Yazı Detayı
08 Nisan 2020 - Çarşamba 11:55
 
Musibeti hayra çevirebilmek
Akif BEDİR
mail.haber111@gmail.com
 
 

Göremeyeceğimiz kadar küçük bir virüs, hızla hayatımıza girdi ve dünyada yaşamı iptal etti.

İnsanları evlerinde karantinaya aldı, sosyal yaşamı, hareketliliği sınırlandırdı ve daha da önemlisi insanları birbirinden uzaklaştırdı. Hal böyle olunca da tüm dünyada gündem Korona ya da bilimsel adıyla Kovid-19 oldu.

Bu virüs şimdiden insanlığa bazı şeyleri hatırlattı, bazı şeyleri de öğretti.

Biz, Müslüman olarak “Hoşunuza gitmeyen bir şeyde sizin için hayır, yine olur ki hoşunuza giden bir şeyde de sizin için şer vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz” ilahi ikazını şu anki ruh halimizi de işin içine katarak düşünürsek ortaya neler çıkar?

Bizi kendimize yönelmeyi ve bazı şeyleri düşünmemizi sağlamıyor mu?

Evde kalma zarureti bizlere muhasebe yapmak, düşünmek ve sorunlarla yüzleşmek için iyi bir zaman aralığı sunuyor aslında. Bu süreci bir fırsata çevirip “nefis muhasebesi” için kullanabilir, tefekkür edebiliriz.

Sınır, ırk, gelişmiş gelişmemiş, zengin fakir ayırımı gözetmeden herkesi vurarak bize biyolojik benzerliğimizi hissettirip hepimizin eşit olduğunu gösterdi bizlere.

Korkularımızı, umutlarımızı, hayallerimizi değiştirebilmeyi, aldığımız her nefese şükretmemizi, özgürce sokaklarda dolaşabilmenin ne demek olduğunu hatırlattı bizlere.  

Hiçliği ve dünyanın fâniliğini hatırlatıp kendimizi kimsesiz ve yalnız hissetmemizi sağlayarak hayatı çok daha bilinçli yaşamamızın gerekliliğini ihtar etti bizlere.

Belalara karşı direnç gösterme, önce tedbir sonrasında da sabır ile hareket etmenin inancımızın emri olduğunu hatırlattı bizlere.

Gelecek kaygısı ile sahip olmaya çalıştığımız her şeyin bir anda önemini yitirebildiğini gösterdi bizlere.  

İş koşuşturmasında savsakladığımız bazı değerleri hatırlamayı, alışkanlıklarımızdan vazgeçip iç dünyamızda özgürleşebilmeyi, evimizde zaman geçirmenin sadeliğini, hayatın karmaşasında ailemiz ile gerçekten vakit geçirmeyi ne kadar ihmal ettiğimizi hatırlattı bizlere.  

Aile bağlarımızın yenilenmesi için bu durumu fırsata çevirebiliriz.

Kitap okuma, aile içinde türlü oyunlar, sohbetler, eğlenceli mülâhazalar tesis edebilme imkânı sundu bizlere.

Yalnızlıkla gelen teslimiyetle sakinleşme, beyninizi sıfırlama ve gevşetme, evlerimizi itikâf evine dönüştürebilme fırsatı sunuyor bizlere.  

Maddenin manaya üstün kılındığı, benliğimizin ruhumuzu esir aldığı bir ortamda evlerimizin mescit, ailelerimizin cemaat olmasıyla oluşacak teslimiyetin huzur ve mutluluğunu sundu bizlere.

Dua ve sabra en çok muhtaç olduğumuz şu günlerde bolca dua edebilme imkânı sundu bizlere.

Şifaya ve rahmete en çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde evlerimizde bolca Kur’an, meal ve hadis okuyabilme imkânı sundu bizlere.

Hz. Ali’ye sorarlar: “Başımıza gelen musibetler, bir imtihan mıdır? Yoksa Allah’ın bir cezası mıdır?”

Hz Ali şöyle cevap verir: “Eğer başımıza gelen musibetler bizi Allah’a yaklaştırıyorsa bir imtihandır. Eğer ondan uzaklaştırıyorsa bir cezadır.

Diyanet bir yayınında bu sorguyu ne güzel yapmış.

Herkes kendisini düşünsün, kendi kararını kendi versin. Korona hayatımıza girdiğinden beri hayatımızda meydana gelen değişiklikler bizi Allah’a daha mı çok yaklaştırdı yoksa O’ndan daha mı çok uzaklaştırdı?

Korona hayatımızı nasıl etkiledi? Eve kapanmayı bir fırsata çevirip, tövbe, istiğfar, Kur’an, dua, okuma, faydalı sohbet ile günlerimizi hayırlara mı tevdi ettik, yoksa?

Bu zor günlerde infak ederek, sadaka vererek, gariplere yardım ederek, işçilerimizin iş yükünü azaltarak, onların sağlıklarını da kendi sağlığımız gibi düşünerek İslam’la daha mı çok kaynaştık, yoksa?

Olup bitenleri tefekkür ederek Allah’a olan inancımızı, güvenimizi ve tevekkülümüzü arttırıp Kur’an’a daha mı çok sarıldık, yoksa?

Kendilerini dünyanın sahibi sanan devletlerinin küçücük bir mikrop karşısında nasıl da çaresiz kaldıklarını görüp imanımızı mı çok sorguladık, yoksa?

Akrabalarımızın, komşularımızın, dükkânını kapatmak zorunda kalanların, dışarı çıkamayan yaşlılarımızın, yevmiye ile çalışanların, ihtiyaç sahiplerinin hâl hatırlarını sorarak, dertleriyle dertlenerek, onlara yardımda bulunarak insanlığımızı mı yeniledik, yoksa?

