Yazı Detayı
11 Ocak 2021 - Pazartesi 12:22
 
Üstad Nursi ve “Müstağni Siyaset”
Mehmet Nuri BİNGÖL
 
 

“Bediüzzaman’ın İstanbul’da hayatı, bir derece siyasîdir. Siyaset yoluyla İslâmiyete hizmet edilecek, diye kanaat besliyordu. Siyasî hayata karışması, İslâmiyete hizmet aşkının bir neticesi idi. Daima hürriyet taraftarı idi. Gördüğü haksızlıklardan dolayı Jön Türklere daima muhalefette bulunarak:

–Siz dini incittiniz, Gayretullaha dokundunuz, şeriatı tezyif ettiniz; neticesi vahim olacaktır, diye izhar-ı muhalefetten çekinmiyordu.
Hürriyetten sonra mücahid arkadaşlarıyla beraber İttihad-ı Muhammedî (A.S.M.) Cemiyetini kurmuşlar, cemiyet pek kısa bir zamanda inkişafa başlamış, hattâ Bediüzzaman’ın bir makalesiyle Adapazarı ve İzmit havalisinde elli bin kişi cemiyete dahil olmuştu. “

Üstad SAİD Nursi'nin tashihinden geçmiş Tarihçe-i Hayat’tan alınan satırlar, onun bu hayat safhasına bakıp , sonraki hayatında "E'UZU billahiminişseytani vessiyaset" deyişinden dolayı Hazret’e “istikrarsız” mış şeklinde bakmayı gerektirmez.

"Hürriyeti sû-i tefsir etmemek ve meşrutiyeti meşrutiyet-i meşrûa olarak kabul etmek lâzım geldiğini ileri sürerek bu hususta dinî gazetelerde makaleler neşrediyor ve hitabelerde bulunuyordu. Bu makale ve hitabeleri, emsalsiz denecek kadar beliğ ve mukni idi. Ehl-i ilim ve ehl-i siyaset, Said Nursî’nin bu yazılarından ve derslerinden çok istifade etmişlerdir. O zamandaki intibah-ı millîyi, Anadolu ve Asya’nın saadet-i dünyeviyesinin fecr-i sâdıkı olarak müjde veriyor, fakat elden kaçmaması için evâmir-i Şer’iyyeyi çabuk imtisal etmenin zarurî olduğunu ileri sürüyordu. “Eğer meşrutiyeti hürriyet-i şer’iyye ile kabul etmezsek ve öyle tatbik edilmezse, elimizden kaçacak, müstebid bir idareye yerini terkedecek” diye ihtar ediyordu.” ( Tarihçe-i Hayat, 54-55)

Yukarıda izah edilen hayat safhası ile Üstad’ın daha sonraki bazı izahları – ilk bakışta- bize tezat gibi görünse de satırlara daha dikkatli bir bakış meseleyi bedihi hale getirmektedir. Bu izahlardan biri bu:
“On üç senedenberi siyasetten çekildim; hattâ bu yirmi bayramdır, bir – ikisinden başka umumlarında, bu gurbette, kendi odamda yalnız mahpus gibi geçirdim; tâ ki siyasete bulaşmam tevehhüm edilmesin. Hükûmetin işlerine ilişmediğime ve karışmak istemediğime delâlet eden:

Birinci Delil: On üç senedir, siyaset lisanı olan gazeteleri bu müddet zarfında hiç okumadığım dokuz sene oturduğum Barla köyünde, dokuz ay ikamet ettiğim Isparta’da dostlarım biliyorlar. Yalnız; Isparta tevkifhanesinde, gayet insafsız bir gazetecinin, dinsizcesine, Risale-i Nur’un talebelerine hücumunun bir fıkrası, istemediğim halde kulağıma girdi.” ( Age. 220)

Bu nevi ifadeleri yanyana getirince, Şeyh Bahid tarafından “Bu feraset ancak Bediüzzaman’a hastır.” diye taltif edilen Üstad, sanki daha önce siyasete girmiş de, daha sonra “iman hizmeti”ne başlamış gibi bir zan meydana geliyor. Meselenin hiç de öyle olmadığı, hayat safhalarındaki “müstağni” hal görülünce daha iyi anlaşılıyor.

