Mesut BALYEMEZ
Köşe Yazarı
Mesut BALYEMEZ
 

BOYKOT MU? O DA NE?

BOYKOT MU? O DA NE? Son yılların modası da bu: Birilerini, bir şeyleri boykot etmek. İsrail Gazze'lileri vuruyor ya, muhafazakâr kesim “Yahudiler ve onlara destek verenlerin ürettikleri malları boykot edelim” diyor. X sendika üyelerine emir veriyor: “Falanca firma inancımıza, görüşümüze ters işler yapıyor, boykot edelim” diyor. Hükümet veya muhalefet taraftarları, aleyhlerine yazan-çizen medyayı taraftarına şikâyet edip “Boykot edin” telkinlerinde bulunuyor. Muhafazakâr kesimin boykotu bitmeden şimdi de muhalefetin boykotu çıktı. Bunca yıllık ömrümde buna benzer boykot isteklerini çokça yaşadım. Hiçbirinin de istenilen sonucu verdiğine şahit olmadım. Yıllarca Coca-Cola’yı, Ariel’i, Yahudilerin bilmem ne markasını boykot ettik de ne oldu? İsrail’in zulmü mü bitti? Yok… Aksine daha da şiddetlendi. Zaten adamların onlarca yan firması var. Ariel almasan, bilmeden Mariel alırsın. Marka önemli değil ki... Önemli olan o markalar kadar iyi ürünler yapabiliyor musun? Bırak boykotu da, aynı kalitede ürün yapmaya bak. Zaten bunu yaparsan boykota gerek yok. Boykot ediyorsun, güzel kardeşim, de neyi boykot ettiğini biliyor musun? Mesela Coca-Cola Türkiye’de üretilip dağıtılıyor. Fabrikasında, imalatında, dağıtımında, satışında binlerce işçi çalışıyor, ekmek yiyor. Büyük çoğunluğu Türk firması olan yan sanayisi, bunlara şişe, kapak, buzdolabı, kasa, stant vs. satıp para kazanıyor. Yerli TV, gazete, radyolar milyonlarca liralık reklam alıyor. Kârından devlete her yıl milyonlarca lira vergi veriyorlar. Keza Ariel firması da öyle. Bu iki marka sadece bir örnek. Şimdi sen boykot yapmakla kime zarar veriyorsun? İsrail’e mi yoksa Türkiye’ye mi? Bu işletmeler satışlarda gerileme yaşarsa ne yapacak? En kötü ihtimalle milyarlarca liralık yatırımı satıp ülkeden gidecekler. Diğer ihtimal olarak mecburen giderleri kısacaklar. Bunun en basit yolu da yatırımı durdurup üstüne üstlük işçi çıkarmak olacak. Peki, kimi çıkaracaklar? Gavrieli’yi, Mişon’u, İzak’ı mı? Yoksa Yusuf’u, Ahmet’i, Mehmet’i mi? Diyorsunuz ki: “İlla bu markaları almak zorunda mıyım?” Elbette değilsin. Her ürünün ikame markası var. Var da ya o da aynı şirketin ya da kalite olarak yetersiz. Elbette ki demokrasilerde isteyen, istediği ürünü ve firmayı boykot edebilir. Ancak bir şey yapılacaksa enine boyuna düşünerek yapılmalı. Bu işin sonunda kim zarar görür diye düşünmeliyiz. Kendi bindiğimiz dalı keserek boykot yapmak akıl kârı değil. Eğer bir şeyi boykot edeceksek öncelikle: Yitirdiğimiz insanlığımızı boykot etmeliyiz. Ahlaksızlığımızı boykot etmeliyiz. Adaletsizliğimizi boykot etmeliyiz. Vicdansızlığımızı boykot etmeliyiz. Acımasızlığımızı boykot etmeliyiz. Ocakları yıkan bankaları boykot edelim. Aileleri yıkan İstanbul Sözleşmesi’ni boykot edelim. Yolsuzu, hırsızı boykot edelim! Üç kuruşluk iş yapıp bir lira istiyoruz. Yaptığımız işi elimizin ucuyla yapıyoruz. "Biz" değil, "ben" diyoruz. Vefasızlığımızı boykot edelim. Devletin ve milletin menfaatini değil, şahsi menfaatlerimizi düşünüyoruz. Beş kuruş menfaat için karşımızdakini kandırmaktan, aldatmaktan, kırmaktan, üzmekten hatta ve hatta öldürmekten çekinmiyoruz. Söyler misiniz, hak ve hukukun üstünlüğüne inanan kaç kişi kaldı? Velhasılkelam, önce kendimizi boykot edelim. İnsan mıyız, dürüst müyüz, ahlaklı mıyız, bir kontrol edelim; sonra başkalarını boykot edeceksek edelim. O zaman ben de sizlerle boykota varım. Mesut BALYEMEZ
Ekleme Tarihi: 02 Nisan 2025 - Çarşamba

BOYKOT MU? O DA NE?

