Yazı Detayı
22 Mart 2021 - Pazartesi 15:52
 
MESELE KADIN MI?
Ravza ZEYBEK
mail.haber111@gmail.com
 
 

 Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla…

  Hazreti Peygamber Efendimiz(9 Zilhicce l0 H./8 Mart 632 M. Cuma) 124 Bin Müslüman’ın şahsında tüm insanlığa seslendiği veda Hutbesinde;

 ‘Ey insanlar! Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah'ın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah'ın emriyle helal kıldınız. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, kadınların da sizin üzerinizde hakkı vardır…’ Buyurmuşlardır.

   Dün gece saatlerinde birçok tartışmalara konu olan İstanbul Sözleşmesi,  Resmi Gazetede Cumhurbaşkanı  Kararı ile Türkiye  bu Sözleşmeden ayrıldı. İstanbul Sözleşmesi 11 Mayıs 2011’de imzalanmış olup 1 Ağustos 2014 yılında yürürlüğe girmiştir. Ayrıca bazı Avrupa ülkeleri bu sözleşmenin içeriğinin gelecekte doğuracağı  olumsuz neticelerini göz önünde bulundurup bu sözleşmeden ayrılmışlardır.  

  Polonya  Adelet Bakanı Ziobro ‘İstanbul Sözleşmesi kabullenemeyeceğimiz sakıncalı ideolojik dayatmalar içeriyor. Mesela bunlardan biri ’ Toplumsal Cinsiyet’ düşüncesi. Buna göre cinsiyet doğuştan değil herkesin sosyo- kültürel kararına göre belirleniyor…’  açıklamasını yaparak bu sözleşmeden ayrıldıklarını söyledi.

  Tolumda öyle bir algı oluşturmaya çalışıldı ki bu sözleşme olmazsa sanki ülkede ki tüm kadınlar şiddet mağduru olacaklar. Halbuki  2012 Yılında 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin önlenmesine dair kanunun yürürlüğe girmesiyle evli olmayan kadınlarında kanundan yararlanma hakkı tanınmıştı. Adalet Bakanlığı verilerine göre yasanın yürürlüğe girdiği ilk yılda koruma taleplerinde iki kattan fazla artış yaşanmış.2012’den bu yana korunma talebinde bulunan kadınların sayısı beş kat artmıştır.(Verilerle Türkiye’de ki kadına şiddetin anatomisi-NTV.com tr) Yani İstanbul Sözleşmesi kadını koruyamamıştır.

7 Aralık 2010’da Ayşe Paşalı’nın, eski eşi tarafından öldürülmesinin ardından 4320 sayılı kanunun yetersizliği eleştirilmeye başlandı, sivil toplum kuruluşlarının çabasıyla yeni bir kanun talebinde bulunuldu. 6284 sayılı kanun 8 Mart 2012 tarihinde oy birliğiyle TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. 6284 sayılı kanun büyük ölçüde İstanbul Sözleşmesi’ne göre oluşturuldu.4320 sayılı Ailenin Korunmasına İlişkin Kanun’da tartışmalı olsa da 6284 sayılı kanun evli olmayan bireyleri de kapsar.

Bu yasaya göre korunma talep eden kişi, tedbir için aile mahkemesine veya savcılık ya da kolluk birimlerine delil olmadan talepte bulunabilir. Tedbir kararı için delil aranmaz. Talep olmasa veya şikâyet olmasa da bazı suçlar için savcı doğrudan soruşturma yapabilir. Buna göre 6284 Sayılı Kanun hala aktiftir. Buna göre : 

1-Şiddet gören kadın kalacak ve sığınacak yer talep edebilir.

2-Şiddet gören ya da tehdit altında olan kadınlar geçici koruma (yakın koruma) talep edebilirler.

3- Şiddet mağduru veya tehlikede olan kadın şiddet uygulayanın evden uzaklaştırılmasını, kendisine yaklaşmasının engellenmesini, adres kimlik veya diğer tüm bilgilerinin değiştirilmesini isteyebilir.

