret Dersi
19 Temmuz 2020
Böyle Anayasa Olmaz
17 Temmuz 2020
Feto’nun Dümen Suyuna Giren Dinsiz Olur
16 Temmuz 2020
Darbecilerinin Verdiği Kararların Hükümsüz Sayılması
12 Temmuz 2020
Ayasofya Kararı Sonrasında Neler Olacak?
09 Temmuz 2020
Kuran Nedir ve Tarifi Nasıldır?
07 Temmuz 2020
Faiz En Büyük Günahlardan Bir Tanesidir
04 Temmuz 2020
Kapitalizm Kadını Köle Olarak Kullanıyor
03 Temmuz 2020
Allah Selamet Versin
25 Haziran 2020
Ölen Ölür Kalan Sağlar Bizimdir Politikası
24 Haziran 2020
Sınıfsız Toplum İlkelliğin Temelidir
23 Haziran 2020
İnsanlar Hürriyeti Elde Etseler de Yine Abdullahtırlar
21 Haziran 2020
Bahriye’de 15 Yıl Kitabı
13 Haziran 2020
Hutbenin Arapça Okunmasının Hikmetleri
11 Haziran 2020
Hutbe Ne Zamandan Beri Türkçe Okunuyor?
10 Haziran 2020
Cuma Hutbesinin Tesirli Olması İçin
09 Haziran 2020
Feto’nun Derin İlişkiler Süreci
06 Haziran 2020
FETÖ Elebaşı Gülen’i Tanıyalım
12 Mayıs 2020
Korona Sonrası Dönemde İşsiz Kalmanın Sonuçları
08 Mayıs 2020
FETÖ Elebaşı Gülen’i Tanıyalım
04 Mayıs 2020
Modern Köleliğin Sonu
03 Mayıs 2020
CAMİDE DANS VAR
30 Nisan 2020
Lut Kavminin Sapkınları Hala Yaşıyor
28 Nisan 2020
İNSAN DÜNYAYA NEDEN GÖNDERİLMİŞ
26 Nisan 2020
Libya’da Yedi Düvel ile Savaşıyoruz
21 Nisan 2020
Alkollü İçki Serbest Sigara Haram
18 Nisan 2020
Korona Sonrası Dönem ve Yeni Bir Dünya Gerçeği
17 Nisan 2020
Bediüzzaman Said Nursi’nin Memuriyet Hizmeti
12 Nisan 2020
Özel Mülkiyet ve Hürriyet Devri
09 Nisan 2020
19 Mayıs 1915’te Çanakkale’de Neler Oldu?
31 Mart 2020
Uzaktan Kumanda İle Çalışma Şekilleri
30 Mart 2020
Çalışma İlişkilerinde Yeni Dönem
26 Mart 2020
Korona Virüsünün Hatırlattığı İnsanın Büyük Yolculuğu
25 Mart 2020
Miraç Mucizesinin Hediyeleri Nelerdir?
22 Mart 2020
Cevşen Duasını Bir de Okuyanlardan Dinleyin
19 Mart 2020
Cuma Namazı Hür İnsanlar İçin Farzdır
17 Mart 2020
Hastalıkların Hikmeti Hakkında
12 Mart 2020
Tunus’a Silah İhracatı
10 Mart 2020
Rusya’nın da Karizması Çizildi
08 Mart 2020
Kem Söz Sahibine Aittir
08 Mart 2020
Şia ve Vahhabi Kıskacında Kalan Müslümanlar
29 Şubat 2020
TOPLU VURDUKÇA YÜREKLER ONU TOP SİNDİREMEZ
27 Şubat 2020
Rusya’nın Boğazını Sıkma Zamanı Geldi
24 Şubat 2020
Kızıl Elma Değil Misak-ı Milli Esastır
20 Şubat 2020
Asker Ülkeyi Savunmak ve Savaşmak İçin Beslenir
15 Şubat 2020
Bir Tek Sigara Kaldı
14 Şubat 2020
Türk Tokadının Sesi Tahran’dan Duyulmalıdır
11 Şubat 2020
Atanmışlar Seçilmişlere Karşı Asker Gibi Selam Durmalıdır
09 Şubat 2020
SURİYE VE FİLİSTİN'İN GELECEĞİ
06 Şubat 2020
İki Dünyada Hesap Veremezsiniz
04 Şubat 2020
İDLİB OPERASYONU BAŞLAMAK ÜZERE
01 Şubat 2020
DEPREM VİRÜS VE HİKMETLERİ
30 Ocak 2020
Deccal Aldatıcı Demektir
27 Ocak 2020
Mehdi İnkârcıları Bilsinler Ki
25 Ocak 2020
Kadınların İş Hayatı İçin Zorlanmasına Gerek Yoktur
23 Ocak 2020
İslam Ülkeleri Ortak Savunma Araçları Üretimi
21 Ocak 2020
MİLLETİMİZİ SİNSİCE FAİZE ALIŞTIRIYORLAR
18 Ocak 2020
İRAN YALAN CUMHURİYETİ
16 Ocak 2020
Yalancılık ve FETÖ İlişkisi
13 Ocak 2020
Haydut ABD Muavenet’imizi Vurmuştu
11 Ocak 2020
ADNAN TANRİVERDİ PAŞA'YA NİÇİN SALDIRIYORLAR?
07 Ocak 2020
ASKER VATAN MENFAATİ UĞRUNA ÖLMEK İÇİN VARDIR.
04 Ocak 2020
Keşifler Çağının Öncüsü Müslüman Amiral Zheng He
02 Ocak 2020
Abdülhamid Han’ın Konya Suyolu ve Köprüsü Projesi
31 Aralık 2019
PARİS ELÇİSİ YİRMİSEKİZ MEHME T ÇELEBİ ’NİN KANAL RAPORU
28 Aralık 2019
SOKULLU ’NUN YAPAMADIĞI STALİN'İN BAŞARDIĞI SUYOLU
26 Aralık 2019
Batılılar Müslümanları Nasıl Aldatıyor?
24 Aralık 2019
Menemen Hürriyeti Boğma Operasyonudur
21 Aralık 2019
HOCAM, BEN DE O SÜRÜ'NÜN BİR NEFERİYİM.
21 Aralık 2019
ALKOL VE KADINA ŞİDDET
19 Aralık 2019
İslam Ülkeleri Arasında Savunma İşbirliği Neden İstenmiyor?
18 Aralık 2019
Barış Pınarı Harekâtı ve Geleceğe Yansımaları
14 Aralık 2019
Dünyanın En Tehlikeli Suyollarından Bir Tanesi İstanbul Boğazı’dır
06 Aralık 2019
BATIDA VE TÜRKİYE'DE KADINA ŞİDDET
30 Kasım 2019
BATIDA VE TÜRKİYE ’DE KADINA ŞİDDET
30 Kasım 2019
İCTİHAD KAPISI AÇIK MIDIR?
26 Kasım 2019
Darbeci General Büyükanıt’a Hakkımızı Helal Etmiyoruz
22 Kasım 2019
Deniz Harp Okulunda Değişenler ve Değişmeyenler
Haber Yazılımı