BOYKOT MU? O DA NE? Son yılların modası da bu: Birilerini, bir şeyleri boykot etmek. İsrail Gazze'lileri vuruyor ya, muhafazakâr kesim “Yahudiler ve onlara destek verenlerin ürettikleri malları boykot edelim” diyor. X sendika üyelerine emir veriyor: “Falanca firma inancımıza, görüşümüze ters işler yapıyor, boykot edelim” diyor. Hükümet veya muhalefet taraftarları, aleyhlerine yazan-çizen medyayı taraftarına şikâyet edip “Boykot edin” telkinlerinde bulunuyor. Muhafazakâr kesimin boykotu bitmeden şimdi de muhalefetin boykotu çıktı. Bunca yıllık ömrümde buna benzer boykot isteklerini çokça yaşadım. Hiçbirinin de istenilen sonucu verdiğine şahit olmadım. Yıllarca Coca-Cola’yı, Ariel’i, Yahudilerin bilmem ne markasını boykot ettik de ne oldu? İsrail’in zulmü mü bitti? Yok… Aksine daha da şiddetlendi. Zaten adamların onlarca yan firması var. Ariel almasan, bilmeden Mariel alırsın. Marka önemli değil ki... Önemli olan o markalar kadar iyi ürünler yapabiliyor musun? Bırak boykotu da, aynı kalitede ürün yapmaya bak. Zaten bunu yaparsan boykota gerek yok. Boykot ediyorsun, güzel kardeşim, de neyi boykot ettiğini biliyor musun? Mesela Coca-Cola Türkiye’de üretilip dağıtılıyor. Fabrikasında, imalatında, dağıtımında, satışında binlerce işçi çalışıyor, ekmek yiyor. Büyük çoğunluğu Türk firması olan yan sanayisi, bunlara şişe, kapak, buzdolabı, kasa, stant vs. satıp para kazanıyor. Yerli TV, gazete, radyolar milyonlarca liralık reklam alıyor. Kârından devlete her yıl milyonlarca lira vergi veriyorlar. Keza Ariel firması da öyle. Bu iki marka sadece bir örnek. Şimdi sen boykot yapmakla kime zarar veriyorsun? İsrail’e mi yoksa Türkiye’ye mi? Bu işletmeler satışlarda gerileme yaşarsa ne yapacak? En kötü ihtimalle milyarlarca liralık yatırımı satıp ülkeden gidecekler. Diğer ihtimal olarak mecburen giderleri kısacaklar. Bunun en basit yolu da yatırımı durdurup üstüne üstlük işçi çıkarmak olacak. Peki, kimi çıkaracaklar? Gavrieli’yi, Mişon’u, İzak’ı mı? Yoksa Yusuf’u, Ahmet’i, Mehmet’i mi? Diyorsunuz ki: “İlla bu markaları almak zorunda mıyım?” Elbette değilsin. Her ürünün ikame markası var. Var da ya o da aynı şirketin ya da kalite olarak yetersiz. Elbette ki demokrasilerde isteyen, istediği ürünü ve firmayı boykot edebilir. Ancak bir şey yapılacaksa enine boyuna düşünerek yapılmalı. Bu işin sonunda kim zarar görür diye düşünmeliyiz. Kendi bindiğimiz dalı keserek boykot yapmak akıl kârı değil. Eğer bir şeyi boykot edeceksek öncelikle: Yitirdiğimiz insanlığımızı boykot etmeliyiz. Ahlaksızlığımızı boykot etmeliyiz. Adaletsizliğimizi boykot etmeliyiz. Vicdansızlığımızı boykot etmeliyiz. Acımasızlığımızı boykot etmeliyiz. Ocakları yıkan bankaları boykot edelim. Aileleri yıkan İstanbul Sözleşmesi’ni boykot edelim. Yolsuzu, hırsızı boykot edelim! Üç kuruşluk iş yapıp bir lira istiyoruz. Yaptığımız işi elimizin ucuyla yapıyoruz. "Biz" değil, "ben" diyoruz. Vefasızlığımızı boykot edelim. Devletin ve milletin menfaatini değil, şahsi menfaatlerimizi düşünüyoruz. Beş kuruş menfaat için karşımızdakini kandırmaktan, aldatmaktan, kırmaktan, üzmekten hatta ve hatta öldürmekten çekinmiyoruz. Söyler misiniz, hak ve hukukun üstünlüğüne inanan kaç kişi kaldı? Velhasılkelam, önce kendimizi boykot edelim. İnsan mıyız, dürüst müyüz, ahlaklı mıyız, bir kontrol edelim; sonra başkalarını boykot edeceksek edelim. O zaman ben de sizlerle boykota varım. Mesut BALYEMEZ
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.