4-Şiddet uygulayanın silahını polise teslim etmesini, geçici velayet ve tedbir nafakası, geçici maddi yardım, oturduğu eve aile konutu şerhi konulmasını talep edebilir.

 Bu kanun maddeleri geçerliliğini devam ettirmektedir. Toplumu şimdiden infiale sürüklemek isteyenlerin maksatlarının sadece kadın veya kadın şiddeti olduğu inandırıcılığını da yitirmiştir! Meselenin Kadın Hakları ve kadına şiddeti önlenmesi olmadığı da anlaşılmış olmaktadır. 

Kadın hakları ve kadın şiddetinin önüne geçmeye çalışan veya bir şekilde bunu ayaklanma vesilesi yapmaya çalışan sözde ‘Kadın Hakları Savunucuları’ bir yılı aşkındır Diyarbakır ve bazı illerimizde terör örgütlerinin  kandırması veya kaçırması sonucunda  ailelerinden uzakta olan kadınların ve genç kızlarını geri isteyen anne ve babaların  seslerine kulak tıkamaları neyle izah edilebilir bu  savundukları değere ihanet değil midir? 

  Muhalefet partilerin içinde patlak veren kadına taciz ve tecavüzlere gözlerini ve kulaklarını kapayanlar ‘Kadın Hakları veya Kadına Şiddet’ edebiyatını en son yapacak olanlar değil midir? 

  Kusura bakmayın ortada bir şiddet var! Bu bir insanlık sorunudur, bu sorun cinsiyetleri birbirine düşman ederek çözemezsiniz. Bu sözleşme kadını ve erkeği birbirine düşman edip üçüncü bir cinsi ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. 

Sorun şiddet önlemekse, oluşturulacak bir platformlarda,  İstanbul Sözleşmesinden çok daha güzel, kadını, çocuğu ve hatta hayvanları dahi korumak için ne yapılabilir görüşülebilir. Devletimiz bu konu hakkında gerekeni yapmakta olup taraflarda ki endişeleri gidermeye muktedirdir. 

  Sorun bir insanlık sorunu olup insani değerlere dönüp fıtrî özellikler koruma altına alınmazsa bu kopuş büyük bir bozulmaya doğru gidecektir.

