Yazı Detayı
20 Eylül 2021 - Pazartesi 20:02
 
KABULLERİMİZ VE RETLERİMİZ
Nihat GÜÇ
 
 
KABULLERİMİZ VE RETLERİMİZ İman açısından kabullerimizin olması gerektiği gibi retlerimizin olması da kaçınılmazdır. İmani açıdan kabullerimizi belirleyemeyeceğimiz gibi retlerimizi seçme hürriyetine de sahip değiliz. Bu konu bir inanç meselesidir. Allah'ın vahdaniyetini kabul etmek ne kadar önemli ise şirk unsurlarını ret etmek de o kadar önemlidir. Cennete yaklaşmak adına neyi kabul ettiğini bilmek önemli olduğu kadar Cehennemden uzaklaşmak adına karşı çıktıklarını evirip çevirmeden dobra dobra ret etmek, yürekten nefret duymak, şirk ve küfür bataklığını ateşe düşmekten daha tehlikeli görmek de o kadar önemlidir. O halde iman nurdur, ziyadır, saadettir, aydınlıktır, huzurdur, refahtır, mutluluktur. Yürekten bağlılık, can-u gönülden gelen bir teslimiyettir. İnanç gereği koskoca bir hayatı ilahi kelam ile şekillendirmektir. Kur'an ile neşvünema bulmaktır. Şek ve şüphe götürmeyen bir kabuldür iman. İtiraz istemediği gibi bölünmeyi de kabul etmez. Bir Müslüman için inanılacak ve bağlanılacak esasların bir kısmını kabul etmesi, diğer kısımlarını da "Hoşuma gitmiyor, işime gelmiyor, kazancıma set ve engel oluyor, zamanın şartlarına uymuyor, milli çıkarlarımızla çelişiyor, kabile anlayışımıza ters, örf ve adetimize uygun değil." deme şansına sahip değildir. Retlerimiz de önemlidir dedik. Şimdi Kur'an-ı Kerim'de geçen birkaç kavram serdetmek istiyorum. Bu kavramların Müslümanlar için neler ifade ettiğini bilmeleri imanlarının kabulü açısından önemlidir. Şirk-müşrik, küfür-kafir, nifak-münafık, zulüm-zalim, fısk-fucur-fasık, cahiliye-cahil, tağut-tuğyan, Firavun, Nemrut, Ebu Lehep, Ebu Cehil, hain, isyan-asi, hile, desise, aldatmaca, iblis-şeytan, belam, put-sanem... Her bir kavram bir durumu, bir ahvali, bir yaşam biçimini ve bir insan tipini ifade eder. Bu kavramlar birbirinin devamı olan insanları diri diri yutan birer girdaba benzerler. İçine düşen insanları öğüten değirmen taşından farksız bu derekeye dikkat etmek, ret etmek ve karşı çıkmak imani bir zorunluluktur. Bu kavramlar bir döneme, bir mekana, bir ülkeye, bir kabileye, bir ırka veya bir şahsa has kavramlar değildir. Bu unsurlar ne geçmişte kaldılar ne de ortalıktan toz duman oldular. Kur'an-ı Kerim gözlüğüyle insanın tarih sahnesindeki seyrine baktığımız vakit daha net olarak görebiliriz. Unutulmamalıdır ki bu kavramlar insanla beraber var olmuşlardır ve bugüne kadar da varlığını sürdürmüşlerdir. Peki! Allah'a teslim olmuş bir Müslüman için insan yutan bu değirmen taşlarına karşı sergilemeleri gereken duruşu nasıl olmalıdır? Bu konularda keyfi bir durum söz konusu olabilir mi? Bir toplumu sarıp sarmalayan gayri İslami yaşantılar, şirke, küfre, nifaka ve isyana yol açan unsurlar, tuğyana sevk eden bir yaşamın yaygın oluşundan dolayı mazur görülebilir mi? Söz konusu dinden çıkaran elfaz-ı küfür veya efal-i küfür belli bir bölge ile sınırlı tutulabilir mi? İşimize geldiği gibi bir düzenleme yapmaya yetkimiz ve salahiyetimiz var mı? Allah'ın tüm insanlığın kurtuluşu için vaaz ettiği hükümler ilk günkü tazeliğiyle capcanlı duruyor gözümüzün önünde. İsteyen bu uyarılara tabi olur kurtuluşa erer, isteyen de sırt dönerek esfelissafiline basamak basamak iner. Zaman ilerledikçe, mekan ve şahıslar değiştikçe kendi kendisine yol çizen insanoğlu pergelin çizdiği çember misali ilk noktaya geri döndü her seferinde. Çok ilerlediğini düşünen insanoğlu inanç açısından geçmişte helak olan milletlerin de gerisine düştü. Küfür, inkar, nifak, şirk ve isyan konusunda yerinde saymaya devam etti. Evet! İnsanoğlu o kadar zalim ve o kadar cahil ki kendisini yoktan var eden Allah'ın hükümlerini beğenmeyerek üstünlük tasladı ve yeniden hüküm ihdas etmeye başladı. Bu vesileyle cahiliyye zamanını aratmayan hükümler ile moderniteye ulaşmak istedi. İleri sürülen her bir modernite taslağı ile Allah'a kul olmaları gereken insanları kendisine kul, köle edindi. Bilmiyorlar mı ki Allah'ın hükümlerine muhalif hüküm ihdas etmek ile ilahlık taslamak arasında hiçbir fark yoktur. Yüce Allah bu ilahi emirlerini bizlere yol göstermesi, yaşantımızı düzenlemesi için dile getirdi vakti zamanında: "Onlar hâlâ cahiliye devrinin hükmünü mü istiyorlar? Kesin olarak inanacak bir toplum için, kimin hükmü Allah'ınkinden daha güzeldir" (Maide/50) Bilgili olduğunu sanan ve son derece cahiliye kokan insanların Allah'ın hükmünden daha güzel hüküm ihdas edeceklerini mi sanıyorlar? Bu durumu dikkatle okumakta ve anlamakta fayda var. Çevremizdekiler tarafından Müslüman ismine layık görülmüş olmamız; sergilediğimiz fiillerin de, icra ettiğimiz hükümlerin de, tasarladığımız fikirlerin de, yazdığımız yazıların da, okuduğumuz kitapların da, devam ettiğimiz okulların da İslami olacağı manasına gelmez ki. Sahi Firavun'un: "Ben sizin en yüce rabbinizim!” (Naziat/24) derken sizin için neyin doğru, neyin yanlış, neyin iyi, neyin kötü olduğuna ancak ben karar veririm demek istemiyor muydu? Yoksa Firavun bunu söylerken sizi ve içinde yaşadığınız kainatı yaratan, düzenleyen benim; rüzgarı estiren, yağmuru yağdıran, sıcağı soğuğu devir daim ettiren, gecenin ardından güneşi getiren benim. Mevsimleri ben düzenlerim. Ölümünüze ve yaşamınıza ben karar veririm." dediğini mi sanıyorsunuz? Nihat Güç
 
