Uhuvvet ve Haşir Risaleleri Ekseninde: Risale-i Nur’da Aile
MANEVİYAT
14.10.2026 - 17:57, Güncelleme:
14.10.2026 - 17:57
Uhuvvet ve Haşir Risaleleri Ekseninde: Risale-i Nur’da Aile
Uhuvvet ve Haşir Risaleleri Ekseninde: Risale-i Nur’da Aile
Uhuvvet ve Haşir Risaleleri Ekseninde: Risale-i Nur’da Aile
Risale-i Nur Enstitüsü ve Şekercihan Derneği iş birliğiyle düzenlenen “Uhuvvet ve Haşir Risaleleri Ekseninde: Risale-i Nur’da Aile” seminerinde, aile huzurunun formülleri ve Kur’an-Sünnet eksenli evlilik anlayışı masaya yatırıldı.
Üsküdar Üniversitesi Çarşı Yerleşkesi Emirnebi-1 Konferans Salonu, aile kurumunun manevi ve sosyal boyutlarının ele alındığı anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Risale-i Nur Enstitüsü ve Şekercihan Derneği organizasyonuyla gerçekleştirilen “Uhuvvet ve Haşir Risaleleri Ekseninde: Risale-i Nur’da Aile” başlıklı seminere Prof. Dr. İshak Özgel konuşmacı olarak katıldı. Yoğun bir katılımla gerçekleşen programda, eşler arası ilişkilerden aile içi huzurun esaslarına kadar pek çok kritik konu ele alındı.
“Ahiret Bakış Açısı Olmadan Herhangi Bir Nesne veya Eşyanın Mahiyet ve Hakikati Anlaşılamaz”
Seminerde, Bediüzzaman Said Nursi’nin bizzat aile hayatı deneyimi olmamasına rağmen aile müessesesine dair son derece isabetli ve derinlikli tespitler yapabildiğine dikkat çekildi. Bu durumun, meselelerin doğrudan Kur’an ve Sünnet süzgecinden geçirilmesinden kaynaklandığı vurgulandı.
Konuşmasında ahiret odaklı bir bakış açısının önemine değinen Prof. Dr. İshak Özgel, dünyadaki her kavrama ve olaya “ahiret nokta-i nazarıyla” bakılmadığı takdirde eşya ve hadiselerin hakikatinin ve mahiyetinin tam olarak anlaşılamayacağını ifade etti.
“Evinizi Bir ‘Medrese-i Nuriye’ye Dönüştürün”
Ailenin insanın sığınağı ve küçük bir cenneti olduğunu belirten Özgel, günümüzde bu sığınağın zedelenmeye başladığı uyarısında bulundu. Her evliliğin otomatik olarak sünnet anlamına gelmediğini hatırlatan Özgel, günlük ihtiyaçları ve adetleri ibadete dönüştüren niyete vurgu yaptı.
Evlerin birer “Medrese-i Nuriye” ve “mekteb-i irfan” haline getirilmesi gerektiğini söyleyen Özgel, bu sayede çocukların hem dünyada iman dersi alarak hakiki evlat olacağını hem de ahirette ebeveynlerine şefaatçi olabileceğini belirtti.
“Huzurun İki Temel Taşı: Meveddet ve Rahmet”
Bir evde gerçek huzurun tesis edilebilmesi için Rûm Suresi 21. ayet çerçevesinde iki ana unsurun varlığına dikkat çekildi:
Meveddet: İyi günde ve kötü günde, darlıkta ve bollukta birbirini her halükarda destekleyen köklü ve fıtri bir sevgi.
Rahmet: Eşlerin birbirine merhamet ve şefkatle muamele etmesi.
Günümüz toplumunda artan şiddet olaylarının temelinde şefkat eksikliğinin yattığını ifade eden Özgel, şefkatin merkezinin kadın olduğunu, evde huzur ve şefkati bulamayan bireylerin dış dünyada şiddete yönelme riski taşıdığını hatırlattı.
