TYB İZMİR ŞUBESİNDEN D. MEHMET DOĞAN’I ANMA PROGRAMI:
GÜNDEM
13.08.2026 - 18:24, Güncelleme:
13.08.2026 - 18:24
TYB İZMİR ŞUBESİNDEN D. MEHMET DOĞAN’I ANMA PROGRAMI:
TYB İZMİR ŞUBESİNDEN D. MEHMET DOĞAN’I ANMA PROGRAMI:
TYB İZMİR ŞUBESİNDEN D. MEHMET DOĞAN’I ANMA PROGRAMI:
"TÜRKÇE DÜŞÜNMEK DEVLETİN BEKASIDIR"
Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) İzmir Şubesi, vefatının 2. Seneyi devriyesinde TYB Kurucu ve Şeref Başkanı, Türkçenin duayen ismi D. Mehmet Doğan için İzmir Cumhuriyet Eğitim Müzesi’nde anlamlı bir anma programı düzenledi.
Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programın açılış konuşmasını TYB İzmir Şube Başkanı A. Levent Ertekin yaptı. Doğan’ın Türk dili üzerindeki tarihi mücadelelerine ve eserlerine dikkat çeken Ertekin, "Mehmet Doğan; yalnızca bir yazar, fikir adamı ya da lugat müellifi değildi. O, dilimizin başıboşluğa terk edildiği, köklerinden koparılmaya çalışıldığı zorlu dönemlerde gövdesini taşın altına koyan abidevi bir dil muhafızıydı" ifadelerini kullandı. Ertekin, TYB olarak bu meşaleyi kararlılıkla taşımaya devam edeceklerini belirterek, "Onun 'Büyük Türkçe Sözlük' ile ördüğü siper, bizim de dil surumuzdur" dedi.
"Dilimizdeki Tahribat Onarılmalı"
Programda konuşan Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şerif Ali Bozkaplan, Türk dilinin zenginliğini ve geçmiş dönemlerde maruz kaldığı tahribatları dile getirdi. Mehmet Doğan’ın dili muhafaza etmek adına ortaya koyduğu çalışmaların hayati önem taşıdığını vurgulayan Bozkaplan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
"Dil bir milletin tarihidir; masa başında uydurulan köksüz kelimelerle ya da kontrolsüzce ithal edilen yabancı kavramlarla feda edilemez. Dili arıtmak adına geçmişiyle, klasikleriyle ve hatta İstiklâl Marşı ile bağını koparan anlayış, nesiller arasına aşılmaz uçurumlar koymuştur. Bugün ne yazık ki gençlerimiz Cumhuriyet Dönemi’nin büyük eserlerini dahi anlamakta güçlük çekmekte, bu durum Türk dünyası ile olan ortak kültür köprülerimizi de zayıflatmaktadır."
Bozkaplan, usta yazar D. Mehmet Doğan'ın eserlerinden örnekler vererek dil mücadelesinin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini belirtti.
"Dildeki Sığlaşma Hayal Ufkunu Daraltıyor"
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeki Taştan ise Mehmet Doğan’ın "Türkçe düşünmek" vizyonuna odaklandığı konuşmasında sert ve çarpıcı uyarılarda bulundu. Türkçe düşünmenin devletin bekası ve temelleri açısından stratejik bir değer taşıdığını belirten Taştan şöyle konuştu:
"Bugün ne yazık ki çok az kelimeyle konuşur hale geldik. Hayal dünyası ve ufku bu kadar dar olan bir neslin dünyayı doğru değerlendirmesi mümkün müdür? Bugün İngilizlerin 450 bin kelimelik lugatları varsa, dünyaya hükmetme gerekçelerini anlayabiliriz. Biz ise en az 600 bin kelimelik zengin lugatımızı kuşa çevirerek 15 bine indirdik. 15 bin kelimelik bir lugatla geniş bir perspektiften düşünemez, büyük hayaller kuramazsınız. Bir dönem devlet eliyle dilde yapılan bu tahribatı, ancak yine devletin ve milletin birlikteliğiyle yeniden inşa edebiliriz."
Prof. Dr. Taştan, Mehmet Doğan’ın bu problemi çözmek adına Milli Eğitim müfredatında Yunus Emre’nin arı ve saf Türkçesinin çocuklara öğretilmesini teklif ettiğini hatırlattı.
