Yazı Detayı
10 Ekim 2019 - Perşembe 09:09
 
Yıkık Merdivenli Ev!...
Mehmet MEMDOĞLU
mail.haber111@gmail.com
 
 

Kimi insanlar için kullanılan bir tabir vardır. “İsmiyle müsemma!” Bu ifade, Selvi ablayı anlatıyor adeta. Bir selvi kadar narin, bir selvi kadar ince, bir selvi kadar şefkatli, bir selvi kadar güzeldir Selvi abla…

Henüz on yedi yaşındayken gelin olarak çıkar baba evinden. Ve tabi ki gelin arabasıyla değil, tren ile götürülür yeni yuvasına…

Bir yanı engin kaya parçalarından oluşan iki dağın birleştiği, gece kurt ve çakal ulumalarının yankılandığı derin bir vadinin, şafakta keklik zikirleriyle inlediği, birçok kuş türünün vadideki kovuklarda soluklandığı… Kekik kokusunun sadece yöre sakinlerine değil, yaşlı söğüt ve iğde ağaçlarına da nefes aldırdığı Selvi’nin yeni evinin bulunduğu köyü, Fırat’ın serin ve mavi suları selamlamaktadır…

Önceleri hayvancılıkla geçimini sağlayan ailesi, sonraki yıllarda kayısıcılığa yönelir. Yöre halkı, tarihten günümüze, ziyaret ettiği toprakları bereketlendiren Fırat’ın bereketli sularıyla nasiplenen kayısı üretimiyle geçimlerini temin ettikleri gibi; ülke ekonomisine de katkı sunmaktadırlar.

Baba ocağının hasreti kor bir ateş gibi yakar yüreğini Selvi’nin. Adettendir, yöredeki gelinler, dini bayramlarda baba evlerine gönderilirler. Selvi’de anne ve baba özlemini gidereceği için, dini bayramları iple çeker…

Yıllar çabucak geçer, çoluk çocuğa karışır Selvi. Yakalandığı amansız bir hastalık nedeniyle, yılda bir kez gidebildiği baba evine artık gidemez olur. Bir yandan hastalık, diğer yandan yirmi beş yıllık baba evi hasreti… Hastalığı yenme noktasında irade sahibidir, gayretlidir, her şeyden öte inançlıdır; Rabbine sığınır.

İnancı ve mücadelesinin karşılığını alır Selvi. Kısmen de olsa iyileşir. Yıllardır mahkûm olduğu divandan kurtulmuştur. Yürüyebiliyor, torunlarıyla birlikte evlerinin çevresinde dolaşabiliyor artık. Bir gün oğlu Ahmet’e: “Oğlum! Beni babamın evine götürür müsün?” der. Ahmet: “Tabi ki. Ne zaman istersen anneciğim” dediği an, Selvi: “Peki, bu hafta sonu gidelim o zaman” dedikten sonra çocukluğuna kadar gidecek olan yolculuğun çıkış hazırlıklarına başlanır…

Gün ışığıyla birlikte, yıllar önce tren ile geldiği yuvasından bu kez araç ile baba evine doğru başlar yolculuk. Sevinci, heyecanı, mutluluğu ve yüreğinden yüzüne yansıyan o masumiyeti görülmeye değerdir. Gökyüzünde süzülen kuşlar bile eşlik eder kendilerine…

Baba evine yaklaştıkça sevinç ve heyecanın yerini hüzün kaplamaya başlar.  Köyün merasına vardıklarında aracı durdurur, yıllardır özlemini çektiği topraklara atar adımlarını. Ahmet, annesinin durumu izlemekle yetinir. Selvi, ağır adımlarla uzaklaşırken araçtan, doya doya teneffüs eder havayı. Teneffüs ettiği havada anne ve baba kokusunu da almıştır. Meranın bir zamanlar şırıl şırıl akan çeşmeleri kurumuş, ekilip biçilen o bereketli toprağı çoraklaşmıştır. Meraya yakın babasına ait bahçedeki elma ağaçları da yoktur artık. Oturduğu yerde koklarken bir avuç toprağı, gözlerinden inci misali dökülen gözyaşları ıslatır avuçlarını…

