Yazı Detayı
28 Mart 2020 - Cumartesi 13:49
 
NEFSİ YENMEK VE KORONAYI YENMEK. HANGİSİ ZOR?
Mehmet Nuri BİNGÖL
 
 
Kimilerine çok klişe gelebilen söz düşüncemden bir not halinde fışkırmış ifade değil...
   Pek çok münevver ve Allah dostu zatın nasihat verirken “Ey nefsim!” biye başlaması ne manidardır.
   “ Ey kardeş! Benden birkaç nasihat istedin. Sen bir asker olduğun için, askerlik temsilatiyle, sekiz hikayecilikler ile birkaç hakikatı nefsimle beraber dinle. Çünkü; ben nefsimi herkesten ziyade nasihata muhtaç görüyorum. Vaktiyle sekiz ayetten istifade ettiğim ‘sekiz söz’ü, biraz uzunca nefsime demiştim. Şimdi kısaca ve avam lisaniyle nefsime diyeceğim. Kim isterse beraber dinlesin.” ( Nursi Said, Sözler, shf. 5, RNK Neşriyat)
   Risale-i Nur namındaki - müellifinin diliyle- “Kur’an’ın nurani ayetlerinden alınan ilhamla telif edilmiş (yazılmış)”  ve “bir nevi tefsir” olan İslam- İman külliyatının, iman hizmetiyle şekillenmiş mesleğinin ilk eseri Sözler’in başına alınmış bu ifadeler, aynı zamanda her tebliğciye de yol gösterir mahiyette.
   “ Mü’min veya inanmayana seslenirken bile kendinizi dışarıda tutmayıp, ilk muhatap ‘Nefs-i emmare”niz olmalıdır!..”
   *****
   Çok zaman hatırlarım.
   "Yazılan Sözler tasavvur değil tasdiktir; teslim değil, imandır; mârifet değil, şehadettir, şuhuddur; taklid değil tahkiktir; iltizam değil, iz’andır; tasavvuf değil hakikattır; dâva değil, dâva içinde bürhandır.” (Mektubat, 376)
   “Ümmet-i İslamiye’nin ahkam-ı diniyede gösterdiği teseyyüb ve ihmalin bence en mühim sebebi şudur:
   Erkân ve ahkâm-ı zaruriye ki, – yüzde doksandır- bizzat Kur’an’ın ve Kur’an’ın tefsiri mahiyetinde olan sünnetin malıdır. İçtihadî olan mesail-i hilafiye ise, yüzde on nisbetindedir. Kıymetçe mesail-i hilafiye ile erkân ve ahkâm-ı zaruriye arasında azim tefavüt vardır. Mes’ele-i içtihadiye altun ise, öteki birer elmas sütundur. Acaba doksan elmas sütununu on altunun himayesine vermek, mezcedip tâbi kılmak caiz midir?” ( Asar-ı Bed’iyye, Sünuhat, shf:141)
   Böylesi “muhakeme” anlarımda baş vurduğum baş ucu kaynağım , “Dâva içinde bürhan” denilen Risale-i Nur’un şu ya da bu “müteferrik” meselesi değil, BÜTÜN KÜLLİYATI.
  Zira bir külliyat sahibinin dediklerini anlamanın yolu, tek tek yazdığı cümle ve metinleri fehmetmek değil, külliyatında o konuda yazdığı bütün bahisleri MUHAKEME edip hads sürat ve halinde hüküm çıkarmaktır.
   Çünkü hem “Kur’an’ın hakiki müfessiri olan Sünnet”i yani hadisleri, bu zamanın anlayabileceği tarzda ve ehl-i sünnet ve’l-cemaat âlimlerinin izahlarına tam mutabık olarak izah eden elbet Bediüzzaman Said Nursî; Nur Üstad. (RA) Bunun şahidi ve musaddıkı ehlihak yüzlerce ALİM...
   Yeter ki bakmasını, okumasını, metin tahlili usulünü bilelim de, “Hakkın hatırı âlidir, hiç bir hatıra feda edilmez!” düsturunu şiar edinelim; yeter ki “müfrit hüsnü zan”la, şu ya da bu şahsın izahına uymuyor diye, meseleleri kendi “kafa feneri”mizle anlamaya ya da “seçkincilik” yapmaya kalkışmayalım.
   *****
   Misal olması için meseleyi hatırlatalım.
