Yazı Detayı
20 Mayıs 2020 - Çarşamba 00:29
 
KOCA KUDÜS ’TE BİR ONBAŞI HASAN.
NESİBE TÜKEL
admin
 
 

Gazeteci sayın Murat Bardakçı’nın babası, merhum İlhan BARDAKÇI bu yazıyı hatıralarında paylaşmıştır. Sonuna kadar okumanızı istirham ediyorum, gözleriniz dolacak....

KUDÜS NASIL ELDEN GİTTİ!
OKUYUN VE NE DEMEK İSTEDİĞİMİ ANLAYIN LÜTFEN.

Yıllar önceydi, sene 1972. O zamanlar genç bir gazeteciydim. Türkiye’den bazı siyasiler ve iş adamları İsrail’e resmi bir ziyarette bulunuyorlardı. Biz de gelişmeleri izlemek için oradaydık. Bir sıcak mayıs akşamıydı, her ziyarette olduğu gibi sıradan bir işti anlayacağınız.

Ziyaretin dördüncü günü bize tarihi ve turistik yerleri gezdirmeye başladılar, kafile olarak Mescid-i Aksa’ya vardık. Heyecanlanmıştım, asırlık merdivenlerden yukarı çıkarken.
Üstteki avluya ‘on iki bin şamdanlı avlu’ diyorlar. Yavuz Sultan Selim Han, Kudüs’e gelince bu avluda on iki bin şamdan mum yaktırmış. Koca Osmanlı ordusu yatsı namazını o mumların ışığında kılmış, avlunun adı oradan geliyor.

Avlunun kenarında ayakta duran biri dikkatimi çekti, doksan yaşlarında bir adam… Üzerinde kendinden daha yaşlı bir asker üniforması; her yanı yama içinde, hatta bazı yamaların bile tekrar yamanmış olduğu bir elbise... Asırlık ağaçların gövdesindeki halkalar misali yamaları yaşını göstermeye çalışıyordu sanki.
Orada ayakta bekliyordu, sırtına zorla yapıştırılmış gibi duran hafif kamburu da olmasa dimdik duracaktı. İki metreye yakın boyu ile yaşlıydı ama bir o kadar da vakur. Şaşırmıştım.

‘Acaba bu adam bu sıcakta güneş altında neden dikilip duruyor’ dedim içimden. Bizi gezdiren rehbere sordum:
- ‘Ben kendimi bildim bileli her gün buraya gelir. Akşama kadar bekler. Ne kimseyi dinler, ne de kimseyle konuşur. Sadece bekler, delinin teki herhalde.’ dedi.
Bu yaşta ve bu sıcakta sebepsiz beklemeyeceğini biliyordum. Bembeyaz sakalının hafif titremesi rüzgardan mıydı, senelerin bedene yüklediği ağır yükten mi bilemedim. Kafasında eski bir kalpak, sanki kanatlanıp gidecek bir kumru misali bekliyordu.

Konuşmakla konuşmamak arasında kararsız kaldım. Yanına yaklaştığımı fark etti, ama kımıldamadı.
- "Selamün aleyküm baba" dedim.
Başını biraz bana doğru çevirdi, durakladı ve çatallanmış titrek bir sesle;
- “Aleyküm selam oğul.” dedi.
- "Hayırdır baba sen kimsin, burada ne yapıyorsun?" dedim.
- “Ben...” dedi titreyen bir sesle.
- “Ben, Osmanlı Ordusu, Yirminci Kolordu, Otuz Altıncı Tabur, Sekizinci Bölük, On Birinci Ağır Makineli Tüfek Takımı Komutanı Onbaşı Hasan’ım.”
Sesinde titreme kalmamıştı. Genç bir askerin tekmil vermesi gibi tekrarladı:
- “Ben Iğdırlı Onbaşı Hasan’ım. Bizim bölük Cihan Harbi’nde Kanal Cephesi’nden İngiliz’e saldırdı. Cânım ordu Kanal’da yenildi. Artık geri çekilmek elzem idi. Ecdat yadigârı topraklar bir bir elden gidiyordu. İngiliz, sonra Kudüs’e dayandı, şehri işgal etti. Biz de Kudüs’te artçı bölük olarak bırakıldık” dedi.