Bir süre sonra araca döner. Aracın camlarını açmasını ve yavaş gitmesini ister oğlundan. Köyün girişine vardıklarında karşılaştığı manzara ve sessizlik, Selvi’nin hüznüne hüzün katmıştır. Yıkılmış evler, dalları yollara sarkmış iğde ağaçları, kurumuş ve devrilmiş ceviz, kavak ve söğüt ağaçları… Tüm bu olumsuzluklara direnen ve hâlâ musluğundan su akıtan köy çeşmesi… Sessizliği bozan tek şey ise bu yaşanmışlıkları dile getirmek istercesine çırpınan kuşlar ve cıvıltıları…

Terk edilmişlik, kimsesizlik ve yalnızlık, baba evinin giriş kapısına köprü olan merdiveni de küstürmüş, yıllarca ev sakinlerini ve misafirlerini sırtında taşıyan merdiven yıkılmıştır. Sevinci, mutluluğu, hüznü, acıyı bir arada yaşar, karmakarışık duygular içerisindedir Selvi. Büyük bir umut ile geldiği baba evine çıkamaz, baba evinin kapısından geri dönmek zorunda kalır.

Selvi’nin gelin olarak çıktığı baba evinin bulunduğu köyde, birbirlerine nazire edercesine öten horozlar, çitlerinden salıverildiklerinde annelerini emmek için zıplayan kuzu ve oğlaklar, mis kokulu yemeklerin pişirildiği ocaklar ve bu ocaklardan tüten dumanlar yoktur artık. Düşlediği manzarayla karşılaşamamış olsa da özlem duyduğu duyguları tatması, Selvi’nin bu serüvendeki kazancı olmuştur.

Her şey değişmiştir, yer zaman ve mekân... Hatta insan… Değişmeyen tek şey, Selvi’nin baba evinde geçirdiği çocukluğu ve hatıraları…

Bir toplumun geçmişi, o toplumu geleceğe ulaştıracak köprüdür. İnsanın ve insanlığın israf edildiği günümüzde, tarihimizi, kültürümüzü ve geleceğimizi israf etmeyelim…