“Eğer muhabbet, kendi esbabının rüchaniyetine göre bir kalbde hakikî bulunsa, o vakit adavet mecazî olur; acımak suretine inkılab eder. Evet mü’min, kardeşini sever ve sevmeli. Fakat fenalığı için yalnız acır. Tahakkümle değil, belki lütufla ıslahına çalışır. Onun için nass-ı hadîs ile: “Üç günden fazla mü’min mü’mine küsüp kat’-ı mükâleme etmeyecek.”
Eğer esbab-ı adavet galebe çalıp, adavet hakikatıyla bir kalbde bulunsa; o vakit muhabbet mecazî olur, tasannu’ ve temelluk suretine girer.
Ey insafsız adam! Şimdi bak ki: Mü’min kardeşine kin ve adavet ne kadar zulümdür. Çünki nasılki sen âdi küçük taşları, Kâ’be’den daha ehemmiyetli ve Cebel-i Uhud’dan daha büyük desen, çirkin bir akılsızlık edersin. Aynen öyle de: Kâ’be hürmetinde olan iman ve Cebel-i Uhud azametinde olan İslâmiyet gibi çok evsaf-ı İslâmiye; muhabbeti ve ittifakı istediği halde, mü’mine karşı adavete sebebiyet veren ve âdi taşlar hükmünde olan bazı kusuratı, iman ve İslâmiyete tercih etmek, o derece insafsızlık ve akılsızlık ve pek büyük bir zulüm olduğunu aklın varsa anlarsın…” (Mektubat, 263- 264)
   Metnin bütününü almamın sebebi şu. Bir metni kavramak için onun sadece bir paragrafını anlamak kâfi değildir- erbabınca bilindiği üzere... İtiraz eden sesleri hemen duyuyor gibiyim.
   “Risale’ler normal bir metin değil ki…”
Evet, amenna, neam… “Bu zamanın dertlerine tam çare” olabilecek (olacak) ve Müceddid-i Zaman olan Nur Üstad Bediüzzaman Said Nursi’ye (Ra) “Kur’an’ın feyziyle” (yani KUR'AN ilhamıyla) yazılan eser külliyatı. Öyle bir külliyat ki 350-400 Ayet’ten muktabes, Üstad’ın tabiriyle bir meselesini telif zamanında, “İki yüz Ayet”in imdadına yetiştirildiği ve “ihtiyaca binaen” yazdırılmış bir eser külliyatı.
   Yukarıya iktibas ettiğimiz meselede men edilen “küs kalma” hadisesinin şahsi, ferdi, cüz’i mevzularda olduğu –mantıken dahi- o kadar bedihi ki, İmam-ı Nevevi hazretlerinin Hadis’e verdiği mana bilinmese dahi, metni bütünüyle okumak ve düşünmek yeter. Çünkü Üstad, dini mevzudaki hatayı, “İslâmiyet gibi çok evsaf-ı İslâmiye; muhabbeti ve ittifakı istediği halde, mü’mine karşı adavete sebebiyet veren ve âdi taşlar hükmünde olan bazı kusuratı, iman ve İslâmiyete tercih etmek” cümlesiyle tasrih ediyor. “Kabe hürmetinde olan” iman ve İslamiyet açısından bir hataya karşı, mü’minin şiarı mesafeli durarak ona “aksulamelini” göstermesidir ki Hadis, bunu dahi imanın en düşük derecesi diye izah buyuruyor.
   “Belki ben de ifsad ediyorum. O halde, siz mihenge vurmadan almayınız.” İfadesi da muhterem Müellifin. O “miheng”in ne olduğu da mezkur makalenin diğer cüzlerinde ayan beyan bellidir.
   Zaten makalenin baş kısmına alınan, “Allah’ın ipine topluca – camian; fert fert değil- sarılınız, sakın bölünmeyiniz.” (Allah’ın ipi olan inzal buyurduğu Kur’an’a topluca, cemaat olarak (ehl-i sünnet vel-cemaat) sarılmazsanız, aranıza tefrika girer.- Mana Nur’ul-Beyan tefsirinden) Ayet-i Celilesi ile “ Elif Lam Mim, Ayetlerinde hiç bir şüphe bulunmayan Kur’an (el-kitab), muttakilere bir hidayet rehberidir.” Ayet-i Kerime’si “ miheng”in ne olduğunu açıklamıyor mu?
   Bir muhterem yorumcunun dediği, miheng Risale-i Nur’un ta kendisidir, ifadesi usuli’d-Din’e de, mantığa da, Risale’nin açık beyanlarına da uymuyor.
   Aklen düşünelim; almak istediğimiz bir kumaşın ölçü “birimi” bizzat o kumaşın kendisi olabilir mi?
