MİSAFİR KALEM
Köşe Yazarı
MİSAFİR KALEM
 

Çöp Estetik

Çöp Estetik Sosyal medyadaki akımlar, aniden değişen tarzlar, popüler müzikler sizce de çok hızlı eskimiyor mu? Hayatımıza ne zaman girdikleri bile belli değilken çıkışları da bir o kadar habersiz ve aniden oluyor. Çoğumuz trendlere yetişmeye çalışırken bir bakıyoruz ki modası çoktan geçmiş bile. Boğazlı gömlekler, ajanda kılıfları, charmlar ve hatta sosyal medya akımları... Çok hızlı değişiyor ve dönüşüyor. Bu süreç modayı veya trendleri takip edenlerin başını döndürüyor ve sürekli bir yetişme, koşma haline büründürüyor. Popüler estetiği kaçırmamak için acele ediyor ve peşinden sürükleniyoruz. Bu sürüklenme hâli bir zaman sonra kişide yetişememekten kaynaklı ruhsal sıkıntılara ve buhrana sebebiyet veriyor. Bir estetiğin sindirilmesine ve benimsenmesine izin verilmiyor. Tıpkı fırından çıkan sıcak bir ekmeğin hemen tüketilmesi gibi trenlerinde hızlıca tüketilmesi ve yeniden üretilmesi amaçlanıyor. Kısa dönemde küçük ve hızlı dönüşümler yapılıyor. Oysa ki eski dönemlerde bu trendler 1 yıl veya 1,5 yıl gibi uzun bir süre kullanılıyordu. O dönemlerde malzeme sıkıntısı olduğu için trendlerin bu kadar uzun ve kalıcı olması normal tabii ki fakat şimdilerde imkânlar genişledikçe maalesef israf ediyor ve elimizdeki artık ürünleri de çar çur ediyoruz. Bunu da en çok tekstil ve moda sektörü yapıyor. Kısacası bu süreçler kişide geç kalmışlık hissi uyandırıyor ve bu baskıdan bir an önce kurtulmak için trend estetiklerin peşinden koşuyoruz. Tüketiyor ve yine tüketiyoruz... Vadesi dolunca ise tükettiklerimiz çöpe gidiyor ve yerlerine yenilerini almak için yine tüketiyoruz. Bu bir kısır döngüye dönüşüyor fakat uyanacağımız yerde daha da derine gömülüyoruz. -Rengin Tok
Ekleme Tarihi: 05 Kasım 2026 -Perşembe

Çöp Estetik

Çöp Estetik Sosyal medyadaki akımlar, aniden değişen tarzlar, popüler müzikler sizce de çok hızlı eskimiyor mu? Hayatımıza ne zaman girdikleri bile belli değilken çıkışları da bir o kadar habersiz ve aniden oluyor. Çoğumuz trendlere yetişmeye çalışırken bir bakıyoruz ki modası çoktan geçmiş bile. Boğazlı gömlekler, ajanda kılıfları, charmlar ve hatta sosyal medya akımları... Çok hızlı değişiyor ve dönüşüyor. Bu süreç modayı veya trendleri takip edenlerin başını döndürüyor ve sürekli bir yetişme, koşma haline büründürüyor. Popüler estetiği kaçırmamak için acele ediyor ve peşinden sürükleniyoruz. Bu sürüklenme hâli bir zaman sonra kişide yetişememekten kaynaklı ruhsal sıkıntılara ve buhrana sebebiyet veriyor. Bir estetiğin sindirilmesine ve benimsenmesine izin verilmiyor. Tıpkı fırından çıkan sıcak bir ekmeğin hemen tüketilmesi gibi trenlerinde hızlıca tüketilmesi ve yeniden üretilmesi amaçlanıyor. Kısa dönemde küçük ve hızlı dönüşümler yapılıyor. Oysa ki eski dönemlerde bu trendler 1 yıl veya 1,5 yıl gibi uzun bir süre kullanılıyordu. O dönemlerde malzeme sıkıntısı olduğu için trendlerin bu kadar uzun ve kalıcı olması normal tabii ki fakat şimdilerde imkânlar genişledikçe maalesef israf ediyor ve elimizdeki artık ürünleri de çar çur ediyoruz. Bunu da en çok tekstil ve moda sektörü yapıyor. Kısacası bu süreçler kişide geç kalmışlık hissi uyandırıyor ve bu baskıdan bir an önce kurtulmak için trend estetiklerin peşinden koşuyoruz. Tüketiyor ve yine tüketiyoruz... Vadesi dolunca ise tükettiklerimiz çöpe gidiyor ve yerlerine yenilerini almak için yine tüketiyoruz. Bu bir kısır döngüye dönüşüyor fakat uyanacağımız yerde daha da derine gömülüyoruz. -Rengin Tok
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.