Yazı Detayı
03 Ağustos 2020 - Pazartesi 12:10
 
Necip Fazıl Kısakürek’i Farklı Gösteriyorlar
Dr. Vehbi KARA
 
 

Bu vatanda yetişen insanlar içinde kalemi kuvvetli ve bir o kadar da korkusuz yazarlardan birisi Necip Fazıl Kısakürek’tir. Hayatı hapislerde geçmiş bu zatın vefat ettiği tarihte dahi mahkemeleri devam eden bir kahramandır.

Vatanımızın selameti için çile çekmiş bu bahtiyar insana gerekli saygı yeterince gösterilmemiştir ve hala da gösterilmemektedir. Hatta “Put Adam” isimli eserini yasaklayacak kadar ileri gidilmiştir.

Bundan daha vahimi ise adına ödül törenleri ve toplantılar düzenlendiğinde fikirlerine zıt düşünceler dile getirilmektedir. Örneğin tek parti diktatörlüğüne ne derece düşman olduğu ve mücadele ettiği bilindiği halde resmi tarihin yalancı fikirleri ile sanki bu İslam düşmanlarını övüyormuş gibi algı meydana getirilmek istenmektedir.

Hâlbuki durum tam tersinedir. Özgürlük, hürriyet ve İslam Kahramanı olan bu zata daha büyük kötülük nasıl yapılabilir ki?

Bir acı olay da dindar olarak bildiğimiz insanların çok acımasızca bu zatı eleştirmeleridir. Beşeri hallerini çok abartarak yaptığı milyonlarca güzel icraatını silmeye çalışmak en hafif ifadesi ile vicdansızlıktır.

Biz bu kimseleri bir kenara bırakarak Necip Fazıl Kısakürek’i olduğu gibi tanımaya çalışalım. Bunu yapmak çok kolaydır zira eserleri ortadadır.

Kısakürek, Bahriye mektebinden mezun olmuş bir denizcidir. Lakin askeriyede ve sivil hayatta Sabetaycı Yahudilerin saldırılarına uğramıştır. Yazmış olduğu eşsiz şiirler ve harika kitaplara rağmen milletimize unutturulmaya çalışılmıştır. Çünkü “haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” dediği için İslam düşmanlarının zulmüne uğramıştır.

İstibdatçıların yani devleti ele geçirip baskı uygulayan yöneticilerin, Bediüzzaman Said Nursi ve talebelerine karşı zulümlerine karşı iki kitap yazmış ve bunları yayınlamıştır. Bu iş her babayiğidin harcı değildir. Zira bu iki eserinin yayınlandığı yıllarda Bediüzzaman’dan değil övgü ile bahsetmek görmek dahi suç olarak görülmüştür.

Bediüzzaman’ı bizlere korkusuzca tanıtan kişilerin başında Necip Fazıl Kısakürek’i saymak gerekir. Bediüzzaman Said Nursi, İstanbul’a geldiğinde bu kahraman zat ile görüşmüş ve çalışmalarından ötürü takdirlerini sunmuştur.

Necip Fazıl ile Bediüzzaman’ın birçok ortak özelliği bulunmaktadır. Her iki zatın da en önemli en önemli özelliklerinden bir tanesi; korkusuzca gerçekleri haykırmış olmalarıdır. Osmanlı Devletinde ve Türkiye’de Sabetay Yahudilerinin kumpaslarını fark eden ender şahsiyetlerden iki kişidirler. Bunun sonucunda da hayatlarının büyük bir bölümünü hapiste ve sürgünde geçirmişlerdir. Çünkü devletin her kesimini bir ur gibi saran Sabetay Yahudileri, Müslümanların gözlerini açmalarına asla müsaade etmemişlerdir.