 
Mehmet Nuri BİNGÖL 
 
Etiketler: NEFSİ, YENMEK, VE, KORONAYI, YENMEK., HANGİSİ, ZOR?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
10 Ağustos 2020
NUR'UN İKİ KURMAYINDAN BIRİ: Mustafa SUNGUR
08 Ağustos 2020
YİNE İSPANYOL SİYASETİ VEYA İSTANBUL SÖZLEŞMESİ
04 Ağustos 2020
OSMANLI'NIN TÖRESİ SÜNNET'İN TAA KENDİSİ...
30 Temmuz 2020
“Doğruyu Her Yerde Deme”mek, ama Hangi Makamda?
27 Temmuz 2020
Ne Fâcia! “Güneydoğu Nurculara Kal”mış!
24 Temmuz 2020
Kelam-ı Ezeli ve Hutbenin Arapça Okunması
24 Temmuz 2020
“Sarp Ufuklar”ın Hikâyesi
19 Temmuz 2020
NUR"LARIN (AHİRZAMANDAKİ) MAKAMI VE BÜTÜNLÜK...
16 Temmuz 2020
15 TEMMUZ'DA BİZE KEFEN Mİ BİÇMEK? ( Darbr darbe dirildik hamdolsun)
15 Temmuz 2020
Düşünme Özgürlüğüne Set Haline Dönüşmüş Bir Kanun: 5816
13 Temmuz 2020
Ayasofya Davası İçin Her Nakil Seslendirildi de...
11 Temmuz 2020
Ayasofya Davamız ve Muhafazakar Aydınlar
06 Temmuz 2020
"İBİBİKLER ÖTTÜĞÜNDE ORDAYIM "
01 Temmuz 2020
" DİN EDEBTİR" ( HAD DİNİ BİLMEK...)
28 Haziran 2020
İHLAS, HAL-İ ALEM SİYASETİ VE " SİYASET-İ İSLAMİYE"
26 Haziran 2020
GAZETECİ BİR DOSTLA SOHBET-2
24 Haziran 2020
GAZETECİ BİR DOSTLA MUSAHABE YAHUT MUHASEBE…
23 Haziran 2020
"HAKİKİ MEŞVERET"
21 Haziran 2020
İT, "TÜREVİ" CHP'NİN HALİ PÜR-MELALİ VE TİR TİR TİTREMEK!
19 Haziran 2020
" HEYYİ HEY!!!"
17 Haziran 2020
AĞABEYİM ( İktibas)
14 Haziran 2020
Said Molla, Şeyh Said ve Molla Said (Bediüzzaman) BİR mi?..
11 Haziran 2020
AYASOFYA FETHİ VE ZİNCİRLER...
09 Haziran 2020
VER ELİNİ TÜRKMENELİ ( yayını bekliyor) ROMANIMDAN BİR BÖLÜM
07 Haziran 2020
Bir Portre: Prof. Dr. Mehmet Kaplan
05 Haziran 2020
SÜNNET İTİKADINDA MEHDİ (AS)
01 Haziran 2020
VEHBİ'NİN KERRAKESİ
24 Mayıs 2020
BAY-RAM DÜŞÜNCELERİ...
16 Mayıs 2020
VER ELİNİ TÜRKMENELİ ( yayını bekliyor) ROMANIMDAN BİR BÖLÜM
11 Mayıs 2020
Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
05 Mayıs 2020
SURİYE yahut "DİYAR-I ŞAM"
29 Nisan 2020
CORONA SÜRECİNDE İSLAM
27 Nisan 2020
FARİZA DENECEK KADAR AZİM VE EHEM MESELE
25 Nisan 2020
HER ZAMANIN PAKRADUNI'Sİ
19 Nisan 2020
AYA SOPHİA MI, MAHZUN MABED Mİ!( YAHUT FATİH'İN BEDDUASINDAN NE KURTULUŞ NE ZAMAN?)
13 Nisan 2020
EVDE MAHPUSKEN BAHAR
19 Mart 2020
SAİT MOLLA MOLLA SAİD FARKI
08 Mart 2020
"Nâbî'yi Nabi Eden Hüsn-ü Nazar..."
08 Mart 2020
NE ÇEKTİKSE KAMAL'LARDAN...
03 Mart 2020
VATANI SEVMEK...
27 Şubat 2020
“İSTİKLÂLDEN İSTİKBÂLE” DENEME ESERİYLE “EFENDİ BEY” ROMANI
21 Şubat 2020
Enbiya Şehri URFA ama Diyarbakır "Şehr-i Ashab"
20 Şubat 2020
HALİLULLAH (AS.) YA DA MENFAAT PUTUNU KIRMAK...
