Dr. Vehbi KARA
Köşe Yazarı
Dr. Vehbi KARA
 

Denizciliğimizin Gelişmesinde Engel Olarak Kabotaj Yasası

Denizciliğimizin Gelişmesinde Engel Olarak Kabotaj Yasası Kabotaj Kanunu'nun yürürlüğe girişinin 100. yılında, yasanın ülkemize getirdiği bürokratik, ekonomik ve sektörel zorluklar denizcilik dünyasında ve ekonomi yazarları arasında ciddi bir tartışma konusu olmustur. Denizciliğe emek vermis birisi olarak yillardan beri Kabotaj Yasasının sektore verdigi zararları kaleme almış bir yazarım. Hatta bu yasanin kanunlaştığı 1 Temmuz 1926 tarihinin bayram olarak kutlanmasini ciddi olarak eleştirmiş bir kişiyim. Bu yazida Kabota Yasasının denizciliğimize verdiği zararları dile getirmeye çalışacağım. Umulur ki bu konuda üniversitelerimiz başta olmak üzere faydalı çalışmalar yapılarak denizciligimiz üzerinde bir kambur olarak yaşatılan Kabojaj Yasası kaldırılır. Hiç olmaz ise aşağıda bahsedeceğim olumsuz şartların düzeltilmesine dair değişiklikler yapılacağını umut ediyorum... Kabotajın kanunu ile sektörü tembelleştiği ve küresel rekabetten koparıldığı açık bir gerçektir. Zira 100 yılın sonunda Türk Bayrakli tek bir yolcu gemisinin dahi bulunmamasi utanç verici bir durumdur. Kanunun sektörel ve ekonomik açıdan eleştirilen olumsuz yönleri, alternatif görüş bildiren yazarların argümanları ve Türk armatörlerinin bayrak seçimi eğilimleri şu başlıklar altında özetlenebilir: 1. Kabotaj Kanunu'nun Eleştirilen Olumsuz Yönleri: A. Liman Hizmetlerinde Tekelcilik ve Verimsizlik: Yabancı gemilerin limanlar arası yük ve yolcu taşımasının (kabotaj) yasaklanması, rekabeti ortadan kaldırdığı için iç hat taşımacılığında ve liman hizmetlerinde kalitenin düşmesine, maliyetlerin ise yükselmesine yol açtığı değerlendirilmektedir. Rekabet olmayınca yerli firmaların inovasyon ve modernizasyon yatırımları zayıf kalmaktadır. B. Küresel Entegrasyon ve Lojistik Engeller: Kabotaj yasasının pratikteki uygulamalarında zaman kaybı cok fazla olmakta maddi kayıplar yaşanmaktadır. Bir cok sektorde olduğu gibi denizcilikte de zaman eşittir para, kurali geçerlidir. Sadece bir örnek vererek konuyu izah edecek olursak özellikle konteyner taşımacılığında, yabancı bayraklı bir geminin Türkiye'deki bir limandan aldığı boş konteyneri başka bir Türk limanına bırakamaması lojistik süreçleri yavaşlatmakta ve maliyetleri artırmaktadır. Sektör temsilcileri bu durumun Türk dış ticaretine dolaylı olarak zarar verdiğini savunmaktadır. C. Amatör Denizcilik ve Turizm Önündeki Bürokratik Engeller: Kanunun getirdiği sıkı denetim ve korumacı bürokrasi, özellikle Akdeniz çanağındaki diğer ülkelerle kıyaslandığında amatör denizcilik, yat turizmi ve mavi yolculuk operasyonları üzerinde cezalandırıcı ve kısıtlayıcı bir etki meydana getirmektedir. D. Uluslararası Finansman Zorlukları: Türk bayraklı gemilerin uluslararası finans kuruluşlarından kredi bulması, Türkiye'nin genel risk primi (CDS) ve hukuki süreçlerin yavaşlığı nedeniyle daha zordur. Yabancı finansörler kredi verirken geminin Türk bayrağı taşımamasını veya kolay bayrak ülkelerine kayıtlı olmasını talep edebilmektedir. 