Yazı Detayı
20 Ocak 2021 - Çarşamba 16:38
 
Külliyatı Anlamak Üzerine-1
Mehmet Nuri BİNGÖL
 
 

Hedef tayin etme ve “tecdit” hareketi istikametinde “te’lif” edilmiş, daha doğrusu “ettirilmiş” eserleri, “gazete gibi” okumadan, tam bir “külliyat” bütünlüğü içerisinde kalarak-muhafaza etme, önceki asır ve devirlerden daha ziyade bizim, bugünün Müslümanının daha açık, daha sarsıcı, daha yorucu bir meselesi hâline gelmiştir.

Bunun farkında olmakla, kişilikler umum “ümmet”in hukukunu, üstlenmeleri gibi bir mesuliyete, “kul hakkını” sırtlamak gibi bir “teklif” ile  yüzyüze getirir. Açıkçası, bu “vazife” bir nevi “şeair” sırasına girer ki, şeairin “ferdî feraizden” çok daha üstün olduğu çokların hatırındadır.

Halbuki “en âzâm mesele olan iman”ı kurtarma vazifesi hem vicdana, hem “hikmet”e göre her vakit ön plândadır. (Emirdağ Lahikası, c.l, s. 232) Aklın ve “nakl”in gereği de bunu iktiza eder.

“Bu zamanda en büyük bir vazife, imanı kurtarma ve muhafaza etme vazifesidir.” (Kastamonu Lahikası) ifâdesiyle sırt sırta vermiş pek çok beyân hâdiseye parmak basar; “takva ve âmel-i sâlih” yönünün gözardı edilmediği de aşikârdır. 

Risâle-i Nur Külliyatı’nda ve Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin beyanlarında “tek kanatlılık” gibi bir problem yoktur. Buna rağmen, cemiyetimizde ve bir kısım “ehl-i diyanet”in, realite ile uzaktan yakından ilgisi bulunmayan zihnî kuruntularında yaygınlaşmış kanaatin kaynağını anlamada zorlanıyorum.

Yaptığı hizmetin “fonksiyon”undan ötürü, Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin, “Seni yirmi yıl hizmet etmiş bir talebe sayıyorum” dediği Zât’ın ve çevresinin Üstad'ı, dolayısıyla da Risâle-i Nur Külliyatı’nı “tek kanatlılık” ile tenkit edenlerin başını çekmesini anlayamıyorum.

Bu tür aykırılık, tenakuz, hatta “ihlassızlık” kokan tavrın temel sâiki elbette bir tane  olamaz ama  en büyüğünün “meselenin künhüne vậkıf” ve vậkıf olunan “hakikate” da “teslim olamama” gibi bir eksiklikten geldiğini diyebilirim rahatlıkla...

 “Hem ihlas ve hakperestlik ise, Müslümanların nereden ve kimden olursa olsun, istifadelerïne taraftar olmaktır. Yoksa `Benden ders alıp sevap kazandırsınlar’ düşüncesi, nefsin ve enaniyetin bir hilesidir.” (İhlas Risalesi, s. 26) Risaleyi rekabet içündeki zevat da yukarıda verilen misale münasip bir pozisyonda (Allah rahmet eylesin) bulunduklarına göre, ihlas sırrıyla uzaklığını hesaplamak zor olmasa gerek.

“Çok emarelerle anlamışız ki, bu ulûm-u îmaniyedeki fetva vazifesiyle tavzif edilmişiz.” (Mektûbât, s. 299) ve “… risaleler kendi malım değil. Kur’ân’ın malı olarak Kur’ân’ın reşehat-ı meziyatına mazhar olduklarını izhar etmeye mecburum. Evet, lezzetli üzüm salkımlarının hâsiyetleri kuru çubuğunda aranılmaz.” (Tarihçe-i Hayat, s. 175) gibi “mecburiyet tahtında fâş edilmiş” beyanlardan anlıyoruz ki, Risale-i Nur Külliyatı’nı indî görüş ve dünyevî-yahut akademik-bakışlar altında “tefhim” etmenin imkân ve ihtimâli yoktur. “Ehl-i siyaset eserleri tam anlamaz.” (Emirdağ Lahikası) şeklindeki ihtar da meselenin bu yönünü işaretler. 

