Gazi Sancakkale Boyama Kitabı Ve Renklerin Ardında Bir Vicdan Çağrısı: Çocuklara Ne Anlatıyoruz?
Gazi Sancakkale Boyama Kitabı Ve Renklerin Ardında Bir Vicdan Çağrısı: Çocuklara Ne Anlatıyoruz?
Bir çocuk eline boya kalemini aldığında, aslında sadece bir resmi renklendirmez. O an, dünyayı anlamlandırmaya başlar. Seçtiği her renk, kurduğu her hayal; geleceğin insanını inşa eden sessiz bir eğitimdir. İşte tam da bu noktada, bir boyama kitabı masum bir eğlence olmanın ötesine geçer; bir bilinç, bir değer aktarımı aracına dönüşür.
“Gazi Sancakkale: İzmir’in Dostu” gibi eserler, çocukların zihninde sadece bir kaleyi değil; bir ruhu, bir tarihi ve bir aidiyet duygusunu canlandırır. Ancak burada sormamız gereken önemli bir soru var: Biz çocuklarımıza neyi boyatıyoruz? Sadece taş duvarları mı, yoksa o duvarların ardındaki fedakârlığı, direnişi ve vatan sevgisini de mi?
Bugünün çocukları, yarının karar vericileridir. Onların kalbine dokunamayan hiçbir eğitim modeli kalıcı olamaz. Eğer bir çocuk, bir kaleyi boyarken o kalenin neden önemli olduğunu bilmiyorsa, ortaya çıkan resim sadece renkli bir yüzeyden ibaret kalır. Ama o çocuk, boyadığı kalenin bir zamanlar bir milleti koruduğunu hissederse; işte o zaman kalem, bir bilinç inşa etmeye başlar.
Ne yazık ki günümüz dünyasında çocuklara sunulan içeriklerin büyük bir kısmı, köksüz ve değersiz bir eğlence anlayışının ürünüdür. Hızlı tüketilen, derinlikten uzak, kimliksiz içerikler… Oysa bizim çocuklarımız; tarihini bilen, kültürüne sahip çıkan ve değerleriyle büyüyen bireyler olmalıdır. Bunun yolu da küçük yaşta verilen doğru mesajlardan geçer.
Bir boyama kitabı belki küçük bir adımdır. Ama unutulmamalıdır ki büyük değişimler, küçük dokunuşlarla başlar. Bir çocuğun zihnine düşen bir fikir, yıllar sonra bir toplumu ayağa kaldırabilir. Bu yüzden her sayfa, her çizim, her renk; aslında bir sorumluluktur.
Bugün elimizdeki kalem sadece boya kalemi değil; bir vicdanın, bir hafızanın ve bir geleceğin anahtarıdır. Çocuklara verdiğimiz her içerikte kendimize şu soruyu sormalıyız:
“Bu, onların sadece elini mi oyalıyor, yoksa kalbine de dokunuyor mu?”
Eğer cevabımız ikinciyse, doğru yoldayız. Çünkü gerçek eğitim, sadece öğretmek değil; hissettirebilmektir.
işte burada tüm dostlara bir çağrımız var. Yıllarını milli ve manevi değerlere haiz seminerler, toplantılar, bildiriler, konferanslar ve sunumlar yapan Eğitimci Yazar Sosyolog A. Levent Ertekin en son çocuklarımız için kaleme aldığı SANCAKKALE BOYAMA KİTABINA sahip çıkma zamanıdır.
Gelin hep birlikte bir vicdanın, bir hafızanın ve bir geleceğin anahtarı olan çocuklarımıza ve tarihe not düşerek bu boyama kitabına el birliği ile sahip çıkalım.
Gelin ne yapılacak ise hep birlikte istişare edelim ve bir noktadan sonra start düğmesine basıp bismillah diyerek başlayalım.
Unutmayın ki hiçbirimiz ZAFER İÇİN DEĞİL SEFER İLE SORUMLUYUZ.
Selâm ve dua ile.