2. Türk Armatörlerinin "Kolay Bayrak" (%90+) Tercihi Nedenleri: Türk sahipli deniz ticaret filosunun %90'a yakını yabancı bayrak (kolay bayrak) taşımaktadır. Kabotaj Kanunu iç sularımızda Türk bayrağını zorunlu kılsa da, uluslararası sularda çalışan armatörleri Türk bayrağı altında tutmaya yetmemektedir. Armatörlerin Panama, Malta, Marşal Adaları gibi kolay bayrakları (Open Registry) seçmesinin temel nedenleri şunlardır: A. Maliyet Farkları: Türk bayraklı gemilerde personel maliyetleri, sigorta, vergi ve zorunlu bürokratik giderler kolay bayraklara göre yaklaşık %35 daha yüksektir. B. Finansal Serbestlik: Yabancı bayraklı gemilerin elde ettiği navlun (taşımacılık) gelirleri uluslararası bankalarda serbestçe tutulabilir ve transfer edilebilirken, Türk bayrağında mevzuat kısıtlamaları daha fazladır. C. Bürokrasi ve Personel Esnekliği: Kolay bayrak ülkeleri, gemide çalıştırılacak personelin milliyeti ve sayısı konusunda çok daha esnek kurallar sunarken, Türk mevzuatı katı istihdam ve sertifikasyon şartları aramaktadır.Türkiye bu kaçışı engellemek amacıyla Türk Uluslararası Gemi Sicili'ni (TUGS) kurarak vergisel avantajlar sağlamış olsa da, küresel finans ve işletme maliyetleri nedeniyle armatörlerin ezici çoğunluğu halen yabancı sicilleri tercih etmektedir. Kabotaj Kanunu'nun günümüzdeki küresel rekabet şartlarına etkisini ve denizcilik mevzuatındaki diğer reform ihtiyaçları hakkındaki daha detaylı bir analizi yazının çok uzamaması için başka bir yazıya erteleyelim vesselam... Dr. Vehbi Kara
Ekleme Tarihi: 22 Haziran 2026 -Pazartesi

Denizciliğimizin Gelişmesinde Engel Olarak Kabotaj Yasası

Denizciliğimizin Gelişmesinde Engel Olarak Kabotaj Yasası Kabotaj Kanunu'nun yürürlüğe girişinin 100. yılında, yasanın ülkemize getirdiği bürokratik, ekonomik ve sektörel zorluklar denizcilik dünyasında ve ekonomi yazarları arasında ciddi bir tartışma konusu olmustur. Denizciliğe emek vermis birisi olarak yillardan beri Kabotaj Yasasının sektore verdigi zararları kaleme almış bir yazarım. Hatta bu yasanin kanunlaştığı 1 Temmuz 1926 tarihinin bayram olarak kutlanmasini ciddi olarak eleştirmiş bir kişiyim. Bu yazida Kabota Yasasının denizciliğimize verdiği zararları dile getirmeye çalışacağım. Umulur ki bu konuda üniversitelerimiz başta olmak üzere faydalı çalışmalar yapılarak denizciligimiz üzerinde bir kambur olarak yaşatılan Kabojaj Yasası kaldırılır. Hiç olmaz ise aşağıda bahsedeceğim olumsuz şartların düzeltilmesine dair değişiklikler yapılacağını umut ediyorum... Kabotajın kanunu ile sektörü tembelleştiği ve küresel rekabetten koparıldığı açık bir gerçektir. Zira 100 yılın sonunda Türk Bayrakli tek bir yolcu gemisinin dahi bulunmamasi utanç verici bir durumdur. Kanunun sektörel ve ekonomik açıdan eleştirilen olumsuz yönleri, alternatif görüş bildiren yazarların argümanları ve Türk armatörlerinin bayrak seçimi eğilimleri şu başlıklar altında özetlenebilir: 1. Kabotaj Kanunu'nun Eleştirilen Olumsuz Yönleri: A. Liman Hizmetlerinde Tekelcilik ve Verimsizlik: Yabancı gemilerin limanlar arası yük ve yolcu taşımasının (kabotaj) yasaklanması, rekabeti