BÜYÜLÜ FISILTILAR
BÜYÜLÜ FISILTILAR
Aslında olması gereken hallerimizi meziyet sanmamız kadar abes bir durum yok.
Ne yazık ki değerlerimizi yitirdiğimiz bir döneme girdik ve sonumuzu düşünemiyorum bile. Okullarda değerler eğitimi verilecek kadar değerlerimizden uzaklaşmışız.
Eskiden bu değerleri büyüklerimizden, anne-babamızdan, öğretmenlerimizden, konu komşudan, akrabadan öğrenirdik. Toplum içinde iç içe yaşarken. Ama maalesef artık ne toplu yaşam kaldı, ne gerektiği kadar eğitim. Saygı ve sevgi kavramları değerini yitirdi. Büyüklere karşı saygı ve edep, küçüklere karşı sevgi ve hoşgörümüz yok artık! Bireyselliğin, bencilliğin ön planda olduğu bir çağdayız.
Dürüst, mert, iyi yürekli birini gördük mü uzaylı görmüş gibi şaşırıyoruz. Karşılıksız bir iyilik yapana bakışımız değişti, anormal buluyoruz, yetmiyor bir de kınıyoruz. Aman kul hakkına girmeyeyim, vebal almayayım diye hareket eden birini gördük mü, bıyık altından gülerek dalga geçiyoruz. Şeytanlaşmış nefislerin yolunu tercih etmeyince ne saflığımız ne budalalığımız kalıyor.
Biz ne ara bu hale geldik?
Ne karşılığında sattık değerlerimizi?
Nerede ve ne için bıraktık sevgi, saygı, yardımseverlik, şefkat, hoşgörü, sadakat, doğruluk, dürüstlük, yiğitlik, cömertlik, fedakârlık, cefakârlık, metanet, adalet, hassasiyet, letafet, incitmemek için çırpınan nezaketimizi,...?
Mumla arar olduk olması gereken hallerimizi.
Tüm bu güzel değerler yağmalanırken, kulağımıza ne fısıldadılar da farkına bile varamadık kaybettiklerimizin.
Hangi büyülü sözlerin tılsımına kapıldık da yitirdik bizi biz yapan özelliklerimizi?
Değdi mi bari kaybettiklerimize?
Sema KOCA
Ekleme
Tarihi: 06 Şubat 2022 - Pazar
BÜYÜLÜ FISILTILAR
BÜYÜLÜ FISILTILAR
Aslında olması gereken hallerimizi meziyet sanmamız kadar abes bir durum yok.
Ne yazık ki değerlerimizi yitirdiğimiz bir döneme girdik ve sonumuzu düşünemiyorum bile. Okullarda değerler eğitimi verilecek kadar değerlerimizden uzaklaşmışız.
Eskiden bu değerleri büyüklerimizden, anne-babamızdan, öğretmenlerimizden, konu komşudan, akrabadan öğrenirdik. Toplum içinde iç içe yaşarken. Ama maalesef artık ne toplu yaşam kaldı, ne gerektiği kadar eğitim. Saygı ve sevgi kavramları değerini yitirdi. Büyüklere karşı saygı ve edep, küçüklere karşı sevgi ve hoşgörümüz yok artık! Bireyselliğin, bencilliğin ön planda olduğu bir çağdayız.
Dürüst, mert, iyi yürekli birini gördük mü uzaylı görmüş gibi şaşırıyoruz. Karşılıksız bir iyilik yapana bakışımız değişti, anormal buluyoruz, yetmiyor bir de kınıyoruz. Aman kul hakkına girmeyeyim, vebal almayayım diye hareket eden birini gördük mü, bıyık altından gülerek dalga geçiyoruz. Şeytanlaşmış nefislerin yolunu tercih etmeyince ne saflığımız ne budalalığımız kalıyor.
Biz ne ara bu hale geldik?
Ne karşılığında sattık değerlerimizi?
Nerede ve ne için bıraktık sevgi, saygı, yardımseverlik, şefkat, hoşgörü, sadakat, doğruluk, dürüstlük, yiğitlik, cömertlik, fedakârlık, cefakârlık, metanet, adalet, hassasiyet, letafet, incitmemek için çırpınan nezaketimizi,...?
Mumla arar olduk olması gereken hallerimizi.
Tüm bu güzel değerler yağmalanırken, kulağımıza ne fısıldadılar da farkına bile varamadık kaybettiklerimizin.
Hangi büyülü sözlerin tılsımına kapıldık da yitirdik bizi biz yapan özelliklerimizi?
Değdi mi bari kaybettiklerimize?
Sema KOCA
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.