Yazı Detayı
04 Mayıs 2021 - Salı 11:01
 
MÜKÂFAT MEVSİMİ, BAYRAMIMIZ BİTİYOR
HALİL KÖPRÜCÜOĞLU
mail.haber111@gmail.com
 
 
MÜKÂFAT MEVSİMİ, BAYRAMIMIZ BİTİYOR Ramazanın kazandırdığı çok büyük nimetler sebebiyle onun bütün günleri de,  bir bayramdır. Elbette çok sevaplı, mukaddes bir bayramda bir derece heveslerimizle, aşırı isteklerimizle meşgul olmaktan insanları uzaklaştırmak için, oruç tutması istenecek. Ve o orucun en mükemmeli ise, midemizin yanında, gözümüze, kulağımıza, kalbimize, hayal ve fikir gibi bütün insani duyularımıza dahi, sanki Rabbimizin huzurunda, yanındaymış gibi bir nevi oruç tutturmaktır. Yani, haramlardan, lüzumsuz şeylerden elimizi çekmek ve her cihazımızla yüksek bir kulluk yapmaya çalışmaktır. Meselâ, dilini yalandan, gıybetten ve pis, ahlaksız tabirlerden ayırmakla ona oruç tutturmak; ve o lisanı,  Kur'ân Okumayla ve zikir ve tesbih ve salâvat ve istiğfar, tövbe  gibi şeylerle meşgul etmek; meselâ gözümüzü haramlara bakmaktan ve kulağımızı fena şeyleri işitmekten men edip, gözünü ibrete ve kulağını hak söz ve Kur'ân dinlemeye sarf etmek gibi, diğer organlarımıza da bir nevi oruç tutturmaktır. Zaten mide en büyük bir fabrika olduğu için, oruçla onu çalıştırmaz isek, başka küçük tezgâhlar kolayca ona uyabilirler. Ramazan-ı Şerif, insanın  şahsi  hayatına da bakar- Oruç, insana maddî ve mânevî çok mühim bir ilaçtır. Ve tıbben bir perhizdir ki, insanın NEFSİ yemek, içmek hususunda canı istediği gibi, ölçüsüz, başıbozuk bir tarzda hareket ettikçe, hem şahsın maddî hayatına tıbben zarar verdiği gibi, hem helâl-haram demeyip rast gelen şeye saldırmak sebebiyle, adeta mânevî hayatını da zehirler. Daha kalbe ve ruha, itaat etmek, o nefse güç gelir, serserice dizginini eline alır. Daha insan ona binemez; o insana biner. Ramazan-ı Şerifte, oruç vasıtasıyla bir nevi perhize alışır, gelip geçici şeylerden bir süre olsun uzaklaşarak sabra, kanaate, ilim ve ibadetle meşgul olmaya, ruh ve kalbini de doyurmaya çalışır ve emir dinlemeyi öğrenir. Biçare zayıf mideye de, hazımdan evvel yemek yemek üzerine doldurmakla hastalıkları çağırmaz. Ve emir vasıtasıyla helâli bile terk ettiğinden, haramdan çekinmek için Dinden, Yaratıcıdan gelen emri dinlemeye kàbiliyet kazanır. Manevi hayatı bozmamaya, kuvvetlendirmeye çalışır. Hem insanların pek çoğu, çok defa aç kalabilir. Sabır ve tahammül için bir idmana, sabretmeye, kanaat etmeye, akılla birlikte kalbi de çalıştırmaya muhtaçtır. Ramazan-ı Şerifteki oruç, on beş saat, sahursuz ise yirmi dört saat devam eden bir  açlık süresine sabır ve tahammül etmek kalp, ruh ve akıl için ciddi bir idmandır. Demek, beşerin musibetini, sıkıntılarını ikileştiren sabırsızlığın ve tahammülsüzlüğün bir ilâcı da oruçtur. Hem o mide fabrikasının çok hademeleri var. Hem onunla alâkadar  insanların çok aletleri, duyguları var. Nefis, eğer geçici olarak,  bir ayın gündüz zamanında işlerini tatil etmezse, adeta Rehabilitasyona girmezse fabrikanın hademelerinin ve o cihazların özel ibadetlerini onlara unutturur, kendiyle meşgul eder, tahakkümü altında bırakır. O diğer insani cihazlar da, o mânevî fabrika çarklarının gürültüsü ve dumanlarıyla karmaşık, bulanık bir hale gelir.  