Etiketler: KABULLERİMİZ, VE, RETLERİMİZ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
19 Ekim 2021
ZAMAN
14 Ekim 2021
Peygamberleşmek- 2-
09 Ekim 2021
PEYGAMBERLEŞMEK-1
05 Ekim 2021
Eleştirinin Eleştirisi -2-
01 Ekim 2021
Eleştirinin Eleştirisi -1-
25 Eylül 2021
Evirmek Çevirmek
12 Eylül 2021
Korku
30 Ağustos 2021
Düşünce Ve Davranış
26 Ağustos 2021
BİR TİYATRO
22 Ağustos 2021
BİR DE DİNDAR DEMEYİN!
16 Ağustos 2021
MİLLİYETÇİLİK BİR KÖRLÜKTÜR.
06 Ağustos 2021
Şeytan’ın İnsana Yaklaşım Tarzı
31 Temmuz 2021
Namaz -VI-
23 Temmuz 2021
Rehber-2
17 Temmuz 2021
Rehber-1-
24 Haziran 2021
Şirk Ve Müşrik
20 Haziran 2021
Neler oluyor bu Millete!
17 Haziran 2021
FERASET
09 Haziran 2021
Düşünce Biçimi
05 Haziran 2021
Yalana Farklı Bir Bakış
29 Mayıs 2021
KUR'AN GÖZLÜĞÜ
17 Mayıs 2021
İslam'i Tavır
12 Mayıs 2021
Mescid-i Aksa
10 Mayıs 2021
Maneviyat
07 Mayıs 2021
Tanıyor Muyuz?
28 Nisan 2021
Namaz-III-
24 Nisan 2021
Boş Köşeyi Dönmek
20 Nisan 2021
Namaz-II-
17 Nisan 2021
Namaz-I-
12 Nisan 2021
Kazanmak Veya Kaybetmek
05 Nisan 2021
Dini Bir Eğitim
30 Mart 2021
Müslümanca Düşünmek
23 Mart 2021
Gazeteci
16 Mart 2021
O Gün
12 Mart 2021
Hz. Ömer Mi Dediniz?
10 Mart 2021
İnanç Meselesi
05 Mart 2021
Süfli Yükselişler
01 Mart 2021
Sevda!
20 Şubat 2021
İnsanoğlu Bu
18 Şubat 2021
Kendimizi Unutmayalım!
15 Şubat 2021
Nasıl Bir Doğru?
12 Şubat 2021
SİZ NE DERSİNİZ, BİLMEM.
08 Şubat 2021
Aynanın Karşısındayım
04 Şubat 2021
Bir Kıssa, Bir Nasihat
29 Ocak 2021
Muhasebe!
27 Ocak 2021
Benim Derdim.
Haber Yazılımı