Osmanlılar, İngiliz Kudüs'e girinceye kadar geçen zaman içinde mübarek belde yağmalanmasın diye oraya bir artçı bölük bırakır. Eskiden bir kenti ele geçiren devlet, asayiş görevi yapan yenik ordu askerlerine esir muamelesi yapmazmış. Zaten İngilizler de Kudüs’ü işgal ettikleri zaman halk çok tepki göstermesin diye küçük bir Osmanlı birliğinin şehirde kalmasını istemişler.

Sonra anlatmayı sürdürdü:
- “Bizim artçı bölük elli üç neferdi. Mütarekeden (Mondros Ateşkesi) sonra ordunun terhis edildiği haberi geldi. Başımızda kolağamız (yüzbaşı) vardı.
- ‘Aslanlarım, devletimiz müşkül vaziyettedir. Şanlı ordumuzu terhis ediyorlar ve beni İstanbul’a çağırıyorlar. Gitmem gerek, gitmezsem mütareke emrini çiğnemiş, emre itaatsizlik etmiş olurum. İçinizden isteyen memleketine avdet edebilir, ama beni dinlerseniz sizden tek isteğim var: Kudüs bize Sultan Selim Han Hazretleri’nin yadigârıdır. Siz burada nöbeti sürdürün. Sonra halk ‘Osmanlı da gitti, bundan sonra bizim halimiz nice olur!’ demesin. Fahri Kâinat Efendimiz’in ilk kıblesini Osmanlı'da terk ederse gâvura bayramdır. Siz, İslam’ın şerefini, Osmanlı’nın şanını ayaklar altına aldırmayın.’ dedi.
Bölüğümüz Kudüs’te kaldı. Sonra upuzun yıllar bir anda bitiverdi. Bölükteki kardeşler teker teker Cenab-ı Hakk’ın rahmetine kavuştu. Düşman değil de yıllar biçti geçti bizi. Bir ben kaldım buralarda. Bir ben, koca Kudüs’te bir Onbaşı Hasan.” dedi.

Alnından akan ter, gözyaşına karışıyor, kırış kırış olmuş yüzünde kendi yol bulup akıyordu. Konuşmaya devam etti:
- “Sana bir emanet var oğul, nice yıldır saklarım. Emaneti yerine teslim eden mi?” dedi.
- ‘Elbette’ dedim. Sanki Türkiye’ye haber göndermek için birini bekliyordu.
- “Anadolu’ya vardığında yolun Tokat sancağına düşerse Mescid-i Aksa’ya beni nöbetçi bırakıp burayı bana emanet eden kolağam Mustafa Kumandanımın yanına git. Ellerinden benim için öp ve de ki:
- ‘Kudüs’ü bekleyen 11. Makineli Takım Komutanı Iğdırlı Onbaşı Hasan o günden bu yana bıraktığın yerde nöbetinin başındadır. Nöbetini terk etmedi, tekmili tamamdır hayır dualarınızı beklemektedir kumandanım.’ de.”
-‘Tamam’, dedim.
Bir yandan gözyaşlarımı gizlemeye, öte yandan dediklerini not almaya çalışıyordum.

Nasırlı ellerine sarıldım sonra öptüm, öptüm.
- ‘Allah’a emanet ol baba’ dedim.
- “Sağ olasın oğul. Bizim için dünya gözü ile o mübarek Anadolu’yu görmek mümkün değil. Var sen selâm götür tanıdık tanımadık herkese.” dedi.

Kafileye geri döndüm, sanki bütün tarihimiz kitaplardan canlanmış da karşıma çıkmıştı. Rehbere durumu anlattım, duyduklarına inanamadı. Adresimi verdim ve bu askeri takip etmesini, bir şey olursa bana mutlaka haber etmesini istedim.

Türkiye’ye gelince verdiğim sözü yerine getirmek için Tokat’a gittim. Askerî kayıtlardan Kolağası Mustafa Efendi’nin izini buldum. Vefat edeli yıllar olmuştu. Sözümü yerine getirememiştim.

Ardından seneler birbirini kovaladı. 1982’de bir gün ajansa geldiğimde bir telgrafım olduğunu söylediler. Rehberden gelen bir tek cümle yazılıydı:
- “Mescid-i Aksa’yı bekleyen son Osmanlı askeri bugün öldü.”