Nazar-ı dikkatlerini daima kendilerine çeker. Ulvî vazifelerini unutturur. Ondandır ki, eskiden beri çok ehl-i velâyet, kemale ermek, ulvileşmek,  için riyazete, az yemek ve içmeye kendilerini alıştırmışlar. Fakat Ramazan-ı Şerif orucuyla o fabrikanın hademeleri anlarlar ki, sırf o fabrika için yaratılmamışlar. Ve diğer  cihazlar, o fabrikanın basit, adi eğlencelerine bedel, Ramazan-ı Şerifte melekler gibi ruhanî eğlencelerde lezzet alırlar, nazarlarını o kalp ve ruhun ihtiyaçlarına dikerler. Onun içindir ki, Ramazan-ı Şerifte mü'minler dercelerine göre ayrı ayrı nurlara, feyizlere, mânevî sürurlara, lezzetlere ulaşıyorlar.. Kalb ve ruh, akıl, sır gibi latifelerin, hislerin o mübarek ayda oruç vasıtasıyla çok terakki etmeleri, feyz alıp lezzetlere ulaşması söz konusudur. Midenin ağlamasına rağmen, onlar mâsumâne gülüyorlar. Oruç Nefsin Terbiyesinde çok tesirlidir. Orucun, doğrudan doğruya nefsin hayalî Rablık(!), terbiyecilik iddiasını kırmak, acizliğini göstermekle kulluğunu bildirmek yönünde büyük faydası vardır. Nefis Rabbisini tanımak istemiyor; Firavun gibi kendi rububiyet, terbiyecilik, Rablık(!) istiyor. Ne kadar azaplar çektirilse, o damar onda kalır. Fakat açlıkla o damarı kırılır. İşte, Ramazan-ı Şerifteki oruç, doğrudan doğruya nefsin Firavunluk cephesine darbe vurur, kırar. Aczini, zaafını, fakrını gösterir, Rab(!) değil, KUL olduğunu bildirir. Bir Hadiste Peygamberimiz şöyle anlatıyor: “Cenâb-ı Hak nefse demiş ki: "Ben neyim, sen nesin?" Nefis demiş: "Ben benim, Sen sensin." Azap vermiş, Cehenneme atmış, yine sormuş. Yine demiş: " Ben benim, Sen sensin." Hangi nevi azâbı vermiş, enâniyetten, gururdan vazgeçmemiş. Sonra açlıkla azap vermiş. Yani AÇ bırakmış. Yine sormuş: " Ben neyim, sen nesin?" Dizlerinin dermanı açlıkla kesilen Nefis demiş "Sen benim Rabb-i Rahîmimsin! Ben senin âciz bir kulunum! (El-Havbevî, Dürretüt'l-Vâizîn, s. 11) Halil KÖPRÜCÜOĞLU  Samsung Galaxy akıllı telefonumdan gönderildi.
 
Etiketler: MÜKÂFAT, MEVSİMİ,, BAYRAMIMIZ, BİTİYOR,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
18 Haziran 2021
DESTANLAR, YARATILIŞ, İLİMLER ve KUR’AN…
04 Mayıs 2021
MÜKÂFAT MEVSİMİ, BAYRAMIMIZ BİTİYOR
26 Nisan 2021
EN BEREKETLİ AY RAMAZAN
21 Nisan 2021
RAMAZAN ORUCU NELERE TESİR EDER
13 Nisan 2021
MÜBAREK RAMAZANA FARKLI BİR BAKIŞ
09 Nisan 2021
YENİDEN DİRİLMEK
27 Mart 2021
Risale-i Nur, müminleri, Kur’an, Sünnet ve İslam’ın temel eserlerine bağlar-(Herkes Kur’an’dan direkt istifade edilebilir mi?)
22 Mart 2021
KIYAMET KOPABİLİR Mİ? ÖLDÜKTEN SONRA DİRİLMEK MÜMKÜN MÜ?
11 Mart 2021
RİSALE-İ NUR MÜMİNLERİ, KUR’AN, SÜNNET VE İSLÂM’IN TEMEL ESERLERİNE BAĞLAR! (1)
23 Şubat 2021
KÂİNAT KİTABINDA VARLIĞIN TEMELİNDE ESRARLI YOLCULUK
16 Şubat 2021
KAİNATTA TESADÜF OLABİLİR Mİ?
