Yazı Detayı
10 Kasım 2019 - Pazar 13:55
 
"ÜFÜRÜKTEN TEYYARE" KRİPTO VAZİFE
Mehmet Nuri BİNGÖL
 
 

Vazife verildiğinde Sayın Bay oldukça gerilmişti.

   “Acaba bile bile timsah yuvasına mı yollanıyorum?” diye acayip endişelendi.

     “Sönmüş Gün”den ayrılırken bir yandan sevinçliydi de…

     Zira bu devirde iş “aslan”ın ağzındaydı. Mezun olduğu fakülte diploması ise, bu hususta ümit vermeyen bir “üfürükten teyyare” idi.

     Gösterilen iş imkanı karşısında bu “vazife”nin yapılması şart koşulmuştu "kripto" organizasyonca.

     Bir plan yapmalı, bir yol haritası çizmeden harekete geçmemeliydi.

     En evvel bir zemin yoklaması yapmalıydı.

     Baba işyerine varınca yollandığı mekana telefon açtı. Atanır “göründüğü” müessese müdürünü aramalıydı önce…

     Hani bir başkası “tayin” edilecekken araya girilip, “Eğer Yahşıkaya müdür olursa buraya, bizim siyasi ve ekonomik olarak bittiğimizin resmidir.” denilerek “Genel Sekreter”e baskıyla değiştirilen “müdür”…

     Telefon etmeden önce aklına o meşhur fıkra gelince sırıttı. Hani birileri o işe talip olacakken yaptığı baskıyla “müdür” seçilen vücut organı vardı ya…

      “Neyse şimdi bu muziplikleri hatırlama zamanı değil.” diye düşünüp kıs kıs güldü yine.

     Telefondaki öyle bir nezaket gösterisi içinde ki, zannedersin kırıtıyor.

     “Buradaki şartlar ve zemin, vazifeniz için çok çok müsait. Kimi safdirik adamları gaza getirip iki daire bile aldırdık. Size gelip işi hal yoluna koyup  Organizasyon (!) Planını tatbik etmenize kaldı.

     “O büyük çalışma hareketini, asliyetine döndürmek isteyenler ilmen ve çevreye tesir bakımından güçlü değiller mi peki?”

     “Öyle öyle ama ellerimizde ise karşımızdakilerin safiyetini ve herkesi kendileri gibi kabul ettiklerini bilme gibi bir silah var. Diğer noktaları ise buraya varınca konuşur, karara bağlarız.”

     *

     Bir yaz gününde vardı vazife mahalline…

      Müdür’ün tavsiyesi “çerez” nevinden bir teferruattı sadece. O “dam”ını çoktan kurmuş; daha doğrusu  “İspanyol Siyaseti”nin (Bizans entrikalarından da beter halin) hakim olduğu şehirden gelirken yolda kurmuştu.

     İlk başta bir yerlere değil, çok çok bağımsız ve “sadece ve sadece” büyük kaynağa bağlı bir kişi gibi görünmeliydi.

     Ardından, çevreye hakim insanları “elimine” edecek  “her türlü” insanı o dairelerdeki sohbetlere “türlü gaz” ve poli-tika (çokyüzlülük) ile cerbeze silahını kullanarak çekmeliydi.

     Daha sonra mı?

     O insanların -herkeste bulunan, zaten insanlık cihetiyle bulunması gerkli hatalarını cerbezeyle sanki o anda işlemiş gibi “başka başka” ağızlardan yayarak haysiyet cellatlığı yapmalı, eğer bu yetmezse de iftira cihetine sapmalı; bunu da yine “suret-i hak”tan görünen maşalarla yapmalı, elini yakmamalıydı.

     Başka?..

     “Onların safiyetinden istifadeyle, benimle aynı kanattaymışlar zannettirip çevreyi aleyhlerine geçirmek…”

     Hedefine ulaşmak için kendine tanıdığı müddet iki yıldı ama hem “elimine” etmek istediği insanların çetin ceviz çıkması, hem de iradesi dışında gelişen hadiselerle birilerinin makyajının bozulması…

      “28 Şubat’taki gazetede savunduğumuz kişi ve partinin duruşu ipliğimiz pazara serince bir şey olmamış gibi davranmak en iyisi…” dedi içinden.

