Yazı Detayı
20 Şubat 2021 - Cumartesi 14:06
 
Misalin Dünya Mı, Güneş Mi?
Mücahit GÜLER
 
 

Güneş dünyanın hem hayat kaynağıdır hem de aydınlık kaynağıdır. Güneş yoksa dünya da yoktur. Güneş dünyayı aydınlatarak, ısıtarak, ekinlerin yeşermesini, insanların büyümesini sağlayan ve daha nice faydaları olan bir yıldızdır. Dünya ise dışarıdan takviye almadıkça zifiri karanlığa gömülü bir gezegendir. Bazı insanların misali de dünyaya benzemektedir. Nasıl ki güneş olmadan dünyanın bir kıymeti yoksa, insanın da kendisinde bir fikir olmadıkça kıymeti yoktur. Güneşin aydınlattığı yer aydınlık, güneşin olmadığı yer karanlıkta kaldığı gibi bazı insanlar da böyledir (çok az insan güneş gibi etrafına ışık saçar). Sabit bir fikri yoktur, dışarıdan edindiği fikirleri bazen hayatına uygular, bazen de uygulamaz. Fikirlerin uygulandığı yerler aydınlık, uygulanmadığı yerler ise karanlıktadır. Zihin dünyamızın ne kadarını aydınlattık, ne kadarını aydınlatabiliyoruz? Bunları sorgulama vakti gelmedi mi? Karanlıkta kalan zihnimize ve dünyamıza ne kadar etki edebiliyoruz? Fikirler, körpe zihinleri uyandırmak için değil midir? Zihinleri fikirlerle inşa etmiyorsak, fikirlerin veya zihinlerin varlığının ne önemi var?
 
Bilincin temelinde farkındalık yatar. Bilinci tarif ederken “varoluşunun, duygularının, düşüncelerinin ve çevresinin farkında olma hali” denir. Bu dört şeyin farkında olmayan, zihin dünyasını inşa edebilir mi? Varlığımızın ne kadar farkındayız? Duygu dünyamızın ne kadarını hissedebiliyoruz? Düşünce dünyamızın ne kadarını inşa ettik, ne kadarı karanlıklara gömülü? Davranışlarımızın ve çevremizin ne kadarının farkındayız? Farkında olmadan, bilinçsizce yaptığımız şeylerin hayatımızın neredeyse tamamını kapladığını görebiliyor muyuz?
 
Bazı insanların misali ise, gece ve gündüze benzemektedir. Bazen iyi, bazen kötü olurlar. Bazı yönleri güzel, bazı yönleri çirkindir. Bazı konularda olgun hareket ederler, bazı konularda cahilce davranırlar. Bazı yönlerini düzeltirler, bazı yönlerini düzeltmeye gerek duymazlar. Bir yanan bir sönen ampul olmayı severler. Bazıları bu durumda olduklarını da bilmezler. En kötüsü de bu yaa…
 
Dünya gibi kendisine faydası olmayan insanlardan olmayalım.  Böyle bir insan olmamanın yolu ise Jules Payot’un dediği gibi, “duygu ve düşüncelerimize misafir” muamelesi yapmamaktan geçmektedir. İradeyi ve imanı kuvvetlendirmenin yolu duygu ve düşüncelerimize misafir muamelesi değil, ev sahibi muamelesi yapmaktan geçmektedir. Güneş gibi etrafına ışık saçan, insanlara yol gösterip onları aydınlatan, insan yetiştiren ve rol model olan insanlardan olalım. Öğrendiğimiz hakikatleri yaşamalı, hissetmeli, kalıcılığını sağlamalı ve bunu dışarıya aksettirmeli yani yansıtmalıyız. Hakikatlere teslim oldukça temsiliyetimiz artacak, anlatan değil yaşayan olmaya başlayacağız. Zaten en önemli tebliğ temsiliyet değil midir? Temsiliyetin yansıması olmadıkça davetçi olmamız mümkün mü? İnsanlığın ve İslam’ın temsiliyetini yansıtamıyorsak, bakıldığında insanlığın hakikatini ve Allah’ı hatırlatmıyorsak “insan olmanın” bir kıymeti var mı?


