MİSAFİR KALEM
Köşe Yazarı
MİSAFİR KALEM
 

İNSAN VARSA DEVLET VAR

İNSAN VARSA DEVLET VAR Bir insanın en temel hakkı yaşama hakkıdır. İnsanın diğer bütün haklarını kullanabilmesinin ilk şartı yaşama hakkını elinde tutabilmesidir. Yaşama hakkı öylesine dokunulmazdır ki kişi kendi iradesiyle bile bu haktan vazgeçemez, bu hakkı devredemez. Yaşama hakkı devletin güvencesindedir. Devlet insanın yaşaması için gerekli şartları sağlar, ortamı hazırlar, kuralları koyar, kanunları yapar ve uygular hasılı bütün tedbirleri alır. Devlet kimsenin yaşama hakkını bir başkasının inisiyatifine, keyfine, hırslarına, zalimliğine, “Bir şey olmaz”cı aymazlığına terk edemez. Devlet bütün dikkat ve tedbirine rağmen insanı yaşatamadıysa canına kast edenden onun adına hesabını sorar, hakkını alır. Yaşamaktan mahrum edilen insan adına, onun bu hakkını elinden alana bedel ödetir, adaleti sağlar çünkü devlet için yaşayan vatandaşının hakkı kadar ölmüş olanın hakkı da mukaddestir. Devlet, hakkı gaspedilen her ferdinin hakkını kendisine teslim etmekle mükelleftir zira hak aramak bir hukuk devletinde mağdur ya da mağdur yakınının işi değildir. Böyle yaparak gideni getiremez ama geride kalanların yüreğine su serper, benzer suçların işlenme ihtimalini asgari seviyeye düşürür. İşte ancak o zaman biz o devletin vatandaşları olarak, iç huzuruyla “Tedbir alındı, takdir böyleymiş.”, deriz. Devlet, Bir otel yanmadan Bir turistik tesis sele kapılmadan Bir bina yıkılmadan Bir okul basılmadan Bir maden göçmeden Bir kadın katledilmeden Bir kaza olmadan Bir insan ölmeden bütün güvenlik önlemlerini aldıysa, buna rağmen giden canlar olduysa o zaman biz o devletin vatandaşları olarak “mukadderat” der, olanı kabul ederiz. Devlet, insanı yaşatırken aslında kendini yaşatır. Çünkü adına devlet denilen o soyut yapıya ruh veren, can veren, güç veren; onu iklimden iklime taşıyan, diri tutan, nesilden nesile aktaran insandır. Onun içindir ki bu hakikatin yüz yıllar öncesinden farkına varan kutlu atalarımız “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.” emrini düstur edinmişlerdir. İnsanın yaşatılamadığı devlet mi ola? Sevgi Karaman
Ekleme Tarihi: 15 Eylül 2026 -Salı

İNSAN VARSA DEVLET VAR

İNSAN VARSA DEVLET VAR Bir insanın en temel hakkı yaşama hakkıdır. İnsanın diğer bütün haklarını kullanabilmesinin ilk şartı yaşama hakkını elinde tutabilmesidir. Yaşama hakkı öylesine dokunulmazdır ki kişi kendi iradesiyle bile bu haktan vazgeçemez, bu hakkı devredemez. Yaşama hakkı devletin güvencesindedir. Devlet insanın yaşaması için gerekli şartları sağlar, ortamı hazırlar, kuralları koyar, kanunları yapar ve uygular hasılı bütün tedbirleri alır. Devlet kimsenin yaşama hakkını bir başkasının inisiyatifine, keyfine, hırslarına, zalimliğine, “Bir şey olmaz”cı aymazlığına terk edemez. Devlet bütün dikkat ve tedbirine rağmen insanı yaşatamadıysa canına kast edenden onun adına hesabını sorar, hakkını alır. Yaşamaktan mahrum edilen insan adına, onun bu hakkını elinden alana bedel ödetir, adaleti sağlar çünkü devlet için yaşayan vatandaşının hakkı kadar ölmüş olanın hakkı da mukaddestir. Devlet, hakkı gaspedilen her ferdinin hakkını kendisine teslim etmekle mükelleftir zira hak aramak bir hukuk devletinde mağdur ya da mağdur yakınının işi değildir. Böyle yaparak gideni getiremez ama geride kalanların yüreğine su serper, benzer suçların işlenme ihtimalini asgari seviyeye düşürür. İşte ancak o zaman biz o devletin vatandaşları olarak, iç huzuruyla “Tedbir alındı, takdir böyleymiş.”, deriz. Devlet, Bir otel yanmadan Bir turistik tesis sele kapılmadan Bir bina yıkılmadan Bir okul basılmadan Bir maden göçmeden Bir kadın katledilmeden Bir kaza olmadan Bir insan ölmeden bütün güvenlik önlemlerini aldıysa, buna rağmen giden canlar olduysa o zaman biz o devletin vatandaşları olarak “mukadderat” der, olanı kabul ederiz. Devlet, insanı yaşatırken aslında kendini yaşatır. Çünkü adına devlet denilen o soyut yapıya ruh veren, can veren, güç veren; onu iklimden iklime taşıyan, diri tutan, nesilden nesile aktaran insandır. Onun içindir ki bu hakikatin yüz yıllar öncesinden farkına varan kutlu atalarımız “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.” emrini düstur edinmişlerdir. İnsanın yaşatılamadığı devlet mi ola? Sevgi Karaman
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.