     Böylece ağırdan alma taktiğine geçti. 2002’de milletin kahir ekseriyetince tek başına “demokrat” manasındaki millî ve müspet iktidar başa geçince daha beter indi derinlere…

      Ta ki 17 Aralık öncesi krizlerle milli iktidara cephe açan grupça yönlendirilen Merkez Komite’den “harekete geç” emrini alıncaya kadar…

     Zaten bu emirden beş altı yıl öncesinden de, bağlı olduğu “Komite” başı olan bir büyüğün yakınının ölümünde parmağı olduğu görülen bir “menfi grup”la artık uğraşmama emrini alınca ikinci bir safhaya geçti…

     “Madem kimi görüşlerimizi paylaşmıyorsunuz, o zaman bizi bırakın, müesseseye çekilelim.” diye açmıştı perdeyi…

     Aleyhine “ihlasla” lobi yaptığı halde çalışma grubunun “sekreteryasına” seçilen insan,

     “Yok birader…” dedi. “Sizin bizimle aynı kanaatı paylaşma mecburiyetiniz yok ki… Eğer öyle olsaydı, o yapı camia değil, cemiyet olurdu. Ama biz cemiyet değiliz! Hem hiç kimse bir başkasını çalışmadan alıkoyamaz, buna hakkı yoktur.”

     Geçende o “sekreterya” vazifelisine -tabii 12 yıl öceki- rastladım. Hoşbeşten sonra söz eskilere vardı.

     “Biliyor musun,” dedi. “Şimdilik galip görünmelerine sebep işte o masumca tavrımdır. Bilmiyorum, bu belki de herkesi kendim gibi bilmemdendir. İnsanlar bir defa aldatılabilir ama her zaman aldatılamaz. Tabii ki en azından vicdan, asli olarak da İMAN kalmışsa…”

 
 
