MİSAFİR KALEM
Köşe Yazarı
MİSAFİR KALEM
 

Edebiyat Tamam, Peki Ya Mekân?

Edebiyat Tamam, Peki Ya Mekân? Tarih boyunca devlet adamları ile sanatçıların, düşünürlerin ve ediplerin yakın dirsek teması içinde olması, kültür ve medeniyet inşasının temel taşlarından biri olmuştur. Sanatın ve edebiyatın hamisi olmak, devlet adamlığı vizyonunun doğal bir uzantısıdır. Günümüz yerel yönetim anlayışında da belediyelerin görevi yalnızca altyapı hizmetleri, yol, kanalizasyon yapımı ya da çöp toplamaktan ibaret değildir. Kentin ruhunu doyurmak, kültürel dokusunu zenginleştirmek ve vatandaşları nitelikli edebi etkinliklerle buluşturmak da belediyelerin aslî görev ve sorumlulukları arasındadır. Bu açıdan bakıldığında, Buca Belediyesi’nin yeni seçilen Başkan Vekili Sayın Hüseyin Benzer’in yazar Devrim Gençer ile bir araya gelerek ilçede bir edebiyat söyleşisi düzenlemesi son derece takdire şayan ve alkışlanacak bir adımdır. Yazar Gençer’in dostluk, insan ve aidiyet kavramlarını derinlemesine ele aldığı “Deriko & Kendal: Candost - Bir Aidiyet ve Yüzleşme” kitabı odağında gerçekleşen bu buluşma, toplumsal hafızamızda ve edebiyat hayatımızda gıpta ile görmek istediğimiz tablolardan biridir. Ancak bir sosyolog gözüyle meseleyi ele aldığımızda, bu güzel etkinliğin icra edildiği mekân seçimi üzerinden kamuoyunda beliren haklı bir soru işaretini de dile getirmek icap etmektedir. İzmir’in en büyük metropol ilçelerinden biri olan Buca; bünyesinde son derece şık, donanımlı kültür merkezlerini barındırdığı gibi, kentin tarihi mirasını yansıtan eşsiz Levanten konaklarına da ev sahipliği yapmaktadır. Buca Belediyesi’nin kurumsal logosu ve hamiliğinde gerçekleştirilen böyle kapsamlı bir edebi söyleşi için bu zengin alternatifler dururken mekân olarak Buca Protestan Baptist Kilisesi’nin tercih edilmiş olması kafa karışıklığı yaratmıştır. Toplumsal barış, hoşgörü ve farklı dini/kültürel değerlere saygı kuşkusuz demokratik bir toplumun olmazsa olmazıdır. Buca’nın çok kültürlü tarihi mirasına saygı duymak ne kadar kıymetliyse, içinde yaşanılan toplumun baskın sosyo-kültürel yapısını ve değer alanlarını ihmal etmemek de bir o kadar önemlidir. Bu bağlamda Buca’da yaşayan bir vatandaş ve bir sosyolog olarak Sayın Hüseyin Benzer’den şu soruların cevabını beklemek en doğal hakkımızdır: Mekân Tercihi: Buca’nın tarihi Levanten konakları veya modern kültür merkezleri dururken bu edebiyat söyleşisinin Protestan Baptist Kilisesi’nde yapılmasının özel bir sebebi var mıdır? Süreklilik ve Çeşitlilik: Sayın Benzer ve Buca Belediyesi, benzer yazar söyleşilerini farklı edebiyatçılarla ve farklı mekânlarda sürdürmeyi planlamakta mıdır? Kültürel Denge: Farklı inanç gruplarının mekânlarına gösterilen bu kapsayıcı yaklaşımın bir benzeri olarak; örneğin ilçe müftülüğüne bağlı gençlik merkezlerinde veya toplumsal hayatın merkezinde yer alan tarihi cami avlularında/müştemilatlarında da benzer edebi ve kültürel söyleşiler düzenlenmesi gündeminizde midir? Sanatın birleştirici gücüne inanıyor, Buca’da kültür ve edebiyat adına atılan bu adımı destekliyoruz. Ancak yerel yönetimlerin kültürel etkinlikler düzenlerken kentin tüm sosyolojik katmanlarını gözetmesi ve adil bir mekânsal denge kurması, toplumsal aidiyet duygusunu pekiştirecektir. Sayın Benzer’in bu sorulara vereceği doyurucu yanıtlar, Buca’nın kültür politikalarına ve yerel yönetimin kapsayıcılık vizyonuna ışık tutacaktır. A. Levent Ertekin Sosyolog
Ekleme Tarihi: 19 Ekim 2026 -Pazartesi

Edebiyat Tamam, Peki Ya Mekân?