Anma programı, konuşmacılara teşekkür edilmesi ve çekilen toplu hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
Haber: Bülent Ertekin
TYB İZMİR ŞUBESİNDEN D. MEHMET DOĞAN’I ANMA PROGRAMI:
TYB İZMİR ŞUBESİNDEN D. MEHMET DOĞAN’I ANMA PROGRAMI:
"TÜRKÇE DÜŞÜNMEK DEVLETİN BEKASIDIR"
Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) İzmir Şubesi, vefatının 2. Seneyi devriyesinde TYB Kurucu ve Şeref Başkanı, Türkçenin duayen ismi D. Mehmet Doğan için İzmir Cumhuriyet Eğitim Müzesi’nde anlamlı bir anma programı düzenledi.
Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programın açılış konuşmasını TYB İzmir Şube Başkanı A. Levent Ertekin yaptı. Doğan’ın Türk dili üzerindeki tarihi mücadelelerine ve eserlerine dikkat çeken Ertekin, "Mehmet Doğan; yalnızca bir yazar, fikir adamı ya da lugat müellifi değildi. O, dilimizin başıboşluğa terk edildiği, köklerinden koparılmaya çalışıldığı zorlu dönemlerde gövdesini taşın altına koyan abidevi bir dil muhafızıydı" ifadelerini kullandı. Ertekin, TYB olarak bu meşaleyi kararlılıkla taşımaya devam edeceklerini belirterek, "Onun 'Büyük Türkçe Sözlük' ile ördüğü siper, bizim de dil surumuzdur" dedi.
"Dilimizdeki Tahribat Onarılmalı"
Programda konuşan Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şerif Ali Bozkaplan, Türk dilinin zenginliğini ve geçmiş dönemlerde maruz kaldığı tahribatları dile getirdi. Mehmet Doğan’ın dili muhafaza etmek adına ortaya koyduğu çalışmaların hayati önem taşıdığını vurgulayan Bozkaplan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
"Dil bir milletin tarihidir; masa başında uydurulan köksüz kelimelerle ya da kontrolsüzce ithal edilen yabancı kavramlarla feda edilemez. Dili arıtmak adına geçmişiyle, klasikleriyle ve hatta İstiklâl Marşı ile bağını koparan anlayış, nesiller arasına aşılmaz uçurumlar koymuştur. Bugün ne yazık ki gençlerimiz Cumhuriyet Dönemi’nin büyük eserlerini dahi anlamakta güçlük çekmekte, bu durum Türk dünyası ile olan ortak kültür köprülerimizi de zayıflatmaktadır."
Bozkaplan, usta yazar D. Mehmet Doğan'ın eserlerinden örnekler vererek dil mücadelesinin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini belirtti.
"Dildeki Sığlaşma Hayal Ufkunu Daraltıyor"
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeki Taştan ise Mehmet Doğan’ın "Türkçe düşünmek" vizyonuna odaklandığı konuşmasında sert ve çarpıcı uyarılarda bulundu. Türkçe düşünmenin devletin bekası ve temelleri açısından stratejik bir değer taşıdığını belirten Taştan şöyle konuştu:
"Bugün ne yazık ki çok az kelimeyle konuşur hale geldik. Hayal dünyası ve ufku bu kadar dar olan bir neslin dünyayı doğru değerlendirmesi mümkün müdür? Bugün İngilizlerin 450 bin kelimelik lugatları varsa, dünyaya hükmetme gerekçelerini anlayabiliriz. Biz ise en az 600 bin kelimelik zengin lugatımızı kuşa çevirerek 15 bine indirdik. 15 bin kelimelik bir lugatla geniş bir perspektiften düşünemez, büyük hayaller kuramazsınız. Bir dönem devlet eliyle dilde yapılan bu tahribatı, ancak yine devletin ve milletin birlikteliğiyle yeniden inşa edebiliriz."
Prof. Dr. Taştan, Mehmet Doğan’ın bu problemi çözmek adına Milli Eğitim müfredatında Yunus Emre’nin arı ve saf Türkçesinin çocuklara öğretilmesini teklif ettiğini hatırlattı.
Anma programı, konuşmacılara teşekkür edilmesi ve çekilen toplu hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
Haber: Bülent Ertekin
İzmir HABERİ
Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) ve diğer ajanslar tarafından eklenen tüm haberler, sitemizin editörlerinin müdahalesi olmadan ajans kanallarından çekilmektedir. Bu haberlerde yer alan hukuki muhataplar haberi geçen ajanslar olup sitemizin hiç bir editörü sorumlu tutulamaz...
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