Hem Jön Türklere, hem İttihad ve Terakkiye, hem İttihad-ı Muhammedî Cemiyetine, hem Ahrarlara “istikamet” vermek için elbette onlarla temas kurmak gerekecekti ve buna da – alışılmış manasıyla- “siyaset” demek mümkün değildir. Elbette ki “siyaset-i âliye” denilen Kur’an Hizmeti’nden bahsetmiyoruz; bugünkü siyasetin gereği, “menfaat üzerine” dönmesidir. “Hakikatdarlık”tan fersah fersah uzaklaşmış bir zihniyetin “hak üzerine” dönen bir siyasi anlayışa geçit vermeyeceği de tecrübelerle kat’idir. Değişik zamanlarda “rahmet-i İlahiye” ile meselenin başka bir kalıp almayacağını kimse iddia edemez ama…

“Hâl ve istirahatımı ve vesika için adem-i müracaatımı ve hâl-i âlem siyasetine karşı lâkaydlığımı pek çok soruyorsunuz. Şu sualleriniz çok tekerrür ettiğinden, hem manen de benden sorulduğundan; şu üç suale, Yeni Said değil, belki Eski Said lisanıyla cevab vermeğe mecbur oldum.

Birinci Sualiniz: İstirahatın nasıl? Hâlin nedir?
Elcevab: Cenab-ı Erhamürrâhimîn’e yüzbin şükür ediyorum ki; ehl-i dünyanın bana ettiği enva’-ı zulmü, enva’-ı rahmete çevirdi. Şöyle ki:
Siyaseti terk ve dünyadan tecerrüd ederek bir dağın mağarasında âhireti düşünmekte iken, ehl-i dünya zulmen beni oradan çıkarıp nefyettiler. Hâlık-ı Rahîm ve Hakîm o nefyi bana bir rahmete çevirdi. Emniyetsiz ve ihlası bozacak esbaba maruz o dağdaki inzivayı; emniyetli, ihlaslı Barla Dağlarındaki halvete çevirdi. Rusya’da esarette iken niyet ettim ve niyaz ettim ki, âhir ömrümde bir mağaraya çekileyim. Erhamürrâhimîn bana Barla’yı o mağara yaptı, mağara faidesini verdi. Fakat sıkıntılı mağara zahmetini, zaîf vücuduma yüklemedi. Yalnız Barla’da, iki-üç adamda bir vehhamlık vardı. O vehhamlık sebebiyle bana eziyet verildi. Hattâ o dostlarım, güya istirahatımı düşünüyorlar. Halbuki o vehhamlık sebebiyle hem kalbime, hem Kur’anın hizmetine zarar verdiler.” ( Mektubat, 46)

Yukarıdaki metindeki “hal-i alem siyaseti” tabiri meseleyi daha da açıyor. Demek ki Üstad’ın Eski Said devrindeki içtimai faaliyeti ile 1920’den sonraki “müstağni” tavrı esnasındaki bahsettiği “siyaset” mefhumu aynı manayı ifade etmiyor.

Bilindiği gibi “hal-i alem”, alemin şimdiki hali demektir. 16. Mektuptaki “hal-i hazır Hristiyanlık” tabirinden, İslami ıstılahtaki “hakiki” ehl-i kitabın kastedilmediği gibi…

Risale-i Nur Müellif-i Muhterem’in 1. Şua’da izah ettiği gibi “kısmen ilham” olduğuna göre, kullanılan kelimelere “ yaralanmış ve asimile edilmiş” kendi “kafa feneri”mizle mana vermeye kalkınca, “Allâme” sıfatına tam layık bulunmuş “Müceddid-i Zaman”a “bühtan-ı azim” yapmış oluyoruz; aman dikkat!

