ÇAYKUR RİZESPOR BİR BAŞKAN DEĞİL, BİR DURUŞ KAYBETTİ!
GÜNDEM
13.05.2026 - 18:21, Güncelleme:
13.05.2026 - 18:21
ÇAYKUR RİZESPOR BİR BAŞKAN DEĞİL, BİR DURUŞ KAYBETTİ!
ÇAYKUR RİZESPOR BİR BAŞKAN DEĞİL, BİR DURUŞ KAYBETTİ!
ÇAYKUR RİZESPOR BİR BAŞKAN DEĞİL, BİR DURUŞ KAYBETTİ!
Geçtiğimiz günlerde basına yansıyan, iş insanı İbrahim Turgut’un Çaykur Rizespor başkanlığını bırakacağı yönündeki haberler, Rize’de büyük bir şaşkınlık yarattı. Başkanın bu iddiaları doğrulayan açıklaması ise yalnızca Rizeli futbolseverleri değil; Türk futbolunda nitelikli, vakur ve sağduyulu spor yöneticilerinin kıymetini bilen herkesi üzdü.
Çünkü İbrahim Turgut, Türkiye’de spor yönetimi denildiğinde son yıllarda giderek daha fazla eksikliği hissedilen rasyonel, ağırbaşlı ve kurumsal anlayışın temsilcilerinden biriydi. Futbolun sadece sonuçlardan, hakem tartışmalarından ya da günlük polemiklerden ibaret olmadığını bilen; kulüp yönetimini bir aidiyet, temsil ve karakter meselesi olarak gören bir isimdi.
Bugün Türk futbolunun en büyük problemlerinden biri, saha içindeki kalite kadar saha dışındaki yönetim krizidir. Futbolun dili sertleştikçe, yöneticilik anlayışı da giderek daha tepkisel-kavgacı, daha popülist ve daha günübirlik hale geliyor. Böylesi bir ortamda İbrahim Turgut, taraflı tarafsız herkesin saygı duyduğu beyefendi kişiliği, ölçülü dili ve vakur duruşuyla farklı bir yerde durmayı başardı.
Başkanlığı süresince yalnızca Çaykur Rizespor’un menfaatlerini savunmakla kalmadı; Türk futbolunun imajını korumaya dönük de dikkat çekici bir hassasiyet gösterdi. Kulüp aidiyetini korurken futbolun genel iklimini zehirleyen tartışmaların bir parçası olmamaya özen gösterdi. Bu tavır, kısa vadeli gündemlerin içinde belki çok görünür olmayabilir; ama O temsil kalitesiyle gönüllerde taht kurdu.
Turgut, çok paydaşlı ve artık devasa ekonomik boyutlara ulaşmış endüstriyel futbol dünyasında, geleceğe örnek olacak bir yönetici profili bıraktı. Çünkü spor yöneticiliği sadece yüksek sesle konuşmak, tribünlere oynamak ya da kriz anlarında sert çıkışlar yapmak değildir; aksine, güç sahibi olduğunda ölçüyü koruyabilmek, temsil ettiği camianın vakarını muhafaza edebilmektir.
Bugün futbol dünyasında “aslanlığı beceremediği için tilkilik yapan” çok sayıda yönetici görmek mümkün. Kısa vadeli alkışlar uğruna gerilimden beslenen, kutuplaşmayı büyüten anlayışların arasında İbrahim Turgut hep “aslan” olarak kalmayı tercih etti. Bu yüzden onun bıraktığı etki, sadece sportif başarılarla ölçülebilecek bir konu değildir.
Belki kısa vadede Çaykur Rizespor bir başkan kaybetti. Ancak Türkiye ve Türk sporu; deneyimi, sağduyusu, temsil kabiliyeti ve karakteriyle örnek gösterilebilecek nitelikli bir insan kazandı.
Prof. Dr. Mevlüt ÖZBEN
ÇAYKUR RİZESPOR BİR BAŞKAN DEĞİL, BİR DURUŞ KAYBETTİ!
ÇAYKUR RİZESPOR BİR BAŞKAN DEĞİL, BİR DURUŞ KAYBETTİ!
Geçtiğimiz günlerde basına yansıyan, iş insanı İbrahim Turgut’un Çaykur Rizespor başkanlığını bırakacağı yönündeki haberler, Rize’de büyük bir şaşkınlık yarattı. Başkanın bu iddiaları doğrulayan açıklaması ise yalnızca Rizeli futbolseverleri değil; Türk futbolunda nitelikli, vakur ve sağduyulu spor yöneticilerinin kıymetini bilen herkesi üzdü.
Çünkü İbrahim Turgut, Türkiye’de spor yönetimi denildiğinde son yıllarda giderek daha fazla eksikliği hissedilen rasyonel, ağırbaşlı ve kurumsal anlayışın temsilcilerinden biriydi. Futbolun sadece sonuçlardan, hakem tartışmalarından ya da günlük polemiklerden ibaret olmadığını bilen; kulüp yönetimini bir aidiyet, temsil ve karakter meselesi olarak gören bir isimdi.
Bugün Türk futbolunun en büyük problemlerinden biri, saha içindeki kalite kadar saha dışındaki yönetim krizidir. Futbolun dili sertleştikçe, yöneticilik anlayışı da giderek daha tepkisel-kavgacı, daha popülist ve daha günübirlik hale geliyor. Böylesi bir ortamda İbrahim Turgut, taraflı tarafsız herkesin saygı duyduğu beyefendi kişiliği, ölçülü dili ve vakur duruşuyla farklı bir yerde durmayı başardı.
Başkanlığı süresince yalnızca Çaykur Rizespor’un menfaatlerini savunmakla kalmadı; Türk futbolunun imajını korumaya dönük de dikkat çekici bir hassasiyet gösterdi. Kulüp aidiyetini korurken futbolun genel iklimini zehirleyen tartışmaların bir parçası olmamaya özen gösterdi. Bu tavır, kısa vadeli gündemlerin içinde belki çok görünür olmayabilir; ama O temsil kalitesiyle gönüllerde taht kurdu.
Turgut, çok paydaşlı ve artık devasa ekonomik boyutlara ulaşmış endüstriyel futbol dünyasında, geleceğe örnek olacak bir yönetici profili bıraktı. Çünkü spor yöneticiliği sadece yüksek sesle konuşmak, tribünlere oynamak ya da kriz anlarında sert çıkışlar yapmak değildir; aksine, güç sahibi olduğunda ölçüyü koruyabilmek, temsil ettiği camianın vakarını muhafaza edebilmektir.
Bugün futbol dünyasında “aslanlığı beceremediği için tilkilik yapan” çok sayıda yönetici görmek mümkün. Kısa vadeli alkışlar uğruna gerilimden beslenen, kutuplaşmayı büyüten anlayışların arasında İbrahim Turgut hep “aslan” olarak kalmayı tercih etti. Bu yüzden onun bıraktığı etki, sadece sportif başarılarla ölçülebilecek bir konu değildir.
Belki kısa vadede Çaykur Rizespor bir başkan kaybetti. Ancak Türkiye ve Türk sporu; deneyimi, sağduyusu, temsil kabiliyeti ve karakteriyle örnek gösterilebilecek nitelikli bir insan kazandı.
Prof. Dr. Mevlüt ÖZBEN
Rize HABERİ
Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) ve diğer ajanslar tarafından eklenen tüm haberler, sitemizin editörlerinin müdahalesi olmadan ajans kanallarından çekilmektedir. Bu haberlerde yer alan hukuki muhataplar haberi geçen ajanslar olup sitemizin hiç bir editörü sorumlu tutulamaz...
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