Bülent Ertekin
Ekleme
Tarihi: 28 Mart 2026 -Cumartesi
Gazi Sancakkale Boyama Kitabı Ve Renklerin Ardında Bir Vicdan Çağrısı: Çocuklara Ne Anlatıyoruz?
Gazi Sancakkale Boyama Kitabı Ve Renklerin Ardında Bir Vicdan Çağrısı: Çocuklara Ne Anlatıyoruz?
Bir çocuk eline boya kalemini aldığında, aslında sadece bir resmi renklendirmez. O an, dünyayı anlamlandırmaya başlar. Seçtiği her renk, kurduğu her hayal; geleceğin insanını inşa eden sessiz bir eğitimdir. İşte tam da bu noktada, bir boyama kitabı masum bir eğlence olmanın ötesine geçer; bir bilinç, bir değer aktarımı aracına dönüşür.
“Gazi Sancakkale: İzmir’in Dostu” gibi eserler, çocukların zihninde sadece bir kaleyi değil; bir ruhu, bir tarihi ve bir aidiyet duygusunu canlandırır. Ancak burada sormamız gereken önemli bir soru var: Biz çocuklarımıza neyi boyatıyoruz? Sadece taş duvarları mı, yoksa o duvarların ardındaki fedakârlığı, direnişi ve vatan sevgisini de mi?
Bugünün çocukları, yarının karar vericileridir. Onların kalbine dokunamayan hiçbir eğitim modeli kalıcı olamaz. Eğer bir çocuk, bir kaleyi boyarken o kalenin neden önemli olduğunu bilmiyorsa, ortaya çıkan resim sadece renkli bir yüzeyden ibaret kalır. Ama o çocuk, boyadığı kalenin bir zamanlar bir milleti koruduğunu hissederse; işte o zaman kalem, bir bilinç inşa etmeye başlar.
Ne yazık ki günümüz dünyasında çocuklara sunulan içeriklerin büyük bir kısmı, köksüz ve değersiz bir eğlence anlayışının ürünüdür. Hızlı tüketilen, derinlikten uzak, kimliksiz içerikler… Oysa bizim çocuklarımız; tarihini bilen, kültürüne sahip çıkan ve değerleriyle büyüyen bireyler olmalıdır. Bunun yolu da küçük yaşta verilen doğru mesajlardan geçer.
Bir boyama kitabı belki küçük bir adımdır. Ama unutulmamalıdır ki büyük değişimler, küçük dokunuşlarla başlar. Bir çocuğun zihnine düşen bir fikir, yıllar sonra bir toplumu ayağa kaldırabilir. Bu yüzden her sayfa, her çizim, her renk; aslında bir sorumluluktur.
Bugün elimizdeki kalem sadece boya kalemi değil; bir vicdanın, bir hafızanın ve bir geleceğin anahtarıdır. Çocuklara verdiğimiz her içerikte kendimize şu soruyu sormalıyız:
“Bu, onların sadece elini mi oyalıyor, yoksa kalbine de dokunuyor mu?”
Eğer cevabımız ikinciyse, doğru yoldayız. Çünkü gerçek eğitim, sadece öğretmek değil; hissettirebilmektir.
işte burada tüm dostlara bir çağrımız var. Yıllarını milli ve manevi değerlere haiz seminerler, toplantılar, bildiriler, konferanslar ve sunumlar yapan Eğitimci Yazar Sosyolog A. Levent Ertekin en son çocuklarımız için kaleme aldığı SANCAKKALE BOYAMA KİTABINA sahip çıkma zamanıdır.
Gelin hep birlikte bir vicdanın, bir hafızanın ve bir geleceğin anahtarı olan çocuklarımıza ve tarihe not düşerek bu boyama kitabına el birliği ile sahip çıkalım.
Gelin ne yapılacak ise hep birlikte istişare edelim ve bir noktadan sonra start düğmesine basıp bismillah diyerek başlayalım.
Unutmayın ki hiçbirimiz ZAFER İÇİN DEĞİL SEFER İLE SORUMLUYUZ.
Selâm ve dua ile.
Bülent Ertekin
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
