Yazı Detayı
08 Mart 2020 - Pazar 15:54
 
"Nâbî'yi Nabi Eden Hüsn-ü Nazar..."
Mehmet Nuri BİNGÖL
 
 

Nâbî, edebiyatımızda hikmetli sözleri, düşündürücü şiirleri ile tanınmış bir divan şairimiz. 1600’lü yılların sonlarında yaşamış Osmanlı’nın duraklama devrine şahit olmuştur. İdare ve toplumda ortaya çıkmaya başlayan düzensizlikler, bozulmalar,  belki de onu didaktik şiir yazmaya yönlendirmiştir.
Onun,  birkaç beyitini incelemeye çalışacağımız şu gazeli; şairin, hayatı bir bütün olarak nasıl kavradığını, görmüş geçirmişliğini, hayattan bize sunduğu dersleri ne güzel anlatır.
"Bağ-ı dehrin hem hazânın hem  baharın görmüşüz
Biz neşâtın da gâmın da rûzgârın görmüşüz"
Nâbî, belki de hayatı özetleyen bu giriş beytinde şöyle diyor: Biz bu dünya bahçesinin hem ilkbaharını hem de sonbaharını gördük. Yani biz gençliği de ihtiyarlığı da idrak ettik. Ve biz bu hayat denilen macerada, neşenin de kederin de hüküm sürdüğü demleri yaşadık. Hayatı; kederi, gamı ile de,  sevinci ile de tanıdık, bildik.
Ve başlıyor nasihatlerini etmeye, görüp öğrendiklerinden çıkardığı dersleri bizlere de nakletmeye.
"Çok da mağrûr olma kim meyhâne-i ikbâlde
Biz hezârân mest-i mağrûrun humârın görmüşüz"
Bu dünyayı bir ikbal, yani mevki makam, zenginlik gibi varlıklar ile yükselme yeri olarak görenleri ikaz ediyor. Bu dünya bir ikbal meyhanesidir diyor. Şan şöhret, büyüklük, ikbal ile sarhoş olanların yeri. İşte ey akıllı insan! Sen sen ol, bu baş döndüren meyhanede çok da mağrûr olma, gurur, kibir yapma. Çünkü biz böyle sarhoş olup da ertesi sabah baş ağrısı ile uyanan nice ikbal sahiplerini gördük.
Humâr, sarhoşluktan sonraki baş ağrısı ve mahmurluk halidir. Kısa süren mest olma, zevk hali geçer de bu insanlar can sıkıcı bir baş ağrısı ile uyanırlar.
"Top-ı âh-ı inkisâra pâydâr olmaz yine
Kişver-i câhın nice sengin hisârın görmüşüz"
Paraya, mevkiye aldanıp haksızlık etmeyesin, mazlûmun âhını almayasın. Biz bu hayatta yaşadık ve gördük ki, nice zenginlerin, sultanların sağlam, muhkem kaleleri, gönlü kırık olanların ettiği bir âha, bir bedduaya dayanmaz. Mazlumun âhının topu, nice sengi, hisârı yerle bir etmiştir.
"Bir hâdeng-i can-güdâz-ı âhtır sermâyesi
Biz bu meydanın nice çâbuk süvârın görmüşüz"
Yine biz bu meydanda nice hızlı süvariler gördük ki onların sermayesi yani ellerindeki tek silahları; can yakıcı, derin bir âh idi. O âh, o beddua ki öyle gönülden edilmiştir ve bir mazlum kûşesinden gelmektedir. O yüzden akıl almaz bir sürate ve etkiye sahiptir.
"Bir gün eyler dest-beste pây-gâhı cây-gâh
Bî-aded mağrûrun sadr-ı itibarın görmüşüz"
Biz, sayısız,  bulunduğu makam ile gururlanıp mağrûr olan kişi gördük ki bunlar, oturdukları o yüksek mevkilerin önünde gün gelir bir hizmetkâr olarak el bağlayıp dururlar.
"Kâse-i deryûzeye tebdîl olur câm-ı murâd
Biz bu bezmin Nâbîyâ çok bâde-hârın görmüşüz"
Ve  son beyit gelir en vurucu şekilde. Der ki ikbal sarhoşuna:
“Ey Nâbî biz bu mecliste çok bâde içenleri gördük ki ellerindeki murâd kadehi, gün gelir dilenci kâsesine dönüverir. İçindeki şarabın göz alıcı rengiyle insanı cezbeden o murâd alma kadehi, bir bakarsınız bir dilenci kâsesi haline gelmiş.
Divan şiirinin heybetli isimlerinden Nâbî. Ne de güzel benzetmelerle gözümüzün önünde canlandırıveriyor hayatın, hakikatin sahnelerini. Câm-ı Cem ile sarhoş olup kendinden geçen insanı sarsıyor, kendine getiriyor. Her devrin insanına fâniliği anlatıyor şiir dilince.
Fâniliği yakînen , hakk-el-yakîn derecesinde bilen ve bizlere de bildirmek için güzel nasihatler eden Nâbî’nin, kendine mahlâs olarak aldığı kelime de düşündürücü. Nâ ve bî kelimeleri Farsça’da “yok” anlamına gelmektedir. Denir ki, bu iki yok’u birleştirmiş, Nâbî şeklinde kendine isim edinmiştir üstâd.
Hatta şu güzel beytinde bu “yok”, “yok olma”halini çok güzel anlatır.
"Bende yok sabr ü sükûn, sende vefâdan zerre
 İki yoktan ne çıkar fikredelim bir kerre" beyti bana Üstad Said Nursi'nin,
" Ben kendimi beğenmiyorum, beni beğenenleri de beğenmiyorum." ifadelerini hatırlattı...
Onlar, o büyükler bilirler ki varlıktan geçip yokluk elbisesini giymeli insan. Ancak o zaman, yokluğunu bilen insan varlığa yükselebilir, yükseltilir. Nâbî bu sırları bilenlerden idi. Şiiri ile, yaşayışı ile, sözü, nasihati ile yârenlerine, takip eden nesillere bu sırları, güzellikleri nakletmeye çalıştı.

