Yazı Detayı
01 Nisan 2020 - Çarşamba 11:21
 
Koronadan daha tehlikelisi
Akif BEDİR
mail.haber111@gmail.com
 
 

Kısa bir zamanda bütün dünyanın sorunu haline gelen Kovid-19 salgını konusunda tüm dünyanın örnek aldığı tedbirler alarak ve bilimin tüm gereklerini yerine getirerek insaf sahibi herkesin takdirini kazanan bir performans sergiliyor Türkiye.

Virüsün etkilerini hem sosyal ve ekonomik hem de kültürel olarak atlatmaya çalışırken yeni kurallar, yasaklar ve birçok farklı tedbir alıyor.  

Bütün bu gayretler yanında halkın moral motivasyonunu yüksek tutarak fiziksel açıdan direncini muhafaza etmekle birlikte, ruhsal açıdan da ferahlatmak, huzura yöneltmek için camilerden dua seslerinin yükselmesi, insanımızın dini hassasiyetlerinin canlı tutulması arzulandı.

Dua seslerinin yükselmesini sindiremeyen kökü dışarıda olan mutlu azınlık Türkiye’nin yoğun çabalarını göz ardı edip bu kararın ”gericilik” olduğunu ifade ederek algı operasyonu başlattılar.

Hatırlayın aynı zihniyet 15 Temmuz’da da okunan selalar için söylenmedik çirkin söz bırakmamıştı.

Üstüne bir de Korona virüs dolayısıyla TV’de uzaktan eğitim veren öğretmenlerden birisi türbanlı olarak ekrana gelince insanları terbiye etme, toplumu biçimlendirmeyle kendilerini görevlendirmiş olan, kendisini memleketin sahibi sayan çarpık zihniyet ortalığı velveleye verdi.

Neymiş efendim, uzunca bir süredir yatıda olan “irtica” hortlamıştı.

Yerine göre sığınak olarak kullandıkları, çıkar, fayda hesaplarını, ilke tazelemelerini, kendi aralarındaki hegemonya kavgalarını bile şemsiyesi altında yaptıkları laiklik elden gidiyordu.

Laikliği koruma içgüdüsü ile hareket edip laikliği korumaya kendilerini memur eden, batıyı her türlü hak ve özgürlüklerin merkezi olarak algılayan batı hayranı yasakçı zihniyet sahibi batı sevicilerininKorona maskesini indiriyordu.

Küçük Korona ülkedeki “Beyaz Türklerin” küçük hesapları alt üst etmişti…

Çin’den gelen test kitlerinin parasını Atatürk’ün ödediğini iddia eden akıl fukaraları, ülkedeki her güzel gelişmeyi mutlaka Atatürk’le ilişkilendiren, her sıkıntıdan ise yine onun sayesinde kurtulacağımızı sanan yaratıklar Papanın başkent Roma’da boş sokakları dolaşarak salgının sona ermesi için dua ettiğini görmezden geliyorlardı.

Fransa’da kiliselerden çan seslerinin yükseldiğini, Papazların, “evlerinizden çıkmayın, dualarınızı evlerinizde edin” çağrısını duymazdan geliyorlardı.

Laiklik histerisiyle her dönem insanlar arasında ayrımcılık yaparak kendilerine güç sağlayan bu tipler Batı dünyasının erdem ve vicdan sınavında çuvalladığını kabul edemiyor, “laiklik müdafaa hattı” oluşturuyorlardı.

Dahası saygısızlıkları inkârın ötesinde bir şeydi…

Ezandan nefret ediyorlar, Camilerde okunan duadan nefret ediyorlar, dinden ve maneviyattan neşet etmiş bütün değerlerden nefret ediyorlardı.

Dertleri dinle imanlaydı, ama bunu açıkça dile getiremedikleri için milli, manevi değerleri itibarsızlaştırmak için lafı sağa sola eğip büküyorlardı.

İnanmayabilirlerdi. Ama saygısızlık etmeye hakları yoktu.

Milletin kutsallarına saldırarak milletle aralarındaki mesafeyi daha da açtıklarının farkında değillerdi bu garipler.

Bilim, çağdaşlık, medeniyet gibi kavramlar üzerinden, sürekli Türkiye’yi aşağılayıp, Batı’ya aşkını ilan eden yarasaların Batı’nın insanlık kavramının nasıl bir balon olduğu gerçeğini görmezden geliyor.   

Erdem ve vicdan sınavında çuvallayan Batı dünyasında “benlik” kavramının nasıl bir ateş olduğu şimdi ortaya çıkıyordu.

Biz bu yarasa tiplerin, örümcek kafaların tarihin kara sayfalarına gömüldüğünü zannediyorduk ama hata etmişiz.

 

Bu arızalı zihniyetin, bu gardırop Atatürkçülerinin laiklik dedikleri helvadan putun Batı’da yerlerde süründüğünü gördüklerini sanıyorduk, ama yanılmışız.

Gerçek şu ki, bu kirli, bu karanlık zihniyet devletin, milletin ve ümmetin başına musallat olması yönüyle en bulaşıcı, en öldürücü mikroptan memleket için daha tehlikelidir.

Korona virüsü her birimiz için ölümcül bir tehdittir. Fakat tedbir alınarak az hasarla atlatılabilen bir beladır. Etkisi birkaç ayla sınırlıdır.

Ülkemiz için daha tehlikeli olanı, milletini diyalog, hoşgörü yalanlarıyla kardıran, İslam’ın ve Türkiye’nin karşısında olan herkesle işbirliği yapan ve ülkemizi üst aklın emrine vererek köleleştirmek isteyen paralel virüstür.