Yalnız “ehl-i siyaset” tâbirini, politikacı manadında anlamak beyanı dar bir kalıba sığıştırmaya çalışma ameliyesine pek benzer; “düşünce bakımından siyasetçi olan” şeklinde anlamak çok daha doğru olacaktır. Mezkur “zevat”ın da birinci meselesi o olduğuna göre, “eserleri” anlamamaları garipsenecek bir hậl değildir. “En âzâm mesele” olan iman hizmetinin “tam” olarak yapılması için de Külliyatı anlamak şart değil midir? (Kastamonu Lahikası)

Herhangi bir müellifin Külliyat’ını bile anlamak için, ilk önce onun hadiselere ve insan hislerine hangi temel bakış açısıyla yaklaştığını kavrama zarureti tartışma gütürmez. “Bil mecburiye ilan ediyorum ki, ihtiyarımız ve haberimiz olmadan birisi bizi İSTİHDAM ediyor; biz bilmeyerek bizi mühim işlerde çalıştırıyor. Delilimiz de şudur ki, şuurumuz ve ihtiyarımızdan hariç bir kısım inâyata ve teshilâta mazhar oluyoruz. Öyle ise o inayetleri bağırarak ilan etmeye mecburuz.” (Tarihçe-i Hayat, s. l76) şeklindeki TEMEL BAKIŞ AÇISINA sahip olmadan Külliyat’ı anlamaya çalışma gayretinin adı “tefhim” değil, ancak “te’vil” olabilir.

 O da öyle bir te’vil ki, “akılla naklin çatışma”sı anında (Muhakemat) yapılması şart olanı değil, “zaruret var zannı ile” hareket eden çağımız insanının, yani nefislerinin hâdiseyi “kendine yontması-ya da “kendini avukat gibi müdafaa etmesi”-, “nasların ve ahkâmın, esasların” çiğnenmesi mânâsında…

İSLÂM MÜNTESİPLERİ’nin hem ferdî, hem içtimâî, hem de cemaati münasebetlerinde “su-i zan ve su-i niyet” gibi menfîliklerden azâde olma mes’uliyetlerinin varlığı açıktır. Buna rağmen, daha önce zikredilen “tenkit sahiplerinde”, kalın çizgilerle açıklanmış “temel bakış açısına” İNANMAMA hâdisesinin varlığını görmemek mümkün değildir. 

Böyle müşahedemizle birlikte, bu nevi “ucube” tenkitlerden habersiz bulunan, dolayısıyla onların cevaplarını arayarak Külliyatı anlama gibi “mesuliyet”ini yerine getirmeyen, ancak kendini “talebe” bilen bir kısım insanımızın dahi farkında olmadan aynı “sâfiyane” anlayışı sahiplenir görünmesi, meseleyi gündeme tasımamı şart hale getirdi. 

Hem “önceki”, hem sonraki, Hem de “bugünkü” tefhim eksikliğini, böylesi bir saffete bağlamak gereği, içtimâî dünyamızın hassas yapısının, “yokuş”ların sonuna varır gibi olmasından, ırmakların ummanına kavuşmasına ramak kaldığını “anlamamızdan” kaynaklanıyor.

Tefhim hâdisesine “tam tamına” yaklaşamamış olmamızın temel sahiplerinden biri de Külliyat’ı bir bütün olarak ele almayıp, sadece hususî ve indî mülahazalarla, belli “bir kısım” beyanları, risale ve mektupları “referans” olarak verme garabetidir.  

Ayrıca “Niyet ve nazar” meselesinin “su-i istimâl”e uğraması, Risale-i Nur Külliyatı gibi bir pırlanta yahut “elmas kıymetindeki” hakikatin tam olarak anlaşılıp, bu vatan ahalisine kazandırılmasına set çekiyor, Bediüzzaman gibi bir “zaman-ı dehr”in bütün Müslümanlarca kabulüne mani oluyor; bütün insanlık ondan mahrum edilmiş oluyor. Buna kimin hakkı var ve bu vebalin altından nasıl kalkacağız?