(Merhum Gazeteci İlhan BARDAKÇI’nın aktardığı hatırasından uyarlanmıştır. )

Nesibe TÜKEL 

 
Etiketler: KOCA, KUDÜS, ’TE, BİR, ONBAŞI, HASAN.,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
23 Haziran 2020
ASLINDA LÂYIK OLDUĞUNUZ HEP KAĞIT BARDAKTIR..."
15 Haziran 2020
" NAZAR "
10 Haziran 2020
TÜRKİYE İLAHİYATÇILAR BİRLİĞİNDEN MÜTHİŞ SIRADIŞI BİR YAZI...
03 Haziran 2020
AMERİKA’NIN İSLÂM’I TANIMASI GEREKİR, ÇÜNKÜ...
31 Mayıs 2020
DÜŞMANIMIN DÜŞMANI, DOSTUMDUR
23 Mayıs 2020
"BABA" DİYE SESLENEBİLMEK NE KIYMETLİYMİŞ
18 Mayıs 2020
ÇANAKKALE RUHU' NA NİYET.
12 Mayıs 2020
İNSAN SEVGİSİ İLE DOLU, ŞEFKAT VE SABIRLA YAPILAN KUTSAL VE ÇOK ONURLU BİR MESLEK: HEMŞİRELİK.
09 Mayıs 2020
SENSİZ GEÇEN ANNELER GÜNÜN KUTLU OLSUN.
22 Nisan 2020
BİR DOKTORUN KORONA GÜNLÜĞÜ
12 Nisan 2020
EVİNDE KAL. KİTAP OKU!!!
18 Mart 2020
BEŞ PARMAK DAĞLARINDA BİR TANK.
08 Mart 2020
KADIN TOPLUMUN MİMARIDIR.
08 Mart 2020
YÜZBAŞIM! CAYIR CAYIR YANIYORSUN; ATLA!!!
29 Şubat 2020
VATAN SİZE MÜTEŞEKKİRDİR 6
27 Şubat 2020
VATAN SİZE MÜTEŞEKKİRDİR -5-
24 Şubat 2020
Şehit olacaksak bu şerefsizlerin kurşunuyla değil, Türk Hava Kuvvetleri’nin bombalarıyla şehit olalım. Vurun bizi!!!
20 Şubat 2020
VATAN SİZE MÜTEŞEKKİRDİR (3)
19 Şubat 2020
VATAN SİZE MÜTEŞEKKİRDİR. (2)
16 Şubat 2020
VATAN SİZE MÜTEŞEKKİRDİR. (1)
11 Şubat 2020
SİZİ, ALLAH İÇİN ÇOK SEVİYORUZ, ASİL İNSANLAR
10 Şubat 2020
SULTANLIĞIMIZIN FARKINA VARMALIYIZ!
04 Şubat 2020
ADAM OLMAK HER İNSANIN OLACAĞI BİR ZANAAT DEĞİLDİR.
31 Ocak 2020
KARDEŞ KANAL, KANAL TOKAT.
29 Ocak 2020
DEPREM SÜRECİNDE SOSYAL MEDYA
27 Ocak 2020
İŞTE TÜRKİYE BU
25 Ocak 2020
İNSANLARI BALTADAN ÇOK DAHA, KÖTÜ SÖZLER DE DEVİREBİLİR.
23 Ocak 2020
ŞEFKAT ATKISI.
20 Ocak 2020
RABBİM, MİLLETİMİZE VE DEVLETİMİZE O KARANLIK GÜNLERİ BİR DAHA GÖSTERMESİN!” -2-
14 Ocak 2020
O’NA O GÜZEL İSİMLER İLE DUA EDİN.
11 Ocak 2020
SAHİP OLDUKLARIMIZIN KIYMETİNİ BİLELİM.
09 Ocak 2020
RABBİM, MİLLETİMİZE VE DEVLETİMİZE O KARANLIK GÜNLERİ BİR DAHA GÖSTERMESİN!” -1-
06 Ocak 2020
YENİ BİR HAFTAYA TEBESSÜM İLE BAŞLAMAYA NE DERSİNİZ?
01 Ocak 2020
NEDEN KÖPEKLER İNSANLARDAN DAHA AZ YAŞAR?
28 Aralık 2019
EYVAH TÜRKLER GELİYOR!!!