Devrin zalim tek parti yöneticileri, bu iki şahsiyeti ortadan kaldırmak için her türlü çabayı göstermiş ise de Allah her ikisine de uzun ve bereketli bir ömür bahşetmiş seksen yaşlarından sonra vefat etmişlerdir.
Necip Fazıl’ın en önemli kitaplarından bir tanesi “Son Devrin Din Mazlumlarıdır”. Bu kitapta 7 büyük şahsiyete ve 9 olaya yer verilmektedir. Kitabın takdim yazısında Kısakürek şu hatırlatmaları yapıyor;

Bu eser, “Tarih Boyunca Büyük Mazlumlardan” sonra beklenmesi ve ona eklenmesi gereken bir bahsi çerçeveliyor. İman ve ideal uğrunda umumî mazlumluk davasının çok yakından, öz hayatımızdan, yakın tarihimizden ele alınması ve hususî plânda gösterilmesi... Bu yakın tarih ve hususî plân, İttihad ve Terakki ile başlayıp Cumhuriyetle yerleştiğini gördüğümüz İslam nefretinin zeminini çizer ve o zemin üzerinde en kuduz zalim kılıcıyla düşürülen masum başların hikâyelerini anlatır.

Kitap 33 baskı yapmış olup ilk baskısının üçüncü kısmı Bediüzzaman’a ait olup bu kısımda çocukluğu, gençliği, savaş yılları ve harpteki başarıları, cumhuriyet dönemi, hapis ve sürgün yaşamını safha safha anlatmıştır. Ülkemiz insanı, Sabetay Yahudilerinin Bediüzzaman hakkındaki menfi propagandasını Necip Fazıl’ın eserleri sayesinde anlamış onun gerçek değerini fark etme imkanını bulmuştur.

“Allah” demenin yasak olduğu bir dönemde böyle bir kitabı yazmak her babayiğidin harcı değildir. Bu kitapta resmi tarihin aksine yapılan zulüm ve haksızlıklar cesur bir biçimde ele alınmış olayların perde arkasında yatan hakikatler bütün içyüzleri ile beraber ifade edilmiştir. Eğer bu eser yayınlanmasa idi Türkiye bambaşka bir ülke olacak gençlerimiz gerçekleri tamamen tersyüz edilmiş bir şekilde öğrenmiş ve aldatılacak idi. 

Necip Fazıl’ın bir başka kitabı ise “Bediüzzaman Said Nursi Kitabı” isimlidir. Kitabın takdim bölümünde Necip Fazıl; “Büyük Doğu, onun yazılarını tereddütsüzce sütunlarına geçirerek, kendisine itimadını zımnen ilan etmiş bulunuyor” demek sureti ile Bediüzzaman’a bakış açısını açıkça belirtmiştir. Bu kitapta geçen bahisler Büyük Doğu Dergisinin 13 Ekim1950-10 Kasım1950 tarihleri arasında yayınlanan 30-31-32-33 ve 34. sayılarında neşredilmiş olup Bediüzzaman o yıllarda hayatta idi.

Bediüzzaman’ın eserlerinde ise Necip Fazıl hakkındaki diğer yazar ve aydınlarımızdan farklı bir husus göze batmaktadır. Çünkü eserleri içinde çok az sayıda iktibas vardır. Yani Nursi, başkasının eserini iktibas edip aynen alıp yayınlamamıştır. Koskoca Risale-i Nur Külliyatında; Irak’ta yayınlanan bir gazete haberi ve Necip fazıl Kısakürek’e ait olan “Lozan’ın İçyüzü” başlıklı yazılardan başka neredeyse hiç iktibas yoktur.

Büyük Doğu’nun 29. Sayısında yayınlanan ve Lozan anlaşmasının perde arkasındaki gerçekleri cesurca ifade eden bu yazı; özetlenerek iktibas edilmiş Risale-i Nur Külliyatındaki nadide yerini almıştır. Külliyattaki Emirdağ Lahikası isimli eserinde yer alan bu iktibas ile ilgili olarak Bediüzzaman, sonuna şu ifadeleri yazmıştır:

“İşte bu ehemmiyetli vesika, tam tamına Risale-i Nur tercümanının kırk küsür sene evvel hadis-i şerifin ihbarına dair beyan ettiği hadiseyi tasdik etmiştir”.