Mehmet Nuri BİNGÖL

 
Etiketler: Üstad, Nursi, ve, “Müstağni, Siyaset”,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
07 Ocak 2021
"SİLİK  SÖZ"LERİN GEZDİĞİ ARENA
25 Aralık 2020
Zekânın zekâtı Borcu Silmez; Mecazidir O...
18 Aralık 2020
ASIL AMBARGO ZİHİNLERDE; O KALKTIYSA ONLARCASI BİLE HAVA CİVADIR BİZE...
16 Aralık 2020
TARIK BUĞRA VE OSMANLI
10 Aralık 2020
TEK DERDİ DÜNYA OLAN ŞEBEKE
05 Aralık 2020
BİR KÜÇÜREK HİKAYE YAHUT "BİZİ NE SANIYOR BUNLAR?"
02 Aralık 2020
İNTERNET VE SOSYAL MEDYADA TÜRKÇENİN DOĞRU KULLANIMI
28 Kasım 2020
TEPETAKLAYDI İÇİM...
26 Kasım 2020
REFORM MU, İNŞA MI?
22 Kasım 2020
“AKİBET MÜTTAKİLERİN” VE “KADERE TESLİM” OLANLARIN DEĞİL Mİ? –
22 Kasım 2020
TAKLACI KUŞ OLMAK KİMİ VURUR ÖNCE?
20 Kasım 2020
“AKİBET MÜTTAKİLERİN” VE “KADERE TESLİM” OLANLARIN DEĞİL Mİ? –
18 Kasım 2020
TAKLACI KUŞ OLMAK KİMİ VURUR ÖNCE?
16 Kasım 2020
Said Nursi Kimlere Zındık Demişti?!
14 Kasım 2020
DUZAH MI, VİCDAN MI?
10 Kasım 2020
"Ehl-i Hak Olan Sünnet" İtikad Mezhebi...
08 Kasım 2020
“Muvakkat İttifak” ya da Tapu Dağıtmak…
04 Kasım 2020
BULUT VE ÖRDEK MESELİ
30 Ekim 2020
Mitoman Siyasi Belki Mazur; Ya Taammüden Yapan...
29 Ekim 2020
“VAN YOLUNDAKİ HAN KAPISI” YA DA MUZDARİP İSLAM ALEMİ…
17 Ekim 2020
NEDEN YA DA NERELERDEN DÜŞMEK
12 Ekim 2020
BU ASRIN BİR MÜCAHİDİ: FIRINCI AĞABEY
07 Ekim 2020
"TÜRKMENEM..."
02 Ekim 2020
BELİRSİZ BIRAKMAK DA BİR ALENİYETTİR!
26 Eylül 2020
Maydanoz ve Limon
20 Eylül 2020
EYÜP OTMAN AĞABEY
14 Eylül 2020
"Hakikat Alimi" Ne Menemdir?
08 Eylül 2020
Dünya Dedikleri Acayip Yer
02 Eylül 2020
LAYT LAİKRATOS, ARTAN SEKÜLERİZM
24 Ağustos 2020
NAVTEKS BİR ARA FORMÜL. ASIL HEDEF MEB (Müstakil Ekonomik Bölge)
20 Ağustos 2020
"Çığlığı Afakta Yankılanmayan Yazar” Olur mu?..
17 Ağustos 2020
ÇAY DEYİP GEÇMEYİN
10 Ağustos 2020
NUR'UN İKİ KURMAYINDAN BIRİ: Mustafa SUNGUR
08 Ağustos 2020
YİNE İSPANYOL SİYASETİ VEYA İSTANBUL SÖZLEŞMESİ
04 Ağustos 2020
OSMANLI'NIN TÖRESİ SÜNNET'İN TAA KENDİSİ...
30 Temmuz 2020
“Doğruyu Her Yerde Deme”mek, ama Hangi Makamda?
27 Temmuz 2020
Ne Fâcia! “Güneydoğu Nurculara Kal”mış!
24 Temmuz 2020
Kelam-ı Ezeli ve Hutbenin Arapça Okunması
24 Temmuz 2020
“Sarp Ufuklar”ın Hikâyesi