26 Aralık 2019
NERDESİN ANNE?
25 Aralık 2019
BAYRAĞIMIZ ALTINDA
19 Aralık 2019
HARCANAN KADINLARIMIZ... HARCADIĞIMIZ KADINLARIMIZ!!!
19 Aralık 2019
KARŞILIK BEKLEMEDEN...
10 Aralık 2019
ÇOCUKLUĞUMUZUN DÜŞLERİ.
05 Aralık 2019
BİRAZ DA DEVRELERİNİZ YANSIN. NE DERSİNİZ?
04 Aralık 2019
HAYALLER ENGELSİZDİR. HİÇ KİMSE GERİDE KALMASIN.
30 Kasım 2019
BİRAZ DA TEBESSÜM.
24 Kasım 2019
12 EYLÜL TORTUSU 24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ..
21 Kasım 2019
BU ADAMA HADDİNİ BİLDİRİN!!!
18 Kasım 2019
SABIRLA, "İNTİHAR ETMEYİ DÜŞÜNÜYORDUK!" OKUYUN.
16 Kasım 2019
ÖLÜMÜ DE HAYATI KADAR SESSİZ OLDU ...
09 Kasım 2019
ÇOCUK ASKER.
03 Kasım 2019
UĞRUNA SAVAŞTIĞIMIZ DEĞERLERİ İHMÂL EDEREK ZAFER KAZANMANIN HİÇBİR ANLAMI YOKTUR.
01 Kasım 2019
ŞEREFSİZLERE KARŞI BAĞIŞIKLIK KAZANDIK.
29 Ekim 2019
GELİNİZ ÖLDÜRÜNÜZ!!!
26 Ekim 2019
TÜRK BEKLEBENDİR!!! (Prof. Dr. Tufan Gündüz)
23 Ekim 2019
BİZDE NE KINALI KUZULAR NEDE MEMEDLER BİTER
19 Ekim 2019
İTİNA İLE BALANS AYARI YAPILIR.
16 Ekim 2019
ASLAN YATTIĞI YERDEN KALKMIŞTIR ARTIK. VE O ASLAN TÜRKİYE ’DİR!!!
10 Ekim 2019
ASLA BİR TÜRKÜ TEHDİT ETME...
10 Ekim 2019
KARDEŞ KAL TÜRKİYE!!! DUALARA DEVAM ET ANNE!!!!.
05 Ekim 2019
AH EDER YÜREĞİM.
02 Ekim 2019
YERLİ VE MİLLİ YOUTUBER’LAR(!) NEREDE???
01 Ekim 2019
1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü Mesajı
30 Eylül 2019
YAZARIMIZA BİR ÖDÜL DAHA..
26 Eylül 2019
PKK ANNELERİN AYAKLARI ALTINDA KALACAK.
26 Eylül 2019
BİR DAHA SÖYLE!!!
23 Eylül 2019
FİLLER NEREDE?
21 Eylül 2019
TERÖR VE YANDAŞLARINA ANNE TOKATI
31 Ağustos 2019
UNUTMAYIN!!! TAVİZ BİR SONRAKİ TAVİZLERİ DE BERABERİNDE GETİRİR.
27 Ağustos 2019
BİZ GELDİK DEDECİĞİM.
19 Temmuz 2019
YAZARIMIZA BİR ÖDÜL DAHA...
16 Temmuz 2019
SOSYAL KÜLTÜREL YARDIM VE DAYANIŞMANIN YENİDEN HAYAT BULDUĞU STK 'LAR
08 Temmuz 2019
BİR ÜLKENİN İŞGAL ÇALIŞMASI 15 TEMMUZ
13 Haziran 2019
SOSYAL MEDYA OPERASYONU/4
29 Mayıs 2019
İSTANBUL; SADE BİR SEMTİNİ SEVMEK BİLE BİR ÖMRE DEĞER.
25 Mayıs 2019
DOĞU VE GÜNEY DOĞU ANADOLU ’NUN HUZURU TÜRKİYE'NİN HUZURU DEMEK.
24 Mayıs 2019
BAŞKAN DEĞİL, ADAM SEÇİYORUZ.
20 Mayıs 2019
MAZLUM VE MAHZUN BİR KAVİM. KIRIM TATAR TÜRKLERİ.
Haber Yazılımı