Bu not ile Bediüzzaman’ın Darül Hikmetül İslamiye üyesi olduğu bir zamanda yazılan ve Deccal, Süfyan gibi dehşetli şahıslardan haber veren ahir zaman hadisleriyle ilgili olarak yazdığı ve daha sonra genişleterek “Beşinci Şua” isimli eserine atıfta bulunmaktadır. Büyük Doğu’da yer alan bu yazı ile İslam’a ve Müslümanlara yönelik düşmanlığın merkezinde İngiliz-Sabetay Yahudilerinin ortaklığı açığa çıkarıldığı ifade edilmiş özellikle Sabetay Yahudilerine dikkat çekilmekle; yoğun olarak yaşadıkları merkez olan Selanik şehri nazarlara sunulmuştur.

Bu yazıda anlatılanlar, yirmi beş seneden beri Nurcuların imhasına keyfi kanunlarla dehşetli zulümlerin hikmetini tam gösteriyor” diyerek gizli teşkilatları haber vermektedir. Yine Emirdağ Lahikası isimli eserinde bu konuya değinerek şu hususları ifade eder:

Bu kışta bana verilen elîm sıkıntıların bir sebebi: Selâniklilerin istibdad-ı mutlakları, serbest Fırkalarla kırmasına yardımım olmasın diye beni herkesten tecrid ettiler. Risale-i Nur, binlerle benim bedelime konuşuyor, küfr-ü irtidadı kırıyor, anarşiliği bozuyor” Demektedir.

İşte Bediüzzaman ve Necip Fazıl gibi çok değerli şahsiyetlerin hapishanelere atılmasının ve onlara gün yüzü gösterilmeyişinin esas sebebi, Sabetaist veya dönme denilen bu insanların devlet yönetimine gelerek Müslümanlara kan kusturmasından başka bir şey değildir. Bunları iyi tanımalı ve yaptıkları zulüm ve cinayetleri iyi bellemek zorundayız…

Bediüzzaman Büyük Doğu’da yer alan bu cesur yazılarından dolayı Necip Fazıl'a büyük bir sevgi ve saygı duyduğunu şu hatıralarında görülebilir. İstanbul’da beraber bulunduğu bir dönemde kendisine “Seni elli talebem kadar hizmet etmiş bir talebe sayıyorum” diyerek iltifat etmiştir.

Bediüzzaman, devletten gelen ağır baskılar sonucu maddi sıkıntılar nedeniyle yayınlarına bir müddet ara verilen Büyük Doğu’nun kapatılmasına çok üzülmüştü. Bunu çok sonra fark ettiği için “haberim olsa yardım için yorganımı satardım” diyerek Büyük Doğu ve Necip Fazıl’ı ne derece takdir ettiğini ifade etmiştir.

İşte Necip Fazıl ve onu sevenler ile Bediüzzaman’a ona gönül verenler arasında sonsuza kadar büyük bir dostluk, kardeşlik ve uhuvvet bağı vardır. İslam’ı ortadan kaldırmaya yeminli Sabetay Yahudilerine karşı birlikte mücadele etmiş bu iki kahraman arasındaki sevgi bağını hiçbir güç koparıp atamayacaktır, vesselam…

 