Edebiyat Tamam, Peki Ya Mekân? Tarih boyunca devlet adamları ile sanatçıların, düşünürlerin ve ediplerin yakın dirsek teması içinde olması, kültür ve medeniyet inşasının temel taşlarından biri olmuştur. Sanatın ve edebiyatın hamisi olmak, devlet adamlığı vizyonunun doğal bir uzantısıdır. Günümüz yerel yönetim anlayışında da belediyelerin görevi yalnızca altyapı hizmetleri, yol, kanalizasyon yapımı ya da çöp toplamaktan ibaret değildir. Kentin ruhunu doyurmak, kültürel dokusunu zenginleştirmek ve vatandaşları nitelikli edebi etkinliklerle buluşturmak da belediyelerin aslî görev ve sorumlulukları arasındadır. Bu açıdan bakıldığında, Buca Belediyesi’nin yeni seçilen Başkan Vekili Sayın Hüseyin Benzer’in yazar Devrim Gençer ile bir araya gelerek ilçede bir edebiyat söyleşisi düzenlemesi son derece takdire şayan ve alkışlanacak bir adımdır. Yazar Gençer’in dostluk, insan ve aidiyet kavramlarını derinlemesine ele aldığı “Deriko & Kendal: Candost - Bir Aidiyet ve Yüzleşme” kitabı odağında gerçekleşen bu buluşma, toplumsal hafızamızda ve edebiyat hayatımızda gıpta ile görmek istediğimiz tablolardan biridir. Ancak bir sosyolog gözüyle meseleyi ele aldığımızda, bu güzel etkinliğin icra edildiği mekân seçimi üzerinden kamuoyunda beliren haklı bir soru işaretini de dile getirmek icap etmektedir. İzmir’in en büyük metropol ilçelerinden biri olan Buca; bünyesinde son derece şık, donanımlı kültür merkezlerini barındırdığı gibi, kentin tarihi mirasını yansıtan eşsiz Levanten konaklarına da ev sahipliği yapmaktadır. Buca Belediyesi’nin kurumsal logosu ve hamiliğinde gerçekleştirilen böyle kapsamlı bir edebi söyleşi için bu zengin alternatifler dururken mekân olarak Buca Protestan Baptist Kilisesi’nin tercih edilmiş olması kafa karışıklığı yaratmıştır. Toplumsal barış, hoşgörü ve farklı dini/kültürel değerlere saygı kuşkusuz demokratik bir toplumun olmazsa olmazıdır. Buca’nın çok kültürlü tarihi mirasına saygı duymak ne kadar kıymetliyse, içinde yaşanılan toplumun baskın sosyo-kültürel yapısını ve değer alanlarını ihmal etmemek de bir o kadar önemlidir. Bu bağlamda Buca’da yaşayan bir vatandaş ve bir sosyolog olarak Sayın Hüseyin Benzer’den şu soruların cevabını beklemek en doğal hakkımızdır: Mekân Tercihi: Buca’nın tarihi Levanten konakları veya modern kültür merkezleri dururken bu edebiyat söyleşisinin Protestan Baptist Kilisesi’nde yapılmasının özel bir sebebi var mıdır? Süreklilik ve Çeşitlilik: Sayın Benzer ve Buca Belediyesi, benzer yazar söyleşilerini farklı edebiyatçılarla ve farklı mekânlarda sürdürmeyi planlamakta mıdır? Kültürel Denge: Farklı inanç gruplarının mekânlarına gösterilen bu kapsayıcı yaklaşımın bir benzeri olarak; örneğin ilçe müftülüğüne bağlı gençlik merkezlerinde veya toplumsal hayatın merkezinde yer alan tarihi cami avlularında/müştemilatlarında da benzer edebi ve kültürel söyleşiler düzenlenmesi gündeminizde midir? Sanatın birleştirici gücüne inanıyor, Buca’da kültür ve edebiyat adına atılan bu adımı destekliyoruz. Ancak yerel yönetimlerin kültürel etkinlikler düzenlerken kentin tüm sosyolojik katmanlarını gözetmesi ve adil bir mekânsal denge kurması, toplumsal aidiyet duygusunu pekiştirecektir. Sayın Benzer’in bu sorulara vereceği doyurucu yanıtlar, Buca’nın kültür politikalarına ve yerel yönetimin kapsayıcılık vizyonuna ışık tutacaktır. A. Levent Ertekin Sosyolog
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.