Yazı Detayı
21 Mayıs 2019 - Salı 18:31
 
NUH’UN GEMİSİ
Ravza ZEYBEK
mail.haber111@gmail.com
 
 

En güzel sözlerin sahibinin adıyla…Allah’ın adıyla…
   
Anadolu topraklarında binlerce yıldır Tasavvuf erenlerinin yakmış olduğu ilim ve irfan kandilleri tüm ülkeyi aydınlatmıştır. Bu Ariflerin öğretileriyle İslam’ın emir yasakları ile sarsılmaz bir yaşam  biçimi  ve yaşayan  bir ahlak oluşturulmuş oldu.  Bu bilgi sadece salt bilme değil, amele, ibadete ve ahlaka sirayet eden kalbi bir bilme şekli haline geldi. Yeri geldi ülkenin savunmasında, kalkınmasında gelişmesinde bu  bilge insanlar hep yol göstermişlerdir.  Bu bilmenin kaynağı Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamberin sünnetinden beslendiği için sağlam bir itikat ve ahlakın da temelleri atılmıştır. Sadece bilmek değil yaşamın her alanına sirayet eden bir irfan geleneği oluşturulmuş ve bu gelenek her dönemde korunmuştur.
   
Tasavvuf bir irfan geleneği, yolcularına da marifet yolunun yolcuları olarak ‘Arif’ kişiler denirdi. Tüm Anadolu’da bu ariflerin ve bu irfan yolunun inceliklerini yaşamın içine aktardıklarını görmekteyiz. Bu değerler içinde insan nasıl değerli ise hayvanlar, canlı ve cansız tüm yaratılan ne varsa Allah’ın yaratmış olduğu şuurunu benimsemişlerdir. Yunus Emre’nin dediği gibi ‘Yaratılanı severiz  yaratandan  ötürü’ bu anlayış bir yaşam biçimi haline gelmiştir. Yurdumuzun her bir yerinde manevi miraslarıyla da insanlara  günümüz de dahi ışık tutmaktalar. 
   
İrfanın başlangıç noktası amel, taat, ibadet, ahlak, edep, riyazet ve mücahededir. Sonu ise Hak Tealanın lütuf ve bahşettiği (hibe) bilgidir. İrfanın bir ucu kesbi, diğer ucu vehbidir.Bu bilgiye uaşmak için bir çok zahiri ve batıni eğitimden geçmiş olmak gerekir.
   
Eskiden herkes bu bilge yolculuğa çıkar mıydı? Yoksa bize mi öyle geliyor? Evet! Eskiden bilene ve bilgiye öyle bir hürmet vardı ki, bu bilge Arif kişilerin tüm öğütleri hayatın içinde tatbik edilir, birçok gelenek ve görenekler de irfan ikliminden zuhur etmiştir. Mesalâ:
     
Evlerdeki kapı tokmaklarında ‘Ya Fettah’ yazılıydı. Bu bütün kapalı kapıları açan ve sıkıntıları gideren anlamına geliyordu. Akşam eve sıkıntılı gelen bir baba kapıda bu yazıyı okuyunca belki de biraz rahatlıyor ve sıkıntıları giderilebiliyordu. Şimdi birçok işyeri kapısında ‘İtiniz’ yazıyor bu da medeniyette irfanda geldiğimiz son noktayı gösteriyor.
      
Şimdilerde adap, edep ve nezaketten yoksun davranışları koca koca insanlardan gördükçe, çocuklara söyleyecek bir sözümüz kalmıyor. Anneler, babalar veya öğretmenlerin davranışlarını gördükçe  ilime irfana olan saygı da bir o kadar zarar almış hatta yok denecek kadar azalmıştır.
   
Eskiden insanlar nasıl oldu da bu Arif insanlar sayesinde latif ve arifane bir bilgiye sahip oldular? Anadolu bu irfan merkezleriyle dolu bir yerdi. Hepsi bir kandil olan bu Arifler adeta bir okulda eğitim veren eğitimciler gibi sohbet halkasında kim varsa onları nakış nakış işlemiş kulluğun, edebin, zarafetin temsili birer fert haline getirmişlerdir. Kaynak Kur’an-ı Kerim ve Allah Rasulü’nün sünnetidir.
    
Şimdilerde tüm eğitimcilerin bilgiyi verip ahlak veremeyişimizin nedeni belki de bu ahlak ve İrfan geleneğinden uzak olmaktan kaynaklanıyor. Eğitimcilerin hayatlarında olmayan ahlak öğrenciye de sirayet etmiyor. Eğitimde, ticarette, sanatta bunların  ahlakını verememekten yana şikayet ediyoruz.
   
Anne ve babasını  öldüren evlatlar, öğretmeni katleden öğrenci, patronunun malına mülküne göz diken çalışan, her davranışını menfaatler üzerine kuran bir yaşam tarzı. Allah yokmuş gibi yaşama biçimi benimsendi. Sonra hep birlikte dedik ki’ Bu başımıza nereden geldi? Neden geldi?’
  