Dr. Vehbi KARA

 
Etiketler: Necip, Fazıl, Kısakürek’i, Farklı, Gösteriyorlar,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
23 Eylül 2020
Darbeci Generaller Keyif Sürerken Mağdur Ettikleri Askerlerin Durumu
20 Eylül 2020
İntizam ve Terakkiden İstanbul Sözleşmesine Sosyal Değişim
17 Eylül 2020
Bediüzzaman’ın Mesleği Kardeşlik Üzerinedir
13 Eylül 2020
Materyalist Eğitim Bakanlığı Nasıl Milli Olur?
11 Eylül 2020
Avrupa Alimlerini Suçüstü Yakalayan Adam
09 Eylül 2020
Aileyi Yok Etmek Maksadıyla Ankara’da Kotarılan Kararlar
08 Eylül 2020
Modern Köleliğin Sonu Kitabı
04 Eylül 2020
Gıybet ve Arkadan Konuşma Hakkında
01 Eylül 2020
Halifelik Kurumu Nasıl Teşekkül Etmelidir?
31 Ağustos 2020
Meclis Uhdesindeki Halifelik Yeniden İhya Edilmelidir
28 Ağustos 2020
Bediüzzaman’ın Medresetüz Zehra Projesi
24 Ağustos 2020
İstanbul’umuzun Beyrut Gibi Olmaması İçin Kanal İstanbul Gereklidir
23 Ağustos 2020
Kayıt Dışı Ekonomi ve Çözümleri Kitabı
19 Ağustos 2020
Hani Avrupa Ayağa Kalkacaktı?
14 Ağustos 2020
Yalancının Mumu 51 Senedir Yanıyor
11 Ağustos 2020
Kadına Şiddet Şapka İle Başladı
08 Ağustos 2020
Fuat Sezgin’in Arapçanın Üstünlüğüne Dair Görüşleri
04 Ağustos 2020
Dinsizler Kuran’ın Tercümesini Niçin İstiyorlar?
28 Temmuz 2020
Ölümü Unutmuş İnsanlara Bir İbret Dersi
19 Temmuz 2020
Böyle Anayasa Olmaz
17 Temmuz 2020
Feto’nun Dümen Suyuna Giren Dinsiz Olur
16 Temmuz 2020
Darbecilerinin Verdiği Kararların Hükümsüz Sayılması
12 Temmuz 2020
Ayasofya Kararı Sonrasında Neler Olacak?
09 Temmuz 2020
Kuran Nedir ve Tarifi Nasıldır?
07 Temmuz 2020
Faiz En Büyük Günahlardan Bir Tanesidir
04 Temmuz 2020
Kapitalizm Kadını Köle Olarak Kullanıyor
03 Temmuz 2020
Allah Selamet Versin
27 Haziran 2020
İnsanlarla Dalga Geçiyorlar
25 Haziran 2020
Ölen Ölür Kalan Sağlar Bizimdir Politikası
24 Haziran 2020
Sınıfsız Toplum İlkelliğin Temelidir
23 Haziran 2020
İnsanlar Hürriyeti Elde Etseler de Yine Abdullahtırlar
21 Haziran 2020
Bahriye’de 15 Yıl Kitabı
13 Haziran 2020
Hutbenin Arapça Okunmasının Hikmetleri
11 Haziran 2020
Hutbe Ne Zamandan Beri Türkçe Okunuyor?
10 Haziran 2020
Cuma Hutbesinin Tesirli Olması İçin
09 Haziran 2020
Feto’nun Derin İlişkiler Süreci
06 Haziran 2020
FETÖ Elebaşı Gülen’i Tanıyalım
12 Mayıs 2020
Korona Sonrası Dönemde İşsiz Kalmanın Sonuçları
08 Mayıs 2020
FETÖ Elebaşı Gülen’i Tanıyalım
04 Mayıs 2020
Modern Köleliğin Sonu
03 Mayıs 2020
CAMİDE DANS VAR
30 Nisan 2020
Lut Kavminin Sapkınları Hala Yaşıyor
28 Nisan 2020
İNSAN DÜNYAYA NEDEN GÖNDERİLMİŞ
26 Nisan 2020
Libya’da Yedi Düvel ile Savaşıyoruz
21 Nisan 2020
Alkollü İçki Serbest Sigara Haram
18 Nisan 2020
Korona Sonrası Dönem ve Yeni Bir Dünya Gerçeği
17 Nisan 2020
Bediüzzaman Said Nursi’nin Memuriyet Hizmeti