 
Mehmet Nuri BİNGÖL 
 
Etiketler: "Nâbî'yi, Nabi, Eden, Hüsn-ü, Nazar...",
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
01 Temmuz 2020
" DİN EDEBTİR" ( HAD DİNİ BİLMEK...)
28 Haziran 2020
İHLAS, HAL-İ ALEM SİYASETİ VE " SİYASET-İ İSLAMİYE"
26 Haziran 2020
GAZETECİ BİR DOSTLA SOHBET-2
24 Haziran 2020
GAZETECİ BİR DOSTLA MUSAHABE YAHUT MUHASEBE…
23 Haziran 2020
"HAKİKİ MEŞVERET"
21 Haziran 2020
İT, "TÜREVİ" CHP'NİN HALİ PÜR-MELALİ VE TİR TİR TİTREMEK!
19 Haziran 2020
" HEYYİ HEY!!!"
17 Haziran 2020
AĞABEYİM ( İktibas)
14 Haziran 2020
Said Molla, Şeyh Said ve Molla Said (Bediüzzaman) BİR mi?..
11 Haziran 2020
AYASOFYA FETHİ VE ZİNCİRLER...
09 Haziran 2020
VER ELİNİ TÜRKMENELİ ( yayını bekliyor) ROMANIMDAN BİR BÖLÜM
07 Haziran 2020
Bir Portre: Prof. Dr. Mehmet Kaplan
05 Haziran 2020
SÜNNET İTİKADINDA MEHDİ (AS)
01 Haziran 2020
VEHBİ'NİN KERRAKESİ
24 Mayıs 2020
BAY-RAM DÜŞÜNCELERİ...
16 Mayıs 2020
VER ELİNİ TÜRKMENELİ ( yayını bekliyor) ROMANIMDAN BİR BÖLÜM
11 Mayıs 2020
Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
05 Mayıs 2020
SURİYE yahut "DİYAR-I ŞAM"
29 Nisan 2020
CORONA SÜRECİNDE İSLAM
27 Nisan 2020
FARİZA DENECEK KADAR AZİM VE EHEM MESELE
25 Nisan 2020
HER ZAMANIN PAKRADUNI'Sİ
19 Nisan 2020
AYA SOPHİA MI, MAHZUN MABED Mİ!( YAHUT FATİH'İN BEDDUASINDAN NE KURTULUŞ NE ZAMAN?)
13 Nisan 2020
EVDE MAHPUSKEN BAHAR
28 Mart 2020
NEFSİ YENMEK VE KORONAYI YENMEK. HANGİSİ ZOR?
19 Mart 2020
SAİT MOLLA MOLLA SAİD FARKI
08 Mart 2020
NE ÇEKTİKSE KAMAL'LARDAN...
03 Mart 2020
VATANI SEVMEK...
27 Şubat 2020
“İSTİKLÂLDEN İSTİKBÂLE” DENEME ESERİYLE “EFENDİ BEY” ROMANI
21 Şubat 2020
Enbiya Şehri URFA ama Diyarbakır "Şehr-i Ashab"
20 Şubat 2020
HALİLULLAH (AS.) YA DA MENFAAT PUTUNU KIRMAK...
19 Şubat 2020
BALTANIN SAPI...
14 Şubat 2020
Maydanoz ve Limon
10 Şubat 2020
KEŞKE HAKLI ÇIKMASAYDIK...
10 Şubat 2020
FASL-I PAŞA
09 Şubat 2020
“Hikmet-i Kudsiye” ile Felsefe Hikmeti Münazarası
08 Şubat 2020
“Hikmet-i Kudsiye” ile Felsefe Hikmeti Münazarası
05 Şubat 2020
“SEYDA!”
29 Ocak 2020