Muhabbetle kalın efendin…

 
Etiketler: Yıkık, Merdivenli, Ev!...,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
01 Ekim 2019
“Bilge Kral” Aliya İzzetbegoviç
22 Temmuz 2019
Beyaz Kaplı Defter!...
26 Haziran 2019
Sadece Bir Hayal!...
08 Mayıs 2019
ERGENEKON’UN DERİN KÖKLERİ
08 Mayıs 2019
TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ
08 Mayıs 2019
BDP VE KCK’NIN SON AÇIKLAMALARI NE ANLAMA GELİYOR?
08 Mayıs 2019
ABD ve TÜRKİYE’NİN KÜRT POLİTİKALARI
08 Mayıs 2019
Düşler Ülkesi
13 Şubat 2019
Yaban Arısı!...
30 Ocak 2019
Ah İstanbul!...
14 Ocak 2019
Dildare(m)!...
10 Aralık 2018
Aile ve Toplumsal Değerlerimiz!...
31 Ekim 2018
“Şiir Yürekli”ler!...
04 Eylül 2018
Vuslata Umudumuz Var!...
06 Haziran 2018
Elveda Gökkuşağı!...
09 Nisan 2018
Anneannemin Duası!...
22 Mart 2018
Bir Şampiyonun Dramı!...
15 Şubat 2018
Yusuf’un Fabrikası!...
25 Ocak 2018
Ehliyet ve Liyakat…!
08 Ocak 2018
“Takdir-i İlahî”!...
14 Aralık 2017
Yetmedi mi?!...
30 Kasım 2017
Kim Bilir?!...
08 Kasım 2017
“Adalet, Mülkün Temelidir!”
26 Ekim 2017
Bir Dostluk Hikâyesi
05 Ekim 2017
Derdim!...
21 Eylül 2017
Ah Masumiyet!...
11 Eylül 2017
Emanet…
05 Eylül 2017
Sonbahar...
18 Ağustos 2017
İmtihan…
17 Ağustos 2017
Bağcılar Belediyesi ve Sırat-ı Müstakim Dergisi
20 Nisan 2017
Bürokratik Sorumsuzluk!...
31 Aralık 2016
“Makyavelist” PKK!
04 Aralık 2016
Engelli Olmak Kişinin Kendi Tercihi Değildir
27 Ekim 2016
Biz Birbirimize Emanet Edilmemiş miydik?
08 Ekim 2016
Önce Adalet!
05 Ağustos 2016
PKK-FETÖ/PYD İlişkisi mi?
26 Temmuz 2016
"Sen de mi Brutus?!"
17 Temmuz 2016
İkinci Kurtuluş Zaferi!
11 Temmuz 2016
PKK’nın 15 Temmuz Fırsatçılığı!
06 Temmuz 2016
“Milli” Vesayetçiler!
25 Haziran 2016
Dönem Dönem PKK Faşizmi
16 Haziran 2016
Misafir Rızkı İle Gelir…
09 Haziran 2016
Almanya - PKK İlişkisi!...
02 Haziran 2016
PKK’nın “Bilimsel Sosyalizm” Dayatması!
23 Mayıs 2016
İç İnfazlara “Mücadele Şehitleri” Demek (?)
13 Mayıs 2016
Kanlı İttifak
03 Mayıs 2016
“Selam Olsun” Operasyonu!
26 Nisan 2016
Yok Edilen (!) Ergenekon
19 Nisan 2016
PKK-KCK’nın Yeni Stratejisi!
11 Nisan 2016
PKK’nın “Kürt ve Alevi Soykırımı” Yalanı!...
04 Nisan 2016
4 Nisan ve Apoizmin Kutsanması!
31 Mart 2016
Topyekûn Mücadele
24 Mart 2016
“AKP’li Kürtler! Ya İtaat, Ya Terk!”…
09 Mart 2016
28 Şubat ve Demokrasi!...
26 Şubat 2016
28 Şubat Süreci ve Kürtler
18 Şubat 2016
Ankara Saldırısı!
12 Şubat 2016
Suriye’nin Geleceği ve PKK’nın “15 Şubat” Beklentisi
09 Şubat 2016
“Aydın” Olmanın Ölçüsü!
05 Şubat 2016
HDP’li Siyasetçiler! Siz Ne Yaptınız?
28 Ocak 2016
HDP’de Değişen Ne Oldu?
20 Ocak 2016
Öcalan, “Özeleştiri” ve İmralı Notları!
13 Ocak 2016
AİHM’in Son Kararı ve Kandil’in Öcalan Kozu
07 Ocak 2016
Moskova’nın Yeni Sözcüsü Demirtaş!
03 Ocak 2016
Barışı Beklerken, Savaş ile Yüzleşmek!
30 Aralık 2015
DTK’dan “Teslimiyet” Manifestosu
23 Aralık 2015
Karayılan’ın Hezeyanları
18 Aralık 2015
“Kandil”leşen HDP!
13 Aralık 2015
PKK’nın Barzani Sancısı
09 Aralık 2015
İran'ca Komşuluk (!)
05 Aralık 2015
PKK Amacına Ulaşıyor mu?
02 Aralık 2015