İman bizlerin her hal ve şartta diri, canlı kalmamıza, yıkılmamamıza, toparlanıp ayağa kalkmamıza, her şeye sil baştan yeniden başlamamıza imkân tanıyan inanılmaz bir güç kaynağıdır.

Bizler bu musibetten daha güçlü çıkacak ve oluşacak olan yeni düzenin en önünde yerimizi alacağız inşallah. Bütün dünya bunu görüyor, bunu ikrar ediyor ve buna hazırlık yapıyor.

İçimizdeki beyinsizler, hainler, yabancılaşan Batı sevicileri ve piyonlar hariç…

 
 
Etiketler: Musibeti, hayra, çevirebilmek,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Mayıs 2020
Biz bize yettik
29 Nisan 2020
Acı Gerçekler
24 Nisan 2020
Yarınlar neyi gösteriyor
16 Nisan 2020
İçimizdeki virüsler
01 Nisan 2020
Koronadan daha tehlikelisi
25 Mart 2020
Kıssadan hisse
12 Mart 2020
Oyun içinde oyun
11 Mart 2020
Kara virüs
08 Mart 2020
Çılgın Türkler
26 Şubat 2020
Gidişat nereye?
19 Şubat 2020
Sevgisiz ve sevimsiz gündeme isyan
12 Şubat 2020
Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz, şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde
05 Şubat 2020
Uşaklık ve yavşaklık aynı bedende buluştu
29 Ocak 2020
Tabiat lisanıyla uyarı
22 Ocak 2020
Gölgesiyle savaşan DON KİŞOT
15 Ocak 2020
Orta oyunu
08 Ocak 2020
Bütün hesapların üstünde bir hesap vardır
01 Ocak 2020
Neyi, niçin kutluyoruz?
25 Aralık 2019
Maaşlı köle mi, maaşsız kraliçe mi?
19 Aralık 2019
Herkes işine bakacak
11 Aralık 2019
Gök bayrak yere düşmez, düşmeyecektir
04 Aralık 2019
Artık çok mu oluyoruz?
27 Kasım 2019
Kara mizah
21 Kasım 2019
Bu şarkı burada bitmez…
13 Kasım 2019
Kızımın seçtikleri
06 Kasım 2019
Örtülü bir Haçlı savaşı
30 Ekim 2019
Çünkü biz Türk’üz
23 Ekim 2019
Türkiye’nin höstü
16 Ekim 2019
Mıntıka temizliği
09 Ekim 2019
İnsanlık senden nefret ediyor
05 Ekim 2019
Dünya beşten büyük mü?
02 Ekim 2019
Dünya beşten büyük mü?
25 Eylül 2019
Trump’ın “favori diktatörü” zor durumda
18 Eylül 2019
Benim sadık yarım kara topraktır
11 Eylül 2019
Yanık yürekler, kanı ve kanlı siyaseti yenecektir
04 Eylül 2019
Türkiye’nin yeni bir AK Parti’ye ihtiyacı var
28 Ağustos 2019
Sömürüye hayır…
21 Ağustos 2019
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovamayacaksınız
14 Ağustos 2019
Ders olsun
07 Ağustos 2019
Değişmezseniz değiştirilirsiniz
31 Temmuz 2019
Erbakan’ın ilk icraatı
24 Temmuz 2019
Gönül, dava, millet adamı
17 Temmuz 2019
Enerji ve kan sarmalı
13 Temmuz 2019
15 Temmuz’u anarken
03 Temmuz 2019
Önce kendi kapını temizleyeceksin
26 Haziran 2019
Biz nerede yanlış yaptık
20 Haziran 2019
Ayakta ölmek diz üstü yaşamaktan iyidir
10 Haziran 2019
Haydi, vatanseverler göreve
08 Haziran 2019
SANA YAZDIM.
22 Mayıs 2019
Hayır bildiğiniz şeyler şer, şer bildiğiniz şeyler hayır olabilir
15 Mayıs 2019
Neyi, niçin bekliyoruz?
08 Mayıs 2019
Gazze’de insanlık ölüyor
01 Mayıs 2019
Bindik bir alâmete, gidiyoruz kıyamete
24 Nisan 2019
Şimdi birlik beraberlik, kardeşlik, kucaklaşma zamanı
17 Nisan 2019
AKİF BEDİR
10 Nisan 2019
Ah gençlik ah
04 Nisan 2019
Son söz milletin
28 Mart 2019
Şimdi tam zamanı
20 Mart 2019
Sabredin…
13 Mart 2019
Bu kadar da olmaz
06 Mart 2019
Yanlış hesap milletten döner
27 Şubat 2019
Bir varmış bir yokmuş
20 Şubat 2019
Oyun içinde oyun
13 Şubat 2019
Gayret bizden yardım Allah’tan
06 Şubat 2019
Mesele demokratik değerler değil, YAĞMA
30 Ocak 2019
Şeytanın yeni oyunu
23 Ocak 2019
Çamura gönül tohumu atmak
16 Ocak 2019
Bak şu konuşana
09 Ocak 2019
Ülke muhalefetini arıyor
02 Ocak 2019
Yılbaşında neyi kutladık
26 Aralık 2018
Bak şu konuşana…
19 Aralık 2018
Yeni bir parti ihtiyaç mı?
12 Aralık 2018
Etme bulma dünyası
05 Aralık 2018
Sokaktaki insan ne istiyor?
28 Kasım 2018
Alperen manifestosu
21 Kasım 2018
Veyl olsun…
14 Kasım 2018
Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?
07 Kasım 2018
Neler oluyor bize?
31 Ekim 2018
Millet soruyor, sorguluyor artık
Haber Yazılımı