İtirazcı fikirleri duyuyor gibiyim. Söylenildiği gibi bir “kabul etmeme hâdisesi yok ki, böyle densin!"

 İlk duyulduğunda haklı bir itiraza benzeyen bu fikrin üzerinde biraz durulduğunda, hadisenin  o merkezde olduğunu insan çabuk kavrıyor. “Zevahiri kurtarma” kabilinden söylenmiş sözlerde ve konuşmalarda hiç kimse açıktan açığa Zamanın Müceddid’iyle ters düştüğünü belli etmiyor, böyle yapması da kendi lehinde bir hâl olmadığı için beklenmemelidir. 

Halbuki birini sevmek, onu kabullenmeyi de gerektirir ve sevgi bir muhabbet sözünün boşluğuna hapsedilemez. “Sevildiği iddia edilen” zâtın izahlarını, mesleğini, gösterdiği hedefleri anlamaya, “tefhim” etmeye çalışmaması, gerçekte onu sevmediği manasını da orta yere çıkarır.

“O bîçâreler, ‘Kalbimiz Üstad ile beraberdir’ fikriyle kendilerini tehlikesiz zannederler. halbuki ‘ehl-i ilhadın cereyanı’na kuvvet veren ve propagandalarına kapılan, belki bilmeyerek hafiyelikte istimal edilmek tehlikesi bulunan bir adamın, ‘Kalbim sâfîdir, Üstadımın mesleğine sâdıktır’ demesi bu misâle benzer ki; birisi namaz kılarken karnındaki yeli tutamıyor, çıkıyor; hades vuku buluyor. Ona, ‘Namazın bozuldu’ denildiği vakit o diyor: ‘Neden namazım bozulsun, kalbim safîdir.” (Mektûbât, s. 401 beyânıyla açıklığa kavuşturulan hadise, sadece dünün veya dar bir dairenin değil, “umum ümmet”e şâmil olması gereken bir hâldir.