Adıyaman Madde Bağımlıları Rehabilitasyon Merkezi
28 Kasım 2015
Barışa “Elçi” Olmak da Yetmedi!
25 Kasım 2015
PKK’nın Hendek Stratejisi ve Yeni Türkiye
12 Kasım 2015
G-20 Zirvesi ve Türkiye
06 Kasım 2015
Yanlış Hesap Halktan Döner
02 Kasım 2015
Perdenin Ardındaki Hakikat
29 Ekim 2015
Türkler, Kürtler ve Cumhuriyet
27 Ekim 2015
Medine Sözleşmesi ve HDP
18 Ekim 2015
PKK’nın Eylem-sizlik- Kararı ve 1 Kasım!
11 Ekim 2015
Başka Bir Türkiye Yok!
04 Ekim 2015
Türkiye’nin Suriye Çıkmazı!
30 Eylül 2015
Sistematik Dezenformasyon ve PKK!
21 Eylül 2015
7 Haziran’dan Çıkarılacak Dersler ve 1 Kasım!
15 Eylül 2015
PKK’nın Kara Propagandası!
09 Eylül 2015
Şehitlere Ağıt!..
04 Eylül 2015
Kürtler Bir Tercih Yapmak Zorunda!
31 Ağustos 2015
MHP’nin Siyasi Manevraları
28 Ağustos 2015
KCK’nın Demokratik Özerklik Aldatmacası-II
24 Ağustos 2015
KCK’nın “Demokratik Özerklik” Aldatmacası-I
17 Ağustos 2015
“Özerklik” Hedefleyen PKK Eylemleri
12 Ağustos 2015
PKK’nın Medya Gücü
07 Ağustos 2015
PKK’nın Televizyon Yayıncılığı ve TRT KURDÎ’nin Misyonu!
03 Ağustos 2015
PKK’nın Dönüşümü ve Kürtler
28 Temmuz 2015
HDP Bir Tercih Yapmak Zorunda
21 Temmuz 2015
Terörün Kanlı Yüzü!
12 Temmuz 2015
HDP’nin Yükselişinde Gezi’nin Etkisi
06 Temmuz 2015
“Siyasi Hatıratım”da Sultan Abdulhamit’in Kürtlere Bakışı!
24 Haziran 2015
Orta Doğu’da Değişen Dengeler ve Çözüm Süreci!
11 Haziran 2015
AK Parti-CHP Koalisyonu mu?
08 Haziran 2015
Millet ile Yüzleşme
04 Haziran 2015
Seçime Gölge Düşmesin!
21 Mayıs 2015
Öcalan’ın Mustafa Kemal Okumaları
29 Nisan 2015
Askıdaki Çözüm Süreci!
17 Nisan 2015
Ziya Gökalp’in Kitabındaki Büyük Tahrifat!
06 Nisan 2015
Ontolojik Irkçılık
01 Nisan 2015
Güçlü Türkiye (!)
20 Mart 2015
Yine Nevruz, Yine Ümit
17 Mart 2015
“Kürt Sorunu Yoktur” (!)
13 Mart 2015
PKK ile Yüz Yüze Geçen Yıllar ve Barış!
10 Mart 2015
Yüzleşme, Uzlaşma ve Helalleşme!
06 Mart 2015
Kürtlerin Erdoğan’ı mı?
02 Mart 2015
Nihai Barış İçin Somut Bir Adım
18 Kasım 2014
SİLAH(SIZ)LANMA MI?
07 Ocak 2014
PENSİLVANYA MEKTUBU
02 Ocak 2014
YANLIŞA YANLIŞLA MUKABELE ETMEK
28 Aralık 2013
TERÖR VE TERÖRİZMİN HEDEFLERİ
22 Aralık 2013
GEZİ’DEN ÇIKTIM YOLA…
14 Aralık 2013
PKK’NIN SEÇİM TELAŞI…
08 Aralık 2013
KENDİMİZLE YÜZLEŞMEK!
01 Aralık 2013
OLGUNLAŞMA SÜRECİ...!
30 Kasım 2013
KÜRT SORUN(UN)DAN, ÇÖZÜM(ÜN)E!
23 Kasım 2013
TÜRKİYE’NİN DEĞİŞEN KÜRT POLİTİKASI
16 Kasım 2013
PKK-HİZBULLAH ÇATIŞMASI KİME YARAR SAĞLAR?
10 Kasım 2013
FRANSA’DAKİ KARA KUTU: ÖMER GÜNEY
09 Kasım 2013
FRANSA’DAKİ KARA KUTU: ÖMER GÜNEY
02 Kasım 2013
ÖCALAN VE “ÇATI” PARTİSİ
26 Ekim 2013
“GEZİ” OLMADI, “ODTÜ” DENEYELİM!
18 Ekim 2013
“KAN” İLE BAŞLAYAN DOSTLUK
12 Ekim 2013
ÇÖZÜM SÜRECİ VE BDP
06 Ekim 2013
BİR EYLEMİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
30 Eylül 2013
DEMOKRATİKLEŞME PAKETİ: YETMEZ, AMA…
23 Eylül 2013
TOPLUMSAL ALGI VE AK PARTİ
17 Eylül 2013
BARIŞIN BEDELİ
10 Eylül 2013
BİN(GÖL)’ÜN ESRARI
15 Ağustos 2013
ÖCALAN ve DİN
31 Temmuz 2013
ÖCALAN EV HAPSİNE ALINIR MI?
08 Temmuz 2013
KCK’DA Kİ DEĞİŞİMİN KODLARI
Haber Yazılımı