“Sevginin Temeli ‘Suret’ Değil ‘Siret’ Olmalı”
Aklı başında bir insanın eşine olan sevgisini geçici dış görünüşe (hüsn-ü suret) değil, zamanla derinleşen iç güzellik ve ahlaka (hüsn-ü siret) dayandırması gerektiği vurgulandı. Sevgiyi ebedi bir arkadaşlık ve ahiret inancıyla taçlandırmanın önemine değinilerek, gençlik yıllarındaki geçici cazibenin yerini yaşlılıkta derin bir hürmet ve merhamete bırakacağı ifade edildi.
“Uhuvvet Risalesi Prensipleri Aile Hayatında”
Prof. Dr. İshak Özgel, 22. Mektup (Uhuvvet Risalesi) içerisindeki temel prensiplerin aileye uyarlanması gerektiğini belirterek şu hususları sıraladı:
Hüsn-ü Zan ve Doğru Odaklanma: Eşler birbirinin kusurlarına değil, olumlu huylarına odaklanmalıdır.
Değerler Hiyerarşisi: İman ve İslamiyet gibi dağlar büyüklüğündeki ortak değerler dururken, günlük küçük kusurlar geçimsizlik sebebi yapılmamalıdır.
‘Biz Olmak’: Yaratıcı’dan çocuklara ve hatıralara kadar binlerce ortak bağ varken, örümcek ağı kadar zayıf sebeplerle kin beslemek bağlara hürmetsizliktir.
Öfke Anında Nefis Muhasebesi: Öfke anı hüküm verme zamanı değildir. Problemlerde faturayı sadece eşe kesmek yerine insan önce kendi kusurunu görmelidir. Asıl mücadele eşle değil, nefisle yapılmalıdır.
Mahremiyet ve Hak Arama Dengesi
Programda aile mahremiyetinin esas olduğu, aile içi meselelerin dışarı taşınmaması gerektiği; ancak şiddet, tehdit, istismar ve hak ihlali gibi durumlarda yetkili makamlara veya uzmanlara başvurmanın gıybet değil, meşru bir hak arama yolu olduğu ifade edildi.
Seminer, eşlerin birbirinin rakibi değil, aynı binayı ayakta tutan taşıyıcı unsurlar olduğu mesajıyla sona erdi.
Haber Bülent Ertekin
Uhuvvet ve Haşir Risaleleri Ekseninde: Risale-i Nur’da Aile
Uhuvvet ve Haşir Risaleleri Ekseninde: Risale-i Nur’da Aile
Risale-i Nur Enstitüsü ve Şekercihan Derneği iş birliğiyle düzenlenen “Uhuvvet ve Haşir Risaleleri Ekseninde: Risale-i Nur’da Aile” seminerinde, aile huzurunun formülleri ve Kur’an-Sünnet eksenli evlilik anlayışı masaya yatırıldı.
Üsküdar Üniversitesi Çarşı Yerleşkesi Emirnebi-1 Konferans Salonu, aile kurumunun manevi ve sosyal boyutlarının ele alındığı anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Risale-i Nur Enstitüsü ve Şekercihan Derneği organizasyonuyla gerçekleştirilen “Uhuvvet ve Haşir Risaleleri Ekseninde: Risale-i Nur’da Aile” başlıklı seminere Prof. Dr. İshak Özgel konuşmacı olarak katıldı. Yoğun bir katılımla gerçekleşen programda, eşler arası ilişkilerden aile içi huzurun esaslarına kadar pek çok kritik konu ele alındı.
“Ahiret Bakış Açısı Olmadan Herhangi Bir Nesne veya Eşyanın Mahiyet ve Hakikati Anlaşılamaz”
Seminerde, Bediüzzaman Said Nursi’nin bizzat aile hayatı deneyimi olmamasına rağmen aile müessesesine dair son derece isabetli ve derinlikli tespitler yapabildiğine dikkat çekildi. Bu durumun, meselelerin doğrudan Kur’an ve Sünnet süzgecinden geçirilmesinden kaynaklandığı vurgulandı.
Konuşmasında ahiret odaklı bir bakış açısının önemine değinen Prof. Dr. İshak Özgel, dünyadaki her kavrama ve olaya “ahiret nokta-i nazarıyla” bakılmadığı takdirde eşya ve hadiselerin hakikatinin ve mahiyetinin tam olarak anlaşılamayacağını ifade etti.