 
Etiketler: "ÜFÜRÜKTEN, TEYYARE", KRİPTO, VAZİFE,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
01 Temmuz 2020
" DİN EDEBTİR" ( HAD DİNİ BİLMEK...)
28 Haziran 2020
İHLAS, HAL-İ ALEM SİYASETİ VE " SİYASET-İ İSLAMİYE"
26 Haziran 2020
GAZETECİ BİR DOSTLA SOHBET-2
24 Haziran 2020
GAZETECİ BİR DOSTLA MUSAHABE YAHUT MUHASEBE…
23 Haziran 2020
"HAKİKİ MEŞVERET"
21 Haziran 2020
İT, "TÜREVİ" CHP'NİN HALİ PÜR-MELALİ VE TİR TİR TİTREMEK!
19 Haziran 2020
" HEYYİ HEY!!!"
17 Haziran 2020
AĞABEYİM ( İktibas)
14 Haziran 2020
Said Molla, Şeyh Said ve Molla Said (Bediüzzaman) BİR mi?..
11 Haziran 2020
AYASOFYA FETHİ VE ZİNCİRLER...
09 Haziran 2020
VER ELİNİ TÜRKMENELİ ( yayını bekliyor) ROMANIMDAN BİR BÖLÜM
07 Haziran 2020
Bir Portre: Prof. Dr. Mehmet Kaplan
05 Haziran 2020
SÜNNET İTİKADINDA MEHDİ (AS)
01 Haziran 2020
VEHBİ'NİN KERRAKESİ
24 Mayıs 2020
BAY-RAM DÜŞÜNCELERİ...
16 Mayıs 2020
VER ELİNİ TÜRKMENELİ ( yayını bekliyor) ROMANIMDAN BİR BÖLÜM
11 Mayıs 2020
Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
05 Mayıs 2020
SURİYE yahut "DİYAR-I ŞAM"
29 Nisan 2020
CORONA SÜRECİNDE İSLAM
27 Nisan 2020
FARİZA DENECEK KADAR AZİM VE EHEM MESELE
25 Nisan 2020
HER ZAMANIN PAKRADUNI'Sİ
19 Nisan 2020
AYA SOPHİA MI, MAHZUN MABED Mİ!( YAHUT FATİH'İN BEDDUASINDAN NE KURTULUŞ NE ZAMAN?)
13 Nisan 2020
EVDE MAHPUSKEN BAHAR
28 Mart 2020
NEFSİ YENMEK VE KORONAYI YENMEK. HANGİSİ ZOR?
19 Mart 2020
SAİT MOLLA MOLLA SAİD FARKI
08 Mart 2020
"Nâbî'yi Nabi Eden Hüsn-ü Nazar..."
08 Mart 2020
NE ÇEKTİKSE KAMAL'LARDAN...
03 Mart 2020
VATANI SEVMEK...
27 Şubat 2020
“İSTİKLÂLDEN İSTİKBÂLE” DENEME ESERİYLE “EFENDİ BEY” ROMANI
21 Şubat 2020
Enbiya Şehri URFA ama Diyarbakır "Şehr-i Ashab"
20 Şubat 2020
HALİLULLAH (AS.) YA DA MENFAAT PUTUNU KIRMAK...
19 Şubat 2020
BALTANIN SAPI...
14 Şubat 2020
Maydanoz ve Limon
10 Şubat 2020
KEŞKE HAKLI ÇIKMASAYDIK...
10 Şubat 2020
FASL-I PAŞA
09 Şubat 2020
“Hikmet-i Kudsiye” ile Felsefe Hikmeti Münazarası
08 Şubat 2020
“Hikmet-i Kudsiye” ile Felsefe Hikmeti Münazarası
05 Şubat 2020
“SEYDA!”
29 Ocak 2020
HAVANDA SU DÖVENLER... ŞİMDİKİLER GİBİ!
22 Ocak 2020
Doğubayezıd Hâni
17 Ocak 2020
“Elif Öğretmen” ve Romancı Hüseyin Yılmaz
13 Ocak 2020
FİKİR CÜCELİĞİ
10 Ocak 2020
TARİH; GERÇEK AYNASI
03 Ocak 2020
Yol Açıcılar- Yol Kapatıcılar
28 Aralık 2019
İDİLHAN, İLHANLI VE EL-MEGİDDO OVASI!..
26 Aralık 2019
“Hakikatı Dışlamış Kimselerle Tevhidi Toplum İnşa Edilemez.”
24 Aralık 2019
" ERKEĞE KARI LİBASI YAKIŞMAZ" VEYA "KENDİ YÜRÜYÜŞÜNÜ TERK ETTİ..." MESELESİ...
24 Aralık 2019
" ERKEĞE KARI LİBASI YAKIŞMAZ" VEYA "KENDİ YÜRÜYÜŞÜNÜ TERK ETTİ..." MESELESİ...
21 Aralık 2019
AKASYA YAHUT AĞAÇ- 2
19 Aralık 2019
GÖBEKLİTEPE DİYE BİR YER
16 Aralık 2019
KİMLERE?
08 Aralık 2019
YOKUŞTA YÜRÜYENLER ( Bir Emek Hülasası)
05 Aralık 2019
"ŞURA-YI HAKİKİ" VEYA "MEŞVERET-İ ŞER'İYYE"
24 Kasım 2019
MEHDİ İTTİHAD-I İSLAM ORDULARININ BAŞKOMUTANI... ( BEDİÜZZAMAN- EL: 266)
18 Kasım 2019
Dünkü Ağaç, Bugünkü Fidan -1
10 Kasım 2019
MANEVİ “SEYYİDLİK”, RESULULAH(ASM)NİN DĀVASINA SAHİP ÇIKMAKTIR!
10 Kasım 2019
ABD EŞKİYASI " DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ”!
09 Kasım 2019
KISIR DÖNGÜ YAHUT "FASİT TEVİLAT"
17 Ekim 2019
SAVAŞ DEĞİL HAREKAT, İŞGAL DEĞİL FETİH!
17 Ekim 2019
AB "BARIŞ PINARI"NIN MANASINI TAM ANLAMIŞ...
17 Ekim 2019
31 MART “MEŞ’UM” VAKASI
17 Ekim 2019
HADİSLER KUR'AN'IN HAKİKİ TEFSİRİ, TERCÜMANIDIR
13 Ekim 2019
EDEBİYAT HAKKINDA BAZI NOTLAR
01 Ekim 2019
"… Bir gün de hesap” Dönünce Olacaklar Olur.
27 Eylül 2019
Hakikata Şahit Tarih; Ama Resmi Olmayanı ...
26 Eylül 2019
YOKUŞTU VE DÖNEMEÇLE SÜSLÜYDÜ YOLLAR
21 Eylül 2019
KİMİ "HATİAT"I TASHİH İÇİN "PALA" MI GEREK?...
18 Eylül 2019
İMAM ALİ ŞAMİL( ŞEYH ŞAMİL)
17 Eylül 2019
“FASL-I PAŞA”
16 Eylül 2019
Ha Çeçenya, Ha Suriye
13 Eylül 2019
Fetih Misyonu ve “Yakın Tutulan Düşman!”
12 Eylül 2019
"SİYASET-İ HAZIRA" GÜNLÜK POLİTİKA, "SİYASET-İ ALİYE" İSE İMANİ HİZMETTİR.
08 Eylül 2019
BİR BAŞKA ÇEŞME
07 Eylül 2019
Tahassür
29 Ağustos 2019
MALARZGİRT'TEKİ SIR VE HATIRLATTIKLARI
Haber Yazılımı