ortadan kaldırdığı için iç hat taşımacılığında ve liman hizmetlerinde kalitenin düşmesine, maliyetlerin ise yükselmesine yol açtığı değerlendirilmektedir. Rekabet olmayınca yerli firmaların inovasyon ve modernizasyon yatırımları zayıf kalmaktadır. B. Küresel Entegrasyon ve Lojistik Engeller: Kabotaj yasasının pratikteki uygulamalarında zaman kaybı cok fazla olmakta maddi kayıplar yaşanmaktadır. Bir cok sektorde olduğu gibi denizcilikte de zaman eşittir para, kurali geçerlidir. Sadece bir örnek vererek konuyu izah edecek olursak özellikle konteyner taşımacılığında, yabancı bayraklı bir geminin Türkiye'deki bir limandan aldığı boş konteyneri başka bir Türk limanına bırakamaması lojistik süreçleri yavaşlatmakta ve maliyetleri artırmaktadır. Sektör temsilcileri bu durumun Türk dış ticaretine dolaylı olarak zarar verdiğini savunmaktadır. C. Amatör Denizcilik ve Turizm Önündeki Bürokratik Engeller: Kanunun getirdiği sıkı denetim ve korumacı bürokrasi, özellikle Akdeniz çanağındaki diğer ülkelerle kıyaslandığında amatör denizcilik, yat turizmi ve mavi yolculuk operasyonları üzerinde cezalandırıcı ve kısıtlayıcı bir etki meydana getirmektedir. D. Uluslararası Finansman Zorlukları: Türk bayraklı gemilerin uluslararası finans kuruluşlarından kredi bulması, Türkiye'nin genel risk primi (CDS) ve hukuki süreçlerin yavaşlığı nedeniyle daha zordur. Yabancı finansörler kredi verirken geminin Türk bayrağı taşımamasını veya kolay bayrak ülkelerine kayıtlı olmasını talep edebilmektedir. 2. Türk Armatörlerinin "Kolay Bayrak" (%90+) Tercihi Nedenleri: Türk sahipli deniz ticaret filosunun %90'a yakını yabancı bayrak (kolay bayrak) taşımaktadır. Kabotaj Kanunu iç sularımızda Türk bayrağını zorunlu kılsa da, uluslararası sularda çalışan armatörleri Türk bayrağı altında tutmaya yetmemektedir. Armatörlerin Panama, Malta, Marşal Adaları gibi kolay bayrakları (Open Registry) seçmesinin temel nedenleri şunlardır: A. Maliyet Farkları: Türk bayraklı gemilerde personel maliyetleri, sigorta, vergi ve zorunlu bürokratik giderler kolay bayraklara göre yaklaşık %35 daha yüksektir. B. Finansal Serbestlik: Yabancı bayraklı gemilerin elde ettiği navlun (taşımacılık) gelirleri uluslararası bankalarda serbestçe tutulabilir ve transfer edilebilirken, Türk bayrağında mevzuat kısıtlamaları daha fazladır. C. Bürokrasi ve Personel Esnekliği: Kolay bayrak ülkeleri, gemide çalıştırılacak personelin milliyeti ve sayısı konusunda çok daha esnek kurallar sunarken, Türk mevzuatı katı istihdam ve sertifikasyon şartları aramaktadır.Türkiye bu kaçışı engellemek amacıyla Türk Uluslararası Gemi Sicili'ni (TUGS) kurarak vergisel avantajlar sağlamış olsa da, küresel finans ve işletme maliyetleri nedeniyle armatörlerin ezici çoğunluğu halen yabancı sicilleri tercih etmektedir. Kabotaj Kanunu'nun günümüzdeki küresel rekabet şartlarına etkisini ve denizcilik mevzuatındaki diğer reform ihtiyaçları hakkındaki daha detaylı bir analizi yazının çok uzamaması için başka bir yazıya erteleyelim vesselam... Dr. Vehbi Kara
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.