Prof.Dr Cahit KURBANOĞLU
Köşe Yazarı
Prof.Dr Cahit KURBANOĞLU
 

KUTLU DOĞUM 42

KUTLU DOĞUM 42 Şuâ’lardan Yedinci Şuâ, Âyetü'l-Kübra, Birinci Makamın On Altıncı Mertebesinde ve Mesnevî-i Nuriye, Reşhalar, Altıncı Reşhada Resul-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın görevi ve varlığının önemi burada ifade edemeyeceğim kadar mükemmel olarak anlatılmaktadır. Orası okunmadan gerçekler yetersiz kalır. Başlangıç olması sebebiyle buraya alınmıştır. “Bu kâinat, nasılki kendini icad ve idare ve tertib eden (düzenleyen) ve tasvir (şekil ve suret verme) ve takdir ve tedbir (çekip çevirme, idare etme) ile bir saray, bir kitab gibi, bir sergi, bir temaşagâh (seyir yeri) gibi tasarruf eden Sâniine (her şeyi san’atla yaratan Allah’a) ve Kâtibine (bütün varlıkları bir kitap yazar gibi, mükemmel bir şekilde yaratan Allah’a) ve Nakkaşına (herşeyi san’atlı bir şekilde nakış nakış işleyen Allah’a) delalet eder; öyle de: Kâinatın hilkatindeki (bütün yaratılmışların yaratılışındaki) makâsıd-ı İlahiyeyi (Allah’ın gözettiği yüce gayeleri) bilecek, bildirecek ve tahavvülâtındaki (değişimindeki) Rabbanî hikmetlerini (faydalarını) talim edecek (öğrenecek) ve vazifedarane (vazifeli olarak, görevli olarak) harekâtındaki neticeleri ders verecek ve mahiyetindeki (özündeki esas) kıymetini ve içindeki mevcudatın kemalâtını (kusursuz mükemmelliklerini) ilân edecek ve o kitab-ı kebîrin (kainatın büyük kitabının) mânâlarını ifade edecek bir yüksek dellâl (davetçi), bir doğru keşşaf (keşf edici, açığa çıkarıcı), bir muhakkik üstad (gerçekleri araştıran ve delilleriyle bilen), bir sadık muallim (öğretmen) istediği ve iktiza ettiği (gerektiği) ve herhalde bulunmasına delâlet ettiği (delil olduğu) cihetiyle, elbette bu vazifeleri herkesten ziyade yapan bu zâtın hakkaniyetine (doğruluğuna) ve bu kâinat Hâlıkının (herşeyi yaratan Allah’ın) en yüksek ve sadık (doğru) bir memuru olduğuna şehadet ettiğini (şahitlik yaptığını) bildi.” Şuâlar 178. “Binaenaleyh (bundan dolayı) bu kadar garib, acib (hayret verici), güzel kâinat için böyle tarifat ve teşrifatçı (tarif eden ve yönlendiren rehber) bir mürşid-i hârika lâzımdır (en harika bir şekilde insanlara yol gösteren ve rehberlik yapan gerekmektedir). “Eğer bu zât (A.S.M.) olmasa idi kâinat (evren) da olmazdı.” mealinde, ‎1 لَوْلاَكَلَوْلاَكَلَمَاخَلَقْتُاْلاَفْلاَكَ 1 Ali el-Kàri, Şerhü'ş-Şifâ, 1:6; Aclunî, Keşfü'l-Hafâ, 2:164. olan hadîs-i kudsî (mânâsı Allah tarafından Peygamberimize (a.s.m.) ilham edilen, kelimeleri Peygamberimize (a.s.m) ait olan hadis) şu hakikatı (esasını, gerçek mahiyetini) tenvir ediyor (aydınlatıyor).” Prof. Dr. Cahit Kurbanoğlu 19.12.2024
Ekleme Tarihi: 20 Aralık 2024 - Cuma

KUTLU DOĞUM 42

KUTLU DOĞUM 42 Şuâ’lardan Yedinci Şuâ, Âyetü'l-Kübra, Birinci Makamın On Altıncı Mertebesinde ve Mesnevî-i Nuriye, Reşhalar, Altıncı Reşhada Resul-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın görevi ve varlığının önemi burada ifade edemeyeceğim kadar mükemmel olarak anlatılmaktadır. Orası okunmadan gerçekler yetersiz kalır. Başlangıç olması sebebiyle buraya alınmıştır. “Bu kâinat, nasılki kendini icad ve idare ve tertib eden (düzenleyen) ve tasvir (şekil ve suret verme) ve takdir ve tedbir (çekip çevirme, idare etme) ile bir saray, bir kitab gibi, bir sergi, bir temaşagâh (seyir yeri) gibi tasarruf eden Sâniine (her şeyi san’atla yaratan Allah’a) ve Kâtibine (bütün varlıkları bir kitap yazar gibi, mükemmel bir şekilde yaratan Allah’a) ve Nakkaşına (herşeyi san’atlı bir şekilde nakış nakış işleyen Allah’a) delalet eder; öyle de: Kâinatın hilkatindeki (bütün yaratılmışların yaratılışındaki) makâsıd-ı İlahiyeyi (Allah’ın gözettiği yüce gayeleri) bilecek, bildirecek ve tahavvülâtındaki (değişimindeki) Rabbanî hikmetlerini (faydalarını) talim edecek (öğrenecek) ve vazifedarane (vazifeli olarak, görevli olarak) harekâtındaki neticeleri ders verecek ve mahiyetindeki (özündeki esas) kıymetini ve içindeki mevcudatın kemalâtını (kusursuz mükemmelliklerini) ilân edecek ve o kitab-ı kebîrin (kainatın büyük kitabının) mânâlarını ifade edecek bir yüksek dellâl (davetçi), bir doğru keşşaf (keşf edici, açığa çıkarıcı), bir muhakkik üstad (gerçekleri araştıran ve delilleriyle bilen), bir sadık muallim (öğretmen) istediği ve iktiza ettiği (gerektiği) ve herhalde bulunmasına delâlet ettiği (delil olduğu) cihetiyle, elbette bu vazifeleri herkesten ziyade yapan bu zâtın hakkaniyetine (doğruluğuna) ve bu kâinat Hâlıkının (herşeyi yaratan Allah’ın) en yüksek ve sadık (doğru) bir memuru olduğuna şehadet ettiğini (şahitlik yaptığını) bildi.” Şuâlar 178. “Binaenaleyh (bundan dolayı) bu kadar garib, acib (hayret verici), güzel kâinat için böyle tarifat ve teşrifatçı (tarif eden ve yönlendiren rehber) bir mürşid-i hârika lâzımdır (en harika bir şekilde insanlara yol gösteren ve rehberlik yapan gerekmektedir). “Eğer bu zât (A.S.M.) olmasa idi kâinat (evren) da olmazdı.” mealinde, ‎1 لَوْلاَكَلَوْلاَكَلَمَاخَلَقْتُاْلاَفْلاَكَ 1 Ali el-Kàri, Şerhü'ş-Şifâ, 1:6; Aclunî, Keşfü'l-Hafâ, 2:164. olan hadîs-i kudsî (mânâsı Allah tarafından Peygamberimize (a.s.m.) ilham edilen, kelimeleri Peygamberimize (a.s.m) ait olan hadis) şu hakikatı (esasını, gerçek mahiyetini) tenvir ediyor (aydınlatıyor).” Prof. Dr. Cahit Kurbanoğlu 19.12.2024
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.