19 Temmuz 2020
NUR"LARIN (AHİRZAMANDAKİ) MAKAMI VE BÜTÜNLÜK...
16 Temmuz 2020
15 TEMMUZ'DA BİZE KEFEN Mİ BİÇMEK? ( Darbr darbe dirildik hamdolsun)
15 Temmuz 2020
Düşünme Özgürlüğüne Set Haline Dönüşmüş Bir Kanun: 5816
13 Temmuz 2020
Ayasofya Davası İçin Her Nakil Seslendirildi de...
11 Temmuz 2020
Ayasofya Davamız ve Muhafazakar Aydınlar
06 Temmuz 2020
"İBİBİKLER ÖTTÜĞÜNDE ORDAYIM "
01 Temmuz 2020
" DİN EDEBTİR" ( HAD DİNİ BİLMEK...)
28 Haziran 2020
İHLAS, HAL-İ ALEM SİYASETİ VE " SİYASET-İ İSLAMİYE"
26 Haziran 2020
GAZETECİ BİR DOSTLA SOHBET-2
24 Haziran 2020
GAZETECİ BİR DOSTLA MUSAHABE YAHUT MUHASEBE…
23 Haziran 2020
"HAKİKİ MEŞVERET"
21 Haziran 2020
İT, "TÜREVİ" CHP'NİN HALİ PÜR-MELALİ VE TİR TİR TİTREMEK!
19 Haziran 2020
" HEYYİ HEY!!!"
17 Haziran 2020
AĞABEYİM ( İktibas)
14 Haziran 2020
Said Molla, Şeyh Said ve Molla Said (Bediüzzaman) BİR mi?..
11 Haziran 2020
AYASOFYA FETHİ VE ZİNCİRLER...
09 Haziran 2020
VER ELİNİ TÜRKMENELİ ( yayını bekliyor) ROMANIMDAN BİR BÖLÜM
07 Haziran 2020
Bir Portre: Prof. Dr. Mehmet Kaplan
05 Haziran 2020
SÜNNET İTİKADINDA MEHDİ (AS)
01 Haziran 2020
VEHBİ'NİN KERRAKESİ
24 Mayıs 2020
BAY-RAM DÜŞÜNCELERİ...
16 Mayıs 2020
VER ELİNİ TÜRKMENELİ ( yayını bekliyor) ROMANIMDAN BİR BÖLÜM
11 Mayıs 2020
Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
05 Mayıs 2020
SURİYE yahut "DİYAR-I ŞAM"
29 Nisan 2020
CORONA SÜRECİNDE İSLAM
27 Nisan 2020
FARİZA DENECEK KADAR AZİM VE EHEM MESELE
25 Nisan 2020
HER ZAMANIN PAKRADUNI'Sİ
19 Nisan 2020
AYA SOPHİA MI, MAHZUN MABED Mİ!( YAHUT FATİH'İN BEDDUASINDAN NE KURTULUŞ NE ZAMAN?)
13 Nisan 2020
EVDE MAHPUSKEN BAHAR
28 Mart 2020
NEFSİ YENMEK VE KORONAYI YENMEK. HANGİSİ ZOR?
19 Mart 2020
SAİT MOLLA MOLLA SAİD FARKI
08 Mart 2020
"Nâbî'yi Nabi Eden Hüsn-ü Nazar..."
08 Mart 2020
NE ÇEKTİKSE KAMAL'LARDAN...
03 Mart 2020
VATANI SEVMEK...
27 Şubat 2020
“İSTİKLÂLDEN İSTİKBÂLE” DENEME ESERİYLE “EFENDİ BEY” ROMANI
21 Şubat 2020
Enbiya Şehri URFA ama Diyarbakır "Şehr-i Ashab"
20 Şubat 2020
HALİLULLAH (AS.) YA DA MENFAAT PUTUNU KIRMAK...
19 Şubat 2020
BALTANIN SAPI...
14 Şubat 2020
Maydanoz ve Limon
10 Şubat 2020
KEŞKE HAKLI ÇIKMASAYDIK...
10 Şubat 2020
FASL-I PAŞA
09 Şubat 2020