Ondan daha tehlikelisi ise Laiklik balonu ile yüz yıldır millete tepeden bakan, Atatürkçülük maskesi ile çıkarlarını kotaran, hayat bulup yaşam sürdüğü topraklara ihaneti erdem sayan zihniyettir.

Devletimiz 7/24 milletin hizmetinde, Korona belasıyla kıyasıya bir mücadele verirken, dürüst olan herkesin yapacağı şey, çelme takmak değil, bu mücadeleye omuz vermek olmalıdır.

Sizin gibilere rağmen, bu buhrandan millet olarak, ümmet olarak ve devlet olarak Türkiye çok daha güçlü şekilde çıkacak, yeni kurulacak düzenin önde gelen aktörlerinden biri olacaktır.

Bu böyle biline…

 
Etiketler: Koronadan, daha, tehlikelisi,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Mayıs 2020
Biz bize yettik
29 Nisan 2020
Acı Gerçekler
24 Nisan 2020
Yarınlar neyi gösteriyor
16 Nisan 2020
İçimizdeki virüsler
08 Nisan 2020
Musibeti hayra çevirebilmek
25 Mart 2020
Kıssadan hisse
12 Mart 2020
Oyun içinde oyun
11 Mart 2020
Kara virüs
08 Mart 2020
Çılgın Türkler
26 Şubat 2020
Gidişat nereye?
19 Şubat 2020
Sevgisiz ve sevimsiz gündeme isyan
12 Şubat 2020
Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz, şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde
05 Şubat 2020
Uşaklık ve yavşaklık aynı bedende buluştu
29 Ocak 2020
Tabiat lisanıyla uyarı
22 Ocak 2020
Gölgesiyle savaşan DON KİŞOT
15 Ocak 2020
Orta oyunu
08 Ocak 2020
Bütün hesapların üstünde bir hesap vardır
01 Ocak 2020
Neyi, niçin kutluyoruz?
25 Aralık 2019
Maaşlı köle mi, maaşsız kraliçe mi?
19 Aralık 2019
Herkes işine bakacak
11 Aralık 2019
Gök bayrak yere düşmez, düşmeyecektir
04 Aralık 2019
Artık çok mu oluyoruz?
27 Kasım 2019
Kara mizah
21 Kasım 2019
Bu şarkı burada bitmez…
13 Kasım 2019
Kızımın seçtikleri
06 Kasım 2019
Örtülü bir Haçlı savaşı
30 Ekim 2019
Çünkü biz Türk’üz
23 Ekim 2019
Türkiye’nin höstü
16 Ekim 2019
Mıntıka temizliği
09 Ekim 2019
İnsanlık senden nefret ediyor
05 Ekim 2019
Dünya beşten büyük mü?
02 Ekim 2019
Dünya beşten büyük mü?
25 Eylül 2019
Trump’ın “favori diktatörü” zor durumda
18 Eylül 2019
Benim sadık yarım kara topraktır
11 Eylül 2019
Yanık yürekler, kanı ve kanlı siyaseti yenecektir
04 Eylül 2019
Türkiye’nin yeni bir AK Parti’ye ihtiyacı var
28 Ağustos 2019
Sömürüye hayır…
21 Ağustos 2019
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovamayacaksınız
14 Ağustos 2019
Ders olsun
07 Ağustos 2019
Değişmezseniz değiştirilirsiniz
31 Temmuz 2019
Erbakan’ın ilk icraatı
24 Temmuz 2019
Gönül, dava, millet adamı
17 Temmuz 2019
Enerji ve kan sarmalı
13 Temmuz 2019
15 Temmuz’u anarken
03 Temmuz 2019
Önce kendi kapını temizleyeceksin
26 Haziran 2019
Biz nerede yanlış yaptık
20 Haziran 2019
Ayakta ölmek diz üstü yaşamaktan iyidir
10 Haziran 2019
Haydi, vatanseverler göreve
08 Haziran 2019
SANA YAZDIM.
22 Mayıs 2019
Hayır bildiğiniz şeyler şer, şer bildiğiniz şeyler hayır olabilir
15 Mayıs 2019
Neyi, niçin bekliyoruz?
08 Mayıs 2019
Gazze’de insanlık ölüyor
01 Mayıs 2019
Bindik bir alâmete, gidiyoruz kıyamete
24 Nisan 2019
Şimdi birlik beraberlik, kardeşlik, kucaklaşma zamanı
17 Nisan 2019
AKİF BEDİR
10 Nisan 2019
Ah gençlik ah
04 Nisan 2019
Son söz milletin
28 Mart 2019
Şimdi tam zamanı
20 Mart 2019
Sabredin…
13 Mart 2019
Bu kadar da olmaz
06 Mart 2019
Yanlış hesap milletten döner
27 Şubat 2019
Bir varmış bir yokmuş
20 Şubat 2019
Oyun içinde oyun
13 Şubat 2019
Gayret bizden yardım Allah’tan
06 Şubat 2019
Mesele demokratik değerler değil, YAĞMA
30 Ocak 2019
Şeytanın yeni oyunu
23 Ocak 2019
Çamura gönül tohumu atmak
16 Ocak 2019
Bak şu konuşana
09 Ocak 2019
Ülke muhalefetini arıyor
02 Ocak 2019
Yılbaşında neyi kutladık
26 Aralık 2018
Bak şu konuşana…
19 Aralık 2018
Yeni bir parti ihtiyaç mı?
12 Aralık 2018
Etme bulma dünyası
05 Aralık 2018
Sokaktaki insan ne istiyor?
28 Kasım 2018
Alperen manifestosu
21 Kasım 2018
Veyl olsun…
14 Kasım 2018
Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?
07 Kasım 2018
Neler oluyor bize?
31 Ekim 2018
Millet soruyor, sorguluyor artık
Haber Yazılımı