“Evinizi Bir ‘Medrese-i Nuriye’ye Dönüştürün”
Ailenin insanın sığınağı ve küçük bir cenneti olduğunu belirten Özgel, günümüzde bu sığınağın zedelenmeye başladığı uyarısında bulundu. Her evliliğin otomatik olarak sünnet anlamına gelmediğini hatırlatan Özgel, günlük ihtiyaçları ve adetleri ibadete dönüştüren niyete vurgu yaptı.
Evlerin birer “Medrese-i Nuriye” ve “mekteb-i irfan” haline getirilmesi gerektiğini söyleyen Özgel, bu sayede çocukların hem dünyada iman dersi alarak hakiki evlat olacağını hem de ahirette ebeveynlerine şefaatçi olabileceğini belirtti.
“Huzurun İki Temel Taşı: Meveddet ve Rahmet”
Bir evde gerçek huzurun tesis edilebilmesi için Rûm Suresi 21. ayet çerçevesinde iki ana unsurun varlığına dikkat çekildi:
Meveddet: İyi günde ve kötü günde, darlıkta ve bollukta birbirini her halükarda destekleyen köklü ve fıtri bir sevgi.
Rahmet: Eşlerin birbirine merhamet ve şefkatle muamele etmesi.
Günümüz toplumunda artan şiddet olaylarının temelinde şefkat eksikliğinin yattığını ifade eden Özgel, şefkatin merkezinin kadın olduğunu, evde huzur ve şefkati bulamayan bireylerin dış dünyada şiddete yönelme riski taşıdığını hatırlattı.
“Sevginin Temeli ‘Suret’ Değil ‘Siret’ Olmalı”
Aklı başında bir insanın eşine olan sevgisini geçici dış görünüşe (hüsn-ü suret) değil, zamanla derinleşen iç güzellik ve ahlaka (hüsn-ü siret) dayandırması gerektiği vurgulandı. Sevgiyi ebedi bir arkadaşlık ve ahiret inancıyla taçlandırmanın önemine değinilerek, gençlik yıllarındaki geçici cazibenin yerini yaşlılıkta derin bir hürmet ve merhamete bırakacağı ifade edildi.
“Uhuvvet Risalesi Prensipleri Aile Hayatında”
Prof. Dr. İshak Özgel, 22. Mektup (Uhuvvet Risalesi) içerisindeki temel prensiplerin aileye uyarlanması gerektiğini belirterek şu hususları sıraladı:
Hüsn-ü Zan ve Doğru Odaklanma: Eşler birbirinin kusurlarına değil, olumlu huylarına odaklanmalıdır.
Değerler Hiyerarşisi: İman ve İslamiyet gibi dağlar büyüklüğündeki ortak değerler dururken, günlük küçük kusurlar geçimsizlik sebebi yapılmamalıdır.
‘Biz Olmak’: Yaratıcı’dan çocuklara ve hatıralara kadar binlerce ortak bağ varken, örümcek ağı kadar zayıf sebeplerle kin beslemek bağlara hürmetsizliktir.
Öfke Anında Nefis Muhasebesi: Öfke anı hüküm verme zamanı değildir. Problemlerde faturayı sadece eşe kesmek yerine insan önce kendi kusurunu görmelidir. Asıl mücadele eşle değil, nefisle yapılmalıdır.
Mahremiyet ve Hak Arama Dengesi
Programda aile mahremiyetinin esas olduğu, aile içi meselelerin dışarı taşınmaması gerektiği; ancak şiddet, tehdit, istismar ve hak ihlali gibi durumlarda yetkili makamlara veya uzmanlara başvurmanın gıybet değil, meşru bir hak arama yolu olduğu ifade edildi.
Seminer, eşlerin birbirinin rakibi değil, aynı binayı ayakta tutan taşıyıcı unsurlar olduğu mesajıyla sona erdi.
Haber Bülent Ertekin
İstanbul HABERİ
Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) ve diğer ajanslar tarafından eklenen tüm haberler, sitemizin editörlerinin müdahalesi olmadan ajans kanallarından çekilmektedir. Bu haberlerde yer alan hukuki muhataplar haberi geçen ajanslar olup sitemizin hiç bir editörü sorumlu tutulamaz...
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