“Hikmet-i Kudsiye” ile Felsefe Hikmeti Münazarası
08 Şubat 2020
“Hikmet-i Kudsiye” ile Felsefe Hikmeti Münazarası
05 Şubat 2020
“SEYDA!”
29 Ocak 2020
HAVANDA SU DÖVENLER... ŞİMDİKİLER GİBİ!
22 Ocak 2020
Doğubayezıd Hâni
17 Ocak 2020
“Elif Öğretmen” ve Romancı Hüseyin Yılmaz
13 Ocak 2020
FİKİR CÜCELİĞİ
10 Ocak 2020
TARİH; GERÇEK AYNASI
03 Ocak 2020
Yol Açıcılar- Yol Kapatıcılar
28 Aralık 2019
İDİLHAN, İLHANLI VE EL-MEGİDDO OVASI!..
26 Aralık 2019
“Hakikatı Dışlamış Kimselerle Tevhidi Toplum İnşa Edilemez.”
24 Aralık 2019
" ERKEĞE KARI LİBASI YAKIŞMAZ" VEYA "KENDİ YÜRÜYÜŞÜNÜ TERK ETTİ..." MESELESİ...
24 Aralık 2019
" ERKEĞE KARI LİBASI YAKIŞMAZ" VEYA "KENDİ YÜRÜYÜŞÜNÜ TERK ETTİ..." MESELESİ...
21 Aralık 2019
AKASYA YAHUT AĞAÇ- 2
19 Aralık 2019
GÖBEKLİTEPE DİYE BİR YER
16 Aralık 2019
KİMLERE?
08 Aralık 2019
YOKUŞTA YÜRÜYENLER ( Bir Emek Hülasası)
05 Aralık 2019
"ŞURA-YI HAKİKİ" VEYA "MEŞVERET-İ ŞER'İYYE"
24 Kasım 2019
MEHDİ İTTİHAD-I İSLAM ORDULARININ BAŞKOMUTANI... ( BEDİÜZZAMAN- EL: 266)
18 Kasım 2019
Dünkü Ağaç, Bugünkü Fidan -1
10 Kasım 2019
MANEVİ “SEYYİDLİK”, RESULULAH(ASM)NİN DĀVASINA SAHİP ÇIKMAKTIR!
10 Kasım 2019
ABD EŞKİYASI " DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ”!
10 Kasım 2019
"ÜFÜRÜKTEN TEYYARE" KRİPTO VAZİFE
09 Kasım 2019
KISIR DÖNGÜ YAHUT "FASİT TEVİLAT"
17 Ekim 2019
SAVAŞ DEĞİL HAREKAT, İŞGAL DEĞİL FETİH!
17 Ekim 2019
AB "BARIŞ PINARI"NIN MANASINI TAM ANLAMIŞ...
17 Ekim 2019
31 MART “MEŞ’UM” VAKASI
17 Ekim 2019
HADİSLER KUR'AN'IN HAKİKİ TEFSİRİ, TERCÜMANIDIR
13 Ekim 2019
EDEBİYAT HAKKINDA BAZI NOTLAR
01 Ekim 2019
"… Bir gün de hesap” Dönünce Olacaklar Olur.
27 Eylül 2019
Hakikata Şahit Tarih; Ama Resmi Olmayanı ...
26 Eylül 2019
YOKUŞTU VE DÖNEMEÇLE SÜSLÜYDÜ YOLLAR
21 Eylül 2019
KİMİ "HATİAT"I TASHİH İÇİN "PALA" MI GEREK?...
18 Eylül 2019
İMAM ALİ ŞAMİL( ŞEYH ŞAMİL)
17 Eylül 2019
“FASL-I PAŞA”
16 Eylül 2019
Ha Çeçenya, Ha Suriye
13 Eylül 2019
Fetih Misyonu ve “Yakın Tutulan Düşman!”
12 Eylül 2019
"SİYASET-İ HAZIRA" GÜNLÜK POLİTİKA, "SİYASET-İ ALİYE" İSE İMANİ HİZMETTİR.
08 Eylül 2019
BİR BAŞKA ÇEŞME
07 Eylül 2019
Tahassür
29 Ağustos 2019
MALARZGİRT'TEKİ SIR VE HATIRLATTIKLARI
Haber Yazılımı