Mehmet Nuri BİNGÖL

 
Etiketler: Külliyatı, Anlamak, Üzerine-1,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
03 Mart 2021
ESKİ DEĞİL "ESKİMEZ" SAİD
28 Şubat 2021
SÜRGÜNDEKİ ÇEÇENYA, NUR ÜSTAD VE SİYAHTAN TURKUAZA KOŞMAK YAZARI MEHMET NURİ BİNGÖL’LE MÜLAKAT
27 Şubat 2021
YAZARIMIZ MEHMET NURİ BİNGÖL'DEN YENİ BİR KİTAP
21 Şubat 2021
28 ŞUBAT'ÇI "KAFA" BU SEFER DE ERDOĞAN'I HEDEF ALDI
14 Şubat 2021
“ ALMA MAZLUMUN AHINI...”  
13 Şubat 2021
Düşman Kime Saldırıyorsa ( Kavala Talebi Üzerine)
05 Şubat 2021
MANEVI  “SEYYİDLİK” RESULULLAH DĀVASINA SAHİP ÇIKMAKTIR
28 Ocak 2021
GEÇ BİR OSMANLI YAZISI
26 Ocak 2021
TARİHİ SEVDİREN ADAM'A RAHMET DİLEĞİYLE
23 Ocak 2021
Külliyat'ı Anlamak Üzerine-2
11 Ocak 2021
Üstad Nursi ve “Müstağni Siyaset”
07 Ocak 2021
"SİLİK  SÖZ"LERİN GEZDİĞİ ARENA
25 Aralık 2020
Zekânın zekâtı Borcu Silmez; Mecazidir O...
18 Aralık 2020
ASIL AMBARGO ZİHİNLERDE; O KALKTIYSA ONLARCASI BİLE HAVA CİVADIR BİZE...
16 Aralık 2020
TARIK BUĞRA VE OSMANLI
10 Aralık 2020
TEK DERDİ DÜNYA OLAN ŞEBEKE
05 Aralık 2020
BİR KÜÇÜREK HİKAYE YAHUT "BİZİ NE SANIYOR BUNLAR?"
02 Aralık 2020
İNTERNET VE SOSYAL MEDYADA TÜRKÇENİN DOĞRU KULLANIMI
28 Kasım 2020
TEPETAKLAYDI İÇİM...
26 Kasım 2020
REFORM MU, İNŞA MI?
22 Kasım 2020
“AKİBET MÜTTAKİLERİN” VE “KADERE TESLİM” OLANLARIN DEĞİL Mİ? –
22 Kasım 2020
TAKLACI KUŞ OLMAK KİMİ VURUR ÖNCE?
20 Kasım 2020
“AKİBET MÜTTAKİLERİN” VE “KADERE TESLİM” OLANLARIN DEĞİL Mİ? –
18 Kasım 2020
TAKLACI KUŞ OLMAK KİMİ VURUR ÖNCE?
16 Kasım 2020
Said Nursi Kimlere Zındık Demişti?!
14 Kasım 2020
DUZAH MI, VİCDAN MI?
10 Kasım 2020
"Ehl-i Hak Olan Sünnet" İtikad Mezhebi...
08 Kasım 2020
“Muvakkat İttifak” ya da Tapu Dağıtmak…
04 Kasım 2020
BULUT VE ÖRDEK MESELİ
30 Ekim 2020
Mitoman Siyasi Belki Mazur; Ya Taammüden Yapan...
29 Ekim 2020
“VAN YOLUNDAKİ HAN KAPISI” YA DA MUZDARİP İSLAM ALEMİ…
17 Ekim 2020
NEDEN YA DA NERELERDEN DÜŞMEK
12 Ekim 2020
BU ASRIN BİR MÜCAHİDİ: FIRINCI AĞABEY
07 Ekim 2020
"TÜRKMENEM..."
02 Ekim 2020
BELİRSİZ BIRAKMAK DA BİR ALENİYETTİR!
26 Eylül 2020
Maydanoz ve Limon
20 Eylül 2020
EYÜP OTMAN AĞABEY
14 Eylül 2020
"Hakikat Alimi" Ne Menemdir?
08 Eylül 2020
Dünya Dedikleri Acayip Yer
02 Eylül 2020
LAYT LAİKRATOS, ARTAN SEKÜLERİZM
24 Ağustos 2020
NAVTEKS BİR ARA FORMÜL. ASIL HEDEF MEB (Müstakil Ekonomik Bölge)
20 Ağustos 2020
"Çığlığı Afakta Yankılanmayan Yazar” Olur mu?..
17 Ağustos 2020