Mücahid Güler

 
Etiketler: Misalin, Dünya, Mı,, Güneş, Mi?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
10 Nisan 2021
Bağlılık Mı, Bağımlılık Mı, Bağımsızlık Mı?
04 Nisan 2021
ZULÜM VAR! (D)UYUYOR MUYUZ? 1
21 Mart 2021
Absürt Sözleşme İstanbul Sözleşmesi
14 Mart 2021
Değersiz Şeylerle Zenginleşmek, Değerlerinden Fakirleşmek…
13 Mart 2021
Çanakkale Şehitlerini Kapitalizme Meze Yapılmasına Sessiz Mi Kalacağız?⠀
10 Mart 2021
Duyguda radikalleşmek düşüncede taassuplaştırır, davranışta şiddete sevk eder 2
09 Mart 2021
“Duyguda radikalleşmek düşüncede taassuplaştırır, davranışta şiddete sevk eder”⠀
03 Mart 2021
Çin’in Zulmü: Gördüm, Duydum ve Konuşuyorum
27 Şubat 2021
28 Şubat Bir Zihniyet Meselesidir.
05 Şubat 2021
Davranışlar Düşüncelerimizin Birer İzdüşümüdür!
27 Ocak 2021
Prof. Mustafa Öztürk’ün Çıkmaz Sokağı-3
19 Ocak 2021
Dinamik Popülizm Ve Statik STK’lar 2
10 Ocak 2021
Dinamik Popülizm Ve Statik STK’lar 1
02 Ocak 2021
Yüreğini ‘‘Mekke’’ Kılana, Allah ‘‘Medine’yi’’ Bedenine Yansıtır
27 Aralık 2020
Materyalist Bir Okuma mı? Rahmani Bir Okuma mı?
21 Aralık 2020
Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlamı ve Mâhiyeti
11 Aralık 2020
Prof. Mustafa Öztürk’ün Çıkmaz Sokağı-1         
06 Aralık 2020
Mustafa Öztürk’e Gösterilen Duygusal Tepkilerin Analizi
29 Kasım 2020
“Vefat”
25 Kasım 2020
“Ey Dipdiri Meyyit”
17 Kasım 2020
Mağaramız ve Kurtuluş Yolları
10 Kasım 2020
Diziler İnsanları Zehirliyor...
04 Kasım 2020
Sayın Ahmet Hakan Niyetiniz Nedir?
30 Ekim 2020
Eleştirel Düşünme Ahlakı 3
28 Ekim 2020
Mevlid Kandil’inin Önemi Ve Mesajı
18 Ekim 2020
Cübbeli’nin Platonik Derin Devlet Sevdası
16 Ekim 2020
İnsanlığı Mahkum Etmeyelim
15 Ekim 2020
Eleştirel Düşünme Ahlakı 4
08 Eylül 2020
‘‘Davranışlar Çatışmaz, Duygular Çatışır; Davranışlar Uyuşmaz, Duygular Uyuşur’’
31 Ağustos 2020
Eleştirel Düşünme Ahlakı 1
24 Ağustos 2020
Talip Hangi Sevgiye Talipsin?
22 Ağustos 2020
Birey Olmadan İnsan Olamayız...!
08 Ağustos 2020
Ağzımızdan Çıkan Her Söz İmtihanımız, Kırdığımız Her Kalp Odunumuz Olacak…!
30 Temmuz 2020
Bu Bayramda İsmail’lerimizden Hangisini Keseceğiz?
26 Temmuz 2020
“Koç’un Bildirisini Analiz Edelim”⠀
22 Temmuz 2020
Mesele cinsiyet meselesi değil, şahsiyet meselesidir…!
20 Temmuz 2020
Müminin Mesuliyeti
03 Temmuz 2020
Yerli ve Milli 3D Nesli Geliyor!
25 Haziran 2020
Hülya Avşar’a Birkaç Nasihat
13 Haziran 2020
İşlediğimiz Günahlar Kalbimizi Daraltıyor Mu?
09 Mayıs 2020
TALEP, TALİBİN AYNASIDIR
18 Nisan 2020
Musibetlerin Hikmetine Vasıl Olmak
30 Mart 2020
Din-Bilim İlişkisi
10 Mart 2020
"el-Hakim"in Hikmetsiz Yaşayan Kulları
24 Şubat 2020
KATEGORİ DIŞI MÜSLÜMANLIK…
04 Şubat 2020
Sorun Trump’ta değil, Müslümanlarda…
01 Şubat 2020
Allah'ın Kulunu Sevmesi...
Haber Yazılımı