Ravza Zeybek 

 
Etiketler: MESELE, KADIN, MI?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
09 Nisan 2021
BU İŞİN VEBALİ ÇOK
05 Mart 2021
RESMİN BÜTÜNÜNE BAKALIM
20 Şubat 2021
ALLAH VAR GAM YOK!
03 Şubat 2021
OYUNUN İÇİNDE Kİ OYUN
10 Ocak 2021
UYGULAMALARA  KURBAN OLUYORUZ
29 Aralık 2020
BİZİM ÇOCUKLARI ATEŞE ATAN KİM?
24 Aralık 2020
İMTİHAN OLUYORUZ
10 Aralık 2020
 FİRAVUN HALA KATLEDİYOR  YA MUSA NERDE?
02 Aralık 2020
ÖZGÜRLÜK NE İÇİN?
23 Kasım 2020
VEFA GÖSTER DE ÖLME
11 Kasım 2020
İNSAN DEĞERLİDİR
02 Kasım 2020
HER ACI BÜYÜTÜR BİZİ
26 Ekim 2020
Küfür Tek Millettir
14 Ekim 2020
AĞZIMIZIN TADI YOK ARTIK
02 Ekim 2020
ALLAH İLE BARIŞ
26 Eylül 2020
ANADOLU’NUN ÖZÜ TASAVVUFTUR
13 Eylül 2020
SİBEL ERASLAN İÇİN…
06 Eylül 2020
DÜNYAYI TERK EDENLER BİZE NE ANLATIR
28 Ağustos 2020
ÂŞURÂ BİZE NE SÖYLER
22 Ağustos 2020
MAZLUMUN ÜMİDİ OLMUŞUZ
16 Ağustos 2020
GENÇLERİMİZİ HARCAMALARINA İZİN VERME!
06 Ağustos 2020
‘Mü'minler Ancak Kardeştirler.’
28 Temmuz 2020
SEVGİ KURBAN OLUR MU?
15 Temmuz 2020
ÖLEREK DİRİLEN MİLLET
07 Temmuz 2020
İstanbul Sözleşmesi Huzur Vermedi
20 Haziran 2020
HEYKELLERDE YIKILIR BİRGÜN
19 Haziran 2020
NEREYE BU GİDİŞ NEREYE KADAR?
03 Haziran 2020
IRKÇIYIM…IRKÇISIN…IRKÇIYIZ…
20 Mayıs 2020
RAMAZANI ÖZÜMÜZE ALALIM
09 Mayıs 2020
HAYALLER GERÇEK OLUYOR
03 Mayıs 2020
BİR RAMEN’DEN ÖĞRENDİĞİM
20 Nisan 2020
TEVÜKKÜL İMTİHANI
15 Nisan 2020
MAĞALARIMIZA DÖNÜYORUZ
29 Mart 2020
ÖLMEYE İHTİYACIMIZ VAR
25 Mart 2020
BU YOL NEREYE GİDER?
18 Mart 2020
VARDIR BİR HAYIR
08 Mart 2020
8 MART NE Kİ?
20 Şubat 2020
NİŞANIN TEK ADI KALDI
11 Şubat 2020
KIYAMET KOPACAK!
25 Ocak 2020
ÖZ BİLNMEZSE ÖZELLİKLER ÇIKMAZ MEYDANA
25 Aralık 2019
SAHİPSİZ KALAN ÇOCUKLAR
13 Aralık 2019
HERŞEY HAKİKÂTİ GÖRMEKLE BAŞLAR
28 Kasım 2019
YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR
14 Kasım 2019
EN BÜYÜK ÖRNEĞİMİZ
05 Kasım 2019
HER ÇOCUK ÖZELDİR
19 Ekim 2019
UYUYAN DEV UYANDI ARTIK
15 Ekim 2019
ÖZE DÖNÜŞ BAŞLADI
02 Ekim 2019
ÖMÜR VAKFİYESİ
22 Eylül 2019
YAKLAŞAN TEHLİKENİN FARKINA VAR!
10 Eylül 2019
ÖZÜR DİLERİZ ÇOCUKLAR
29 Ağustos 2019
DOST KİM? DÜŞMAN KİM?
30 Temmuz 2019
CİBRİL HADİSİ ÜZERİNE
25 Temmuz 2019
BULANLAR ARAYANLARDIR
06 Temmuz 2019
ALLAH’IN BOYASI İLE BOYANMAK GEREK
30 Mayıs 2019
DÜŞTÜĞÜ YERDEN KALKACAK ÜMMET
21 Mayıs 2019
NUH’UN GEMİSİ
22 Nisan 2019
ZEHİRLİ BALDIR! SÖYLEME!
16 Nisan 2019
24. İZMİR KİTAP FUARI, YAZARIMIZ RAVZA ZEYBEK KİTAPLARINI İMZALADI
13 Nisan 2019
MESELE EKMEK DEĞİL EFENDİ!
05 Nisan 2019
KİTABIN SADAKATİ
26 Mart 2019
ADEM’İN ÇOCUKLARI
19 Mart 2019
BİR GURUR BİR ÖVÜNÇTÜR MİRASIMIZ
14 Mart 2019
MUTEDİL BİR SEZİŞ
04 Mart 2019
ŞÜKÜR MÜ KÜSLÜK MÜ?
24 Şubat 2019
BİR KIŞ SANCISI 2
14 Şubat 2019
AŞKA BOYANMIŞ BİR ŞEHADET
02 Şubat 2019
İLİM NEYİ BİLMEKTİR?
27 Ocak 2019
SANALA KURBAN EDİLEN BİZLER.
12 Ocak 2019
BİR YOLCULUK GÜZELLEMESİ
05 Ocak 2019
BEN KİMİM? ONLAR NE OLACAK?
Haber Yazılımı