ÇAY DEYİP GEÇMEYİN
10 Ağustos 2020
NUR'UN İKİ KURMAYINDAN BIRİ: Mustafa SUNGUR
08 Ağustos 2020
YİNE İSPANYOL SİYASETİ VEYA İSTANBUL SÖZLEŞMESİ
04 Ağustos 2020
OSMANLI'NIN TÖRESİ SÜNNET'İN TAA KENDİSİ...
30 Temmuz 2020
“Doğruyu Her Yerde Deme”mek, ama Hangi Makamda?
27 Temmuz 2020
Ne Fâcia! “Güneydoğu Nurculara Kal”mış!
24 Temmuz 2020
Kelam-ı Ezeli ve Hutbenin Arapça Okunması
24 Temmuz 2020
“Sarp Ufuklar”ın Hikâyesi
19 Temmuz 2020
NUR"LARIN (AHİRZAMANDAKİ) MAKAMI VE BÜTÜNLÜK...
16 Temmuz 2020
15 TEMMUZ'DA BİZE KEFEN Mİ BİÇMEK? ( Darbr darbe dirildik hamdolsun)
15 Temmuz 2020
Düşünme Özgürlüğüne Set Haline Dönüşmüş Bir Kanun: 5816
13 Temmuz 2020
Ayasofya Davası İçin Her Nakil Seslendirildi de...
11 Temmuz 2020
Ayasofya Davamız ve Muhafazakar Aydınlar
06 Temmuz 2020
"İBİBİKLER ÖTTÜĞÜNDE ORDAYIM "
01 Temmuz 2020
" DİN EDEBTİR" ( HAD DİNİ BİLMEK...)
28 Haziran 2020
İHLAS, HAL-İ ALEM SİYASETİ VE " SİYASET-İ İSLAMİYE"
26 Haziran 2020
GAZETECİ BİR DOSTLA SOHBET-2
24 Haziran 2020
GAZETECİ BİR DOSTLA MUSAHABE YAHUT MUHASEBE…
23 Haziran 2020
"HAKİKİ MEŞVERET"
21 Haziran 2020
İT, "TÜREVİ" CHP'NİN HALİ PÜR-MELALİ VE TİR TİR TİTREMEK!
19 Haziran 2020
" HEYYİ HEY!!!"
17 Haziran 2020
AĞABEYİM ( İktibas)
14 Haziran 2020
Said Molla, Şeyh Said ve Molla Said (Bediüzzaman) BİR mi?..
11 Haziran 2020
AYASOFYA FETHİ VE ZİNCİRLER...
09 Haziran 2020
VER ELİNİ TÜRKMENELİ ( yayını bekliyor) ROMANIMDAN BİR BÖLÜM
07 Haziran 2020
Bir Portre: Prof. Dr. Mehmet Kaplan
05 Haziran 2020
SÜNNET İTİKADINDA MEHDİ (AS)
01 Haziran 2020
VEHBİ'NİN KERRAKESİ
24 Mayıs 2020
BAY-RAM DÜŞÜNCELERİ...
16 Mayıs 2020
VER ELİNİ TÜRKMENELİ ( yayını bekliyor) ROMANIMDAN BİR BÖLÜM
11 Mayıs 2020
Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
05 Mayıs 2020
SURİYE yahut "DİYAR-I ŞAM"
29 Nisan 2020
CORONA SÜRECİNDE İSLAM
27 Nisan 2020
FARİZA DENECEK KADAR AZİM VE EHEM MESELE
25 Nisan 2020
HER ZAMANIN PAKRADUNI'Sİ
19 Nisan 2020
AYA SOPHİA MI, MAHZUN MABED Mİ!( YAHUT FATİH'İN BEDDUASINDAN NE KURTULUŞ NE ZAMAN?)
13 Nisan 2020
EVDE MAHPUSKEN BAHAR
28 Mart 2020
NEFSİ YENMEK VE KORONAYI YENMEK. HANGİSİ ZOR?
19 Mart 2020
SAİT MOLLA MOLLA SAİD FARKI
08 Mart 2020
"Nâbî'yi Nabi Eden Hüsn-ü Nazar..."
08 Mart 2020
NE ÇEKTİKSE KAMAL'LARDAN...
03 Mart 2020
VATANI SEVMEK...
27 Şubat 2020
“İSTİKLÂLDEN İSTİKBÂLE” DENEME ESERİYLE “EFENDİ BEY” ROMANI
21 Şubat 2020
Enbiya Şehri URFA ama Diyarbakır "Şehr-i Ashab"