12 Nisan 2020
Özel Mülkiyet ve Hürriyet Devri
09 Nisan 2020
19 Mayıs 1915’te Çanakkale’de Neler Oldu?
31 Mart 2020
Uzaktan Kumanda İle Çalışma Şekilleri
30 Mart 2020
Çalışma İlişkilerinde Yeni Dönem
26 Mart 2020
Korona Virüsünün Hatırlattığı İnsanın Büyük Yolculuğu
25 Mart 2020
Miraç Mucizesinin Hediyeleri Nelerdir?
22 Mart 2020
Cevşen Duasını Bir de Okuyanlardan Dinleyin
19 Mart 2020
Cuma Namazı Hür İnsanlar İçin Farzdır
17 Mart 2020
Hastalıkların Hikmeti Hakkında
12 Mart 2020
Tunus’a Silah İhracatı
10 Mart 2020
Rusya’nın da Karizması Çizildi
08 Mart 2020
Kem Söz Sahibine Aittir
08 Mart 2020
Şia ve Vahhabi Kıskacında Kalan Müslümanlar
29 Şubat 2020
TOPLU VURDUKÇA YÜREKLER ONU TOP SİNDİREMEZ
27 Şubat 2020
Rusya’nın Boğazını Sıkma Zamanı Geldi
24 Şubat 2020
Kızıl Elma Değil Misak-ı Milli Esastır
20 Şubat 2020
Asker Ülkeyi Savunmak ve Savaşmak İçin Beslenir
15 Şubat 2020
Bir Tek Sigara Kaldı
14 Şubat 2020
Türk Tokadının Sesi Tahran’dan Duyulmalıdır
11 Şubat 2020
Atanmışlar Seçilmişlere Karşı Asker Gibi Selam Durmalıdır
09 Şubat 2020
SURİYE VE FİLİSTİN'İN GELECEĞİ
06 Şubat 2020
İki Dünyada Hesap Veremezsiniz
04 Şubat 2020
İDLİB OPERASYONU BAŞLAMAK ÜZERE
01 Şubat 2020
DEPREM VİRÜS VE HİKMETLERİ
30 Ocak 2020
Deccal Aldatıcı Demektir
27 Ocak 2020
Mehdi İnkârcıları Bilsinler Ki
25 Ocak 2020
Kadınların İş Hayatı İçin Zorlanmasına Gerek Yoktur
23 Ocak 2020
İslam Ülkeleri Ortak Savunma Araçları Üretimi
21 Ocak 2020
MİLLETİMİZİ SİNSİCE FAİZE ALIŞTIRIYORLAR
18 Ocak 2020
İRAN YALAN CUMHURİYETİ
16 Ocak 2020
Yalancılık ve FETÖ İlişkisi
13 Ocak 2020
Haydut ABD Muavenet’imizi Vurmuştu
11 Ocak 2020
ADNAN TANRİVERDİ PAŞA'YA NİÇİN SALDIRIYORLAR?
07 Ocak 2020
ASKER VATAN MENFAATİ UĞRUNA ÖLMEK İÇİN VARDIR.
04 Ocak 2020
Keşifler Çağının Öncüsü Müslüman Amiral Zheng He
02 Ocak 2020
Abdülhamid Han’ın Konya Suyolu ve Köprüsü Projesi
31 Aralık 2019
PARİS ELÇİSİ YİRMİSEKİZ MEHME T ÇELEBİ ’NİN KANAL RAPORU
28 Aralık 2019
SOKULLU ’NUN YAPAMADIĞI STALİN'İN BAŞARDIĞI SUYOLU
26 Aralık 2019
Batılılar Müslümanları Nasıl Aldatıyor?
24 Aralık 2019
Menemen Hürriyeti Boğma Operasyonudur
21 Aralık 2019
HOCAM, BEN DE O SÜRÜ'NÜN BİR NEFERİYİM.
21 Aralık 2019
ALKOL VE KADINA ŞİDDET
19 Aralık 2019
İslam Ülkeleri Arasında Savunma İşbirliği Neden İstenmiyor?
18 Aralık 2019
Barış Pınarı Harekâtı ve Geleceğe Yansımaları
14 Aralık 2019
Dünyanın En Tehlikeli Suyollarından Bir Tanesi İstanbul Boğazı’dır
06 Aralık 2019
BATIDA VE TÜRKİYE'DE KADINA ŞİDDET
30 Kasım 2019
BATIDA VE TÜRKİYE ’DE KADINA ŞİDDET
30 Kasım 2019
İCTİHAD KAPISI AÇIK MIDIR?
26 Kasım 2019
Darbeci General Büyükanıt’a Hakkımızı Helal Etmiyoruz
22 Kasım 2019
Deniz Harp Okulunda Değişenler ve Değişmeyenler
Haber Yazılımı