HAVANDA SU DÖVENLER... ŞİMDİKİLER GİBİ!
22 Ocak 2020
Doğubayezıd Hâni
17 Ocak 2020
“Elif Öğretmen” ve Romancı Hüseyin Yılmaz
13 Ocak 2020
FİKİR CÜCELİĞİ
10 Ocak 2020
TARİH; GERÇEK AYNASI
03 Ocak 2020
Yol Açıcılar- Yol Kapatıcılar
28 Aralık 2019
İDİLHAN, İLHANLI VE EL-MEGİDDO OVASI!..
26 Aralık 2019
“Hakikatı Dışlamış Kimselerle Tevhidi Toplum İnşa Edilemez.”
24 Aralık 2019
" ERKEĞE KARI LİBASI YAKIŞMAZ" VEYA "KENDİ YÜRÜYÜŞÜNÜ TERK ETTİ..." MESELESİ...
24 Aralık 2019
" ERKEĞE KARI LİBASI YAKIŞMAZ" VEYA "KENDİ YÜRÜYÜŞÜNÜ TERK ETTİ..." MESELESİ...
21 Aralık 2019
AKASYA YAHUT AĞAÇ- 2
19 Aralık 2019
GÖBEKLİTEPE DİYE BİR YER
16 Aralık 2019
KİMLERE?
08 Aralık 2019
YOKUŞTA YÜRÜYENLER ( Bir Emek Hülasası)
05 Aralık 2019
"ŞURA-YI HAKİKİ" VEYA "MEŞVERET-İ ŞER'İYYE"
24 Kasım 2019
MEHDİ İTTİHAD-I İSLAM ORDULARININ BAŞKOMUTANI... ( BEDİÜZZAMAN- EL: 266)
18 Kasım 2019
Dünkü Ağaç, Bugünkü Fidan -1
10 Kasım 2019
MANEVİ “SEYYİDLİK”, RESULULAH(ASM)NİN DĀVASINA SAHİP ÇIKMAKTIR!
10 Kasım 2019
ABD EŞKİYASI " DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ”!
10 Kasım 2019
"ÜFÜRÜKTEN TEYYARE" KRİPTO VAZİFE
09 Kasım 2019
KISIR DÖNGÜ YAHUT "FASİT TEVİLAT"
17 Ekim 2019
SAVAŞ DEĞİL HAREKAT, İŞGAL DEĞİL FETİH!
17 Ekim 2019
AB "BARIŞ PINARI"NIN MANASINI TAM ANLAMIŞ...
17 Ekim 2019
31 MART “MEŞ’UM” VAKASI
17 Ekim 2019
HADİSLER KUR'AN'IN HAKİKİ TEFSİRİ, TERCÜMANIDIR
13 Ekim 2019
EDEBİYAT HAKKINDA BAZI NOTLAR
01 Ekim 2019
"… Bir gün de hesap” Dönünce Olacaklar Olur.
27 Eylül 2019
Hakikata Şahit Tarih; Ama Resmi Olmayanı ...
26 Eylül 2019
YOKUŞTU VE DÖNEMEÇLE SÜSLÜYDÜ YOLLAR
21 Eylül 2019
KİMİ "HATİAT"I TASHİH İÇİN "PALA" MI GEREK?...
18 Eylül 2019
İMAM ALİ ŞAMİL( ŞEYH ŞAMİL)
17 Eylül 2019
“FASL-I PAŞA”
16 Eylül 2019
Ha Çeçenya, Ha Suriye
13 Eylül 2019
Fetih Misyonu ve “Yakın Tutulan Düşman!”
12 Eylül 2019
"SİYASET-İ HAZIRA" GÜNLÜK POLİTİKA, "SİYASET-İ ALİYE" İSE İMANİ HİZMETTİR.
08 Eylül 2019
BİR BAŞKA ÇEŞME
07 Eylül 2019
Tahassür
29 Ağustos 2019
MALARZGİRT'TEKİ SIR VE HATIRLATTIKLARI
Haber Yazılımı