20 Şubat 2020
HALİLULLAH (AS.) YA DA MENFAAT PUTUNU KIRMAK...
19 Şubat 2020
BALTANIN SAPI...
14 Şubat 2020
Maydanoz ve Limon
10 Şubat 2020
KEŞKE HAKLI ÇIKMASAYDIK...
10 Şubat 2020
FASL-I PAŞA
09 Şubat 2020
“Hikmet-i Kudsiye” ile Felsefe Hikmeti Münazarası
08 Şubat 2020
“Hikmet-i Kudsiye” ile Felsefe Hikmeti Münazarası
05 Şubat 2020
“SEYDA!”
29 Ocak 2020
HAVANDA SU DÖVENLER... ŞİMDİKİLER GİBİ!
22 Ocak 2020
Doğubayezıd Hâni
17 Ocak 2020
“Elif Öğretmen” ve Romancı Hüseyin Yılmaz
13 Ocak 2020
FİKİR CÜCELİĞİ
10 Ocak 2020
TARİH; GERÇEK AYNASI
03 Ocak 2020
Yol Açıcılar- Yol Kapatıcılar
28 Aralık 2019
İDİLHAN, İLHANLI VE EL-MEGİDDO OVASI!..
26 Aralık 2019
“Hakikatı Dışlamış Kimselerle Tevhidi Toplum İnşa Edilemez.”
24 Aralık 2019
" ERKEĞE KARI LİBASI YAKIŞMAZ" VEYA "KENDİ YÜRÜYÜŞÜNÜ TERK ETTİ..." MESELESİ...
24 Aralık 2019
" ERKEĞE KARI LİBASI YAKIŞMAZ" VEYA "KENDİ YÜRÜYÜŞÜNÜ TERK ETTİ..." MESELESİ...
21 Aralık 2019
AKASYA YAHUT AĞAÇ- 2
19 Aralık 2019
GÖBEKLİTEPE DİYE BİR YER
16 Aralık 2019
KİMLERE?
08 Aralık 2019
YOKUŞTA YÜRÜYENLER ( Bir Emek Hülasası)
05 Aralık 2019
"ŞURA-YI HAKİKİ" VEYA "MEŞVERET-İ ŞER'İYYE"
24 Kasım 2019
MEHDİ İTTİHAD-I İSLAM ORDULARININ BAŞKOMUTANI... ( BEDİÜZZAMAN- EL: 266)
18 Kasım 2019
Dünkü Ağaç, Bugünkü Fidan -1
10 Kasım 2019
MANEVİ “SEYYİDLİK”, RESULULAH(ASM)NİN DĀVASINA SAHİP ÇIKMAKTIR!
10 Kasım 2019
ABD EŞKİYASI " DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ”!
10 Kasım 2019
"ÜFÜRÜKTEN TEYYARE" KRİPTO VAZİFE
09 Kasım 2019
KISIR DÖNGÜ YAHUT "FASİT TEVİLAT"
17 Ekim 2019
SAVAŞ DEĞİL HAREKAT, İŞGAL DEĞİL FETİH!
17 Ekim 2019
AB "BARIŞ PINARI"NIN MANASINI TAM ANLAMIŞ...
17 Ekim 2019
31 MART “MEŞ’UM” VAKASI
17 Ekim 2019
HADİSLER KUR'AN'IN HAKİKİ TEFSİRİ, TERCÜMANIDIR
13 Ekim 2019
EDEBİYAT HAKKINDA BAZI NOTLAR
01 Ekim 2019
"… Bir gün de hesap” Dönünce Olacaklar Olur.
27 Eylül 2019
Hakikata Şahit Tarih; Ama Resmi Olmayanı ...
26 Eylül 2019
YOKUŞTU VE DÖNEMEÇLE SÜSLÜYDÜ YOLLAR
21 Eylül 2019
KİMİ "HATİAT"I TASHİH İÇİN "PALA" MI GEREK?...
18 Eylül 2019
İMAM ALİ ŞAMİL( ŞEYH ŞAMİL)
17 Eylül 2019
“FASL-I PAŞA”
16 Eylül 2019
Ha Çeçenya, Ha Suriye
13 Eylül 2019
Fetih Misyonu ve “Yakın Tutulan Düşman!”
12 Eylül 2019
"SİYASET-İ HAZIRA" GÜNLÜK POLİTİKA, "SİYASET-İ ALİYE" İSE İMANİ HİZMETTİR.
08 Eylül 2019
BİR BAŞKA ÇEŞME
07 Eylül 2019
Tahassür
29 Ağustos 2019
MALARZGİRT'TEKİ SIR VE HATIRLATTIKLARI
Haber Yazılımı