19 Şubat 2020
BALTANIN SAPI...
14 Şubat 2020
Maydanoz ve Limon
10 Şubat 2020
KEŞKE HAKLI ÇIKMASAYDIK...
10 Şubat 2020
FASL-I PAŞA
09 Şubat 2020
“Hikmet-i Kudsiye” ile Felsefe Hikmeti Münazarası
08 Şubat 2020
“Hikmet-i Kudsiye” ile Felsefe Hikmeti Münazarası
05 Şubat 2020
“SEYDA!”
29 Ocak 2020
HAVANDA SU DÖVENLER... ŞİMDİKİLER GİBİ!
22 Ocak 2020
Doğubayezıd Hâni
17 Ocak 2020
“Elif Öğretmen” ve Romancı Hüseyin Yılmaz
13 Ocak 2020
FİKİR CÜCELİĞİ
10 Ocak 2020
TARİH; GERÇEK AYNASI
03 Ocak 2020
Yol Açıcılar- Yol Kapatıcılar
28 Aralık 2019
İDİLHAN, İLHANLI VE EL-MEGİDDO OVASI!..
26 Aralık 2019
“Hakikatı Dışlamış Kimselerle Tevhidi Toplum İnşa Edilemez.”
24 Aralık 2019
" ERKEĞE KARI LİBASI YAKIŞMAZ" VEYA "KENDİ YÜRÜYÜŞÜNÜ TERK ETTİ..." MESELESİ...
24 Aralık 2019
" ERKEĞE KARI LİBASI YAKIŞMAZ" VEYA "KENDİ YÜRÜYÜŞÜNÜ TERK ETTİ..." MESELESİ...
21 Aralık 2019
AKASYA YAHUT AĞAÇ- 2
19 Aralık 2019
GÖBEKLİTEPE DİYE BİR YER
16 Aralık 2019
KİMLERE?
08 Aralık 2019
YOKUŞTA YÜRÜYENLER ( Bir Emek Hülasası)
05 Aralık 2019
"ŞURA-YI HAKİKİ" VEYA "MEŞVERET-İ ŞER'İYYE"
24 Kasım 2019
MEHDİ İTTİHAD-I İSLAM ORDULARININ BAŞKOMUTANI... ( BEDİÜZZAMAN- EL: 266)
18 Kasım 2019
Dünkü Ağaç, Bugünkü Fidan -1
10 Kasım 2019
MANEVİ “SEYYİDLİK”, RESULULAH(ASM)NİN DĀVASINA SAHİP ÇIKMAKTIR!
10 Kasım 2019
ABD EŞKİYASI " DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ”!
10 Kasım 2019
"ÜFÜRÜKTEN TEYYARE" KRİPTO VAZİFE
09 Kasım 2019
KISIR DÖNGÜ YAHUT "FASİT TEVİLAT"
17 Ekim 2019
SAVAŞ DEĞİL HAREKAT, İŞGAL DEĞİL FETİH!
17 Ekim 2019
AB "BARIŞ PINARI"NIN MANASINI TAM ANLAMIŞ...
17 Ekim 2019
31 MART “MEŞ’UM” VAKASI
17 Ekim 2019
HADİSLER KUR'AN'IN HAKİKİ TEFSİRİ, TERCÜMANIDIR
13 Ekim 2019
EDEBİYAT HAKKINDA BAZI NOTLAR
01 Ekim 2019
"… Bir gün de hesap” Dönünce Olacaklar Olur.
27 Eylül 2019
Hakikata Şahit Tarih; Ama Resmi Olmayanı ...
26 Eylül 2019
YOKUŞTU VE DÖNEMEÇLE SÜSLÜYDÜ YOLLAR
21 Eylül 2019
KİMİ "HATİAT"I TASHİH İÇİN "PALA" MI GEREK?...
18 Eylül 2019
İMAM ALİ ŞAMİL( ŞEYH ŞAMİL)
17 Eylül 2019
“FASL-I PAŞA”
16 Eylül 2019
Ha Çeçenya, Ha Suriye
13 Eylül 2019
Fetih Misyonu ve “Yakın Tutulan Düşman!”
12 Eylül 2019
"SİYASET-İ HAZIRA" GÜNLÜK POLİTİKA, "SİYASET-İ ALİYE" İSE İMANİ HİZMETTİR.
08 Eylül 2019
BİR BAŞKA ÇEŞME
07 Eylül 2019
Tahassür
29 Ağustos 2019
MALARZGİRT'TEKİ SIR VE HATIRLATTIKLARI
Haber Yazılımı