Yazı Detayı
08 Kasım 2020 - Pazar 20:06
 
Julia Roberts, veya Biden Bizi Üzdü
Dr. Levent BİLGİLİ
mail.haber111@gmail.com
 
 

İlk olarak beni üzdü, defalarca kendime verdiğim siyasi yazı yazmama sözümü kırdığı için.
Sonra dünyayı üzdü:
Halbuki ne güzel dünyada tam da ırkçılığın hortlama zamanıydı. Hani filmlerde olur ya dünyayı ele geçirecek kara bela uyandırılmaya çalışılır. 
Tam da zamanıydı yani. Adam kalkmış “Irkçılığı bitirme zamanı” diyor, bir de siyahi başkan yardımcısı atıyor. Hem de kadın?!
Siyah olduğuna mı yanayım kadın olduğuna mı bilemiyorum!
Sonra kalkmış “Amerika'nın yaralarını
sarma zamanı, iyileştirme zamanı...
Artık bir araya gelme zamanı...
Birbirimizi görme ve dinleme zamanı.” diyor.
Bu adam ya çıldırmış, ya da bunamış. Biz kavgalarımızı, savaşlarımızı seviyoruz oysa. Birbirimizi görmek ve dinlemek mi? Biz muhaliflerimizi ancak hapishanede görmek isteriz. Adam bana  hem muhalefet edecek beni o çooook sevdiğim iktidar koltuğundan indirmeye çalışacak ben de gidip onu dinleyecek mişim. Manyak bunlar.
“Sert söylemleri bırakıp
bir araya gelme zamanı.” diyor Biden.
Ya iyi de o kavgalar, sert söylemler olmasa biz taraftarlarımızı nasıl ölümüne kendimize bağlayacağız. George Orwell’in 1984 romanının hiç mi okumadı bu Biden. Bizim iktidarda kalmamız için mutlaka bir yerlerde sebebi bilinmeyen kavgalar, savaşlar, çatışmalar devam etmeli.
“Birleşik bir Amerika diyoruz.
Daha özgür, daha adil
bir Amerika diyoruz.”
Adam özgürlükten bahsediyor ya. Bilmiyor mu fazla özgürlük kaos, anarşi, sıkıntı getirir, alimallah ülkenin yıkılmasına bile sebep olur. Amerika’nın sonu olacak bu adam.
“Amerika’yı dünyada yeniden
saygı görür hale getireceğim. 
Kentliler, banliyöde yaşayanlar,
gençler, yaşlılar, siyahlar, Latinolar,
geyler, translar...
Hepsinin desteğiyle geldik.”
Yok yok Amerika nasıl böyle bir deliyi seçti hala anlayamıyorum. Oysa Trump ile ne güzel gidiyorduk. Beyaz Amerikan ırkçılığı ne güzel yükseliyordu. Bizden olmayan herkes düşmandı. Hak, hukuk, adalet gibi kaos getirecek şeylere hiç de ihtiyacımız yoktu. Adamı destekleyenlere bakın. Siyahlar, geyler, Latinler. Ha bir de Amerika’daki Müslümanlar da Biden’e vermişler. Bence Amerika’da kala kala onlar da delirmiş. Birazcık rahatlıyorum: Orada yaşayan Türklerin çoğu Trump’a oy vermişler!?
Biden “Demokrasiyi yeniden inşa etme zamanı” diyor. Ya başımıza ne geldiyse hep bu fazla demokrasiden gelmedi mi. Demokrasinin ne kadar zararlı bir şey olduğunu hala anlayamamış bu geri kafalı adam.
Trump’un gitmesiyle karalar bağlıyoruz. Çünkü hem Amerika'da hem dünyada diktatörlerin, otokratların, popülist ve otoriter liderlerin devri bitiyor. Biz diktatörlerimizle iyiydik oysa!
Biden, "Demokrasimizi asla elimizden
alamayacaklar; Amerika 
demokrasi için çok savaş verdi,
çok şey yaşadı." diyor.
Demokrasi için savaşmak. Demokrasi için hayatını koymak. Ne diyor bu adam?
Julia Roberts aktarıyor. Bruce Springsteen, Sirius Radyo’daki
programında şunları söylemiş:

“Bu Beyaz Saray’da sanat yok. 
Edebiyat yok, 
şiir yok, 
müzik yok. 
Bu Beyaz Saray’da evcil hayvanlar yok: 
insanın sadık en iyi dostu yok, 
aile kedisi yok. 
Başkanlık ailesinin keyifli bir şekilde
dinlendiği anlara dair fotoğraflar yok; 
Hawaii’nin sahillerindeki Obamalar yok, 
Kennebunkport’ta balık tutan Bushlar yok,
at binen Reagenlar yok, 
burunda Amerikan futbolu oynayan Kennedyler yok. 
Ülkemiz nereye gitti?
Tüm eğlence, neşe, sevgi ve mutluluğu ifade edişimiz nereye gitti.
Eskiden halkı bölen değil, onu sakinleştiren bir başkana sahiptik.
Şimdi kederli ve neşesiziz.
Amerika’yı ihtişamlı yapan kültürel yanlarını kaybettik.
Büyümüzü,
eğlencemizi,
mutluluğumuzu,
birbirimize verdiğimiz desteği
ve bunu anlamlı kılan ortak insanlık tecrübemizi kaybettik.
O ülkeyi bir kez daha geri kazanmalıyız.”
Ne diyor bu insanlar. 
Bize ve Asya’ya çok yabancı şeylerden mi bahsediyorlar yoksa!?

Dr. Levent BİLGİ

 
Etiketler: Julia, Roberts,, veya, Biden, Bizi, Üzdü,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
29 Kasım 2020
Okudukça cehaletimiz artıyor !
26 Kasım 2020
Kırmızı Işık ve Covid 19
23 Kasım 2020
Şimdi sonbahar; ayrılığın vaktidir
29 Ekim 2020
Tarafını Belirle
16 Ekim 2020
Agnostisizm veya Senin Teorin Ne ?
15 Eylül 2020
DENMEZ
13 Ağustos 2020
Yaratıcıya İman veya İnkar Şahsidir 1
27 Temmuz 2020
Fehmi Koru, Said Nursi ve Susmak
29 Haziran 2020
İTİBAR
06 Haziran 2020
Zencilerin Protestolarında Beyazların İşi Ne ?
10 Mayıs 2020
Göznüru Annelerimiz
24 Nisan 2020
BU YAZIYI OKUMAYIN, ÖLECEKSİNİZ
30 Mart 2020
Broadway ve Fitne
20 Mart 2020
İNSANLIĞA KORONAVİRÜS MESAJI
16 Mart 2020
Kassandra Damgası veya Koronavirüs
09 Mart 2020
Carpe Diem veya Derviş
02 Mart 2020
Neler Yapmadık Şu Vatan İçin
15 Şubat 2020
ÖZGÜR VE ÖZGÜN
10 Şubat 2020
Çağdaş Müslümanın Çağdaş Prensipleri
28 Ocak 2020
Şehir, Deprem, Toki ve İş bilmek
17 Ocak 2020
DİNÎ DEĞİL, DİN ALGIMIZI DEĞİŞTİRMEK.
03 Ocak 2020
2020 düşünceleri: söz sükut olmak, ilham filan…
26 Aralık 2019
INTERNET KASIRGASI
19 Aralık 2019
Davamız sağ olsun!
02 Aralık 2019
BENİM MUHTEŞEM, KARMAŞIK ALLAH'IM
22 Kasım 2019
KENDİMDEN HABERİM YOK, DÜNYADAN HABERİM OLSA NE OLACAK
06 Kasım 2019
TENKİT, MUHALEFET VEYA İKTİDARLARIN KÖRLEŞMESİ
23 Ekim 2019
Soğan severler derneği
23 Eylül 2019
ELİMİZDEN GELENİN EN İYİSİNİ YAPMAK ARTIK YETERLİ DEĞİL. İMKANSIZ GÖRÜNENİ YAPMALIYIZ
12 Eylül 2019
HASAN CEMAL’E AHMET ALTAN MEKTUBU
27 Ağustos 2019
BİN CAN İLE ARZU EDİLİR BİR SEYAHAT: ÖLÜM
09 Ağustos 2019
KURBAN, KALP VE DOST
06 Ağustos 2019
DOSTLUKLARIN/AŞKLARIN SON KULLANMA TARİHİ
17 Temmuz 2019
DARBELER VE FARELER 1
17 Haziran 2019
KÜÇÜCÜK
22 Mayıs 2019
GOOD WORDS ANOİNT A MAN, İLL WORDS KİLL A MAN
09 Nisan 2019
CRASH
01 Nisan 2019
MİLLİYETÇİLİĞİN PATENTİ MHP’DE GERÇEKLER
12 Mart 2019
MEHMET AKİF’TE İSTİKLAL, HÜRRİYET VURGULARI
04 Mart 2019
SURAT ASMAK HAKKIMIZ.
19 Şubat 2019
YOKSA SİZ BİR AJAN DA MI DEĞİLSİNİZ?
11 Şubat 2019
HÜZÜN Kİ EN ÇOK YAKIŞANDIR BİZE
30 Ocak 2019
Putlaştırdıklarımız 1
25 Ocak 2019
İSTİKRARLI BİR OTOBİYOGRAFİK HİKAYE OLUŞTURMA İHTİYACI.
22 Ocak 2019
BİR MÜNKER NEKİR SOHBETİ
Haber Yazılımı