Aydan KURT
Köşe Yazarı
Aydan KURT
 

Kızlarağası Han'ı

Kızlarağası Han'ı Biz küçükken alışveriş denince akla ilk Kemeraltı Çarşısı gelirdi. Annem bizi Kemeraltı’na götürdüğünde kuyum pideciye uğrar, o sıcacık pidemizi yerdik. Hiç unutmam… Bir gün annemden “hoce” istemiştim. Annem “O ne kızım?” diye soruyor, ben ısrarla “hoce” diyordum. En sonunda bir dükkânda ojeyi gösterince ne demek istediğimi anlamıştı. Kelimeler karışsa da hatırası hep aklımda Bir de Havra Sokağı vardı. Sebze, meyve, balık… Şimdiki gibi her mahallede pazar yoktu. Sokaklara eşek arabalarıyla gelen manavlar olurdu. Bizim manavımız da Süleyman Amca’ydı. Peki hiç Hacı Mahmut Camii’ne uğradınız mı? Ya da Hisar Camii’ni gördünüz mü? Salepçioğlu Camii’ni fark ettiniz mi? Ve tabii ki Kızlarağası Hanı… 18. yüzyılda Hacı Beşir Ağa tarafından yaptırılan bu yapı, aslında bir vakıf eseri. Hem ticareti geliştirmek hem de buradan elde edilen gelirlerle ihtiyaç sahiplerine destek olmak amacıyla kurulmuş. Bugün bizler o hana gittiğimizde bir kahve içip çıkıyoruz. Ama başımızı kaldırıp o taş duvarlara, o avluya, o mimariye bakmak çoğu zaman aklımıza gelmiyor. Kemeraltı’na her gidişimizde vitrinlere bakıyoruz, kıyafetlere bakıyoruz… Ama aslında görmemiz gereken en önemli şeyi, tarihi, çoğu zaman kaçırıyoruz. Kemeraltına yakın Agora Ören Yeri ve Saat Kulesi… Ama biz çoğu zaman sadece fotoğraf çekip geçiyoruz. Ben bir tarihçi değilim. Uzun uzun tarih anlatacak da değilim. Ama şunu biliyorum: İnsan yaşadığı yeri merak etmeli. Bu topraklardan geçmiş medeniyetleri öğrenmeli, çocuklarına anlatmalı. Çünkü tarihini bilmeyen bir toplum, geleceğini nasıl şekillendirebilir? Aydan Kurt
Ekleme Tarihi: 27 Nisan 2026 -Pazartesi

Kızlarağası Han'ı

Kızlarağası Han'ı Biz küçükken alışveriş denince akla ilk Kemeraltı Çarşısı gelirdi. Annem bizi Kemeraltı’na götürdüğünde kuyum pideciye uğrar, o sıcacık pidemizi yerdik. Hiç unutmam… Bir gün annemden “hoce” istemiştim. Annem “O ne kızım?” diye soruyor, ben ısrarla “hoce” diyordum. En sonunda bir dükkânda ojeyi gösterince ne demek istediğimi anlamıştı. Kelimeler karışsa da hatırası hep aklımda Bir de Havra Sokağı vardı. Sebze, meyve, balık… Şimdiki gibi her mahallede pazar yoktu. Sokaklara eşek arabalarıyla gelen manavlar olurdu. Bizim manavımız da Süleyman Amca’ydı. Peki hiç Hacı Mahmut Camii’ne uğradınız mı? Ya da Hisar Camii’ni gördünüz mü? Salepçioğlu Camii’ni fark ettiniz mi? Ve tabii ki Kızlarağası Hanı… 18. yüzyılda Hacı Beşir Ağa tarafından yaptırılan bu yapı, aslında bir vakıf eseri. Hem ticareti geliştirmek hem de buradan elde edilen gelirlerle ihtiyaç sahiplerine destek olmak amacıyla kurulmuş. Bugün bizler o hana gittiğimizde bir kahve içip çıkıyoruz. Ama başımızı kaldırıp o taş duvarlara, o avluya, o mimariye bakmak çoğu zaman aklımıza gelmiyor. Kemeraltı’na her gidişimizde vitrinlere bakıyoruz, kıyafetlere bakıyoruz… Ama aslında görmemiz gereken en önemli şeyi, tarihi, çoğu zaman kaçırıyoruz. Kemeraltına yakın Agora Ören Yeri ve Saat Kulesi… Ama biz çoğu zaman sadece fotoğraf çekip geçiyoruz. Ben bir tarihçi değilim. Uzun uzun tarih anlatacak da değilim. Ama şunu biliyorum: İnsan yaşadığı yeri merak etmeli. Bu topraklardan geçmiş medeniyetleri öğrenmeli, çocuklarına anlatmalı. Çünkü tarihini bilmeyen bir toplum, geleceğini nasıl şekillendirebilir? Aydan Kurt
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.