31 Ocak 2021
SOSYAL HAYATTAKİ KARGAŞALARA EN TESİRLİ ÇARE NEDİR?
11 Ocak 2021
Pahalılık, Ücret ve Maaş Yetersizliğine Bizim Çaremiz Nedir?
29 Aralık 2020
“FİYATLAR ile ÜCRETLER NEDEN ADALETLE AYARLANAMIYOR (1)
02 Kasım 2020
DEPREMLERE İNCE HİKMETLİ BİR BAKIŞ
24 Ağustos 2020
RAHMAN VE RAHİM OLAN RABBİMİZİ GÖRMEK, İSTER MİSİNİZ? (2)
11 Ağustos 2020
RAHMAN VE RAHİM OLAN RABBİMİZİ GÖRMEK, İSTER MİSİNİZ? (1)
30 Mayıs 2020
NURLU BİR MÜMİNİN BİR GÜNÜ
27 Nisan 2020
KÂİNATTAKİ TECEDDÜT VE TEGAYYÜR (3)
13 Nisan 2020
KÂİNATTAKİ TECEDDÜT VE TEGAYYÜR (2)
30 Mart 2020
KÂİNATTAKİ TECEDDÜT VE TEGAYYÜR(1)
24 Şubat 2020
Dertsiz ve mesut bir garibi dinlemek ister misiniz?
13 Ocak 2020
DİNLER DEĞİŞTİRİLEBİLİR Mİ, DİNLER BİRLEŞEBİLİR Mİ?
02 Ocak 2020
“SON ANIMDA YANIMA GELECEK BİR RAHİBİN OLACAĞINI SANMIYORUM!”
10 Aralık 2019
TANRI (!) VAR MI, YOK MU (6)
02 Aralık 2019
TANRI (!)VAR MI, YOK MU? (5)
26 Kasım 2019
TANRI(!) VAR MI, YOK MU (4)
18 Kasım 2019
TANRI (!) VAR MI; YOK MU? (3)
04 Kasım 2019
TANRI (!) VAR MI, YOK MU (2)
28 Ekim 2019
TANRI (!) VAR MI, YOK MU ?
22 Ekim 2019
Yeni Eğitim-Öğretim Yılında,
13 Ekim 2019
SEN ÇOKTAN BÜYÜMÜŞSÜN
02 Ekim 2019
FARKLI BİR AŞÛRE GÜNÜ DEĞERLENDİRMESİ ve ÖNEMİ (2)
28 Eylül 2019
FARKLI BİR AŞÛRE GÜNÜ DEĞERLENDİRMESİ ve ÖNEMİ (1)
16 Eylül 2019
EKİP ZAMANI ve ŞURANIN ÖNEMİ (2)
03 Eylül 2019
BİZLER DE BÖYLE MİYİZ?
31 Ağustos 2019
KURBAN VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ! (1)
28 Ağustos 2019
EKİP ZAMANI ve ŞURANIN ÖNEMİ (1)
02 Ağustos 2019
KURBAN VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ 2
26 Temmuz 2019
İnsanca yaşamak - 2
22 Temmuz 2019
İNSANCA YAŞAMAK - 1
18 Temmuz 2019
ZAMANIMIZDAKİ ERGENLİK
11 Temmuz 2019
BiZLER DE BÖYLE MiYiZ?
02 Temmuz 2019
MÜTHİŞ DEFİLE ve HARİKA SEMPOZYUM
23 Haziran 2019
DÜNYANIZI KARARTMAYIN; STRESTEN UZAK DURUN-3-
17 Haziran 2019
DÜNYANIZI KARARTMAYIN; STRESTEN UZAK DURUN-2
10 Haziran 2019
DÜNYANIZI KARARTMAYIN; STRESTEN UZAK DURUN-1
27 Mayıs 2019
HAKLI GURURUN ÖNEMİ VE SEVİYESİ!
02 Mayıs 2019
ARKADAŞ ARIYORUM.
02 Mayıs 2019
HAYAT DERSLERİ
24 Nisan 2019
AH HİSLER, BİZİ YAKAN HİSLER, AH! AH!
Haber Yazılımı