‘De ki, o sizin başınıza kendi yüzünüzden geldi’ 
 
Ne zaman biz Allah’ın emrinden uzaklaşıp heva ve heveslerimizin peşine düştük, bu heva ve hevesler bize imtihan oldu. Arif insanları bulup sohbetlerinde ve öğretilerinde bulunmak bir kurtuluş reçetesi sunacaktır bizlere. 
   
Cehaletimiz günün birinde başımıza çok büyük dertler  açmadan kurtuluş yolu bulmalı yine yeniden özümüze, bizi besleyen kaynaktan kana kana içmeliyiz. Eğer kurtuluş yolunu bulamazsak,  beklediğimiz kurtuluş  değil  tufanda yok olmak gibi bir yok oluş bizi bekliyor olabilir… Sahi Nuh(a.s.) gemisi nerede? Biz o gemiyi nerede terk ettik?
                                   
 
Etiketler: NUH’UN, , GEMİSİ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
13 Eylül 2020
SİBEL ERASLAN İÇİN…
06 Eylül 2020
DÜNYAYI TERK EDENLER BİZE NE ANLATIR
28 Ağustos 2020
ÂŞURÂ BİZE NE SÖYLER
22 Ağustos 2020
MAZLUMUN ÜMİDİ OLMUŞUZ
16 Ağustos 2020
GENÇLERİMİZİ HARCAMALARINA İZİN VERME!
06 Ağustos 2020
‘Mü'minler Ancak Kardeştirler.’
28 Temmuz 2020
SEVGİ KURBAN OLUR MU?
15 Temmuz 2020
ÖLEREK DİRİLEN MİLLET
07 Temmuz 2020
İstanbul Sözleşmesi Huzur Vermedi
20 Haziran 2020
HEYKELLERDE YIKILIR BİRGÜN
19 Haziran 2020
NEREYE BU GİDİŞ NEREYE KADAR?
03 Haziran 2020
IRKÇIYIM…IRKÇISIN…IRKÇIYIZ…
20 Mayıs 2020
RAMAZANI ÖZÜMÜZE ALALIM
09 Mayıs 2020
HAYALLER GERÇEK OLUYOR
03 Mayıs 2020
BİR RAMEN’DEN ÖĞRENDİĞİM
20 Nisan 2020
TEVÜKKÜL İMTİHANI
15 Nisan 2020
MAĞALARIMIZA DÖNÜYORUZ
29 Mart 2020
ÖLMEYE İHTİYACIMIZ VAR
25 Mart 2020
BU YOL NEREYE GİDER?
18 Mart 2020
VARDIR BİR HAYIR
08 Mart 2020
8 MART NE Kİ?
20 Şubat 2020
NİŞANIN TEK ADI KALDI
11 Şubat 2020
KIYAMET KOPACAK!
25 Ocak 2020
ÖZ BİLNMEZSE ÖZELLİKLER ÇIKMAZ MEYDANA
25 Aralık 2019
SAHİPSİZ KALAN ÇOCUKLAR
13 Aralık 2019
HERŞEY HAKİKÂTİ GÖRMEKLE BAŞLAR
28 Kasım 2019
YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR
14 Kasım 2019
EN BÜYÜK ÖRNEĞİMİZ
05 Kasım 2019
HER ÇOCUK ÖZELDİR
19 Ekim 2019
UYUYAN DEV UYANDI ARTIK
15 Ekim 2019
ÖZE DÖNÜŞ BAŞLADI
02 Ekim 2019
ÖMÜR VAKFİYESİ
22 Eylül 2019
YAKLAŞAN TEHLİKENİN FARKINA VAR!
10 Eylül 2019
ÖZÜR DİLERİZ ÇOCUKLAR
29 Ağustos 2019
DOST KİM? DÜŞMAN KİM?
30 Temmuz 2019
CİBRİL HADİSİ ÜZERİNE
25 Temmuz 2019
BULANLAR ARAYANLARDIR
06 Temmuz 2019
ALLAH’IN BOYASI İLE BOYANMAK GEREK
30 Mayıs 2019
DÜŞTÜĞÜ YERDEN KALKACAK ÜMMET
22 Nisan 2019
ZEHİRLİ BALDIR! SÖYLEME!
16 Nisan 2019
24. İZMİR KİTAP FUARI, YAZARIMIZ RAVZA ZEYBEK KİTAPLARINI İMZALADI
13 Nisan 2019
MESELE EKMEK DEĞİL EFENDİ!
05 Nisan 2019
KİTABIN SADAKATİ
26 Mart 2019
ADEM’İN ÇOCUKLARI
19 Mart 2019
BİR GURUR BİR ÖVÜNÇTÜR MİRASIMIZ
14 Mart 2019
MUTEDİL BİR SEZİŞ
04 Mart 2019
ŞÜKÜR MÜ KÜSLÜK MÜ?
24 Şubat 2019
BİR KIŞ SANCISI 2
14 Şubat 2019
AŞKA BOYANMIŞ BİR ŞEHADET
02 Şubat 2019
İLİM NEYİ BİLMEKTİR?
27 Ocak 2019
SANALA KURBAN EDİLEN BİZLER.
12 Ocak 2019
BİR YOLCULUK GÜZELLEMESİ
05 Ocak 2019
BEN KİMİM? ONLAR NE OLACAK?
Haber Yazılımı